Bozuk yol,arabanın sarsılmasına neden oluyordu. Bulutların ardından yansıyan güneş,gökyüzüne grimsi bir ışık huzmesi olarak yansıyordu.Hava beş derecenin altında olmasına rağmen kar yağmıyordu.Kar yağmaması Mia Moseley'i hayal kırıklığına uğratmıştı.Beş derece ve altında kar yağma ihtimalinin daha yüksek olacağını sanıyordu.Babası yüzüne yansıyan sıkıntılı ifadeyi dikiz aynasından yakalayı verdi.Babasının bakışlarında tam "Söylenme küçük hanım!" der gibi bir bakış vardı.
Oysaki Mia'nın bu sıkıntılı hali,İngiltere'ye taşınmaları gerektiğini öğrendiği ilk günden beri,neredeyse hiç değişmemişti.
------------
Mia,yeni evinin kapısında elinde valizleriyle duruyordu.
Annesi,arabadan inip eve heyecanla bakarak,"İşte geldik.Evim güzelm evim" dedi gülümseyerek.
Babası da gelip annesinin beline sarılarak,"Haklısın sevgilim'' dedi.
Bu mutlu anı minik bir öpücükle süslediklleri sırada,Mia,yeni hayatının her anından ne kadar çok tiksindiğini düşündü.Sıkıntıyla valizlerini kaldırdı ve eve doğru ilerlemeye başladı.Babası çoktan kapıyı açıp içeri girmişti.Mia verandadan ilerleyip içeri geçtiğinde oturma odasının tam ortasına gelerek durdu. Geniş ve yüksek tavanlı bir odaydı,mobilyaları seçkindi ve bu büyüklüğü tamamlar nitelikteydi.Koşar adımlarla ahşam merdivenlerden üst kata çıktı.Bir an önce kendi odasını bulmak istiyordu.Bir süre oda gezdikten sonra kendine büyük ve uygun bir oda bulmuştu.O gün tüm öğleden sonrayı arabadan kutularını indirip,odasına yerleştirerek geçirdi.Akşam yemeğine kadar odasını yerleştirtirmişti.
-------------
Yemek masasında ailesiyle toplandığında yorgunluktan sessizce oturup yemeğini yerken babası,"Odanı sevdinmi?'' diye sordu."Senin için yeterince büyük mü?''
Mia babasına yanıt vermeden yemeğini yemeğe devam etti
"Birkaç gün içinde bu çevrede seni gönderebileceğimiz uygun bir okul bakacağız'' dedi babası.
Mia yine yanıt vermedi.
"Genç bayan, seninle konuşurken bana yanıt vermeni istiyorum '' dedi babası biraz sert bir tavırla.
Mia bu kez dönüp babasına doğru baktı ve yemeğe devam etti.
Annesi,"Tatlım,senin için başka bir ülkeye taşınıyor olmanın ne kadar zor olduğunun farkındayız.Fakat bu durumun kısa süre içinde düzeleceğinden eminim " dedi ve Mia'nın eline uzandı."Daha farkında varmadan yeni arkadaşların olacak.''
"Soğuk ve anti sosyal olmak istiyorsa,bırak öyle kalsın dedi babası ve hemen kalkıp masayı toparlamaya başladı.
Babası masayı toplarken Mia sessizce kalkıp merdivenlere yöneldi.
"Somurtmayı bırak.Her şey güzel olacak merak etme.On birde yatakta olmanı istiyorum anlaşıldı mı?'' dedi babası.
Mia,sessizce gözlerini devirdi ve "Tamam'' diye mırıldandı.
"Tamam ne?''dedi babası sinirli bir tavırla.
"Tamam efendim" diye yanıtladı Mia ve hemen merdivenlerden yukarı çıktı.Babasının bu tavırlarından nefret ediyordu.Babası FBI'daydı ve her şeyin kurallara uygun olmasını istedi. Evet efendim. Hayır efendim. Mia, bu resmiyetten nefret ediyordu.Oysaki babası,on yedi yaşındaki kızına karşı biraz daha farklı davranabilirdi!
Mia,aklında bu düşüncelerle sessizce yeni odasına girdi ve aynanın önüne geçip,makyajını temizlemeye başladı.Saçlarını fırçaladıktan sonra,makyaj masasının üzerine bıraktığı iHome'unun müzik dosyalarına girdi ve Evanescence'den "Bring me to life'ı" bulana kadar listeyi kontrol etti.Sonunda,sesi dışarı vererek,iHome'u masaya bıraktı.Geceliğini giyip hazırlanana kadar şarkıyı dinledi ve mırıldanarak en sevdiği şarkılardan birine eşlik etmeye devam etti.Sonra yavaş yavaş uykuya daldı.
