İçeriğe geç

power of silence's story

Bölüm 2 · 3 dk okuma

power of silence's story

Bölüm 2

p2

yavaşça alex’in odasına gidip, kapıyı sessizce açtı. alex uyanıktı, kapıda anna’yı korkmuş bir ifadeyle değil, daha çok şaşkın bir ifadeyle karşıladı.

“a-alex?”

“yanıma gel. sen de mi duydun?”

anna koşar adımlarla alex’in yatağına girdi.

“evet, aniden duydum ve karabasan travmalarını hatırlattı.”

yorgana iyice gömüldü, başını alex’in boynunun altına koydu.

“bu bir kehanetti, su güzeli. bunları birkaç kez daha yaşayabiliriz. ruh bağı ve geçiş aynalarına daha çok çalışmalıyız.”

anna sıcak ve huzurlu bir mırıltı çıkardı. alex’in yanında fazlasıyla huzurlu hissediyordu.

“alex, bu gece yanında kalabilir miyim? tek başıma korkuyorum.”

“istediğin her zaman, bebeğim.”

alex, anna’nın küçük vücudunu kendine çekti ve çenesini saçlarına yasladı.

dışarıda hafif bir yağmur vardı, bu alex için çok şey hatırlatıyordu.

alex’in güçleri geç canlanmıştı, annesi ateş kraliçesinden bunun yüzünden pek çok azar yemişti. bir gün arkadaşlarıyla kalmışlardı, ilk ateşi kullanabildiğinde az kalsın sarayın yanındaki bir evi yakıyordu ve annesinden ilk tokadını o gün yemişti. henüz 7 yaşındaydı ve ormanın kıyısındaki tek yerleşim yerinden, yağmurlu bir gecede kapı dışarı edilmişti.

o kadına bir daha anne demeyeceğine dair yeminler etmişti kendine.

anna da yakında babasıyla sorunlar yaşayacaktı, o masumca yanında uyurken alex onun için endişelenmeden edemiyordu.

sabah olmaya başlamıştı, alex uyuyamamıştı, son iki saat kestirebilmişti. anna ise alex’in sıcak bedenine sarılmış ve fazlasıyla verimli bir uyku çekmişti.

anna yavaşça uyanırken, alex hala uyuyordu. duvar ışıklandırmasını sadece alex açabilirdi ve kalkıp uyandırmak istemiyordu.

alex uyanırken, mırıltı halinde esniyordu, dağınık saçları gri gözlerine girdiğinde, anna saçlarını yüzünden çekti.

ardından hazırlandılar ve alex ateş, anna ise su krallığına ışınlandılar.

anna ışınlandığında yatağındaydı, alex onu diğerlerine uyuyor olarak göstermişti. kalkıp dantel desenli bir balo elbisesi giydi.

o gün saray okulunun mezuniyet günüydü, su krallığına bağlı bütün birimlerdeki öğrenciler katılırdı. ertesi gün ise ateş ve su krallığının ortak balosuydu, alt prenslikler de katılırdı. prenslikten mezunolan çocuklar sarayın ana lobisini doldurmuştu.

kralın yeni bir eşi vardı, adı bella’ydı ve kaltağın tekiydi.

alt prensliklerden george martha’nın iki oğlu vardı, charlie ve fred. charlie anna’yı seviyordu ve iki yıldır bunu fazlasıyla belli diyordu ara sıra kral ve bella gelip onu anna’ya överlerdi, ama anna onu her seferinde reddederdi. anna lobiye indiğinde, yürüyecek yer yoktu, onları kutlama salonuna yönlendirmek için kendini ve ses seviyesini yükseltti.

“misafirler, yanda bulunan kapıdan kutlama salonuna geçebilirler. asansörleri kullanarak kabinlere gidebilirsiniz.”

büyük kapıdan geçmeye çalışan 100’ü aşkın kişi, lobiyi boşalttığında, anna geri aşağıya indi ve odasına gitti. odasında bella’yı bulmuştu, çekmeceleri karıştırıyordu. odası biraz fazla büyüktü, bella kapının açıldığını duymamıştı ve hala karıştırıyordu.

“bu kızın bir kozu olmalı.. bu zarf da neyin nesi?”

bella’nın elinde alex’in anna’ya yazdığı mektup vardı.

“bella!”

kadın korkuyla elindeki zarfı yere düşürdü.

anna zarfı yerden aldı ve çekmecesine geri koydu, ardından kadının üzerine yürüdü.

“odamda ne işin var senin?!”

“ben sana bakmaya gel-”

“ben çekmecede, üstüne üstlük bir zarfın içinde yaşamıyorum? bir daha böyle bir şey görür veya duyarsam, böyle olmaz, anladın mı? defol odamdan!”

kadın hızla odadan çıktı, anna’yı çok sinirlendirmişti. gözlerini devirdi ve sakin bir tavırla okul zarflarını alex’in mektuplarıyla yer değiştirdi.

ardından mezuniyet töreni ve balosu için salona indi. ortadaki büyük sahnede kral ve eğitim işleriyle ilgilenen adam kağıtları düzenliyordu, prenses kraliyet kabinine gitti. ardından eğitim işleri müdürü konuşma yaptı, ardından dönem ve yıl birincilerini açıklamaya başladı.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.