İçeriğe geç

QUERENCİA

Bölüm 24 · 5 dk okuma

QUERENCİA

Bölüm 24

24. Bölüm

"Gidelim buralardan..."

Şaşkınlıkla gözlerimi kırpıştırdım.

"N-nereye gidicez?"

Benim gözlerimdeki şaşkınlığı ve endişeyi gören Agâh konuştu.

"Merak etme temelli değil. Sadece biraz uzaklaşalım buralardan. Balayı gibi düşün."

İçim rahatladı. Mine anneleri bırakmak istemiyordum. Yıllar sonra ilk defa anne baba sıcaklığı hissettiğim insanları bırakmak istemiyordum.

"Tamam. Gidelim."

Agah gülümseyerek dudaklarıma ufak bir öpücük kondurdu. O sırada içeri Merve daldı ve anında arkasını döndü.

"Oooo...pardon. Ben yanlış zamanda gelmişim. En iyisi gideyim."

Kucağında Asaf'la odadan çıkacaktı ki konuştum.

"Sorun değil. Gelebilirsin."

Merve yüzünü bize döndü. Yanakları kızarmıştı.

"Yani sizde gidin işinizi odanızda halledin. Abimin seks hayatına şahit olmak istemiyorum."

Eğlenircesine konuşan Merve'ye kaşlarımı çatarak baktım. Ardından yanına yaklaştım. Beni gören Asaf gülerek ellerini kaldırdı ve bana uzattı.

"Annem. Nerelere gittin bakayım sen?"

Kucağıma aldım ve boynuna ard arda öpücükler kondurdum. Asaf kıkırdayarak ellerini yanaklarıma dayadı ve kendince mırıldanmaya başladı.

"Ne anlatıyorsun sen anneye? Yerim seni ben yakışıklım benim."

Yanaklarından yumuşakça öptüm. Bu tatlılık abidesine dayanamıyordum. Agah o sırada gülümseyerek lafa girdi.

"Merak etme abim. Endişelenmene gerek yok. Balayına gidiyoruz."

Merve sevinçle abisine sarıldı.

"Ay çok iyi karar almışsınız. Hem bana ikinci bir yeğen yaparsınız olur muuu??"

Gözlerimi şokla açarak Merve'ye döndüm. Agah ise sırıtarak konuştu.

"Sen merak etme abim. Biz beşinciyi bile yaparız."

Sinirle ve utançla Agah'a baktım. Uyarırcasına konuştum.

"Agah! Biz bu gidişle ikinciyi bile yapmayacağız kocacığım."

Sözlerimin altındaki imayı anlayan Agah'ın yüzündeki sırıtış kayboldu ve ciddi bir hale bürünüp boğazını temizledi.

"Yani... Allah nasip ederse ikinci bir çocuğumuz olsun isterim demek istedim abicim."

Merve gülmemek için kendini sıktı. Bende aynı şekilde kafamı yana çevirmiş sırıtmamı engellemeye çalışıyordum.

"Anladım ben seni abim. Sen merak etme."

Merve kendini daha fazla tutamadı ve kahkaha attı. Agah onun üstüne yürüyünce hızlıca salondan kaçtı ve yukarı çıktığını duydum. Ardından kapı sesi duymamla odasına gittiğini anladım. Bende Asaf'la beraber yukarı çıktım Agah'a bakmadan ve odamıza girdim. Asaf'ı yatağımızın ortasına yatırdım ve onunla konuşmaya başladım.

"Senin bu baban çok mu yaramaz ya? Sen babana benzeme tamam mı oğluşum? Yerim seni bebeğim benim."

Karnına öpücükler kondurmaya başladım. Asaf ise ellerini kafama atmış olmayan gücüyle beni ittirmeye çalışarak çığlık atarak gülüyordu. O sıra ensemde bir nefes hissettim.

"Demek yaramazım ha?"

Şaşkınca arkamı dönmeye çalıştım. Ne ara girmişti odaya? Hiç duymamıştım. Arkamı dönmemi engelleyen kafasını boynuma gömmesi oldu. Boynumda ki ince deriyi dudakları arasına alarak sertçe emdi ve geri bıraktı. Ardından boğuk bir sesle konuştu.

"Laf ağzımdan bir kere çıkar karıcığım. İkinci çocuğu da beşinci çocuğu da yapana kadar durmak yok."

"Saçmalama Agâh."

"Ne? Başka çocuğumuz olsun istemez misin?"

"Elbette Asaf'ın bir kardeşi olmasını isterim ama henüz erken. Hem daha okulum bitmedi."

"Hem çocuğumuza bakarsın hem de okursun. Hiçbir şey olmaz."

Boynuma sert öpücükler kondurmaya ve boynumdaki ince deriyi emmeye başladı. Ben ise tatlı tatlı inliyordum. Gözümün önünde Asaf'ın kardeşleriyle koşturduğu bizim de Agâh'la onların peşinden koşturduğumuz görüntüler canlandı. Aslında bu fikir oldukça hoşuma gitmişti ama nedense henüz erkenmiş gibi hissediyordum. Yine de umarım bir gün başka çocuklarımızda olurdu.

