1 Yıl Sonra
Diğer öğrencilerle beraber gülerek kepimi havaya fırlattım.
Ardından heyecanla seyirciler arasına karışmış aileme baktım. Oğullarım, kocam, annem, babam ve kız kardeşim.
Bana her daim destek olmuş ve bir an bile yalnız bırakmayan ailem. Bu aileye sahip olduğum için çok şanslıyım. Özellikle de oğullarım için...
Evet oğullarım
Efe'yi evlat edineli 1 yıl olmuştu. Ve biz bu karardan bir an olsun pişman olmamıştık.
Efe gerçekten çok zor zamanlar geçirmişti. Uzun bir süre pedagog desteği almıştı. Ona olan yaklaşımımıza oldukça dikkat ediyorduk. O hassas bir çocuktu.
Efe Asaf'ı anında kardeşi olarak benimsemişti. Oldukça korumacıydı kardeşine ve bize karşı. Buda ona babasından kalan bir travmaydı maalesef. Bizlere onun yanında olduğumuz için zarar geleceğini düşünüyor ve çok korkuyordu. Bunu bir türlü atlatamıyordu. Ancak bunu da zamanla atlatacağına emindim.
Evden çıkmayan ve tek tük kelimeler haricinde konuşmayan çocuk bunları zamanla bir olsun aşmıştı. Yine hala fazla konuşmuyordu. Gerek görmedikçe kimseyle iletişim kurmuyordu. Ancak bu artık onun karakterine işlemişti. Bunun için yapabileceğimiz birşey yoktu. Bu onun tercihiydi ve biz oğlumuzun istek ve tercihlerine saygı duyuyorduk.
Küçük oğlum Asaf ise artık 2 yaşına girmek üzereydi. İlk kelimesi tabikide anne olmuştu.
Daha doğrusu 'ane'...
Flascback
"Efendim kocacım"
"Ben eve gelmek üzereyim yavrum. Marketten istediğin birşey var mı?"
"Ay iyi oldu hatırlattığın. Domestos alabilir misin gelirken?"
"Alırım yavrum. İstemen yeter."
Vedalaşıp telefonu kapattıktan sonra mama sandalyesinde oturan oğluma döndüm.
"Baba mı geliyormuş aşkım? Benim oğlumun babası geliyormuş"
Asaf çığlık atarak güldü ve ellerini mama sandalyesinin masasına vurdu. Onun bu heyecanlı haline gülerek tezgaha döndüm ve yemek yapmaya devam ettim.
Bir süre sonra zil çalınca tam mutfaktan çıkacaktım ki içeren ses geldi.
"Ben bakarım abla!"
Gülümsedim. Efe gitgide bize daha yakın oluyordu. Bu beni oldukça duygulandıran bir durumdu. Bu kadar duygusal olmak hiç güzel birşey değildi.
Belime sarılan kollarla kocamın geldiğini anladım. Gülümseyerek arkamı döndüm ve sıkıca boynuna sarıldım.
"Hoş geldin kocam!"
"Senin o kocam diyen ağzını yerim güzelim benim"
Cilveyle kıkırdadım.
"Domates aldım güzelim nereye koyayım?"
"Domates mi?"
"Evet hayatım domates istedin ya"
"Aşkım ben domates mi dedim yaa"
"Ne dedin ki?"
"Domestos dedim aşkım domestos"
"Ne bilim aşkım ben domestes midir domates midir nedir o şeyi?"
"Of aşkım of. Ne yapacağım ben seninle böyle?"
"Seveceksin yavrum. Hemde çok seveceksin."
"Seviyorum...Hemde çok"
"Bende seni seviyorum. Hemde çok"
Dudaklarımız arasındaki mesafe azalırken ortamda yankılanan sesle şaşkınca birbirimize baktık.
"Ane"
&&&
Hatırladığım anılarla güldüm. Agah şok olmuştu. Ardından ise saatlerce trip atmıştı siz beni dışlıyorsunuz diyerek. Saatlerce gönlünü almaya çalışmıştım.
Bir diğer gelişme ise artık kendi kliniğim vardı!
Kliniği açacağım yeri satın almıştık. Agah kesinlikle birikimimi kullanmama izin vermemişti ve kendi birikimiyle satın almıştı. İçini döşeme kısmını ise annemler üstlenmiş elimi cebime atmama izin vermemişlerdi.
Bende birkimimin üzerine kredi çekip araba satın almıştım. Önümüzdeki 5 yıl kredi ödeyecek olsam bile buna değmişti. Kesinlikle Range Roverıma hayrandım.
İçinde güzel bir bebek koltuğu da almıştım.
