İçeriğe geç

Popüler çocuktan kaç!🎸 yarı texting 🎸

Bölüm 1 · 2 dk okuma

Popüler çocuktan kaç!🎸 yarı texting 🎸

Bölüm 1

1.

Hayatım boyunca hiç yaşamadığım garip bir olayın içerisindeyim, ne diyeceğimi bilmiyor ve kafam karışık bir şekilde etrafa bakınıyorum. Tüm gözler benim ve karşımdaki çocuğun üzerinde, karşımdaki çocuğun bana olan bakışı söylediklerinin gerçek olduğuna inanmamı sağlıyor ama bu imkansız, onun gibi birinin beni sevmesi imkansız! Tamam her insan gibi güzelim, çalışkanım ama onun beni sevmesi imkansız, beni şimdiye kadar hiç görmemiş biri görse bile konuşmamış biri nasıl beni sevebilir? Donuk gözlerle ona bakmaktan başka birşey yapamıyorum

- Ben...dedim ve etrafa bakındım, anksiyetemin verdiği telaş sesime yansımıştı, gözlerimi yere çevirdim, çocuğun elini omzumda hissettim bana her zamanki o ilgili ve sevecen sesle;

- istediğin zaman cevap verebilirsin utangaç yonca, emin ol bekleyeceğim. Bir dahakine rahat olacağın bir yerde teklif ederim, buradaki meraklı insanların olmadığı bir yerde...bana bak.

Onun kahverengiye çalan ela gözlerine baktım, gözleri bir piyanodan çalan uyumlu ezgileri andırıyordu, bana bakışı ezgilerin verdiği huzuru veriyordu bana...ama bu olamazdı, o beni sevemezdi

- utangaç yonca...kolyeme dikkat ettin anlaşılan , teşekkür ederim dedim sonra titreyen sesimle ,ama ...bence duygularını yanlış yorumluyorsun...yani sen beni...bu imkansız.

İki adımda yanıma yaklaştı;

- seni anlıyorum yoncam, birdenbire karşına çıktım ve sana seni sevdiğimi söyledim, Dedi iyimser bir tonla ardından gülümseyerek, istediğin kararını verebilirsin, emin ol seni ilk gördüğüm andan beri seviyorum yoncam, o annenin aldığı canından kıymetli o kolyeyi sevdiğin gibi seviyorum seni , o kolyeyi kaybettiginde bende seninle beraber üzüldüm yoncam.

Dedi ve birkaç adım uzaklaşıp yerdeki çantasını aldı, içini açıp içinden bir kutu çıkardı. Ardından çantayı sırtına taktı. Ardından yanıma yaklaştı ve kutuyu uzattı;

- cevabı vermek için kendini zorlama yoncam, ben seni bekleyeceğim ve seni seveceğim...

dedi ve elindeki kutuyu bana uzattı ve" bu kutu acılarının bittiği o anın işareti bunu sakın unutma dedi gülerek.

Elindeki kutuya baktım, derin bir nefes aldım, anksiyetenin verdiği etki ile kalp atışım ve nefesim düzensizdi, sakinleşmeye çalıştıktan sonra sakinleşmeyeceğimi anlayıp pes ettim ve titreyen ellerimle kutuyu aldım

- ellerin artık sadece mutluluktan titretecek yoncam...sana söz veriyorum..

Elime aldığım kutuyu bir kaç saniye inceledim, siyah dışı deri bir kutuydu

- bana hediye almadın değil mi?

Çocuk ufak güldükten sonra

- merak etme yoncam, hediye almayı sevmediğini biliyorum dedi derin nefes aldı, bunu sana sevdireceğim ama şimdi değil...ve zaten bu emin ol hediye den daha kıymetli sana göre

Elimdeki kutuya Bakarak;

- daha kıymetli...ben en kıymetli şeyi kaybettim zaten dedim fısıldayarak ardından kutunun kapağını açtım.

O an kutu elimden düştü, titreyen sesim ile

- bu...dedim ve ağlamaya başladım, birden eğilip yere düşen kolyeyi aldım, annemin bana verdiği ilk ve son hediye olan kolyeyi aldım, beni hayatta tutan tek şeyi aldım. Kaybetmenin ardından beni hayattan soğutan o kolyeyi elime aldım.

Elimi kolyedeki çiçek motifinin üzerinde gezdirdim, ağlayarak

- sen...sen benim hayatımı kurtardın...o an yere çöktüm, sen benim canımı buldun sen benim hayatta tutunma nedenimi bana geri verdin...çok teşekkür ederim bora...b..ben gerçekten çok mutluyum.

Bora geldi yanıma eğildi, ellerini saçımda gezdirip

- hep gül yonca, hep

gül... İnan gülmene ayrı düşüyorum...

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.