Gözleri tımarhaneden kaçmış bi delininki gibi açıktı, nefesinden çıkan buhar teninin sıcaklığında kaybolurken elindeki kızıl baltanın ucundan yere tek tek damlayan kanlar onu daha da heyecanlandırıyor ve içindeki hiç bilmediği agresif öfkeyi daha da açığa çıkarıyordu. Kendi kendine "Ben buyum!" diyordu memnuniyetle. Yüzünde ve kollarında belirginleşen damarlar adeta kan akışının uç safada olduğunun habercisiydi. Kendini hiç bu kadar ayık hissetmemişti. Arkasına döndü ve öldürdüğü zombilere acıyarak baktı. Onları küçümsüyor, kendini ise oldukça büyük görüyordu. Bütün o zombi cesetlerinin arasından çıtırtılar yükselmeye başladı. Kol, bacak, omurga, kemik, kelle... Ve daha neler neler. Hepsi kıpırdamaya, titremeye başlamıştı. Neler olduğunu anlamak için dikkatlice yerde titreyen ve birbirlerine yaklaşan ceset parçalarına baktı. Nolur nolmaz diye elindeki Baltayı normalden daha sert kavrıyordu. Elindeki damarların daha da belirginleşmesinden Baltayı ne kadar sıkı tuttuğu anlaşılıyordu. Birleşen cesetlerin arasında sıkı bi şekilde yutkundu. Parçalar birleşiyor ve dev bi yaratık suretini alıyordu. Örümcek gibi uzun ince bi düzine kemik ve deriden bacak, ince ve sert bi gövde, kafalardan oluşan garip bi gülümsemeyi andıran bi yüz ve iki uzun kol. Kendinden neredeyse 3 metre daha uzun olan yaratığa titreyen gözlerle bakıyordu. Nefesi kesilmişti. Yaratık oldukça agresif ve saldırgan görünüyordu. Yere baktı, kırık camların arasında parça parça yüzünü gördü. Baltasına baktı, ucundan akan kanlar hala taze ve sıcaktı. Bağırarak koştu...
Bölüm 1
Zombike
Bölüm sonu
1 yorum
Çok güzel olmuş emeğine sağlık benimde kitaplarıma göz atarmısın seveceğini düşünüyorum
