Odadan çıktığım zaman rahatladığımı hissettim üzerimden koskoca bir yük kalkmıştı.Daha fazla arkadasimi bekletmemek için hemen 2 kat yukarıdaki odasına doğru çıktım.Tam 1,5 saat önce konusmustuk onunla.Kapinin önüne geldiğim zaman Semi'in;
E be kardeşim...uçağını mi kaçırdın yoksa rötar mi yaptı, yada yok yok dur galiba uçak devrildi de sen altında kaldin superman gelip seni anca çıkarabildi. Aslında kızıyorum superman a ,seni en son çıkardığı için ,kardeşim yoksa hızır'ı mi bekleseydin belki .....
‐aaaaaa semi yeter kardeşim yaaa .Yine çenen düştü hadi al beni içeri artık da kucaklasalim yoksa seni burada kucaklarım sonra bi gören olur mazallah....
Ayyy tamam sakin dedi ve bi hisim beni yakalarimdan tutup içeriye cekti
Tövbe yarabbim ....Semi sen hiç akıllanmayacak misin kardeşim daha şimdi ne söyledim ben dedim gülüsüyorduk
Nihayet içeri girebilmiştim.
Size Semi den bahsetmedim dimi?
😝 SEMİ 😫 (yani can dostum kardeşim şaklaban Semi)

💫 SEMİ 💫
Çok uzun boylu olmamakla birlikte yinede uzun görünen hareketli,şakacı ,sempatik,eğlenceli ama bi hepsi kadar da zeki, bekar bi gençtir. Hani derler ya çok kafa bir genç aynı ondan işte.Bazen aşırı çocuklasip bi anda ciddi olması onu farklı kılıyor.
Yanı duruma göre hareket edebiliyor. Nerede oturması, nerde kalkmasını iyi bilir.mantikli düşünüp iyi empoze etme yeteneği fazlaca güçlüdür. Çay a çok düşkün tam bi çaykolik tir benim gibi.
spor yapmayı seven Çok entellektuel bir kişiliktir. Her alanda illaki bi bilgisi alakası vardır bundan dolayı birbirimizin eksiklerini hep tamamlamışızdır. Neyde kendini rahat hissederse aklına hangisi yatarsa onu yapar.
işin aslı tam bir panzehirdir semi,hep pozitif ve güçlü.
Semi ile Türkiye de tanıştık. Size anlatayım ama hiç beklemeyin herkez gibi sakin bir tanışma şeklimiz oldu
😊
💫ÜNİVERSITE YILLARI💫
O gün evde işlerimi halledip dışarı çıktım. yanlızlıktan da sıkılmıştım. Azıcık dışarı çıkıp dolaşırsam bi renk gelirdi hayatıma diye düşündüm (nereden bilebilirdim renk fazla renkli olacagini ,bildiginiz gökkuşağı)Türkiye ye gelmiştim cunki nereden baksam 4yada 5 yil burada kalacaktım.
Yol boyu yürüyünce gözüme kafe takıldı buranın dondurması çok güzel oldugunu biliyordum birkac kez ugramistim içeri girip bu sıcak havada dondurma bana iyi gelecektir diye düşündüm. Kendime uygun bi masaya oturdum.
Tam o sırada karşımda birisi bana dogru yaklaşıyordu, aşağı yukari benim yaşlarımdaydı galiba bana doğru gelmeye başladı elinde dondurma vardı belliki dondurması sıcaktan erimiş olacakki sulanmisti (Ama nereden bileyim bizim çocuk ruhlu arkadaş meğer dondurmayı sulu seviyormuş eriterek yani).
Bana doğru yaklaştı o sırada ayağının takılmasıyla dondurmanın başımdan aşağıya inmesi hepsi bi anlık oldu.Basimdan saçlarımdan yüzüme doğru akan dondurmalar üzerime doğru süzülmeye başladı hiç mi yememişti dondurmasindan da bukadar çoktu dondurma aktıkça akiyordu.
O şaşkın ben şaşkın birbirimize bakıyorduk kısa bakışmanın ardından ben onun özür dilemesini beklerken o birden yüksek sesle kahkaha atmaya başladı.Acikcasi çok sinirime dokunmuştu.
‐Çok mu komik diyebildim bende ona.Ama o dediğim lafı hiç umursamamış hala gülmeye devam ediyordu iştahlı bir şekilde.
