İçeriğe geç

Renklerin Gölgesi

Bölüm 4 · 1 dk okuma

Renklerin Gölgesi

Bölüm 4

Dümensiz gemi

Önce İstanbul'da yaşadık, sonrasında babam şirkete Urfa'da devam ederse daha çok para kazanacağını söylediği için Urfa'ya taşındık. Sonra battık ve tekrar İstanbul'a gittik. Sonra İstanbul'da tek kaldık ve Giresun'a gittik, yani hayatımın büyük çoğunluğunu geçirdiğim yere, en azından şimdilik. Ben İstanbul'da, kardeşlerim Urfa'da doğdu. Babam ben doğmadan biraz önce ve erkek kardeşim doğana kadar zenginmiş. Genlerimizde mi var artık bilmiyorum ama ondan sonra her şey boka sardı, yine fakir olduk. Para, para, para... Hayatım onun peşinde geçti. Çünkü benim hayatım ailemdi ve ailemin çoğu sorununu halledip mutlu edebilecek tek şey paraydı. Para olursa ailem mutlu olacak ve artık kavga etmeyeceklerdi, kimse kimseye şiddet uygulamayacaktı. Para olunca kardeşlerime oyuncak alamayan annemin göz yaşları son bulacaktı. Para olunca diğer ayı nasıl geçireceğiz diye düşünmeyecektik. Para olursa annem obsesif ve üzgün olmayacaktı. Para olursa babam sinirli olmayacaktı. Para olursa her şey güzel olacaktı...

Sanırım 4 yaşımdan beri para biriktiriyorum. 5 yaşında okula başladığımdan beri de ders çalışıyorum. Benim hayatımın temeli olan ailemi mutlu etmek paradan, para da dersten geçiyordu. O zaman bütün dersleri çok iyi bilmeliydim. Böyleve iyi bir işim ve iyi bir maaşım olurdu. Böylece herkes mutlu olacaktı. Ailemi mutlu edebilecektim. Bu yüzden sürekli çalıştım. Gece gündüz, yaz kış, hasta sağlıklı... Hiç fark etmez. Kalem tutabiliyorsam çalışabilirdim. Tıp kazandığımda da bu yüzden rahatladım. Mutluluğa çok az kaldı.Her şey çok güzel olacak...

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.