İçeriğe geç

Pierced Hearts Symphony

Bölüm 1 · 4 dk okuma

Pierced Hearts Symphony

Bölüm 1

1. Bölüm

tek bir yola çıkar, ölüme. Aralarında ki tek fark ise, zaman.

Görkemli eve yaklaştıkça piyanonun sesini daha net duyabiliyordum, girişe yaklaştıkça benimle hemen hemen aynı mesafede ileriden gelen genç kız ile bir anlık gözlerimiz kesişti. Mavi gözleri, sarı saçları ve mavi elbisesi ile çok zarif duruyordu.

Genç kız ile birlikte kapıdan girdik, bu evi az biraz biliyordum, evin sahibi Alastor ülkedeki bilinen zeninlerden biriydi, onun için daha önce bir vakaya bakmıştım ve şuan onun nişan balosundaydım. Görkemli salonda yürürken koluma dokunan bir elle o tarafa döndüm ve Alastor karşımdaydı. "Görüşmeyeli uzun zaman oldu dedektif hanım" kibarca gülümsedim "Evet, baya uzun zaman oldu ve umarım sizde bu sürede yeni düşmanlar edinmemişsinizdir" hafif bir kahkaha attıktan sonra eliyle ileriyi gösterdi. "Sizi nişanlım ile tanıştırayım" Birlikte gösterdiği yöne doğru yürümeye başladık.

Biraz ilerleyince beyaz elbiseli -nişanlısı olduğunu düşündüğüm- kızı ve kapıdan birlikte gidiğimiz genç kızı gördüm. Beyaz elbiseli kızın yüzü kederliydi, burada olmaktan pek mutlu değildi sanırım. Genç kız ise oldukça öfkeli duruyordu ve yanındaki beyaz elbiseli kıza bir şeyler söylüyordu, beyaz elbiseli kız bizi -sanırım daha doğrusu Alastor'u- görünce yanındaki genç kızı dürttü ve bize doğru gülümsemeye başladı, genç kızda durgunlaşmıstı.

Alastor, beyaz elbiseli kadının koluna girdi ve bana döndü. "Tanıştırayım nişanlım, Lavinia" kibarca kadına gülümsedim, oda bana gülümsedi ve elini uzattı. "Memnun oldum, ben Ravenna" Lavinia'nın elini sıktım. Biraz sonra gözüm istemsizce hoşnutsuz bir suratla bize bakan genç kıza döndü, bunu fark eden Lavinia yavaşça genç kıza döndü ve yavaşça koluna girdi. "Kız kardeşim, Adeliade" genç kız kafasını belli belirsiz hayır anlamında salladı. "Sadece Adel"

Bir süre birlikte havadan, sudan konuştuktan sonra ilk giden Adeliade olmuştu, bende bir süre daha Alastor ve Lavinia ile kaldıktan sonra izin isteyerek yanlarından ayrıldım ve büyük evin -şato demek daha doğru olur- içinde dolanmaya başladım.

Bir süre dolandıktan sonra -yanlışlıkla- kendimi arka bahçede bulmuştum. Bahçenin ortasında bir sus havuzu ve arkasında da bir çardak ve gül salkımları vardı. Biraz ilerleyip havuza yaklaştım, uzun zamandır bakımı yapılmadığı belliydi, havuzun heryerini yosun bağlamıştı.

Bir süre sonra omuzumda hissettiğim bir elle istemsizce irkildim ve arkamı döndüm, karşımda bana sırıtarak bakan genç bir adam vardı. "Sanırım bu eve ilk gelişiniz? " istemsizce bir süre genç adamı süzdüm, koyu kahve saçları ve onlarla uyumlu koyu kahve gözleri vardı. "Aslında hayır, bu eve ilk gelişim değil ama son gelişimin üstünden baya zaman geçmişti." Genç adam anladım dercesine kafasını salladı, sonra bir anda aklına gelmiş gibi elini uzattı "Bu arada ben Dylan" elini sıktın "Ravenna"

Bir süre etrafa bakınarak konuştu. "Bu eve ilk gelişiniz değilse arkadaşım Zyran'ı tanıyosunuzdur, onu gördünüz mü?" Kafamı hayır anlamında salladım "Maalesef tanımıyorum" Dylan kaşlarını çattı "Emin misin? Alastor'un oğlu" şaşırmıştım çünkü Alastor'un bir oğlu olduğunu bilmiyordum. "Alastor'un bir oğlu olduğunu bilmiyordum" Dylan bir süre daha etrafa bakındı "Kendisi pek sosyal birisi değildir yani büyük ihtimalle o yüzden tanışmamış olabilirsin" kaşlarını çatarak bir noktaya kitlendiğinde bende o noktaya döndüm, evin koridoruna bakan camların arkasında bir kaç hizmetlinin telaşlı bir şekılde koşturduğunu fark ettim. Dylan daha fazla bır şey söylemeden yanımdan ayrıldı.

Bahçeye bir kez daha göz gezdirince gül salkımlarının yanında bir kadın olduğunu fark ettim. İstemsizce kendimi kadının yanına doğru giderken bulmuştum, yaklaşınca kadının Adeliade olduğunu fark ettim, biraz daha yaklaşınca oda beni fark etmişti. Tam yanına varıcakken evden gelen bir çığılık sesi ile eve dönmüştüm, camın arkasından korkuyla koşturan insanları görebiliyordum, Adeliade ile anlaşmışız gibi aynı anda eve doğru koşmaya başladık.

Koridorun sonundaki kapının önü yığınla insan doluydu, yaklaşınca kalabalığın arkasında duvara çökmüş ağlayan Lavinia`yı gördüm. Adeliade ablasını fark edince onun yanına yöneldi, bende kapının önündeki kalabalığa yöneldim. İçeri girmek için ufak bir savaş verdikten sonra sonunda odaya girebilmiştim. Birinin yatak odasıydı burası, odaya girer girmez gördüğüm ilk şey yere çökmüş ağlayan Alastor olmuştu, bakışlarımı biraz daha ilerletince yatağın arkasından bu tarafa doğru akmış kan birikintisini fark ettim. Yatağa doğru ilerleyince onu gördüm, üstündeki tüm kıyafetler kan içindeydi, görebildiğim kadarıyla gözleri oyulmuştu ve parmaları kesilmişti.Yanımda hissettiğim hareketlilik ile soluma döndüğümde tuhaf bir sırıtış ile cesede bakan Dylan ile karşılaştım, bir süre sonra aynı tuhaf sırıtış ile bana döndü ve eliyle cesedi göstererek konuştu “Tanıştırayım, Zyran. Alastor`un oğlu”

Selammmm

Bu kitap benim ilk eserim sayılır

Yazım hataları ve mantık hataları olursa lütfen kusura bakmayın.

Oy verip görüş ve önerilerinizi benimle paylaşırsanız çok sevinirim≤3

Sonraki bölümde görüşürüz ≤3 ≤3 ≤3

Bölüm sonu

Sonraki bölüm kilitli

2. bölümü 5 jetonla uygulamada açabilir, kaldığın yerden devam edebilirsin.

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.