Sonra hızla ayağa kalkıp bende ona iyicene sarıldım. Ne yaptığımı anlamaya çalışıyordu ama hala gülüyordu amacım üzerimdeki tepemden aşağıya doğru akan dondurmayı onada bulastirmakti ama bu şaklaban da benim ona sarildigim gibi oda bana sarilmaz mi .
Napıyordu bu böyle yaaa.Allahim nasıl biri bana bulaştı diye düşündüm baktım hala gülüyor dur duraksız bende kendimi olayın akışına bıraktım artık ikimizde gülüyorduk.
Bi an acaba bu çocuğun beyninde bi sorun mu var diyede düşünmeden edemedim neredeyse çocuğa acımaya başlayacaktım .
Ikimizinde eli gözü yüzü dondurma ve hala birbirimize sarılıyorduk sanki kırk yıllık kankaymisiz gibi.Kac dk.oldu hala gülüyoruz vede hala sarmaş dolaşız yanımıza garson geldi ve bizi rahatsızlık verdiğimiz için dışarı attı kovulmustuk sanki .
Elimle zar zor sahil kenarındaki bankı işaret ettim oraya gidip oturduk ve kendimize gelene kadar güldük durduk.Sinirlerim bozulmuştu.Neden gülüyorduk biz böyle, acaba bizi görenler neler düşünüyorlardı hakkımızda.
Yorulunca sakinleşdik ve denizi izlemeye başladık.Acikcasi baya uzun bi zamandir bukadar cok gülmemiştim ne yalan söyleyeyim bana iyi gelmişti gülmek. Ben ona ;
‐Hep böylemisindir diye sordum.o an boş bulunup acaba dilimi biliyor muydu ki diye düşündüm sonra bana dönüp
‐Nasıl yani dedi.o an kisa çaplı şaşirmayla karışık sevinç hissettim.
‐ yani hem gülen ve hem sakar.
‐evet gülmeyi çok severim açıkçası sakarlığım pek yoktur ama şen olduğum söylenir. Peki ya sen? Yani gördüğüm kadarıyla sende ortama ayak uyduranlardanmissin gibi geldin bana.
‐evet o an öyle oldu ama banada oyle oldugum soylenir.
‐sevdim seni ,dedi ve bana dönerek
‐Merhaba ben Semi dedi ve ayağa kalktı.ben de ayağa kalkarak
‐merhaba ben de Merih sonra tekrar bana sarılıp iyiki karşıma çıktın.
Tebessüm ettim.gercekten bende sevmiştim onu.okadar canayakın ve sıcak davranıyor du ki küçüklüğümden bu yaşıma kadar hep özlemini çektiğim kardeşliği hissettim onda.
Bende ona onun bana sarıldığı gibi sıkıca sarıldım .Disaridan nasıl görünüyorduk bilmiyorum ama umursamadım açıkçası.
Sonra ona buraya ne amaçla geldiğini sordum .
Buraya üniversite okumak için gelmiş hem okuyup hemde merak ettiği Türkiye yi tanımak gezmek istiyormuş.
Ona
‐hangi üniversite diye sordum ve hangi bölüm olduğunu, ne tevafuk ki aynı bölümdeymişiz. O da benim gibi uçak mühendisliği ve pilotluk.
Bana buralarda kalacak yer bulabildin mi diye sordu kendisi okula yakın aramış fakat bulamadığını söyledi ve banada öğrenciye benzedigim için sormaya geliyormuş dondurma ile beraber.
nedense ona ısınmıştım ve yapmayacağım bir teklif sundum bi anlık boşluğum la beraber.
‐istersen eğer benimle beraber kalabilirsin bana ev arkadaşı olabilirsin dedim. Gerçekten okadar çok sevindi ki hemen kabul etti.
Yolda konuşarak eve dogru ileliyorduk valizlerinde yardım ettim ona .Aslen koreliy mis annesi malezyali imiş. Türkçeyi de merakından dolayı öğrenmiş. Ben de ona;
‐Benim annem Türk babam ise Arabistan Medine liyiz ve cidde de oturuyoruz. ben doğma büyüme Medineliyim Türkçe yi annem öğretti dedim.
Eve doğru yaklaşınca evim burası biraz küçük ama 2 kişi rahatlıkla kullanabiliriz dedim .Semi evi görünce çok beğendi huzurlu bir ortama benziyor dedi
Içeriye girdik ona yerleşmesi için odasını gösterdim o yerleşene kadar bende ikimiz için biseyler hazirladim.
