İçeriğe geç

romantic lover | taekook

Bölüm 2 · 3 dk okuma

romantic lover | taekook

Bölüm 2

I - Kötü gün

Yine berbat bir sabaha gözlerimi açmıştım, zaten bir güne güzel başlasam şaşırırdım bu duruma. Kendimi geriye kalan günün güzel geçeceğine dair teselli etmeye çalışırken evin salonundan gelen bir şeylerin düşme sesi bunun aksini söylüyordu bana. Yataktan yeni uyandığım zaman çıkmayı sevmiyor olmama rağmen salondan gelen sesler beni merağa düşürmüş ve beni yatağımdan çıkarmayı başarmıştı. Salona geldiğim zaman yerde sevgilimden hediye gelen bibloyu parçalar halinde görmemle bakışlarımı rafa doğru çevirmiştim. Tabii ki de kedim Nuvola'dan başkasının işi değildi bu. Bu kedi beni bir gün gerçekten öldürecekti. Yere eğilip oflayarak yerdeki parçaları toplamaya başlamıştım. Hediye olanı kırmasa yine iyiydi, üstünde başka birinin kokusunu aldığı an asla acımıyordu.

"Yine yaptın yapacağını Nuvola."

Kendi kendime beni yüksek ihtimalle anlamayacak olan kedime söylenirken hatasını anlamışçasına gelip koluma sürtündüğü zaman kıyamamış ve beyaz tüylerini okşayarak istediği ilgiyi ona vermiştim. Gün daha yeni başlamıştı ve aksiliklerle doluydu şimdiden. Telefonumun çalmasıyla elimdeki parçaları çöpe atmak için mutfağa ilerlerken bir yandan da telefonu cevaplamıştım. Arayan sevgilim Gyeong'tu. Karşıdan gelen günaydın sesiyle yüzümde bir gülümseme oluşmuştu. Ancak benim gülümsediğimi belli eden sesimin aksine onun sesi çok tekdüzeydi.

"Günaydın bebeğim."

Ben ona hitap kullanırken o bana hiçbir şekilde hitap kullanmıyor ara sıra araması veya yazması dışında tüm gün ortadan kayboluyordu ve bu durum artık canımı sıkmaya başlamıştı. Yine de ılımlı konuşmaya çalışıyordum canım ne kadar sıkkın olursa olsun. Karşıdan gelen nefes sesinin ardından konuşmayla nereden bilebilirdim ki şok içinde kalacağımı?

"Jungkook bak, kısaca anlatacağım dikkatli dinle. Seninle şu geçen ara verdiğimiz günü hatırlıyor musun?"

Başımı olumlu anlamda sallamış kalçamı tezgaha yaslarken göremeyeceğini hatırlayarak onaylayan bir ses çıkarmıştım. Ne alakaydı ki şimdi?

"O gün ara verdiğimizde ben arkadaşımla konuşuyordum, Akira biliyorsun. Sonra Akira ile oturmuş dertleşirken birden kendimizi yatakta bulduk ona seni düşüneceğimi söyledim. Bildiğini ve umurunda olmadığını söyledi. Özür dilerim Jungkook bir anlık olan bir şeydi amacım seni aldatmak değildi, lütfen ayrılma benden."

Duyduklarımla kesinlikle şok içinde kalmıştım. Ne yani bu aptal sözlerine inanmamı mı bekliyordu bir de? Gyeong'u gerçekten çok seviyordum ama bu mide bulandırıcı şeyi yapmış olmasına bir açıklama bulamıyordum. Açıklaması olsa dahi yine hiçbir şekilde haklı değildi. Mantıklı bir yanı yoktu bir kere. Şok içinde düşüncelerimin arasına dalmışken konuşmadığımı hatırlamış hâlâ özürler dileyip ayrılmamam için yalvaran Gyeong'un yüzüne telefonu kapatmıştım. İnanılır gibi değildi. Kapattığım gibi geri aramasıyla birlikte gülmüş ve telefonu açmıştım.

"Konuşma bile şerefsiz herif, tek yaptığım seni sevmek olmasına rağmen bu yaptığın adamlığa sığmaz. Kalan hayatının sana zehir olması dileğiyle."

Direkt olarak suratına kapattığım gibi numarasını bir daha arayamaması için engellemiştim. Onun saçma sapan sözlerine kanmak gibi bir niyetim yoktu benim. Berbat başlayan günüm daha da berbatlaşırken bugün okula gidemeyeceğimi fark etmiştim. Bu yapılanı kaldıramazdım. Bu yüzden gün içinde de açık olduğunu bildiğim bir bara gitmek için hızlıca üstüme bir şeyler giymiş ve kendimi arabaya atmıştım. Bara doğru sürerken gözlerimden yaşların süzülmeye başladığının farkına varmıştım. Onun için ağlıyor olmam inanılır gibi değildi ama biliyordum ki ağladığım şey onun gitmesi değil bana böyle bir şeyi nasıl yapabildiğiydi. Barın önünde durduğumda bile gözyaşlarım süzülmeye devam ediyordu. Şuan elimde değildi. Kendimi hızlıca içeri atıp bar taburesine oturarak sipariş verdiğimde içeride benden başka sadece 2 kişi daha vardı. Ben verilen içkiyi direkt olarak kafama dikerken ağlamam çoktan artmıştı. Başımı ellerimin arasına alarak gözlerimi kapatmış ve kimin duyup duymadığını, görenleri umursamadan ağlamıştım sadece. Beklemediğim şey ise kollarını bedenime sarıp başımı göğsüne yaslayan bir bedendi.

Bölüm sonu

4 yorum