İçeriğe geç

Play with fire

Bölüm 7 · 5 dk okuma

Play with fire

Bölüm 7

Garip tanışma

seni sikik!"

Felix ve hyunjin gözlerini onlara bakan arkadaşlarından çekti ve arkadan gelen sese döndüler.

Sokağın ortasında karşı karşıya durmuş iki taksiden inen iki genç kavga etmeye başladılar.

Nedensizce bu iki genç onlara çok tanıdık geliyordu.

Tabii ya!

Onlar Chan ve seungmindi ancak birbirlerini tanımıyorlardı.

Diğerleri şaşkınca onlara bakarken Chan sakin bir tavır takarak taksiciye parasını verdi, ardından kafasını kaldırdı ve seungmine döndü.

"Yine mi sen? Sanırım senden kurtulamayacağım."

Seungmin yüksek sesini indirmeden ona bir adım attı.

İki taksi de aradan çekilince ikiliyi tutacak etken de ortadan kalkmıştı.

"Seni dava edeceğim. Sabahtan beri takip ediyorsun!"

Chan büyük bir kahkaha attı.

"Ben mi seni takip edeceğim? Ben buraya arkadaşlarımı görmeye geldim."

"Lan piç-"

"Chan hyung?"

Felix dayanamayarak araya girdi.

Chan onu gördüğü anda gülümsedi.

"Bebeğim?"

Chan ona hep seslendiği gibi seslendiğinde Felix'in yüzünde ufak bir gülümseme oluştu.

Hyunjin bunu fark ettiği anda yüzü düştü.

Seungmin de Felix'i fark ettiğinde onu gösterdi ve..

"Al sevgilinde geldi anlatırsın artık ne yaptığını."

Chan yüzünü buruşturdu ve sesini biraz yükselterek konuştu.

"Bana bak o çeneni kapatacak mısın artık, yoksa ben oraya gelip kapatayım mı?"

Minho ve Eunwoo evin kapısından ayrıldı ve hızlı adımlar ile seungmin'in önüne geldiler.

Jake'de Chan'ın yanına geldi.

Minho chan'a yaklaştı ve kafasını iki yana salladı.

"Hayırdır kardeş sorun ne?"

Chan ona baktı ve eli ile Minho'nun arkasında ki seungmin'i gösterdi.

"Şu manyağı alın başımdan, sabahtan beri boş boş konuşuyor."

Seungmin Eunwoonun kolundan kurtuldu ve Minho'nun yanına geldi.

Hyunjin olayın büyüyeceğini anladığında hızla seungmin'in yanına geldi.

"Bana bak çenesini siktiğim sabahtan beri boş yapan sensin be bana mı laf atıyorsun şimdi."

"Sen benimle böyle konuşamazsın!"

İkisi de bağırarak konuşuyor ve birbirlerine saldırmaya çalışıyorlardı.

Tabii Chan'ı Jake seungmin'i de minho, hyunjin ve Eunwoo tutunca birbirlerine saldırmıyor

Sadece çırpınıyorlardı.

Felix birşey yapmıyor sadece dönen başı ile öylece yerinde sallanıyordu.

Yeji onu fark edince hızlıca yanına geldi ve onun kolundan tutarak desteklemeye çalıştı.

Ericada onun yanına geldiğinde bu durumdan sıkılan yeji bağırmaya başladı.

Çünkü sokaktan geçen insanlardan tut komşuları bile pencerelerinden çıkarak onları izlemeye çalışıyordu.

"YETERİN ARTIK!"

Hepsi durup ona baktıklarında şirince gülümsedi ve iki evinde önünde olan masa ve sandalyeleri gösterdi.

""Bence oturup biraz sakinleşmeye ihtiyacımız var."

Bir eli ile de sapsarı olmuş Felix'i gösterdi.

Felix kendini zorlasa da ufak bir gülümseme sundu onlara.

:>⁠.⁠<

Her iki grup masalara oturmuş önlerinde ki limonatalari içiyorlardı.

Aralarında sadece atsan 6 metre vardı.

Yeji her ne kadar hepsi tek bir masada otursun istese de tekrar bir kavga çıkması ihtimaline karşı

Seungmin arkadaşlarının bahçesinde, Chan ise arkadaşlarının bahçesinde oturmuştu.

Böylece kavga etmiyorlardı.

Aradan 10 dakika geçti herkes sakinleşmiş Felix'de biraz daha iyi olmuştu.

Jake daha fazla bu sessizliğe dayanamadı ve konuşmaya başladı.

"Chan hyung eğer sakinleştiysen sorularımı soracağım."

Chan kafasını salladı.

Hala birkaç metre ötede oturan ve ona kötü bakışlar atan seungmin'in bakışına karşılık veriyordu.

