Gözlerimi ormanda açtım, etraf çok karanlıktı ve üstüm toprak içindeydi çok korkuyordum. Yavaşça kalkıp üstümü silkeledim. Buraya nasıl gelmiştim, hiç birşey hatırlamıyordum. Etrafa bakındım, bir ağaç gördüm. Ağacın üstünde derin bir pençe izi vardı, kalbim hızla atmaya başladı. Çalıdan bir ses geldi. Hemen çalıya baktım, çalı kıpırdamıyordu. Daha çok telaş oldum çünkü duyduğuma emindim. Koşmaya karar verdim, ama bu kötü bir fikirdi. Pençe izine yaklaştım ve izi inceledim. Ama pek birşey anlamamıştım. Biraz daha baktıktan sonra etrafa bakındım ve birisini gördüm. Adama bakıyordum ama o beni fark etmemişti. Elinde birşey vardı ama ne olduğunu anlayamamıştım. Yanına ilerlemeye başladım ve seslendim;
"Bayım!"
Hayır... hala duymuyordu, yanına gidiyordum, bir an ayağıma kök takıldı yere baktım, ardından yeniden başımı kaldırdım, ama adam kaybolmuştu.
Bir süre daha yürümeye devam ettiğimde garip şekilde çok yorulmuştum. Sanırım bunun sebebi önceden yaşadığım ancak hatırlamadığım şeydi. Yürümeye devam etmekten başka çarem yoktu. Korkunç, karanlık ve soğuktu.. Acaba anneme, babama ve minik kardeşime ne olmuştu? Bunları her ne kadar merak etsem de önceliğim buradan kurtulmaktı.. Yoksa o pençe izlerini gördüğüm canavara yakalanabilirdim.
Bir süre sonra burasının bir dağ olduğunu anladım çünkü çok yokuş bir alandı ve soğuktu. Bunlarsa bir dağ olduğunun göstergesiydi. İlerlemeye devam ettiğim sırada bir çıtırtı duymuştum. Hemen sesin geldiği yöne bakarak yutkundum. Ses gelmeye devam ederken bir anda orta boyutlu dönebilecek bir canavar üzerime atlamıştı. Fark ettiğim anda koşmaya başlamıştım. Zaten yorgun olduğum için pek gücüm kalmamıştı ve oldukça yavaştım. Bir de eksik kalmayarak yerdeki dalların birine yine takılmıştım. Bu sefer koştuğum için yere yapışarak birkaç adım daha sürüklenmiştim. Bu sırada canavarın sesi git gide yaklaşıyordu, yaklaşıyordu ve yaklaşıyordu.. En sonunda bir anda üstüme atladığını gördüm ve o an gözlerim karardı...
