Suzuki tekrar seansa geldiğinde olayın üzerinden tam 2 hafta geçmişti odama girince sevinçten bağırmak istedim yavaş adımlarla geldi, önümdeki sandalyeye oturdu ve boş boş yere bakmaya başladı. " Merhaba suzuki, canım. Uzun zamandır görüşmüyoruz. Nasılsın?" Ama Suzuki hiçbir şey söylemedi yere bakmayı sürdürdü. O gün her ne yaşadıysa muhtemelen ona çok büyük tramva bırakmış.."Suzuki?.." dedim. Ama bu sessizliği bozmadı bir süre sonra Suzuki aniden bana bakıp "b-beni..g-gerçekten önemsiyor musunuz
b-bayan edalyn?..." Dedi sesi de vücudu gibi titriyordu. "Tabiki tatlım!" Dedim hızla. Gözleri doldu "..peki benden u-utanıyor musunuz?" Dedi ağladı ağlıcak bir edayla "tabiki hayır neden utanayım ki?!" Dedim şaşkınlıkla Suzuki sanki bir sır veriyormuş gibi fısıldayarak "ama.. o..bana benim ç-çirkin beceriksiz aptal bir u-ucube olduğumu ve beni tanıyanlanların b-benden utandığını söyledi..." Dedi. gözünden bir damla yaş yere damladı.
"Ah Suzuki.. sen onlara aldırma sen zekisin, güzelsin ayrıca bir ucube değilsin!.." dedim suzuki'nin akan gözyaşlarını başparmağımla sildim "sen harika birisin Suzuki herşeyinle.." diye ekledim "ö-öylemiyim gerçekten bayan eda?.." dedi kafamı salladım "hadi bı elini yüzünü yıka seansa öyle başlayalım" Suzuki kafasını salladı ve gitti. Bende onun dosyasını çıkardım. Bu sırada suzuki tekrar odaya girdi ve az önce oturduğu yere oturdu. Seansın başlamasıyla günlerdir içimi kemiren soruyu sordum "suzuki.. sana kim zarar verdi?" Suzuki yeşil gözlerini yere dikti ve parmaklarını kütletmeye başladı. "Suzuki bir cevap istiyorum!" Dedim suzuki'nin gözlerinde yine yaşlar parıldadı ve fısıldayarak "o-okuldaki zorbam.." dedi. Tahmin etmiştim. "Suzuki canım okulda zorbalandığını neden bana söylemedin?.." dedim. Suzuki artık tırnaklarını eline batırıyordu. "Tamam Suzuki seni zorlamıcam.. resim çizdin mi peki?" Dedim tatlılıkla. İç cebinden küçük bir kağıt çıkarıp uzattı resimde bir mikrofon vardı ve Suzuki şarkı söylüyordu yanında da yine en iyi arkadaşı black vardı. Bir sürü insan da onları izliyirdu. Bunlardan sadece bir tanesini net çizmişti. Bu ona hayranlıkla bakan kişi flameden başkası değildi "Suzuki bana bu resmi biraz daha açıklayabilir misin?" dedim Suzuki "ačıklıcak bir şey yok her zamanki gibi draje ve ben oyun oynuyoruz." Dedi ve elimdeki resme baktı sonra telaşla "ayy o yanlış resim!" Dedi ve resimi elimden almak için hamle etti. Ama ben resim geriye çektim "açıklağağa!" Diye böğürdüm. Suzuki kıkırdadı ve "peki.. okulda bir şarkı yarışması var ve ben buna katılarak flame'e açılmak istiyorum" dedi "bence harika bir fikir Suzuki yarışmaya katılmalısın!" Suzuki telaşla "n-ne ben mi? Yarışmaya katılmak mı?! Pfft rezil olurum.." Suzuki yeşil gözlerini yere dikti "hadi ama suz! Sesin çoğğk iyi!! Bana bir şarkı söylesene" Suzuki iç çekti derin bir nefes aldı ve freaks isimli şarkıyı söylemeye başladı
Sesi cidden çok güzel
Şarkı bitince alkışladım "Suzuki bu yarışmaya kesinlikle katılmalısın onun için bir şarkı yaz!" Dedim gözlerini bana dikti ve "bilemiyorum.. emin misiniz bayan eda?.." dedi "kesinlikle. Bir sonraki seans için bir şarkı yazmanı istiyorum çıkabilirsin" Suzuki çantasını alıp çıktı bende not almaya başladım.