Yine aynı yerde , aynı saatte onu izliyordum. Yönetmenlik aynı meslek Sinema TV. Aynı yerde aynı sınıfta arka arkaya oturuyorduk. Onu ilk gördüğüm andan beri , "aşk" aşık olmuştum onu seviyordum. İlhamımın ana maddesi esas kendisi bu hikayeye başlamamın sebebi . Bu hikayeye onun sayesinde başlamıştım . Şuan evdeyim onun evinin tam karşısında , benim evim. Camdan ona bakıyordum ona bakarak yeni yeni ilhamlarla hikayemi hikayemizi yazıyordum. Camdan onu seyrederken o bir an o bir saniye o bütün aşkım bütün sevgim sanki biri üstüne bastı her şey paramparça oldu. Gözlerimden iki damla yaş aktı sadece iki . Hikaye ellerimin arasından kaydı bütün ilhamlar beni terk ediyordu. Hayatı düzeltemediğim gibi öykümüde düzeltemiyordum . Hayat ellerimin arasından öykümü alıp koşarak uzaklaşmıştı. Ama hala bana bakıyordu. Sanki hiçbir şey olmamış gibi . Sabah okula gittiğimde kantinde o kızla elinde kahveyle. Sırtımdaki çantayı elimdeki bütün kitapları yere attım yürüdüm yürüdüm ve dişimdeki tellerle gülümsedim gözlüğümü düzelttim ve ona onun sol gözüne bir yumruk attım . Neye uğradığını şaşırdı . Ve bana bağırarak
- "PİSLİK" dedi.
O an onu haklı buldum ama gerçekten haklıydı. Fakat başka söylicek laf bulamamışmıydı. Gerçi bu beni neden ilgilendirsinki daha onu sevdiğimden ona aşık olduğumdan haberi bilene yoktu. Hiç artık olamazda zaten. Günlerce acı çektim gözyaşı döktüm aşk çok güzeldi sevgide öyle ama aşk acısı. Beni, benliğimi hayatımı almıştı sanki yaşamıyo sanki nefes alamıyo sanki ölmüştüm . Annemi aradım ve yurt dışında süt kardeşlerimle aynı anda kuzenim olan o ikizlerle eğitimimi yurt dışında görmemi kabul ettim.
5 YIL SONRA
"Hhaaddii aammaa " " çıkşu odadan " ikiz süt kardeşlerim Onur ve Gurur. Konuştuklarında sanki harfler iki kere çıkıyomuş gibi oluyo. Bu odadan tabiki çıkmıyıcam. Çıkarsam sevgili annemin çok sevdiği bütün cemiyetinin üzerime çullanıcanı tabiki biliyorum . Benden ne bekliyolarki.
Ben Arda Anka. Ünlü bir oyuncuyum bunun farkındayım ama benden ne bekliyolarki günde milyonlarca selfi çekip imza atarken bileğimi mi kırmamı çok beklerler. Sekreterimin zoruyla gelmiştim tabi ki bu kalabalığı görür görmez bulduğum ilk kapıdan çıktım.
Onur ve Gurur'u gören o kalabalık hemen kapıya dadanmışlardı . Tabikide kendimi o yamyamlara kurban etmicektim. Hep şikayet ettiğim o yatağın güzeller güzeli çarşafını zorda olsa çıkardım. O çarşaftan hep şikayet ederdim ama şimdi hayatımı kurtarıyordu. Gözümde yeri büyümüştü sanki . Neyse bi ucunu yatağa bağladım çarşafın diyer ucunu pencereden attım.
Hiç anlamadam o çarşafın ucu düştü kafama . Sonrada o. Sanki kucağıma atlamıştı.
Hemen kucağından atladım ve " saol" dedim. Koşarak bahçe kapısına bağladığım bisikletimi çözdüm. Ve hemen kaçtım.
O kaçtıktan sonra pencereden milyonlarca insan çıktı resmen . Kalp krizi geçiricem diye korkmadım deyil. Pencereden çıkanlar " Özge Argın " diye bağrıştılar. Adı Özge'ydi demek. Kalabalığın arasından biri beni gördü ve " Arda Anka" diye bağırdı . Bende onlar aşağıya inene kadar çağırdığım araca binip kaçmayı başardım.