Telefonunun melodisi arabanın içinde yankılandı.
Çınar direk telefonu açtı diğer eliyle de bieğimi tutuyordu. Kimin aradığını bilmiyordum ama Çınarın fazlasıyla gerildiğini anlıyordum. Çınar gözlerimin içine garip bir şekilde bakıyordu .
"Bunu kimden öğrendin?"
"..."
"Ama bu fazla saçma ."
Telefonu kapatıp derin bir soluk verdi. Kolumdan parmaklarını çektiğinde kızardığını farkettim. "Çınar neden kaskatı kesilsin?"Ona soru yöneltiğimde hâlâ dönük bir ifadeyle beni seyrediyordu. Çınar yavaşça bana doğru yüzünü yakınlaştırdığında iyice şaşkın ördek moduma girmiştim.
Çınarın bir an bizimle oynayan kişi olma ihtimali bile aklıma geliyordu her geçen saniyede ona karşı şüphelerim artıyordu.
Bir
İki
Üç
Hâlâ sessizce gözlerimin içine bakıyordu. Kiminle konuştuysa bu onu şoka sokmuş olmalıydı. Sessizliği bozan ilk kişi ben oldum." Çınar kiminle konuştun ve neden bu hâle geldin?"
Çınar baygın bir bakışla gözlerimin içine bakıyordu. "Hare senin bulunduğun otelde çalışan bir arkadaşım vardı ." Nefesi kesiliyor gibiydi."Polise otel güvenlik kamerasının kayıtlarını bulamadıklarını söylemişti ya o sizin odanın koridorunu çeken kayıtları içeriden birisi silmiş." Duraksadı. "Arkadaşım görüntüleri onun sildiğini görmüş."
Şaşkınca ona bakmayı sürdürüyordum. "Çınar Bu durumda o kişi kayıta olanları gördü katili de görmüş olabilir hatta kayıtları silmesini birisi istemiş bu belli bu durumda biz Akay'ın katilini bulduk demektir."
Çınar kaşlarını çatarak bana doğru eğildi." Hare arkadaşım otel müdürüne onun sildiğini söylemiş ama işin garip kısmı otel müdürünün her şeyden haberi olmasıymış bunu isteyen zaten otel müdürüymüş."
"Çınar otel müdürü neden kamera görüntülerini sildirmiş olabilir bu çok saçma." Huzursuzca arabanın kapısına yaslandım.
"Hare, bu işler bizim fazlasıyla gücümüzü aşıyor. Akay her ne bok yaptıysa olaylar çok yanlış kişilere bağlanıyor." dedi nefes nefese. "Arkadaşıma bu işi kurcalamaması gerektiğini ve otel kayıtlarının silinmesini bakanlardan birisinin karısının istediği söylenmiş."
"Ama bu çok saçma Akay'ın bakanla ne işi olur ki? Bu durum da polisin gözünde baş şüpheli ben olacağım." Dedim. Yüzünde bana acıyan bir ifade belirmişti.
"Eski bakanlardan birisi olan şimdiyse kendi halinde iş adamı olan Delal Göksu'nun eşinin sildirdiğini söyledi. "Dudaklarım düz bir çizgi halini aldı.
Akay'ın onun eşiyle ne işi olabilirdi?
O kadının kamera görüntülerini sildirmesinin sebebi ne olabilirdi?
Neden suç benim üzerime yıkılmıştı sevdiğim adamın ölümünde o ailenin bir parmağı olabilir miydi?
Derin bir nefes alıp verdim. Çınar kolundaki saate bakış attı." Hare saat biraz geç olmuş annen eve gelip seni merak etmiş olabilir." Konuyu değiştirmeye çalıştığında bu konudaki huzursuzluğunu anlamıştım.
"Sen istersen eve git bende bir şeyler öğrenmeye çalışacağım. "Dediğinde annemin eve gidince yapacağı çeneyi düşündüm hem sorularımın cevaplarını almak için araştırma yapmak istiyordum hem de eve gitmem gerekiyordu. Onunla gelmek istiyordum ama annem aklıma geldiğinde yine beni suçlayıp üzerime geleceği için araştırmamı evde yapmak zorundaydı. Aklıma aniden gelenle sırıttım. Yanlış hatırlamıyorsam veya karıştırmıyorsam Bakan Delal Göksu'nun oğlu Dağhan Göksu eskiden en yakın dostum olan Müge'nin kaçamaklarından biriydi. Eğer Müge Dağhandan laf alabilirse veya Dağhan ile beni tanıştırabilirse o eve girmeninin bir yolunu bulduk demekti.
