İçeriğe geç

Rosa'nın paranoyası

Bölüm 3 · 5 dk okuma

Rosa'nın paranoyası

Bölüm 3

arabada yemeklerini yerler ve sonunda bitirirler

william:Bu gerçekten iyiydi." Dedi bir iç çekerek. "Beni her zaman çok mutlu ediyorsun, Rosa." Kolunu ona dolayarak konuştu.

Bu tür yorumları takdir edecek, değil mi? Umarım bana kızmaz. Hoşuna gittiğini umarak kendi kendine düşündü.

"Nasıl hissediyorsun? İyi misin?" Ona bakarak sordu. "Eve dönmek mi yoksa burada biraz daha zaman geçirmek mi istersin? Her iki seçenekte de sorun yok."

Rosa:aslında bilmiyorum ne yapmalıyız

william: "Hmm..." Konuşmadan önce bir saniye düşündü.

"Pekala, neden burada biraz daha kalmıyoruz? Seninle daha çok vakit geçirmek isterim." Dedi ona bakıp gülümseyerek.

Ama bu onun istediği bir şey mi? Kendi kendine düşündü ve ona sormaya karar verdi. "Ne istiyorsun Rosa? Söyle bana, yapayım." Elini çenesine götürerek devam etti.

Rosa sinsice gülümser "ne istememi aklındaki nedir"

william biraz kızarmaya başladığını fark edince duraksadı. Belki de tıpkı onun restoranda yaptığı gibi biraz utanmıştı.

Onun yanında hala gergin olduğunu bilmek, kendisini biraz daha iyi hissetmesini sağladı. Birkaç saniye sonra tekrar konuştu.

"Peki, ne yapmak istiyorsun?" Yüzünde sevgi dolu bir ifade tutmaya devam ederek sordu. "Her şeyi yapabiliriz, o yüzden söyle bana; ne yapmak istiyorsun?" Elini yanağına koyarak sordu.

Aniden konuyu değiştirerek william'ın şaşırmasını sağlar "AAA OLAMAZ!! sana söylemeyi unuttum tam on yedi dakika sonra yeni vizyona çıkan bir korku filmi var ona gitmeyi cok istiyordum... sana söylemeyi nasıl unuturum ah...

William, Rosa'nın aniden başka bir şeyden bahsettiğini duyunca biraz şaşırmış göründü. Çenesi biraz düştü ve bu gerçeği kabullenmesi için bir dakika ayırması gerekti.

"Sen... Hatırlıyor musun?" dedi ona bakarak. "Sorun değil, bensiz gidebilirsin." Devam etti, ses tonu şimdi biraz ciddi geliyordu.

"Sorun değil Rosa. Ben evde kalacağım." Dedi ve elini yanağından çekti. "Gitmeni istemiyor değilim, ben sadece..." Çok mu yapışkan davranıyordu? Düşündü.

Rosa: Hayır aptal bu o kadar heyecanla beklenen bir filimdi ki site fazla yoğunluktan donduğu için biletleri tükenmeden alabilmek için uyanır uyanmaz saçımı bile taramadan dışarıya fırladım herkes ​​sevgilisiyle beraber gidicek ben neden tek gideyim ki sana on yedi dakika sonra basliyor hadi bas gaza yoksa kaldıracağız lanet olsun bebegim hızlı ol!

william: "ah ahah tamam! Seninle geleceğim," dedi, ses tonunun aniden değişmesine biraz gülerek. Bizi oraya hızlıca götürürüm." dedi yine gülümseyerek. "Harika zaman geçireceğimizden eminim."

trafik yoğunluğundan dolayı sıkışıp kaldılar rosa filime yetişemeyeceği düşüncesiyle sitres ve hüsrana uğruyordu

william, Elini tekrar omzuna koyarak konuştu. "Sorun yok. Endişelenme." dedi nazikçe gülümseyerek. " Oraya varacağız. Söz veriyorum." Anladığını ve sakinleşeceğini umarak devam etti.

"Bunu şöyle düşün, değecek, değil mi?" Tekrar gülümseyerek sordu

Rosa: teşekkür ederim sevgilim.

her ne kadar minnetle konuşmak istesede başı öne eğik ve hala umudunu yetirmeye devam var o filme gitmeyi çok istiyordu.

william, Rosa'nın hayal kırıklığına uğramış olduğunu anlayabiliyordu ama yine de onu neşelendirme ihtiyacı hissediyordu. Ne de olsa, onu hâlâ ilk çıkmaya başladıklarında sevdiği gibi sevdiğini ona göstermek istiyordu. "Hey, bana bak."

