
Visenya'nın doğumundan on iki yıl sonra;
prensess Rhaenyra az önce dördüncü çocuğunu doğurmuştu ama ilk sorusu visenya'nın nerde olduğudu:
"Elinda Visenya nerde?"
"Sarayın etrafında Blackflame'nın sırtında uçuyordu en son gördüğümde, prenses"
"Hiç sırtından inmiyor ki binsin"
Rhaenyra kızının bu halini seviyordu aslında ama, anne yüreği işte...
**********
"Aşağıya blackflame bu kadar uçuş yeter"
Valyria dilini iyice öğrenmişti Visenya hem annesiyle, hemde babasıyla çalışarak
Ejder çukurunun inmişti kral muhafızlarından sör Harrold karşılamıştı

"Tekrar hoşgeldiniz, prenses. Yukardaki hava umarım burdaki havadan iyidir"
"Rahatlamış görünmeyin, sör.
"Rahatladım, o siyah yaratık sizi her sağ salim geri getirdiğinde kafam mızrağa takılmamış oluyor"
Onu bekleyen arabanın kapısında halaenay görünce sevinçle oraya doğru hızlı adımlarla gitti.
"Halaena"
"Kaçak olarak geldim"
"Çok sevindim. İstersen beraber Blackflame ve dreamfyre'la birlikte uçabiliriz"
Bunu diyince arkadan sör Harrold visenya'ya ters bir bakıs atı sonra halaena söre bakıp gülümsedi visenya'ya dönüp
"Başka bir zaman, prenses Rhaenyra doğum yaptı bir erke kardeşin daha oldu bence hemen annenin yanına gitsen iyi olur"
"Ne gerçekten mi?"
"Evet prenses onun için geldik, Prenses Rhaenyra ilk sizi sordu"
"O zaman ne bekliyoruz hadi gidelim"
Arabaya binip saraya doğru vardılar. İki prenses kol kola içeri girip yürüdüler, merdivenlerden çıktıklarında, Talya'nın sesiyle döndüler
"Prenses halaena kraliçe alicent sizi çağırıyor"
Halaena yüzünü asarak visenya'ya baktı
"Sanırım kaçakçılık yaptığımı öğrendi ben fazla bekletmeyim sonra tanrılar ormanında görüşürüz"
"Peki sonra görüşürüz"
Visenya halaena'ya veda edip annesini odasına koştu hızlıca, odanın önüne geldiğinde derin nefes alıp verip üstünü düzelti. İçeriye girdiğinde kardeşleri vardı annesi yoktu.
"Annem nerde?"
"Kraliçe alicent çağırdı kardeşimizi merak etti"
"Niye gelip kendi görmüyor yoksa kendimi doğum yapmış annemin yerin"
Daha sonra masada oturan sör Harwini gördü.
"Sör Harwin"
"Sizede merhaba prenses"
"Afet Harwin biraz heycanlıyım"
"Anlıyorum... pek sırası değil ama bunu senin için getirdim Visenya"
Elindeki küçük kutuğu uzatı. Merakla içini açıp baktı Visenya.

Kelebek bir buroş vardı, Visenya hediyeyi çok beğenmişti Harwine sarılp.
"Bu çok güzel, çok beğendim"
"Beğendiğine sevindim"
Dedikden sonra içeriye Rhaenyra ve Laenor girmişti.
"Anne! Bak"
Jacaerys ın sesiyle Visenya hemen annesinin yanına gitti.
"Anne"
Diyip sarıldı.
"Özür dilerim doğumda yanında ,değilde ejderha sırtındaydım, seni yanlız bıraktım"
"Sorun değil tatlım, sonuçta beni sen doğurmayacaktın"
İki prenses gülmüştüler jacaerys ise sabırsızca ejderha yumurtasını göstermeye çalışıyordu. Yanan kazanın ağzını açıp:
"Bebek için yumurta seçtik"
Dedi Luke jacaerys bakarak.
Rhaenyra yumurtaya bakıp sonra Harwinin desteğiyle koltuğa oturdu.
"Mükemmel görünüyor"
"Luke'a seçtirdik"
"Teşekkürler, Visenya"
Rhaenyra'yı yerleştirdikten sonra Harwin konuştu.
"Hergün ejderha çukurundan yumurta çıkmıyor, prenses. Dün çocuklarla eşlik edeyim dedim.
