Güneş çoktan batmış köylüler çoktan evlerine dönmeye başlamışlardı.Ormanın içinden hayvan ve rüzgar sesleri insanın tüylerini diken diken ediyordu bu saatte ormandan evine dönen iki genç vardı.İkisi köyde çok sevilen insanlar değildiler herkes onlara köyüne yuk olarak bakıyor ve başka bir yerde ölmelerini dilemişlerdi.İki gençten en uzunu konuşmaya başladı"Orman giderek ıssızlaşıyor acele edip köye dönelim"adımlarını hızlandıran uzun genç kendisinden kısa gencin homurtularını duydu"Bir şey mi oldu Todaike-kun?"bunu duyunca homurtularını kesip başını iki yana doğru sallamaya başladı"Hayır Mosaike-san" gülümsemeyle Todaike'yebakan Mosaike başını sallayarak"İyi öyleyse acele edip buradan çıkalım"Ormandan ayrılan Todaike sabah olana kadar ormana geri dönmek istemiyordu zaten bugünlük ihtiyaçlarını almışlardı, tam tersi şekilde Mosaike sürekli ormana başını çevirip tekrar bakıyor ormana geri dönüp o gördüğü değerli bitkiyi almak istiyordu eğer onu düzgün bir şekilde alabilirse 1 haftalık masraflarını karşılanmış olucaktı hemde her ikisi de daha az yorulucaktı."Hızlı ol bir iblisin seni yemesini istemezsin değil mi"Korkutucu şekilde gülümseyen Todaike Mosaike'nin adımlarının hızlandırmasına sebep oldu bir süre yürüdükten sonra her ikiside evlerine ulaşmıştı.
Günün karını hesapladıktan sonra dikkatlice yerleştiren Mosaike,Todaikenin yanına dönüp uykuya daldı.Her ne kadar uykuya dalmak için Todaike çabalasa da aklında ki o bitkiyi unutamıyordu sonuçta her ikisi için bir haftalık ihtiyaçlarını karşılıyordu artık arzusuna dayanamayıp gizlice yatağından kalkan Todaike üstünü aceleyle giyip elinde küçük bir fenerle ayrıldı.Köyde ki muhafızlar onu görünce gece geç saatlerde tehlikeli olmasını söylemeyip birbirine bakarak sinsice kıkırdamaya başladılar sonuçta her ikisi köye yüktü ve istenmiyordu nedeni ise Köyün başkanı o evde gözü olması ve her ikisi bu isteği reddetmişlerdi bunun üstüne köyde çeşitli yalan söylentilerle köyde dışlanmaya başlamışlardı.İşte bir bireyim toplumda ki huzuru elinde gücü tutanın çıkarları çatışınca yok olurdu.
Ormanın girişine varan Todaike ormanın ürkütücü sesleri tüylerini diken diken yapmış hayatta kalma duyuları geri dönmesi için onu uyarıyordu.Bir süre sonra içinde ki korkuyu atan todaike yumruklarını sıkıp"Hepsi köyde daha iyi yaşamamız için ne olabilir ki sonuçta"diyerek kendi kendini kandırarak rahatlatıyordu adımlarını atan Todaike ormana girmişti her geçen saniye içinde ki içgüdüler artıyor geri dönme düşüncelerinde boğulmaya başlamıştı bunlar kafasında dönerken çoktan alacağı bitkiye varmıştı.Gözleri parıldayan Todaike korkusunun boşa olduğunu hissedip bitkiyi düzgünce çıkarmaya başlamıştı.
