-Bu fotoğraf nedir?
Yavaşça yürüyerek yanına gittim. Şaşırmıştı.
-Bunu nereden buldun? Odamı mı karıştırmaya başladın? Çıkmak için bir şeyler mi arıyorsun?
Üstüme yürümeye başladı. Onu ittim ve arkaya kaçtım. O ise beklemeden tekrar üstüme yürüdü .
-Bana bak!
Çenemi sertçe tuttu ve ona bakmamı sağladı.
-Beni deli etme! Bir daha odama girersen ve o lanet olasıca fotoğraflardan çıkarıp bana gösterirsen...
-Ne olur! Göster.
Cebinden bir bıçak çıkardı ve beklemeden koluma bir çizik attı. Acıyla kıvrandım ama umurunda değilmiş gibiydi.
-Bir daha görmen gerekmez umarım. Canın acımış olmalı...
Ona kızgın bir şekilde baktım.
-Umarım bir daha...
Hızlıca elimi kaldırdım ve yüzüne güzel bir tokat geçirdim.
-Yüzüne tokat geçirmem gerekmez. Canın yanmış olmalı...
Gözlerini gözlerime dikti. Ölümcül bakışlarını üzerimden çekip bana bir şey yapmasını bekledim ama bakmaya devam etti.
-Aynı annen gibi güçlü bir kadınsın. Beni severdi. Ben de onu... Keşke doğarak ilişkimize zarar vermeseydin.
Ağzım açık kaldı. Yüzüne sorgulayarak baktım.
-Sen...
-Evet ben babanım...