"Teşekkür ederiz kumandan"
"Benim zamanımda bana iyi bir şövalye olacak"
Dedi Visenya kardeşine bakarak. Rhaenyra ve Harwin gülümsemişti dediğiyle.
Birbirlerine bakıp sanki dejavu yaşıyorlardı.
"Sör Harwin, Joffrey'yle tanışmak istiyoru"
"Tabikide"
Diyip Joffreyi Harwine verdi.
"Biliyormusunuz Blackflame üç kişiyi rahatlıkla alabilecek kadar büyüdü, diyorum ki kardeslerimde alıp-"
"Hayır"
Dedi Laenor kızına, zaten kızı uçarken aklı çıkıyor bide üçünün aynı ejderhaya aynı anda uçtuklarını görürse kalp kırizi geçirirdi. Lucerys da hiçbirşeyi umursamayıp kardeşini kucaklamak istiyordu.
"joffrey'i kucağıma alabilir miyim, baba?"
"Hayır. Hayır. Hayır. Siz üçünüz ejderha çukuru'na dönüyorsunuz"
"Hadi ama"
"Peki bizde Blackflame'ya binip üç dört tür atarız"
"Arkanızdan arama ekibi yollarım"
"Sadece şaka yapıyordum"
Laenor çocukları itekleyerek odadan çıktılar, arkalarından Rhaenyraysa yüzünde ki tebessümle onları izliyordu...
**********
Aslında Visenya tanrılar ormanına gidip halaena'yı orda beklicekti ama kardeşi jacaerys ejderhası vermaxı sahiplenecekti onu böyle bir günde yanlız bırakmak istemiyordu o yüzden kardeşleriyle birlikte ejderha çukuruna geldiler içeriye girdiklerinde Aegon ve Aemonda ordaydı.
"Visenya, bakıyorum'da ejerhandan ayrıla bilmişsin normal hayatta dönüp bize katılmışsın" dedi Aegon alayla.
"Senin olduğun yer normal hayat değil anormal bir hayat olur ancak" diye cevap verdi Visenya o da Aegonla alay ederek.
Bu ikili birbiryle uğraşmayı çok severdi, hatta Aegonun Visenyadan hoşlandığını bile söyleyebilirdik, aslında Visenyada ona karşı birşeyler hissedebiyordu ama herşeyi zaman gösterecekti.
Visenya Aegonun yanına geçip, onun yanınaysa Luk geçmişti önlerinde ise heycanla bekleyen jacaerys vardı.
Ejder terbiyecileri Vermaxı getirmişlerdi.
Jacaerys ejderhasına emir vermek için sabırsızlanıyordu
"Dur"
Ejder eğitmeni jacaerys'ın yanına geçti.
"Gelsin"
Ejder terbiyecileri vermaxı serbest bırakıp kenera geçtiler. Jacaerys diğerlerine bakıp sonra visenya'ya baktı Visenya gülümseyerek onay verdi sonra ejderhası vermaxın önünde aralarında meafeli bir şekilde durdu.
"Vermax'i çağırın, prens Jacaerys"
"Hizmet et!"
Jacaerys'ın emri vermaxın hoşuna gitmemişti çünkü etrafına bakınıp jacaeryse kükredi ejder eğitmeni onu kenara çekip
"Dur!"
Ejder eğitmeni vermaxı sakinleştiridikten sonra diğer ejder terbiyecileri çukurdan koyun getirdiler
"Vermax! Vermax!"
Jacaerys vermaxa emir veriyordu ama vermaxın hoşuna gitmiyordu ejder eğitmeni jacaerys uyardı
"Ejderhanıza hükmetmemelisiniz, genç prensim. Prens Aegon'un sunfyre'a ettiği gibi, size tamamen bağlandıklarında başkasından talimat almayacaklardır"
"Söyleyebilir miyim?"
Heycanla kardeşlerine ve amcalarına bakıp geri vermaxa döndü.
" Dracarys, Vermax"
Vermax'ta jacaerys kadar heycanlıydı koyuna yaklaşıp geri geri esneyip koyuna alev püskürtü daha sonra yaktıyı koyuna yaklaşıp yemeğe başaladı.
Jacaerys'ın sahiplenme işi bitince Visenya gidiceken
"Nereye Visenya"
"Nereye gideceğim seni ilglendirir mi? Aegon"
"O hemen kızma Aemonda süprizimiz var belki sende bizimle gelmek istersin hım"
"Ne süprizi?" Dedi aemond
"Yok kalsın ben almiyim işlerim var benim"
Diyip hızlıca ayrıldı Halaena'yla sözleştikleri gibi tanrılar ormanına geldi.