Bitkinin en değerli kısmı kökleri olduğunu biliyor o yüzden normal bir bitkiye göre çıkarılması daha uzun ve dikkat gerekiyordu o sırada ormandan bir ses yükseldi irkilen Todaike birden düşünceleri tarafından ele geçirildi"Ölecek miyim? bir hayvan mı saldıracak? bu seste neydi"bunları düşünürken artık rahat nefes almadığını fark eden Todaike aşağıya baktı ve yerden bir kaç santim yüksekte olduğunu fark etti kafasını çevirdi ve onu karşılayan kırmızı gözlü gözlerinin içinde bir şey yazan canavarımsı varlık gördü bağıramaya çalışacaktı fakat ani haraketle boynunu kıran Susumu bu durumu engellemişti.Ceset öldükten bir kaç saniye sonra ruhu ortaya çıkmış Susumu'nun alnında ki göz tekrar açılarak ruhu yutmuştu ve gözlerinde tekrar mavi bir bildirim gelmişti
[Köylü Todaike'yi öldürdüğünüz için Bitki toplamacılık becerisi kazandınız!]
Gözleri ile yazıyı okuyan Susumu sırıtarak"Demek ki öldürdüğüm insanların ruhlarını özümseyip yeteneklerini çalabiliyorum"ağzının kenarları iyice kıvrılıp sırıtışı daha şeytanı olmaya başlamıştı cesetle ziyafet çektikten sonra izleri temizleyip ve bitkinin sanki hiç kazılmamış gibi tekrar yerleştirip oradan ayrılmıştı.
Sabahın ışıklarıyla gözlerini açan Mosaike bir farklılık fark etmiş irkilerek"Todaike"diye seslenmeye başlamıştı çünkü her sabah Mosaike'nin üzerine atlayarak uykusunu bölen Todaike bugün yapmamıştı endişelenerek evde Todaikeyi aramaya başlamıştı.Evde Todaike'yi bulamayan Mosaike daha da paniklemiş evden hızlıca çıkarak tüm köyü dolanarak Todaikeyi arıyordu ama ne kadar zaman geçerse geçsin veya bağırırsa bağırsın Todaike ne köyde ne evde yoktu daha da panikleyen Mosaike hızlıca ormana koşmaya başlamıştı içinden"Gece evden gizlice çıkıp ormanda o bitkiyi mi aramaya çalışmıştı neden evden çıktığını duymadım"diyerek kendi kendine kızıyor alnından damla şeklinde terler akıyordu elli metre yürüdükten sonra bitkiye varmış ama o bitki ne alınmıştı ne kazınmıştı bunu gören Mosaike ayaklarının bağı çözülmüş yere düşmüştü alnında ki terler hızla akıyordu korkusu daha da şiddetlenmiş içinden"Bitkiyi almadıysa nerede ormanda mı kayboldu"dudakları büzülmeye başlamış gözlerinden yaşlar akan Mosaike hıçkırarak ağlamaya başlamıştı.
En değer verdiği ve bu köyde ki tek arkadaşı ortadan kaybolmuş ve arkasında hiçbir iz bırakmamıştı.Diz çökmüş bir şekilde ağlayan Mosaike düşünceleri zihninden fırtına gibi geçmişti aklında ki tek şey burada geceye kadar oturup Todaike'nin bitkiyi almak için geri dönmesini beklemekti.Güneş yükselip tepeye çıkmış sıcaklığı ortalığı kavurmaya başlamıştı bir süre sonra batıp ay tepeye yükselmiş ortalığı aydınlatmaya başlamıştı ama ne kadar zaman geçerse geçsin Todaike'den herhangi bir iz yoktu zaman geçtikçe Mosaike'nin endişesi artmış zamanla dehşete düşmüştü Todaike'nin ormanda vahşi hayvan saldırısına uğrayıp öldüğünü düşünüyordu.
Ormanda hayvanların sesi artmıştı artık gerçeği zor bir şekilde kabullenerek bitkiyi çıkartmış eve dönmüştü gözlerinde eski zamanlar yansıyor ortalıkta neşeyle gülen Todaike'nin silüeti geziyordu ama şuan Todaike kayıptı.Bu eski zamanları hatırlayan Mosaike gözlerinden yaşlar akmaya başlamış kaşları istemsizce seğiyordu daha fazla dayanamayıp eşyalar eve fıralttıktan sonra kapıyı çarpıp çıkan Mosaike askerlerin konuşmaları ve kahkahalarını duyuyrdu"Dün ne oldu biliyor musun başkanımıza karşı çıkan veletlerden birisi ormana girmeye çalıştı gece vaktinde sonra bugün ortadan kayboldu galiba ormanda ki hayvanlar dün gece çok güzel bir ziyafet çekmiş hahaha"kahkalarını ve konuşmalarını duyan Mosaike'nin yüzünün rengi atmıştı içinde bir öfke belirip"Siz piçler"İki görevlinin öfkeyle üzerine koşmaya başlamıştı.Mosaike'nin öfkeyle koşup küfür ettiğini gören görevliler sırıtarak "Bu gece bize eğlence çıktı desene hehehe."