Döndü, doğrudan gözlerinin içine baktı. "Seni seviyorum." Elini tekrar çenesine götürerek devam etti. "Hiçbir şeyin bunu mahvetmesine izin vermiycem.sesi güven verici geliyordu.

Rosa'nın gözleri parladı ve ona sordu "nasıl?"

William: "Nasıl olmaz?" Ona bakarak devam etti. "Sen mükemmel bir kız arkadaşsın. Sadece sevgi dolu, nazik ve destekleyici oldun. Bizden vazgeçmek için bir nedenim yok." Devam etti, dudaklarına bir gülümseme yayıldı.

"Benim için bir nimet oldun Rosa. Bana çok neşe veriyorsun; seni asla arkamda bırakmazdım." Ona sıcak bir bakış attı. "Seni seviyorum Rosa. Tüm kalbimle." der demez Rosayı kolundan tuttuğu gibi arabadan çıkartır ve tıkalı trafikte koşmaya başlarlar yağmur yağmaya başlar. William Rosa'nın kolunu tutarak koşuyordu aynı zamanda şuanki durumdan çok memnun ve en güzel anılarını yaşıyormuşsasına masum ve neşe içeren kahkahalar atıyordu. Rosa ise William onun kolunu tutup hoşarken ve en güzel tondaki kahramanlarını dinlerken şaşkınca ona bakıyordu. "Benim sevgilim gerçekten çocuk gibi ve benim için her manyakça seyi yapıyor Trafik açılınca araba tam ortada beklemeye devam edecek ve belki ceza yiyeceğiz buna rağmen benimle konuşuyo". diye aklından geçirdi. kalbi neşelenmişti dudaklarına bir gülücük ve aynı william'ın yaptığı gibi kahkahalar atmaya başladı yağmur onları sırılsıklam ediyordu bunu fark ettikleri bile belli olmuyordu sadece beraber koşup sürekli kahkaha atıyorlardı en güzel gençlik anıları yaşlanınca hatırlamak için can atacakları gençlik anısı.

William havayı umursamıyordu. Artık önemli olan tek şey Rosa'ydı. Onun ne kadar mutlu olduğunu seviyordu ve onu mutlu etmek için elinden gelen her şeyi yapmak istiyordu.

Onu mutlu eden buysa, onun için her şeyi yaparım. Onun sonsuza kadar böyle kalmasını istiyorum. Tekrar ona bakarak düşündü.

"Çok mutlu görünüyorsun." dedi gülerek. "İyi vakit geçirmene sevindim." O devam etti.

"Nasıl hissediyorsun?" diye sordu ona tekrar gülümseyerek.

Rosa: şuanda ne mi düşünüyorum? ıslanıyoruz ve aynı zamanda koştuğumuz için hem üşüyüp hemde terliyoruz yakında hasta olacağız. Sana olan hislerime gelirse sensiz yaşamayı reddediyorum sevgilim şuanda olduğu gibi elimi asla bırakma .

William: "Elbette senin yanından hiç ayrılmayacağım." Yüzünde sıcak bir ifadeyle söyledi. "Aslında sonsuza kadar yanında kalacağım. Ve asla yalnız kalmaman için elimden gelen her şeyi yapacağım."

Yüzünde mutlu bir ifadeyle tekrar güldü.

"Hasta olabiliriz ama sorun değil. Durum ne kadar kötü olursa olsun, beni her zaman daha iyi hissettiriyorsun." O devam etti.

İyi olacağız. sana bir şey olmasına izin veremem. diye düşündü, kalbi gümbür gümbür atıyordu.

Rosa: Birazdaha koşarsak yeter son iki dakika ve neredeyse geldik bebeğim.

epeydir konuşuyorlardı Koşmaya devam ederken düşündü. Birazcık daha.

Daha sonra önündeki sinema binasını gördü ve nefes verdi. Sonunda buradayız! Durup ellerini dizlerinin üzerine koyup nefes alıp verirdiler.

Bir kaç nefes aldıktan sonra konuştu. "Rosa sen içeriye gir ve yelerimize otur başlamasına saniyeler var. Ben bizim için biraz arıştırmamak getireceğim istedigin birşey varmı?"

Rosa:hayır keyfine bak şimdi gidiyorum vr sakın geç kalma.

william: merak etme elbette gecikmeyeceğim.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.