Bu iki kız ağacın orda Halaena ağaca yaslanıp otururken visenyada halaenanın dizine uzanmıştı.
"Septa'nın verdiği kitabı okudun mu?"
"Tabii ki okudum"
"Prenses Nymeria, Dorne'a vardığında kiminle evlendi?"
"Bir adamla"
"O adamın adı neydi?"
"Lort bir şey"
" "Lort bir şey" diye cevap verirsen Septa Marlow kızar"
"Kızdığı zaman çok komik oluyor"
"Endişlendiğinde hep böyle oluyorsun
"Nasıl?"
"Nahoş"
"İnsanların kardeşlerin ve senin hakkınıda konuştuklarına kulak asıyorsun"
"Asmıyorum ama annem için endişeliyim"
"Neden?"
"Annemin taht hakkını elinden almak istiyorlar"
" Anneni taht hakkı giderse, Varisliyinide elinden alırlar"
"Varislik umrumda değil"
"Ne varis olmak istemiyor musun?"
"Seninle ejderhalarımızın sırtında uçmak Dar Deniz'in ötesindeki harika şeyleri görüp, pasta yemek istiyorum"
"Ben ciddiyim"
"Pasta konusunda şaka yapmam"
"Bu durumla ilgili endişeli değil misin?"
"Annem için endişeliyim ama kendi durumuda gayet rahatım"
Halaena elindeki kitabı kapatım oturduğu yerden sinirle kalktı aniden Visenya kafasını kaldırıp
"Nereye?"
"Saraya. Saat geç oldu"
Visenyada yerinden kalkarak Halaena'ya yaklaştı.
"Prenses Nymeria, peşindeki Valyria'lılardan kaçmak için Rhoynar'larını 10 bin gemiyle Dar Deniz'den geçirdi Dorne'lu Mors Martell'le evlenip halkına artık kaçmayacaklarını göstermek için Güneş Mızrak'ta kendi filosunu yaktı."
Diyip. Kitaptaki sayfayı yırtıp halaena'ya verdi.
"Ne yapıyorsun?"
"Hatırla diye"
"Septa bu kitabı görecek olursa.."
"Septa'ya lanet olsun"
"Visenya!"
Dedi gülerek. İki kız saray beraber girdiler. Daha sonra yolarını ayrdılar Halaena odasına girip kitabı masaya koydu sonra böceklerinden birini alıp incelmeye başladı. Halaenanın en sevdiği aktivite buydu. Oturup böceği incelerken içeri alicent girdi.
"Halaena"
"Burdayım anne"
Alicent kızının yanına oturup
"Bugün neler yaptın bakim"
"Visenya'yla tanrılar ormanında sohbet ettik"
"Visenya'yla çok yakınsınız iyi anlaşıyorsunuz bakıyorum"
"Evet burdaki tek arkadaşım o"
Alicent kızıyla ve Visenya'nın arkadaşlıklarını ilk başta sıcak bakmasa bile kızını onun yanında mutlu olduğunu görünce karışmamaya karar verdi bu iki kızı bir arada görünce eski arkadaşı Rhaenyra'yla olan anıları geliyordu aklına. Kraliçe kızını omzundan severken içeri aemond ve onun kolundan tutan muhafızla içeri girdiler.
"Majesteleri"
"Aemond. Ne yaptın?"diyerek ayağa kalktı.
"Yine yaptı"dedi elindeki böceği inceliyerek Halaena
"Kaç kez uyarıldın. Seni odana mı kapatmam gerek?"
"Onlar yaptırdı"
"Sanki teşvike ihtiyacın var. Takıntını anlamak mümkün değil"
"Bana bir domuz verdiler!"
"Ne verdiler?"
"Bana ejderha bulduklarını söy
lediler"
Aemond ve Alicent konuşurken Halaena elindeki böcekle ilgilenmeye devam ediyordu
"Son halkada bacak yok"
"Ama o bir domuzdu"
"Bir gün ejderhan olacak"
"Bir gözünü kapatması gerekecek"
"Biliyorum"
"Hepsi güldü"
Alicent sıkıca oğluna sarıldı Halaenaysa elindeki böcekle ilgilenmeye devam etti...