Yhonas: Millet toplanın, düzenli orduyu kurmamız gerek. Artık işimizi şansa bırakamayız!
Hans: Haklısın Yhonas ama nasıl yapacağız?
Yhonas: Her zaman yaptığımız gibi, halkı toplayıp onları birliklere ayıracağız ve eğiteceğiz.
Hans: Başlıyoruz o zaman.
Yhonas en son düzenli ordunun kurulacağını açıklamıştı ve şimdi işe koyuldular. Hans günlerce uğraşıp tüm şehirlerden insanları başkent Galya'ya getirdi.
Yhonas halkı birliklere ayırdı, bu birlikler şu şekildeydi;
Mızrakçılar, Kılıçlı Piyadeler, Okçular, Süvariler
Birliklere ayrılan halk aylarca eğitim gördü ve en sonunda ordu hazır olmuştu. 5000 Mızrakçı, 5000 Piyade, 5000 Okçu ve 5000 Süvari.
Ordu kurulduktan sonra Kral Yhonas her zaman yaptığı gibi meydanda konuşma yaptı.
"Ordumuz an itibariyle kuruldu, şimdi sırada yemin törenimiz var. Şu dediklerimi tekrarlayın; Resland için savaşacağıma, Resland için öleceğime, Resland bayrağı altında can vereceğime, Resland Devletine asla ihanet etmeyeceğime dair, Tanrı'ya yemin ederim!"
Tüyleri diken diken eden bu konuşma yapıldığı sırada askerler Yhonas'ın dediklerini tekrarlıyordu. Yemin töreni bittikten sonra askerler kamplarına gitti ve Yhonas'ın ekibi ile etraftaki köylüler eve dağıldı.
Yhonas: Ordu işini hallettik tamamda, babamı ne yapacağız? Bir anda ortadan kayboldu.
Marvin: Ben bir yer biliyorum..
Marvin bir yer bildiğini söyledi ve onu takip etmeye başladılar.
Hans: Marvin, Tanrı aşkına söyle! Nereye gidiyoruz?
Marvin: Sadece takip edin!
Yhonas, Hans ve Marvin saatlerce yol yürüdü ama Marvin bir kere bile ağzını açmadı. En sonunda gittikleri yere vardıklarında gördükleri şeye kendileri bile inanamadı.
Yhonas: Baba?
Hans: ...
Marvin: Bunu neden yaptın?
Josef: Bağımsızlığı falan düşündüğünüz yok, tek amacınız masum Almanları öldürmek!
Josef, Alman şehri Argento'da yakalanmıştı.
Josef: Saçmalamaya başladınız ve bende gidip Almanlarla işbirliği yaptım. Anavatanımız Frank Krallığı özerk bir bölge olacak, ve orda yaşayacağız! Tüm Fransızlar bunu istiyor..
Yhonas: Seni gerçekten severdim baba..
Hans: Almanlarla işbirliği yaptın ha..?
Josef: Duygu sömürüsünü çabuk bırakın! Eğer 1 ay içinde Frank Krallığı'ndan ve Almanya'dan aldığınız toprakları geri vermezseniz Tanrı'nın gazabı üzerinizde olacak.
Yhonas: Son gülen iyi güler ihtiyar.
Bu sözlerin ardından ekip Resland'a geri döndü ve planlara başladılar.
Marvin: Bence saldırıdan çok savunma yapmalıyız, ne de olsa Almanlar bizden 10 kat daha güçlü!
Hans: Katılıyorum, sınırlara surlar ve kuleler inşaa etmeliyiz, yoksa sonumuz yakın.
Yhonas: Haklısınız, ama sadece 1 ayımız var..
1 Ay içinde sınırlara sur ve kule inşaa etmeleri gerekiyordu yoksa her bir tarafından gelecek olan askerler ile baş etmeleri çok zordu.
Yhonas ve ekibi bu planları yaparken bir tane köylü kapılarını çaldı, köylü kapı açılınca şöyle dedi;
Köylü: Efendim ülkeye bir tane yabancı girdi, ben Fransanın elçisiyim diyor.
Yhonas: Getirin onu buraya!
Köylü elçinin kolundan tutar ve Yhonas'ın evine götürür.
Elçi: Efendim ben Frank Krallığı'ndan geliyorum, bu mektubu size kralımız yolladı.
Yhonas uzatılan mektubu alır ve okumaya başlar.
Sevgili Fransız kardeşlerimiz, sizlere bir teklifimiz var. Bağımsızlık mücadelesini bırakın ve topraklarınızı bize verin, Alman yönetimi altında yaşayalım. Bunu düşünmek için 1 ay zamanınız var, cevabınız hayır ise yok olmaya hazır olun.
~ Kral Robert
ᅠ
Marvin: ...
Hans: Şimdi ne yapacağız?
Yhonas: Planımız aynı!
Bu mektubun üzerine ülkenin dört bir yanında inşaatlar başlar. Yaşlı, çocuk, kadın, erkek farketmeden ülkedeki herkes inşaata yardım eder.
18 Eylül 553
Ülke genelindeki inşaatlar nihayet sona ermiştir, Kralın verdiği sürede sona erince elçi tekrar gelmiştir.
Elçi: Cevabınız nedir?
Yhonas: Geldikleri gibi giderler!


