İçeriğe geç

Ruh Bağı

Bölüm 2 · 3 dk okuma

Ruh Bağı

Bölüm 2

Hatırlama

"Hoşgeldiniz Ayliz SÖZ" O anda şaşkınlıkla etrafa bakerken gözleri sadece bir kişiyi aradı ama o burada yoktu. "sizde kimsiniz. Adımı nereden biliyorsunuz." "1000 yıldır sizi bekliyorduk efendim." 1000 yıldır beni mi bekliyorlarmış, heralde kafamı biryere çarptım çünki buradakilerin 1000 yaşından büyük olması imkansızdı hatta bazılarının benden küçük olduğuna yemin bile edebilirim. "Burasıda neresi az önce ben dışarıda bir sokaktaydım." "Doğru hatırlıyorsunuz efendim. Arkanızdaki yol ile geldiğiniz sokağı bağlayan bir kapı var ve siz az önce o kapıdan geçtiniz, sadece bu dünyaya ait olanlar geçebilir o kapıdan." Doğru ben az önce Aytunun geçtiği kapı gibi birşeyden geçmiştim ama burası aşırı tuhaf bir yer. "Demek kapıyı nasıl aktifleştireceğinizi unutmamışsınız şükürler olsun." "Ben buraya ait değilim. Hem sizi de tanımıyorum ben burayı da ilk defa görüyorum" "normal 1000 yıl sonra reenkarnasyon olunca bazı şeyleri unutmanız normal ama bakın buradasınız ve halkınızda burada sizin gelmenizi bekliyordu." Halkımmı? Benim halkımın olması imkansız gibi birşeydi ve bunlar cidden 1000 yıldır burada mıydılar. Bu söyledikleri kafamı çok karıştırıyor ama belkidee. Birazıcık onların suyuna gidiyim aksi halde hiçbirşey öğrenemiyecem. Ben baya birşeyi unutmuşum anlaşılan ve sizin bana neler olup bittiğini, kim olduğumu anlatmanızı istiyorum derhal. "Tabi efendim anlatıcağız ama önce biraz dinlenmeniz lazm yoksa ani dünya değişikliği başınızı acıtabilir." Peki öyle olsun dediğiniz gibi biraz dinlenicem ama bana anlatmayı unutmayın." "Ben size yolu gösteriyim efendim. " Acaba söylediklerinde ciddilermiydi, ben burayamı aidim."İşte burası sizin odanız, şimdi güzrlce dinlenin akşam size herşeyi anlatıcaz iyi geceler efendim. " Odada bulunan yatağın yanına giderken duvarda ona benzer resimler görünce acaba diye düşündü. "Acaba ben gerçekten buraya mı aidim" dedi va yatağa varır varmaz başını yasyığa koydu. Akşam olmuştu ve odanın kapısı çalındı. "Efendim uyandınızmı" "Evet uyandım içeri girebilirsiniz" "Akşam yemeğiniz hazır nerede yemek istersiniz." "Buraya getirirmisin rica etsem." "Emredersiniz efendim." "Bide şey dicem, bu tablodaki kadın kim? Bana çok benziyor." O sizsiniz efendim, önceki hayatınızdan kalma bir tablo. Merak etmeyin siz yemeğinizi yerken bir yandanda anlatılacak size." "Bekliyorum o zaman" "izninizle" der demez odadan çıktı. Kısa süre sonra odaya birsürü yemek ile geldi. Yemekler kurulduktan sonra Ayliz yemeklere başladı o sırada da yanına en çok onu tanıyan kişi olan Aya, ona eski hayatını anlatmaya başladı. "Siz eskiden bir savaş meleğiydiniz efendim. Dünya üzerindeki bütün ülkeler sizden ve emirlerinizden korkardı. Tek bir hamleniz ile bütün ülkeyi yok edebileceğiniz gibi tek bir hamleniz ile de bir ülke yaratabiliyordunuz." "O kişi ile yakından uzaktan benzemiyorum bence bide madem o kadar güçlüydüm nasıl ölfüm?" "Hayır tam tersine olması gerekenden bile iyi durumdasınız. Size eğer tuzak kurulmasaydı ölmezdiniz efendim. Tam ölmek üzereyken bir reenkarnasyon büyüsü yaptınız ve 1000 yıl sonra beni bulun dediniz, tamda dediğiniz gibi bulduk sizi." "Büyü mü? Bu dünyada büyü yapılabiliyormu?" "Evet bu dünyada büyü var. Ama en çok büyü sizde saklı hemde dünyada olan büyüden bile çok." "ben nasıl büyü yapılır bilmiyorum. Ayrıca büyü gücümün olduğunu da sanmıyorum. Önceki dünyada küçükken hep büyü yapmayı denerdim ama olmazdı" "orası reenkarnasyon dünyası efendim. Oraya büyü ulaşamaz ama burada büyüden çok birşey yok size bizzat ben öğreticem." "Sağol, birazda olsa aklımda birşeyler canlanıyor. Aslında sürekli süyalarıma giren olay aslında tamda senin anlattığın olay biliyormusun." "Demek hatırlamaya başladınız o zaman yarın büyü eğitiminize başlamamız gerekiyor. Tekrardan eski günlere dönmemiz ve sizin yokluğunuzda bizden alınan toprakları geri almamız lazm efendim." "Tamam yarın başlayalım eğitime eğer bu olanlar hayla gerçekse ve benim ülkemden yokluğumu fırsat bilip topraklarıma dokundularsa kimseyi yaşatmıyacam." Aya odadan dışarıya yemek artıkları ile çıktığı sırada Aylize iyi geceler demiş ve odadan çıkmıştı. Ayliz bu olanları düşünüyor, bir o yana bir bu yana yatakta kıvrılıyordu. En sonunda uykusuna yenik düşmüş ve uyumayı seçmişti. Sabah olmuş,Ayliz arka bahçede Aya ile sihir çalışmaya inmişti. "Eğer en başından başlıyacaksak önce rünleri ve kelimeleri öğrenmelisiniz." "Patron sensin ne dersen onu yapıcam ve elimden geldiğince hızlı öğrenmek istiyorum." "işte ruh budur efendim şimdi..." Cümleyi bitiremeden arkadan bağrışma sesi geldi "Biri bana yardım etsin. Ağhh... "

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.