İçeriğe geç

Rehin // FanFiction

Bölüm 31 · 2 dk okuma

Rehin // FanFiction

Bölüm 31

31🩸Özel Tim

Hızla hareket ederek sessiz bir şekilde bulunduğum odadaki pencereyi açtım.

Telefonda haberleştiğim Jeongin en önde, arkasında özel timle beraber bana yaklaştı.

Elimle, yüzüm gülerken hızlı olun anlamında işaret çektim. Hızlandılar.

Lee Know ile teslim olmadan önce tabii ki plan yaptık.

İhanete uğradığımızı biliyorduk. Ne yapacağımızı düşüne dururken Lee Know güvenebileceğimiz birine haber vermekten bahsetti.

Düşündük.

Polis akademisinde güvendiğimiz arkadaşları... Ama sonra içimize kurt düşmedi değil. Ya onlar da ihanet için yetiştirilmişse?

Artık ciddi anlamda kimseye güvenemiyorduk. Birbirimizden başka.

-Derken aklıma komşumuz olan Jeongin geldi.

Ailecek yaşıyorlardı. Henüz çömezdi ve akademideki ilk senesiydi. Birkaç dersi ortak yapıyoruz ve biz son sınıf öğrencileri ilk sınıf öğrencilerine yardımcı oluyoruz.

Jeongin benim akademide yardımcı olduğum çömez ve komşumdu.

Onu çok iyi tanıyordum. Ailesini de. Üstelik telefon numarası da bende mevcuttu.

Hemen Jeongin'e her şeyi anlatan sesli bir mesaj göndermiştim.

Mesajı görmüş ve plan yapmıştık.

Bu odayı zaten gözümüze kestirmiştik. Odanın içinde bekleyen silahlı adamlar çok sık oluyordu.

Giriş katı olduğu için pencereden girilebilirdi ama öncelikli olarak içerideki adamların hâlledilmesi gerekiyordu.

Jeongin'e kimseye güvenmemesi gerektiğini özellikle söylemiştik.

Amcası ülkenin başkanı ile çok yakınmış. Onun sayesinde alışveriş merkezinin önüne geldi ve ayrı bir özel timle dikkat çekmeden bizi beklemeye başladı.

Sonunda istediğimi elde ettim. İçeride nöbet tutan askerleri az önce yerde leşi uzanan bu pislik göndermişti. Onu da hâlledince önümde hiçbir engel kalmadı.

Hâlâ Hyunjin ve Lee Know'un çığlıklarını, yüksek sesle bağırıp ağlayışlarını işitebiliyordum.

İçim parçalandı ama çok az kaldı. Çok çok az. Bitecek her şey.

Jeongin en önde geldi ve dikkatli bir şekilde pencereden içeri girdi. Özel tim, kimseye görünmemek için köşeden köşeden, sırayla geliyordu.

"Çok şükür iyisin, Hwa Jin noona."

"İyiyim Jeongin, merak etme. Şu bela bir bitsin, daha iyi olacağım."

Jeongin'den sonra belirli aralıklarla, simsiyah üniformaları ile timdeki askerler içeri girmeye başladılar.

Planda belirttiğimiz gibi her bir özel tim mensubunda kalkan vardı. Bunları özellikle istemiştim.

Yaklaşık 20 kişi içeriye girince oda da bayağı doldu.

Pencereyi kapattık.

Timdeki bir asker öne çıktı. Alçak sesle kendisini tanıttı.

"Merhaba. Ben Tim Komutanı Yüzbaşı Lee Yongbok. Bana Felix de diyebilirsiniz. Size yardımcı olmaya geldim. İçerideki durumu bilen sizsiniz. Planınız nedir?"

Jeongin'in omzuna kolumu atıp Yüzbaşı Felix'e planımı anlattım.

"Çok basit. Öncelikle hepiniz kalkanınızla geldiğiniz için teşekkür ederim. Bu çok işimize yarayacak. Aklımdaki fikir şöyle. Kapının önünde, bir sağda ve bir de solda olmak üzere yine 2 adam bekleyecektir. Kapıyı açtığımız anda 2 asker o 2 adamı hızla etkisiz hâle getirecek ve bizler de bu esnada oldukça hızlı bir şekilde devreye gireceğiz."

Ufacık soluklanıp devam ettim.

"Rehineler sağ tarafta toplu vaziyetteler. Askerler ellerindeki kalkanlarla rehinelerin önünde bariyer oluşturacaklar. Böylece rehinelerin can güvenliğini sağlamış olacağız. Kalan askerler de kalkanlarıyla içe doğru yayılıp çatışmaya başlayacak. Ben... Bu kadarını düşünebildim. Gerisi sizde komutanım."

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.