Klinik tamamen sürpriz olmuştu.
Flascback
"Nereye gidiyoruz?"
"Sürpriz"
"Peki bu sürprize neden oğullarımızı da götürmüyoruz?"
"Onlar daha sonra gelebilir. Bugün ikimize özel olacak"
"Peki"
Elimi tuttu ve parmaklarımızı birbirine geçirdi. Gülümseyerek kocama baktım. Ardından ilerlemeye başlamasıyla ona ayak uydurdum. Açıkçası bu sürprizi çok merak ediyordum.
Durup dururken nereden çıkmıştı bilmiyordum. Acaba özel bir gündü de ben mi unutmuştum?
Ben kendimi sorgularken ilerlemeye devam ediyorduk. Sonunda geniş bir iş yerinin önünde durduk. Kırık hayaller kliniği yazıyordu. Durdum. Bu isim nereden tanıdık geliyordu ki?
Tabi ya!
Ben eğer bir kliniğim olurda böyle bir isim koymak istediğimi laf arasında söylemiştim daha önce Agah'a. Ama ne alakaydı şimdi burası?
Agah durunca bende durdum. Bana döndü ve yüzümü elleri arasına aldı.
"Güzelim benim. Güzel karım"
Alnıma bir öpücük kondurdu.
"Ben eşin olduğum için çok şanslıyım. Seni kaderime yazdığı için Rabbime şükürler olsun. Ve ben bu şansı en iyi şekilde kullanmak için elimden geleni yapacağıma dair kendime söz verdim. Burası da bu söze dahil."
Dolu gözlerle baktım kocama.
"Ben kocan olarak her hayalini gerçekleştirmeye söz verdim. Burası da hayallerinden biri."
Elime bir anahtar bıraktı.
"Yeni kliniğin hayırlı olsun karıcığım"
Şaşkınca elimdeki anahtara baktım. Ardından ise Agah'a. Sonunda jeton düşünce heyecanla çığlık attım ve Agah'ın boynuna atladım. Sıkıca sarıldım.
"Sen varya bir tanesin! Kocam benim. Çok seviyorum seni! Çok!"
"Bende seni çok seviyorum karım"
Mutlulukla dudaklarına yapıştım. Ellerini belime dolayarak anında karşılık verdi.
&&&
Gerçekten çok şanslıydım. Böyle bir kocaya sahibim çünkü. Çevremde çok duymuştum kocasından dayak yiyen eziyet gören kadınları. Ve eski ailemden sonra da benim geleceğimin de böyle olacağından korkuyordum açıkçası. Neyse ki karşıma Agâh çıkmıştı. Gerçekten çok şanslıyım.
Hızlı adımlarla üzerimdeki cübbemle ailemin yanına gittim. Mutlulukla Agah'a sarıldım sıkıca. Ardından ise anneme, babama, kız kardeşime ve oğullarıma. Efe bana çok ayrı düşkündü. Bilmiyorum belki de annesinin yokluğunu benimle gideriyordu. Ona iyi geldiği sürece ne olduğu umrumda da değildi. Asaf şaşırdığım bir şekilde asla kıskançlık yapmıyordu. Sanki anlıyordu abisinin yaralı olduğunu. Bu beni duygulandıran etkenlerden biriydi. Son zamanlarda ayrı bir duygusaldım tabii.
"Eveett. Benim güzel karım mezun oldu. Hemde yüksek başarıyla! Bunu kutlamalıyız!"
Annem ve babamın gururlu bakışlarıyla daha bir kaldırıyordum başımı. Göğsüm kendime duyduğum gururla dolup taşıyordu. Bunca zorluğa rağmen okumuştum ve okulumu yüksek bir başarıyla bitirmiştim. Şimdi ise sırada mesleğimi yapmak ve ailemle mutlu olmak vardı. Herşey mükemmeldi. Ancak içimdeki kötü his bu mükemmelliğin bozulacağını söylüyordu...
Ve soonn...
Ufaktan finale yaklaşıyoruz. Bir hikayemizin daha sonuna gelmek üzereyiz. Bu oldukça duygulandırıcı.
Ufak bir kaos daha yaşanacak. Ardından finale ilerleyeceğiz. Nedense sonlara yaklaştıkça yazasım gelmiyor. Belkide bu kurguya veda etmek istemediğimdendir. Ama keyfi kaçmadan final yapmak en iyisi
Umarım bölümü beğenmişsinizdir
Meyra?
Agah?
Efe?
Asaf?
Bölüm hakkındaki düşüncelerinizi yorumlarda belirtmeyi ve yıldıza dokunmayı unutmayınız
Sizleri seviyorum kendinize iyi bakın >