O çocuğun Akay ile alakasını öğrenebileceğim tek bir kişi vardı o da Mügeydi Dağhan Göksu'nun katil olma ihtimali vardı eğer katil oysa sevgilimin intikamını alabilirdim .
"Çınar telefonun lazım bana." Dedim.
Çınar telefonunu uzattığında ezbere bildiğim numaraya mesaj gönderdim.
Gönderilen Müge
-Ben Hare otuz dakikaya bizim evde ol konuşmamız gerekiyor
***
Müge koltuğa huzursuzca yaslandı.
" Yani benim kaçamak yaptığım çocuk eski bakanın şimdiyse ünlü iş adamı olan Delal Göksu'nun oğlu olduğu için evin içine girip bilgi almak bana düşüyor." Dişlerini gıcırdattı.
"Sana yardım etmeyeceğim senin yüzünden annem işsiz kaldı. Ailene artık nasıl ötüp doldurduysan annemin işine son verilmiş öfkeni ailemden çıkarma benden çıkar Hare." Gözlerim yerinden çıkarcasına kocaman açılmıştı.
Ailemin onun annesini işten çıkardığından habersizdim. "Müge annenin işten çıkarıldığını gerçekten bilmiyordum. "Dedim .
"Ailece birbirinizden haberiniz yok komikmiş." Bilmiş bir surat ifadesiyle gülümsedi. "Senin için o adamın evine gireceğimi düşünüyorsan bunu yapmayacağım git kendi işini kendin hallet." diyerek konuşmayı devam ettirdiğinde bıkkınca soludum.
"Müge gerçekten annenin kovulduğundan haberim yok Ayrıca onun evine benim için gitmeni değil bunu Akay için yapmanı istiyorum onu seviyordun ve onun katili o aileden birisi olabilir güvenlik kayıtlarının silinmesi gerçekten fazla aptalca. "Dedim.
Müge gergince takma kirpiklerini yoluyordu.
"Hare, Akay'ı seviyordum ama artık sevmiyorum."
"Yani ölünce sevginde geçti , garipmiş." Dedi Çınar. Ses tonunda Müge'yi aşağılama vardı. Gergince yanağının içini ısırdım Müge'yi parçalamak isterken tek işime yarayacak olanın o olması gibi bir saçmalık vardı. "Müge birincisi ailemin anneni kovduğundan haberim yok ikincisiyse Akay için bunu yapmalısın sadece eve girip Akay'dan bahset ve kadının tepkilerini bize anlat." konuşmaya devam ettiğimde Müge yanaklarını balonmuşcasına şişirdi.
"Benim kadınla muhatabım yok sadece oğlu ve oğlunun yatağıyla muhatabım var yani kadının tepkilerinden size vereceğim bir bilgi olması imkansız. " dedi gözlerini bana dikmişti gözleri adeta saf nefreti simgeliyordu.
Çınar bıkkınca soludu. " Kaç dakikadır aynı şeyleri tekrarlayıp duruyorsunuz Müge annesini tanımıyorsan bile oğluna Akay'dan bahset oğlu da tanıyorsa bu işle fazlasıyla alakalılar demektir."
"Siz fazla aksiyon filmi izliyorsunuz galiba evini biliyorum çocukta hala beni takip ediyor ama geçen yazdan beri hiç konuşmadık aniden evine gitmem fazla saçma olur. "Omuz silkti.
"Çocuğa o gecenin hiç aklından çıkmadığını onu unutamadığını aniden onu göresinin geldiğine ikna et." dedi Çınar. "Ona aşık olmuş gibi yap bence sen bu rolü güzel oynarsın."
Müge takma kirpiklerini stresten çekiştirmeye devam ediyordu. "Ya siz cidden fazla masum düşünüyorsunuz ben ona aşık olmuş gibi yapıp aniden oraya gideceğim Akay'dan bahsedeceğim o da bana tanıdığını belli edecek.
