
'TAK,TAK,TAK'
yargıç salondaki insanları susturmak için tokmağı yuvarlak tahtaya vurdu. "SESSİZ OLUN!!"
Sessizlik. Sessizliği hep sevmişimdir. Beni rahatlatan, en sevdiğim ses.
Avukatım, ailem ve arkadaşlarım. Herkes bu salonda beni savunmaya çalışıyordu. Neden? Neden bunu yapıyorlardı ki? Ben katilim ve biraz sonra olmam gereken cehenneme gideceğim. Belki de...belki de orası benim cennetim olurdu?
Louis!
Louis!!
Louis!!!!
Birisi bana sesleniyordu. Sağ tarafımdaki baskıyla kafamı kaldırdım. Yargıç bana sesleniyordu, bu adamdan hoşlanmamıştım.
"Louis Tomlinson! Son kez savunmanı yap." Ayağa kalktım. Avukatımın benim için önceden yazmış olduğu kağıdı açtım. Fakat, buradakiler doğru değildi. Neden yalan söyleyeyim ki? Ben yapmıştım.
"E-evet efendim, babamı ben vurdum." Etraftan bağırışma sesleri yükseldi, annemin ve kız kardeşimin feryatlarını duydum, avukatımın bana bağırışlarını duydum. Tüm sesler bir anda kafamdan silindi, sadece o sese yoğunlaştı.
'TAK, TAK, TAK'
"Karar verilmiştir! Sanık Louis Tomlinson'ın işlediği suç gerekçesiyle, 58, 95, 190 ve son olarak da 1567 sayılı maddelere karşı gelmiştir. Fakat, annesi Johannah, kardeşleri ve avukatının vermiş olduğu hem yazılı hem sözlü ifadelere dayanarak ve ayrıca Mark Tomlinson'ın yoğun bakımda olması nedeniyle hafifletilmiş olarak tutuklu yargılanmasına karar verilmiştir."
Evet. Sanırım olmam gereken yere gideceğim. Bir katilin gitmesi gereken yere. Hapishaneye...
Yorum yapmayı ve oy vermeyi unutmayın!
2. bölümde görüşmek üzere♡
