Lee Know ile beraber hemen giyim mağazasına yeniden girdik. Köşeye çekilip Bangchan ve Jisung'un yanına gittik.
Merakla bize bakıyorlardı.
Lee Know hızla açıkladı.
"Bundan sonra saatte bir, bir kişiyi öldüreceklermiş."
Bangchan gözlerini devirdi. Jisung ise sıkıntıyla yanaklarını şişirdi.
Elimi açık olan uzun saçlarıma daldırıp aklımdakileri dile getirdim.
"Bir an önce buradan çıkmamız, harekete geçmemiz lâzım ama güvenlik kameralarını da kontrol ediyorlardır. Buraya tıkılıp kaldık. Ne yapacağız?"
Jisung kaşlarını çattı. Şişirdiği yanaklarını dışarıya hava vere vere yavaşça indirdi. Hemen sonra söz aldı.
"Ben belki bu konuda işe yarayabilirim."
Hepimizin bakışları onu buldu. Çocuğa 'devam et' dermişçesine baktık.
Güldü.
"Vay beee!" dedi.
"Meslek liselileri artık kimse ezemeyecek. Göstereceğim ben onlara, bir meslek liseli nasıl olurmuş!"
Bangchan kollarını birbirine bağlamıştı. Jisung hemen yanındaydı. Başını ona çevirerek sordu.
"Meslek liseli misin?"
"Ne oldu? Sen de mi beğenemedin?"
"Ondan değil. Emin olmak için sordum. Garantici biriyimdir."
"Hadi ya, biz neyiz acaba? Ben en azından meslek liseliyim. Bir işe mutlaka yararım. Peki sen bayım? Dur ben söyleyeyim. Şöyle bir bakınca..."
Elini çenesine koydu. Bangchan'ı baştan aşağı süzdü ve sözlerine devam etti.
"...yakışıklı, boylu poslu, şirket sahibi olan şımarık bir zengin bebesine benziyorsun. Beyaz gömlek, siyah kot pantolon, siyah gıcır gıcır botlar, yana yatmış özenli bir saç, bebek gibi bir yüz. Kitap karakterlerinden ya da saçma televizyon dizilerinden fırlamış ceo başroller gibisin."
Bangchan aynı şekilde ona bakmayı sürdürüp sadece iki kelime söyledi.
"Doktorum ben."
Jisung donup kaldı. Hiç beklemediği bir cevap gelince üst üste hızlıca gözlerini kırpmaya başladı.
Araya girip bu muhabbeti dağıtan kişi ben oldum.
"Peki Jisung, ne yapabilirsin?"
Jisung içine düşmüş olduğu durumdan onu kurtardığımı anlayınca ışık hızıyla bana döndü. Hızla söze girdi.
"Ana dalım elektrik-elektronik. Her türlü elektrik işinden ve elektrikli aletlerden anlarım. Eğer kameraların olduğu odaya girebilirsek hepsini devre dışı bırakırım. Giremezsek, çıkmak istediğimiz yerlerdeki kameraları etkisiz hâle getiririm."
Bangchan sırıttı ve alaya alır gibi bir tavırla araya girdi.
"Bunu biz de yapabiliriz. Kameraların kablosunu kesip etkisiz hâle getirebiliriz. Biz de odaya girersek bilgisayar başına oturur ve tüm kameraları etkisiz hâle getiririz ama derdimiz bu değil. Derdimiz dikkat çekmeden, kendimizi kimseye belli ettirmeden sorunsuz bu işi hâlledebilmek. Geçeceğimiz yerlerde kimseye görünmemek."
Bu sefer göz deviren kişi Jisung oldu. Arkasına dönüp Bangchan'a baktı.
"Yah, aptal mıyım zannediyorsun? Doktor olmuşsun ama adam olmayı gram becerememişsin. Senin de, o nefret ettiğim cinsler gibi ezici tarafın var. Bari biraz saygılı ol da, sus ve dinle."
Bu zamana kadar Lee Know ile benim gözüm bir Bangchan'a bir Jisung'a gidiyor, kızışan ortamı hayretle seyrediyorduk.
Bangchan sırtını yaslandığı duvardan kaldırdı. Bağlamış olduğu kollarını çözdü. Delici gözleriyle Jisung'a bakıp son derece ciddi yüzüyle onun üzerine gitmek için hamle yaptı.