İçeriğe geç

Pyro's Diaries (Türkçe)

Bölüm 16 · 2 dk okuma

Pyro's Diaries (Türkçe)

Bölüm 16

Günlük 1 Bölüm 16

Esir Düştü Kalbim Aşka

Bak çocuk gökyüzüne yine kayısı kıvamında , bir gün daha bitiyor ve güneş kırmızı çizgilerin esiri olurken yine yalnız uğurluyorum günü.

Dertleniyorum , kederleniyorum bazen ; hatta yazasım geliyor dağlara taşlara , haykırasım geliyor bazen . Bazense Böyle şeyler beni Wattpad e itiyor fakat ne kadar itse de koşar adımlarla kaçmak zorunda kalıyorum çünkü kendimi bulup oraya yazdığım her kelime de daha da çok kendimi kaybediyorum. Sonra yalnız kalıp topluma itiliyorum. Toplumun içinde de yalnız hissediyorum . Onlarca insan var fakat hiçbiri benim hayatımda değiller, ben bambaşka bir dünyadayım hayatıma dokunmayan onlarca insanın arasında , toplumda kaybolmaktansa kendi benliğimle baş başa kalıp sorunlarımla yüzleşip dertlerimi çözmeye çalışıyorum ancak o kadar çok yarayı tek başıma sarmaya çalışıyorum ki yoruluyor ve yetişemiyorum dahası zamana bıraktıkça yetişemediğim yaralar açık kalıyor , sızlıyor ve büyümeye başlıyor bu yaraların acılarıyla başbaşa kalıyor tek başıma acı çekiyorum ve bunların hiçbirinin çözümü zaman değil.

Hani zaman herşeyin ilacıydı , zaman hani çözerdi herşeyi . Zamanımızda mı tükendi yoksa ?

Yetişemediğim onlarca yara , savaşamadığım onlarca kolezyum senin yokluğunda boş mu kaldılar yoksa ?

Peki ya ellerim çocuk ellerim , onlarda mı boş kaldı ?

Biz bize kalıp herşeyi göğüsleyip dünyaya karşı duracaktık. Kim ne der diye bakmaktansa biz bize ne deriz diye düşünürken gözlerimiz konuşacaktı hani ...

Ellerin ellerimde olacaktı sımsıkı sarıp sarmalayacaktın soğukta bırakmayacaktın beni ve ben üşümeyecektim. Söylemekten ve duymaktan yorulsakta asla bırakmayacaktık birbirimizi ne güzel ne inanılası yalanlar değil miydi , söylesene çocuk ne oldu o yalanlara ?

Yalanı dolanı kenara bırakalım dedim diye mi oldu herşey , bende mi yalandım bu yüzden mi beni de bıraktın bir kenara ?

Yıllarımızı kullanıp eskiyecek bedenler bulmuştuk kendimize . Hemen orda eskitmekten zevk aldığımız bir o kadar da kıyamadığımız bedenlerin yanlarında...

Yalan olan ben değildim hikayemizde , herşey belki bir hayaldi ama gerçeştirmek için önce hayal etmek gerekmezmiydi zaten ?

Hayallerimin mimarisinin mükemmel olduğunu düşünürdüm hep , zayıf temeller yüzünden hepsi başıma yıkılıncaya dek . O göçük altında bile yalnız başımayken kendi hayallerimin altında ezilirken hala seni hayal ediyordum . Başıma yıkıldığı zaman yine baş ucumda sen ol diye. Bütün dünya başıma yıkıldı , sen yıkıldın , ben yıkıldım ama yine başımda sen yoktun. Yalnız olduğuma ikna olmak için tonlarca sebep varken yine de seni sevdim , aradım, bekledim onca zaman ama deme ki onca zaman bekleyip bıktın mı , bıraktın mi beni diye . Unutma senin sözündü bu ; bir dağın yarısına kadar varınca geri dönülmezmiş. Hala bekliyorum seni çocuk belki bir gün dönersin diye. Kalbim her tınıda senin ezgilerini duyar , gözlerim yalnızca seni arar ve tenim sadece senin teninin tuzuna hasretle bakar. Hiçbir şeyi sorgulama çünkü bulamazsın çünkü cevaplar yalnızca bende fakat bana soracak olursan neden diye de alabileceğin tek bir cevap var çünkü ;

Esir Düştü Kalbim Aşka...

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.