Alarmın sesine bir kez daha söylenerek kalkıp perdemi açtım. Kahretsin! Yine sabah olmuştu. Oyalanıp saçlarımı düzelttim ve pijamalarımı çıkardım. O sırada annem "Hayret Eliz hanım,uyanabilmişsiniz?" Dedi gülerek. İç geçirdim. Lanet olsun,bu gün okulun ilk günüydü. Liseye yeni başlamıştım ve bursla özel bir yatılı okula gidiyordum. Kazanmak hiç kolay olmamıştı yani hakkımı almak istiyordum fakat sabahın köründe kalkarak pek de hakettiğimi bulmuş gibi hissetmiyordum. Kıyafetlerimi değiştirdim,hafif bir makyaj yaptım ve artık tamamen hazırdım. Dün geceden hazırlamış olduğum dev gibi bavulumu da aldım ve annemle vedalaştım. Merdivenlerden indim,dış kapıya yöneldim. Beni yurda bırakmak için bekleyen taksiye bindim ve evimden uzaklaştım...
Yarım saate yakın süren yolculuğumuzdan sonra taksiden indim. Yurda geldiğimizde ücreti ödeyip valizimi indirmeme yardım eden şoföre teşekkür ettim. Yurt merdivenlerinden çıkmaya başladım fakat elimdeki koca bavul ile gerçekten o zor oluyordu. Kendi katıma çıkmıştım. Odamı arıyordum fakat numaramı bile unutmuştum. Arkamdan yaklaşan bir ses ile irkilip yerimden sıçradım.
Kızıl saçlı,yemyeşil gözlü ve gerçekten mükemmel denecek kadar güzel bir kızla göz göze geldim. "Sen Eliz olmalısın!" diyerek bana sarıldı.Yeni hatırlıyordum.
O Çisem'di.Annemin bahsettiği oda arkadaşım...
"Çisem?" Dedim sorarcasına. Onaylar gibi başını salladı.Oldukça sevimli bir kızdı. İyi arkadaş olabileceğimizi düşündüm. Birlikte odamıza gittik ve yerleştik. Oda fazla büyük değildi,iki dolap,bir ranza ve bir de çalışma masamız vardı. İki kişi için oldukça yeterliydi ama Çisem pek memnun gözükmüyordu.
-Zamanla alışırız. Bence gayet güzel bir oda.
Çisem başını salladı ve odadan çıkmak için kapıya yöneldi. "Gelsene!" Dedi. Nereye gittiğimizi bilmiyordum ama sorgulamak istemedim. Koluma girdi ve merdivenlerden inmeye başladık...Kolidorun duvarında aynalar vardı. Aynaya bakmaktan hoşlanmazdım çünkü kendimi pek güzel bulmuyordum...
Yine de aynadaki kıza gülümsedim ve merdivenlerden inmeye devam ettim.