&&&

"Allah'a emanet olun yavrularım. Su gibi gidin su gibi gelin inşallah."

"Amin annem. Sizde kendinize dikkat edin."

Bir kez daha anneme sarıldım. Annem arkamızdan dua ederken bizde arabaya bindik. Asaf uyuduğu için onu bebek koltuğuna koyup kemerini bağladım ve bende öne oturdum. Agah arabayı çalıştırdı ve kornaya basarak gaza bastı. Balayı için Didim'e gitmeye karar vermiştik. Aydın'da oldukça güzel bir tatil yeriydi. Merve bavulumu hazırlamada yardım etmiş birkaç güneş kremi vermişti bana. Bikiniyi ise orada alacaktım. Gülümseyerek kafamı yana çevirdim ve Agah'ın yakışıklı yüzüne baktım.

Böyle bir ailem böyle bir kocam ve oğlum olduğu için şanslıyım.

"Hayırdır karıcığım? Gözlerini alamadın benden."

Muzip sesiyle konuşan Agah'a güldüm ve cilveli bir şekilde karşılık verdim.

"Böyle yakışıklı kocam olunca gözlerimi alamıyorum maalesef."

Agah keyifle kahkaha attı. Onun bu neşesine tebessüm ettim.

Bu tatil bize iyi gelecekti. Hem de ailecek vakit geçirmiş olacaktık.

&&&

"Annecim? Uyandın mı sen?"

Kucağımdaki Asaf'ın burnuna bir öpücük kondurdum.

"Acıkmış mı benim bebeğim?"

Asaf uyanıp ağlayınca Agâh arabayı kenara çekmişti. Böylece arka koltuğa geçip Asaf'la ilgilenebilmiştim. Ben arka koltukta Asaf'la ilgilenirken Agâh'ta arabayı sürüyordu. Yolculuğun kalanında arka koltukta olacaktım oğlumla ilgilenebilmek için.

Asaf elleriyle ağzına verdiğim biberonu sıkıca tutarak içerken bende saçlarını okşamaya başladım.

"Meleğim benim."

"Yalnız babası da aynı ilgiyi bekliyor Meyra hanım. Haberiniz olsun."

"Babası biraz daha beklemeye devam edebilir o zaman Agâh bey. Şuanda oğlumla ilgileniyorum."

"Oh tabi geldin geleli oğlumda oğlum. Hiç kocamda kocam yok."

"Kıskanma kocacığım kıskanma. Sıra sana da gelecek merak etme."

"O zaman bu gece bekliyorum ilgimi."

Sırıttım.

"Bekle bakalım."

Yolun geri kalanında Asaf'la oynayıp onunla ilgilendim. Ara ara ise Agah'la birbirimize takılmıştık. Keyifli geçen bir yolculuktan sonra nihayet Didim'e vardık. Arabayı park edip indik. Ben Asaf'ı ana kucağına koyarken Agah'ta bavulları aldı. İki tane orta boy bavulla gelmiştik birde bebek çantası vardı. Bebek çantasını da ben sırtıma taktım. Kollarımla oğlumu sardım ve Agah'ın peşinden ilerlemeye başladım. Otel oldukça büyük ve lüks bir oteldi. İçerisi oldukça güzeldi. Hayatımda ilk defa bir otele gelmiştim. Agah resepsiyondan oda kartımızı aldı. Ardından asansöre bindik ve odamızın olduğu kata çıktık. Oda numaralarına bakarak bir süre ilerledik. Ardından kendi odamızı bulduk. Odaya girdiğimizde balkonu olan orta boy aynı zamanda kendisine bağlı küçük bir bebek odası olan ferah bir oda bizi karşıladı. Gözlerini kırpıştıran mayışmış oğlumu bebek odasına girerek beşiğe yatırdım ve üzerini ince örtüyle biraz örttüm. Zaten uyumak üzere olan oğlum anında uykuya daldı. Saatlerdir yoldaydık ve sabah çıktığımız yolu akşam bitirmiştik. Molalar verdiğimiz için yaklaşık 8 saattir yoldaydık. Oldukça yorulmuştum. Hemen dinlenmek istiyordum. Ancak odaya döndüğümde üzerinde sadece boxerıyla beni bekleyen Agah'ı görünce dinlenemeyeceğimi anlamış oldum.

"Şimdi ilgilenilme sırası bende karıcığım."

Ve sonn..

Umarım bölümü beğenmişsinizdir.

Agah?

Meyra?

Merve?

Asaf?

Mine?

Agah'ın Asaf'ı kıskanması?

Bölüm hakkındaki düşüncelerinizi yorumlarda belirtmeyi ve yıldıza dokunmayı unutmayınız!

Kendinize iyi bakın sizleri seviyorum >

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.