"Birincisi; burada ne işin var?

İkincisi; buraya geleceğine neden haber vermedin?

Üçüncüsü; o adamı nereden tanıyorsun?"

Chan derin bir nefes aldı ve bakışlarını seungmin'den çekti.

"İstediğim sorundan başlayabilir miyim?"

Felix ve Erica gözlerini devirdiginde Jake sessizce bir sabır çekti ve kafasını salladı.

"Ya bak ben üniversiteyi kazandım ya, dedim buraya geleyim kendi ülkemde okuyayım.

Hem sizinde başınızda dururum.

Ben bu kararı verdiğim günün akşamı kanada da ki arkadaşlarım benim için bir veda gecesi düzenlemişler.

Bende hazır gidiyorum dedim içip dağıtayım.

Yalan söylüyorsam eğer şuradan şuraya gitmek nasip olmasın ki hatırlamıyorum.

Sabah bir uyandım bu yanımda.

Sevişmişiz."

"NE!"

Felix, Jake ve Erica üçlüsünden öyle bir bağırış çıktı ki diğer masada oturanlar bile kalkip onlara baktı.

Jake yalandan başını tutup gözlerini kapattı.

"Ay bayılacağım Felix tut."

Felix üzerine düşmeye çalışan Jake'in kafasına vurdu ve yerine geri oturdu.

"Eee hyung sonra noldu?'

"Ne olacak-"

Diğer masadan da büyük bir bağırış geldiğinde seungmin'in de olayı anlattığı anladılar.

Chan oraya bir bakış attı ardından sözlerine devam etti.

"Bu manyak başladı bağırmaya 'seni dava edeceğim' falan diye, bende olayı anlamaya çalışıyorum saldırdı bana manyak.'

Eli ile yüzünde ki tırnak izlerini gösterdi.

"Sonra bir şekilde oradan ayrıldım, bu sefer havaalanında karşılaştık, orada da bir rezillik çıkardı sen beni takip mi ediyorsun diye. Varoş."

Seungmin bunu duyduğunda ayağa kalktı ve birkaç metre ötesinde ki Chan a doğru ilerledi.

"Sensin varoş, it!"

Bunun üzerine Chan da ayağa kalkıp onun üzerine yürüdü. Felix Chan hyung'una böyle laflar edilmesini kaldıramadı ve onun önüne geçerek seungminle karış karşıya geldi.

Hemen hemen aynı olan boyları ile birbirlerine sinirle bakarken Erica da ona katıldı ve yanında durdu.

Felix sesinin en kalın tonunu kullanarak sakin bir şekilde konuşmaya başladı.

"Bana bak sen böyle patavatsız patavatsız konuşup duruyorsun ya ben buna çok gıcık oluyorum."

Seungmin ona hiçte samimi olmayan bir gülüş attı ve zaten Felix'e yakın olan kafasını daha da yaklaştırdı.

"Hadi ya, daha da fazla gıcık olman için ne yapmam gerek söyle de seve seve yapayım."

Arkada kalan diğerlerinden çıt çıkmıyor, herkes suspus olmuş gelecek olan kavgayı bekliyordu. olayın daha fazla büyümesini önlemek için Minho aralarına girdi.

"Bence güzellikle anlaşabiliriz çocuklar, neden kavga ediyoruz ki?"

Seungmin sinirden kızarmış sureti ile bu sefer Minho'ya bağırmaya başladı.

"Hyung aşk olsun sana Bu orospu çocuğunu mu savunuyorsun bana?"

"Kimseyi savunmuyorum seungmin. Bu gürültüden bıktım artık, bir orta yol bulup anlaşmanızı sağlamaya çalışıyorum."

"Bence de çocuklar bir yerde oturmalı ve düzgün bir biçimde konuşmalıyız."

Jake te Minho'ya onay verdiğinde Felix gözlerini kırpmadan baktığı seungmin'den Chan'ın zorlaması ile uzaklaştı.

Chan omuzundan tutarak uzaklaştırdığı bedenin kafasından öptü ve şirince sırıttı.

"Sen beni mi korudun sarı civciv? Sen daha kendini koruyamıyorsun?"

"Ne sandın yarr-"

"Tamam sus, anladım."

Herkes dağılırken ortada öylece durmuş Felix'in arkasından bakan hyunjin yediği tokat sayesinde kendine geld

i.

Sinirle yanına döndüğünde Eunwoo sırıttı.

"Kapat ağzını sinek girecek."

Hyunjin onu umursamadı ve Felix'e bakmaya devam etti.

"O kalın sesiyle gerçekten çok seksi!"

Bölüm sonu

2 yorum