Ellerini sıkıca yumruk yapmış adamlara yumruk atmaya çalışmıştı kolaylıkla yumruğunu tutup"Ne diyordun küçük velet"diyerek sırıtmaya başlamışlardı yanında ki adam elini yumruk yapıp Mosaikenin karnına vurmuştu.
PAT
Yumruğun kuvvettiyle nefesi kesilen Mosaike yere düşmüştü elleriyle karnını tutup yerde kıvranıyordu gözlerinden yaşlar akıyordu.Mosaike'yi yakasından tutup kaldırmışlar çocuğun yüzünde ki korkuyu görmüşlerdi sırıtarak"Köyün liderini isteğini reddettiniz bunun sonucunda dün gece kardeşinin etiyle hayvanlar ziyafet çekti hehehe"gözlerini kısarak kıkırdayan görevli kıkırdaması yüzüne gelen tükürükle kesilmişti yüzündeki ifade öfkeye dönüşmüş alnında ki mavi damarlar gözükmeye başlamıştı"Seni piç"diyerek yumruğunu Mosaike'nin yüzüne geçirmişti.Ağzından kan fışkırmış ve bir kaç dişi kırılmıştı anından bilincini kaybedip bayılmıştı ama ona vurulan tekme ve yumruklar kesilmemişti"Yapma artık çocuk ölücek"yüzüne tükürük gelen görevli kafasını sinirle çevirmiş"Ölürse ölsün zaten herkes ölmesini istiyor iyilik yapmış oluruz"bunu duyunca başını yana sallayarak"İtibarımız mahvolur daha fazla söylenti yayarak iş yapmasını engelleyebiliriz o ölümden daha beter bir intikam olur"bunu duyunca yüzü sakinleşip"Tamam"diyerek Mosaike'nin yanından ayrılmışlardı.
Mosaike bir süre sonra gözlerini açar açmaz vücudu ağrıyla kıvrılıp bükülmüştü vücudunun her yeri sızlıyordu yavaşça doğrulup ayağa kalkmıştı arkasını döndüğünde.Saçlarını at kuyruğu yapmış kısık gözlerininden kırmızı gözleri belli oluyor ve Beyaz Kimonosu birbiriyle tezat oluşturan bir figür görmüştü bu genç adam Susumu dışında biri değildi. Yüzünde ki hafif gülümsemeyle ona bakıyordu"İyi misin?"sesi derindi ve asillik akıyordu.Kaşlarını çatan Mosaike"Seni ne ilgilendirir"bunu duyan Susumu yüzünde ki ifade değişmeyerek"Çok kötü dövüldüğünü gördüm yanına yaklaştığımda uyanmıştın hala gözlerin intikam ateşiyle yanıyordu ne yazık ki intikamını alamayacaksın"Bunu duyan Mosaike bir kaç adım çekilip temkinli hale gelmişti"Beni kardeşim gibi öldürmeyi mi düşünüyorsunuz"yüzü çirkin bir ifadeyle Susumu'ya bakıyordu."Hayır tabi ki sadece uyarıyorum intikamını alamazsın çünkü ne itibarın ne de intikam alıcak gücün var tıpkı haraketlerin Elleriyle dağı yıkmaya çalışan adama benziyor"Mosaike'ya bu sözlereri yüzünde hiçbir ifade değişmeden söylemiş Misaike'nin irkilmesine sebep olmuştu "Hayır güçte kazanabilirim itibarda sonuçta bin yıllık sürecek itibarı bir saatte kazanmak mümkün"yumruklarını sıkarak sıkarak korkusuzca Susumu'ya bakıyordu.Susumu hafifçe gözlerini açmış ve gözlerinde ki açık kırmızılık iyice belli olmuştu"Ah ne kadar sığ bir düşünce bin yıl sürecek kötü itibarı bir saat sürecek söylentiler ile kazanmakta mümkün şuan ki olduğun halin gibi.Güç konusuna geliceksek ne kadar gelecek yıllarda güçlenirsen güçlen düşmanların yerinde saymayacak daha iyi korumalar görevliler daha güçlü savaşçılar doğacak ama sen daha eski hallerine yetişmişken düşmanlarının gölgeleri altında ezileceksin ayrıca köyde sana düşman olup üzerine yürüyecek herkesi karşına alırsan sonuçta bin yumruğa karşı bir tane yumruk ne yapabilir ki?"