"Sinirle gülümsedi. "Siz galiba fazla sitcom izlemişsiniz mantıklı olamadığınıza göre. "
"Müge sen bırak tepkileri gözlemlemeyi çocuğun ağzından sen laf bile alırsın en iyi olduğun şey kadınlık değil mi işte onu kullanırsın. " Sesi gırtlağından mide bulantısını özetleyen bir şekilde çıkmıştı kardeşim Onur resmen Müge'ye en kral lafı savurmuştu. Onur'a onu tebrik edercesine baktım.
Müge gözlerini devirdi. "Ben bu lafları duydum ya sizin için hiçbir şey yapmam. "dedi. "Benden istediğiniz şey de çok saçma ."diyerek konuşmaya devam ettiğinde bakışlarım karnına kaydı üzerime yeniden ağır bir yük binmişti sevdiğim adamın çocuğunu taşıyan ben değildim oydu.
Kalbimin hızla atışını hissediyordum damarlarımda ise kanın değil de nefretin dolaştığını hissediyordum. "Bunu Akay için veya benim için yapmıyorsan bile karnındaki için yap." dedim stresten omuzumun üzerindeki saçı elimle bukle bukle yaparak.
"Hare cidden çok komik burada tek günah keçisi benim diye bana böyle saçma bir şey yaptırıyorsunuz ben gidemem oraya daha önce sadece yattığımız için evini biliyorum o zamanda zaten kimse yoktu evde annesini de hiç görmedim. "Gözlerini kaçırıyordu.
"Müge bu cinayet neden bana yıkıldı ve bizimle kim uğraşıyor ? Bunu ögrenmek zorundayız."diye vurguladım.
"Hare ben oraya gidemem." Gözlerini yere sabitledi.
"Müge bizden sakladığın bir şey mi var ?" Onu gözlerimle baştan sona inceledim.
"Yok ya neyi saklayacağım benimle yatıp uyandığımda onun yanımda olmadığını bomboş yatakta uyandığımı ve sadece beş yüzün sehpanın üzerinde olduğunu mu saklayacağım ? Veya bu konuyu kapatalım ben gidiyorum." Dediğinde kolunu sertçe kavradım.
"Müge ne saklıyorsun ?" diye sordum. Üzerine gelmemiz için saçba bir şey uydurmuştu onun bu huyunu iyi bilirdim.
"Hare benden her şeyi iste ama ben oraya gitmem öldür daha iyi ."Korkudan elleri titriyordu. "Ben oraya gidersem yeniden ruhum ölür." Nefes nefese kalmıştı. "Yeniden o pis elleriyle bana vurur ve zorla saldırganlaşır sarhoşluğumdan yararlanarak ben bunu yapamam yeniden aynı şeyleri yaşamak istemiyorum Hare." Dediğinde ona karşı hissetiğim duygu kalbimi taşla eziliyor gibi eziyordu O şerefsiz çocuk Müge'ye , Cümlenin devamını düşüncelerimde getiremiyordum bu dünyada kadın ve çocuk olmanın suç olduğu yeniden bize ispatlanmıştı.
Gözlerimden yaşlar çıkmaya başladığında Çınar ve Onur'a bakış attım ikisi de kaskatı kesilmişti.
"Neden ona dava açmadın Müge?"
" Ona dava açsam kim bana inanırdı ki geçmişimi ortaya çıkarırlardı her türlü ben haksız bulunurdum bu dünyanın her yerinde böyle kadınsan yargılanırsın ."Güçlükle yutkundu.
"Ben onu zaten geçen yazdan önce tanıyordum onu ve ailesini hep takip ederdim onlar istediğim hayatı yaşıyorlardı ben sadece biraz olsun o hayatı pırıltılı hayatı yaşamak istedim ama ben sonra ondan gerçekten hoşlandım."
Duraksadı ."Kabul başta parası için onunla çıktım ama bu onun bana saldırganlaşmasını gerektirir miydi ? Yani ben sırf o ışıltılı hayatı tanımak istediğim için ölmek zorunda mıydım ?Benim ruhum öldü ama o hayatına devam ediyor." Gözleri yavaş yavaş dolmaya başladı.