Beraberce yemeğimizi muhabbet ve tanisma esliginde yedik çay icermisin diye sordum çok severim dedi şasirdim Buraya gelmeden evvel buranın yemeklerini araştırmaya başlamış zaten çayıda öyle sevmiş.
Çay keyfinin ardından günü tamamlamanın verdiği yorgunluk la odalarımıza çekildik.
Semi ile iyicene alışmıştık birbirimize,her günümüz hemen hemen gırgır şamata ile eğlenceli geçiyordu.Mutfakta ise o kendi kültüründen biseyler yapıyor bende kendi kültürümden yapıyordum.
Ortaya yenecek biseyler çıkıyordu hani.onunla iyi anlaşıyorduk belli ki iyi aile terbiyesi almış bir arkadaştı .
Semi ile hergun okula beraber gidiyorduk hafta sonlarimizida hep degerlendirme cabasi icerisindeydik okadar cok geziyordukki bazen spora gidiyor bazen eglenmek için piknikler yapıyor bazende geziler e katılıp başka şehirleri tanımaya çalışıyorduk.
Tatillerimizde ya kore ye yada Arabistan a gidip ailelerimizle vakit geçiriyorduk. Bol bol resimler çekip tabiri caiz se anılarımızı ölümsüzlestiriyorduk.
Seneler birbirini kovalayıp durdu biz semi ile hep dua ediyorduk Allah a, iyiki o kafede sen sakarlık yapıp da üzerime dondurma döktün diye hemde cıvık supsulu dondurma artık nezamandn beri yemedi acaba sıcaktan mi yumuşadı diye düşünmüştüm hep ama oysaki bizim çocuk ruhlu semi meğer se dondurmayı hep sulandirip erimesini bekleyip de yemesini seviyormuş.
o günden beri artik beraberken onunla çubuklu dondurma yemeye karar verdik 😉

Ikimizde çok iyi dereceyle üniversiteyi bitirmiştik. Semi ile her nekadar farklı ülkelerde çalışıyor olsak ta irtibatımızı hicbir zaman kesmedik.
Semi nin uçağı acil iniş yapması gerekince cidde ye geldi ve heyecan içerisinde hemen beni aramış.Az da olsa birkaç saat için beni görmeyi istedi.
Geldiğini duyunca hemen otele gelip onu eve götürmeyi istiyordum ama sizinde bildiğiniz üzere annemi yormamak için vede birkaç saat sonra gideceği için rahatsızlık vermek istememis benim güzel arkadaşım.
Otele gelip kapıya vurdum karşısında beni görünce sevindi
Hasretle birbirimize sarıldık özlem giderdik kısa zaman diliminde ,sonra bana:
‐ ne bekledin sen, okadar ağaç oldum beklemekten dedi.Bende başımdan geçen olayı bir bir anlattım ona, okadar şaşırdı ki;
‐Seeeeen inanmam, sen hiç tanımadığın kızı kucağına na alacaksın ona pansuman yapacaksın vede kızın başörtülü olmasına rağmen saçlarını göreceksin...oğlum bu kız senin nasibin ahhhaaahhh şuraya yazıyorum dedi ve işaret parmağını yalayip duvarı çizdi.
‐yapma semi ya ne diyorsun o geldi geçti yardıma ihtiyacı olan birisiydi Allah ta beni ona yolladı o an okadar .
‐iyi ,peki öyle diyorsan öyle olsun .dedi ve saate baktığımızda az zamanının olduğunu fark ettik nekadar da cabuk geçmişti zaman daha birbirimize doyamadan daha anlatacak çok şeyimiz varken birbirimize .
Hazırlanıp hemen dışarıya çıkıp yemeğe gittik onu en sevdiği yemegi yedirdim sonra arkadasimi havalimanina götürdüm hatıra foto da çekilmeyi unutmadık tabi sonra onu ugurlayip evimin yolunu tuttum .
Bölüm sonu
✈️. ✈️. ✈️. ✈️. ✈️
Eveeeet uzun bir bölümün de sonuna geldik umarım beğenmişsinizdir. Sizce merih ve semi nin arkadaşlıkları nasıl yorumlarınızı eksik etmeyin lütfen beğeni de yaparsanız çok sevinirim okurcanlarim şimdilik hoşçakalın diğer bölümde görüşmek üzere