Günler geçiyordu feride bir ay boyunca kutayın yanında çalışmıştı ve feridede artık kutaydan hoşlanmaya başlamıştı ama söyleyemiyorlardı çünkü feride eğer söylerse onu azarlayacağını ve işten kovacağını düşünüyordu aynı şekilde kutayda söyleyemiyordu çünkü kutayda eğer hoşlandığını söylerse feridenin kızacağını düşünüyordu yine her zamanki gibi feride çalışıyordu kutayın o gün izin günüydü bu yüzden evde oturup telefonda takılıyordu o sırada feridede perdeyi asacaktı fakat boyu yetmedi bu yüzden mutfaktaki sandalyeyi oturma odasına götürdü ve sandalyeye çıkıp öyle perdeyi asıyordu tam o sırada meğersem sandalye sağlam değilmiş sandalyeden çıt diye bir ses geldikten bir saniye hemen sonra sandalyenin ayağı kırıldı feride "ah ayağım" diye inledi kutayda odasından sesi duyunca hemen feridenin yanına gidip iyimisin diye sordu
"İyimisin"
"İyiyim kutay bey kusura bakmayın sandalye kırıldı bu yüzden benim maaşımdan kesebilirsiniz"
"Olurmu öyle şey zaten ben yeni bir sandalye masa takımı almayı düşünüyordum"
"Hayır olmaz çok utandım lütfen biraz maaşımdan kesin"
"Ya hayır olmaz geç sen koltuğa otur biraz dinlen"
"Tamam"
Kutay ferideye su getirdi ve ferideye suyu verirken birbirlerinin gözlerinin içine bakıyorlardı kutayın kahverengi gözlerine kutayda feridenin mas mavi gözlerine bakıyordu birbirlerinin gözlerine bakarken artık kutay itiraf etmişti
"Feride ben sana birşey söylicem"
"Efendim kutay bey"
"Aslında sonra söylicektim ama hazır burda oturuyoruz artık söyleyeyim ben senden hoşlanıyorum"
"Ne nasıl yani" dedikten sonra feride heyecandan elindeki bardağı yere düşürdü ve feridede kutay itiraf ettikten sonra artık oda rahatlıkla hoşlandığını ama söyleyemediği açıkladı sonra birbirlerine bakıp gülüştüler ve kutay
"E artık sevgiliyiz"
"Evet kutay bey"
"Feride artık senin sevgilinim bana bey demene gerek yokki"
"Tamam kutay" diyip feride güldü haftaya feridenin üniversite sınavı vardı