İçeriğe geç

REFRESH • Taekook

Bölüm 14 · 5 dk okuma

REFRESH • Taekook

Bölüm 14

14.Bölüm

-

Bir süredir yoldaydık. Çıkış işlemlerim halledilmiş, taksi çağırıp Taehyung'un evine doğru gidiyorduk.

Taehyung'a karşı çok borçlu hissediyordum, sırf eve gitmekten çekindiğim için bana kıyafetlerinden verecekti. Bir süre sonra bir villanın önünde durduk. Taehyung taksi şoförüne ücreti ödeyip elimden tutarak beni arabandan indirdi. Evin bahçesine girdiğimizde gördüğüm sempatik içi ısıtan evin havasıyla, dudaklarımın kenarları kıvrıldı.

İki katlı, gri ve krem renklerinde, girişinde bitkilerden ufak bir yol vardı. Nedense çok sempatik gelmişti.

Taksiden indiğimizden beri Taehyung elimi bırakmamış, evin kapısına kadar böyle gelmiştik. Sonra ise Taehyung elimi cebinden anahtarı almak için bırakmış, kapıyı açmıştı. Kendisi kapıyı açık tutarak beklemiş, içeri geçmem için işaret etmişti.

Onu bekletmemek adına kapıdan hızla içeri girmiş, içeriyi gözlerimle incelemeye başlamıştım. Dışardan göründüğü gibi sıcacık bir evdi, güzel anıların yaşandığı belliydi. Kokusu bile insanın burnuna hoş geliyordu, aynı Taehyung'un kokusu gibi.

Taehyung'da benden sonra içeriye geçmiş, kapıyı kapatıp anahtarı anahtarlığa asmıştı. Benim yanıma doğru gelip bakışlarımı görmüş, "Evi beğendin mi?" diye sormuştu. Kafamı ona doğru çevirmemle göz göze gelmiş, yakınlığımızdan yine nefesim kesilmişti. "Evet, çok güzelmiş." Taehyung dediğimle sırıtmış, belimden hafifçe ittirerek merdivene yöneltmişti. "Hadi oyalanmayalım, geç kalacağız." kafamı sallayıp onaylamış, beni yönlendirdiği gibi merdivenlere doğru yürümüştüm.

Merdivenleri çıktıktan sonra, ilk sağ kapıdan girmem için beni tekrardan yönlendirdi. Kapıyı dış kapıda yaptığı gibi açıp önden geçmem için beklemişti. Bu hareketi çok hoşuma gitmişti, bu yüzden ona baka kaldım bir saniyelik, sonra ise tekrar bekletmemek adına hemen içeri geçmiştim.

Büyük güzel bir odası vardı, gri yoğunluklu bir oda. Aynı Taehyung gibi kokan bir oda...

Taehyung'un ağır ama ferahlatıcı kokusunu derince içime çektim. Taehyung ise arkamızdan kapıyı kapatıp yanıma gelmiş, elimden tutup beni yatağın yanına götürmüş ve oturmamı sağlamıştı. Hafifçe üzerime eğilip "Sen burada bekle ben formaları getiriyorum." demiş ve burnumu sıkmıştı. Anlık minik acıyla yüzümü buruşturmuş, ikimizinde kıkırdamasına neden olmuştum. Taehyung benden cevap beklercesine baktığı için ona "Tamam, teşekkürler." demiştim. O da bana gülümseyip "Rica ederim, hemen geliyorum bekle sen." dedi.

Ayaklanmış ve odadaki banyoya girmişti. Bende etrafa göz gezdirmiş, ayaklarımın yere değmemesinden yararlanarak sallamaya başlamıştım.

"Jungkook, kısa bir duş alsam senin için sıkıntı olur mu?" diyerek banyodan çıkan Taehyung, beni görmesiyle banyonun kapısında dona kalmıştı. Bana öylece bakıyordu, ne olduğunu anlamamıştım ve ona cevap vermek adına "Yok sıkıntı olmaz." dedim.

Taehyung hâlâ donuk bir şekilde bana bakarken kafasını iki yana sallamış, dudaklarının kenarı kıvrılmıştı. "Tamam o zaman, birazdan gelirim. Sen keyfine bak." diyip tekrar gülerek banyoya girdi. Kapının kapanma sesiyle kısacık kırkırdamış, kendimi yatağa bırakmıştım.

Hâlâ uykumun olması ve Taehyung kokulu bir oda içerisinde olmamdan dolayı uyumanın iyi bir fikir olduğunu düşündüm. Bu düşünceyle beraber yavaşça yorganın altına girdim. Resmen koku yoğunlaşmıştı, iyice mayışmıştım. Gözlerimi artık tutamamamla beraber güzel bir uykuya daldım.

En azından ben öyle sanıyordum.

-

"Jungkook.." saçımdan okşanarak ismimin söylenmesiyle yavaş yavaş ayılıyordum. Gözlerimi açmakta biraz zorlansamda en sonunda kısık bir şekilde açtım. Taehyung hafif ıslak saçlarıyla karşımda duruyordu.