Sözlerinde ki anlamı fark eden Mosaike istemsizce ürkmüştü"Peki güçlenmek ve itibar kazanmak için ne yapmalıyım?Kazanamayacağımı söylüyorsun bu şekilde"gözlerini tekrar kısarak çizgi haline gelmiş Susumu gülüşü değişmeyerek"Kazanamazsın!Kaderin çoktan doğduktan sonra belirlendi gücün olmadığı için itibarın itibarın olmadığı için gücün yok.Artık eskisi gibi bir yaşam sürmeyide hayal etme görevlilere saldırarak tüm maddi gelirinin kökten kesilmesine sebep oldun.Kardeşin olarak gördüğün kişinin ölümü neden oldu sence?Sebebi çok basit gücü yoktu bu yüzden hayatını riske attı ve öldü.Bunu bir üst yöneticinin çocuğunun başına gelmez neden biliyor musun?Onlar daha fazla otorite ve Pastadan daha büyük dilim almaya çalışırken siz yaşamak ve günün karı için çabaladınız onlar hayatını bir iş için riske atmazken siz ölüme kur yapıyorsunuz farkınız buradan geliyor bu yüzden kaderin belirlendi doğduğunuz anda."Bu sözleri duyan Mosaike irkildi ve intikam alma güvenini kaybetti.
"O zaman ne yapabilirim"kararlı halinde eser kalmayan Mosaike gözleriyle yardım dilercesine Susumu'ya bakıyordu"Bir şey yapamazsın bu köyden ayrılsan kendini koruyamayacağın için ölüceksin bu köyde kalsan artık daha fazla söylenti yayıldığı için ve insanların güçsüzü egolarını tatmin etmek için ezdiği için açlıktan ölüceksin yada işkence görüp bir parça kuru ekmeğe tabi olucaksın yani hayatın her yönden yaşamaya değmez.Öfkene yenildin hayatını ölümün yokuşuna sürükledin büyük ihtimal sefil ve rezalet şekilde ölüceksin."Bu sözleri duyan Mosaike dayanamayarak gözlerinden yaşlar akmaya başladı"Lütfen bana yardım et!Ben istemedim fakir ailede doğmak."arkasını dönerek Mosaike'yi geride bırakan Susumu"Hayır.Küçük imkanların ve yeteneğin ile büyük hayaller kurup başarısız oldun.Sana umut verip sana zorbalık edenlerle yüzleş desem ve sen yüzleşsen aynı boş sözlerime kanıp umut bulsan yıllarca çalışıp emek verdikten sonra başaramazsan geçmişe bakıp bana lanet okumaya başlarsın ne sana yardım ederim ne de boş sözlerle umut veririm. "Mosaike'ye yüzünde hiçbir duygu olmadan bakan Susumu kafasını çevirip gözden yürümeye başladı ayakları daha fazla dayanmayan Mosaike yere çöküp şiddetli bir şekilde yaptığı hata yüzünden ağlamaya başladı
Hala Mosaike gözleriyle Susumu'nun geri dönüp yardım etmesini bekliyordu ama arkasına tek bir kez bile dönmeyen Susumu'nun silüeti karanlıkta kaybolmuştu.