Yeni lise başlangıcımın bir sabahı erkenden uyanıp okula gitmek üzere hazırlandım. Aceleyle evden çıktım ve her sabah bindiğim minibüse binip okula doğru yol aldım. Yolun az ilerisinde bir çocuk ve arkadaşı minibüse bindiler. Konuşmaları dikkatimi çekmişti. Biraz daha dikkatli dinleyince, çocuğun güreşçi olduğunu anladım. Yüzünü tam göremiyordum , Minibüs çok kalabalıktı. Ta ki bana yüzünü dönene kadar...
Çocuk hafif sarışın, kahverengi gözlü, kısa saçlı ve yaklaşık 1.80 boylarındaydı. Sol gözünün altında küçük bir yara vardı, maçta aldığı bir darbe olabilir diye düşündüm.
Okula varmıştım bile, hiç fark etmedim. Herkes bahçede toplanmıştı. Müdür yardımcımızın yapacağı konuşmayı bekliyorlardı. Müdür yardımcımız konuşmasına şöyle başladı ;
- İlçemizin sporcularından bir öğrencimiz yapmış olduğu güreş maçında, il üçüncüsü olmuştur. Onu elde ettiği bu başarıdan dolayı tebrik ediyoruz.
deyip onu kürsüye çağırdı.
- CAN YAVUZ !!
Bu çocuk oyduu. Biraz heyecanlanmıştım sanki. Can' ın yürüyüşü bile tam güreşçiyi andırıyordu, uzaktan belliydi.