Yatakta zorlukla oturur pozisyona gelip gözlerimi ovuşturdum. Kafamı Taehyung'a çevirdim, kafamı zorlukla kaldırıyordum. Taehyung bende bir değişiklik olduğunu fark etmiş, elini alnıma yaslamıştı. "Siktir, yanıyorsun resmen." demiş ve yorganı üstümden çekmişti, yavaşça. Yorganın çektiği için gelen üşümeyle, vücudum hafif titremeye başlamıştı. Taehyung bana panikle bakıp "Bekle, hemen geliyorum." diyip odadan çıkmıştı. Onun çıkmasıyla yorganı tekrar üzerime çekmiş, sıkıca sarılmıştım.

Bir süre sonra Taehyung, elinde ıslak bir havluyla geldi. Yavaşça uzanmama yardım edip alnıma ıslak havlu koydu. Yorganı üzerimden çekmeye uzanmış ama benim tutmamla durmuştu. "Üşüyorum.." dediğimde, Taehyung'un şevkat dolu ifadesi gözümün dolmasına yetmişti.

"Ateşini düşürmek için yapıyorum." diyip hafif buruk şekilde sırıtmış, "Bana sarılırsın ben seni ısıtırım." demişti. Dediği şey çok cazip gelmişti, bu yüzden "Tamam." diyerek onu onaylamıştım.

Yorganı yavaşça üstümden çekmiş, ona sarılmama izin vermişti. Yatağa tek diziyle basıyor olmasından dolayı, sarılmaktan istediğim gibi bir sıcaklık alamadım. Ani gelen cesaretle "Yatağa otursana." dedim, beni ikiletmeden oturdu. Komidinine doğru eğilip telefonunu almıştı. Üşümemden dolayı daha fazla bekleyemedim ve ona sarılarak kucağına oturdum.

Sıkıca sarılmış, üşümemin geçmesi için resmen tüm sıcaklığına sarılmıştım. Taehyung'un vücut ısısının arttığını hissetmemle, kafamı boynundan çekmiş ve yüzüne bakmıştım. Gözleri şaşkınlıkla bana bakıyordu, ben ise gelen üşümeyle yine titremeye başlamıştım. Taehyung, bunu fark etmesiyle vücuduma bakmış, bir şey demek için ağzımı açamadan beni belimden sıkıca tutup sarılmıştı.

Sıkıca sarılmamızla vücudumdaki titreme hâlâ devam ediyordu ama daha azdı. Üşümenin yanısıra birde halsizlik geliyordu. Artık dizlerimde güç kalmamasıyla Taehyung'un kasıklarına oturdum.

İkimizdende ses çıkmıyordu, sadece benim ateşten dolayı olan nefes seslerimi duyuyordum.

Ateşimin düşmemesiyle beraber Taehyung, telefonunu açmış ve yapılması gerekenlere bakmıştı. Kısa bir süre ekrana baktıktan sonra "Gel sana daha ince kıyafetler vereyim, burada öyle yazıyor." dedi. Onu onaylamış, kucağından güçlükle kalkmaya çalışmıştım. Taehyung zorlandığımı fark edip belimden destek vererek benim yatağa oturmamı sağladı.

Ardından yataktan kalkıp dolabına yöneldi. Dolabını biraz karıştırdıktan sonra bir iki parçayla kıyafetle yine yatağın yanına geldi, oturdu. "Bunlar en küçükleri, ne kadar olur bilemiyorum ama.." diyip bana uzatmıştı. Kolumu kaldıracak gücüm yoktu, zar zor kafamı kaldırıp Taehyung'un gözlerine baktım.

Taehyung zorlandığımı fark edip "Giymene yardım etmemi ister misin?" dedi. Kafamı oynatacak gücüm olmadığı için "Olur..." dedim, oldukça kısık bir sesle. Taehyung hafifçe gülümsemiş ve kapüşonlumun uçlarından tutup tam çıkaracakken aklıma dolan şeyle elini tuttum, çıkarmasına engel oldum. "Sorun ne?" demiş, meraklı gözlerle bana bakmıştı.

"Çok çirkinler, görmeni istemiyorum.." dedim, Taehyung hâlâ anlamaz gözlerle bana bakarken "Neyi?" dedi. Gözlerim hafif dolarken "İzleri." diyebildim sadece. Taehyung sinirle derin bir nefes almış, sonra ise sakinleşip "Sorun yok, tamam mı? Eminim çirkin değildir." demişti. Kafamın eğik olmasından dolayı elini çeneme atıp göz göze gelmemizi sağlamıştı.

"Şimdi, izin veriyorsan seni giydireyim." dedi. Hiç istemezce kafamı sallamış, başka çarem olmadığını anlayıp izin vermiştim. Taehyung kapüşonlumun uçlarından tutup yavaşça çıkarmıştı. Utançtan yerin dibine girmek istiyordum, gerçekten çirkinlerdi. Bunu herkes söylerdi.

Taehyung'a bakamıyordum, bana nasıl baktığını görmek istememiştim. Ta ki Taehyung'un ona bakmamı sağlayıp yanağımdan öpmesine kadar. Şokla gözünün içine bakarken en ufak bir iğrenme ifadesini görmüyordum. Bununla beraber gözümden bir yaş süzüldü. Taehyung göz yaşımı silip

"Çirkin değil, bakmaya kıyamacağım kadar güzel bir bedenin var Jungkook. Bu izleri seninle beraber onaracağız ki kötü anıları hatırlatacak hiçbir şey olmasın"

-

Bölüm sonu

1 yorum