"Kadın sırf zenginlik için ona yaklaşır suçlu ama o saldırır suçsuzdur laflarıyla aşağılar suçsuzdur döver suçsuzdur zorla sahip olur komodinin üzerine para koyar bir yiyecek almış gibi sonra sana kendini değerli hissettirir ama yine hep kadın suçludur sıra kendi çocuklarına gelene kadar hep kadını suçlarlar bu dünyanın her yerinde aynı benim için." diye vurguladı.
"Mesela sende dahil bir çok kişinin ailesi yanında ama benim ailem güçlü bir aile değil maddi açıdan paranın konuştuğu bu dünyada benim ailemin sesi bile çıkmaz."
Derin bir nefes alıp vermeye çalıştım. "Müge senden bunu istemiyorum sana bu konuyu açtırdığım içinde üzgünüm. "Diye mırıldandım.
Çınar'ın bakışları yere kaymıştı. "Böylece duramazsın hakkını aramaya çalış Müge."
"Yapamam" dedi.
Onur ise küfürler savurmaya başlamıştı.
"Ben gitsem iyi olur annen geldiğinde beni görmesin." Dediğinde bir an Akay ile onu unutup eski en yakın arkadaşıma sıkıca sarıldım.
"Eğer Akay'ın ölümüyle o ailenin bir alakası varsa onların anı cehenneme! Müge her şeyi öğrenip bütün herkese kanıtlayacağım sonra sende sesini duyuracaksın o piç ise cezasını çekecek." diye vurguladığımda Müge'nin dudaklarından kıkırdama döküldü.
"O iş o kadar kolay değil o Dağhan Göksu o bence yırtacak bu durumdan ." dedi. Saç diplerim uyuşmaya başlamıştı bu sefer o piç yırtamayacaktı hem Akay'ın ölümüyle ilgileri vardı hem de Müge'ye saldırmıştı bunlardan çok kolay yırtamayacaktı.
"Müge her şeyi çözeceğiz."diye güven verici bir sesle konuştum.
"Lütfen beni affet ve eskisi gibi iki en yakın dost olalım Hare ben arkadaşlığımız bittiğinde beri kendimi kimsesiz hissediyorum."diye itirafta bulundu.
Kapının kilidinden ses geldiğinde annemin eve geldiğini anladım panikle birbirimize bakıyorduk bana veya Onur'a kesin patlayacaktı.
"Arka kapıdan çıkın ."Diye mırıldandı Onur.
Müge ve Çınar panikle arka kapıya doğru yürüdüklerinde annemin adım sesleri daha da yaklaşıyordu. Çınar kapıyı takırtılı bir şekilde örtüğünde gergince yutkundum onların dışarı çıkmasıyla annem salona girmişti. Fazlasıyla bitkin gözüküyordu gözleri koyu halkalarla çevrilmişti. "Babanla konuştum yarın çıkacak Hare ama gözetim altında olacakmış . "Güçlükle nefes alıp verdi. "Baban bizden bir şeyler saklıyor gibi senide sorguya çekeceklermiş yarın beraber karakola gideceğiz sonrasındaysa terapistinin yanına."
"Ben artık oraya gitmek istemiyorum." dedim.
"Anne Hare, suçlu değil onu suçlamak yerine artık gerçek katili bulmalılar." dedi Onur gergin bir sesle.
"Onur sadece Hare ile değil seninle de konuşacaklarmış Akay'a kartından para gönderdiğini bilseydim kartlarını önceden kontrol ederdim." Bakışlarım annemin dediğiyle Onur'u bulduğunda Onur gözlerini kaçırdı.
"Akay'a sen para mı gönderiyordun ?"Diye sordum şaşkınlıkla.
Onur bayık bir şekilde annemin gözlerine bakıyordu.
"Sadece üç kere gönderdim abartılacak bir şey yok." Annemin kaşları çatılmıştı. "Bize açıklaman gerekenler var."dedi annem gözleri öfkeyle parlıyordu.
"Mecburdum yoksa arkadaşlarla şekerleme aldığımızı babama ispiyonlayacaktı benden ona para yatırmamı isteyince ben de kabul etmek zorunda kaldım. "Pişmanmışcasına bakıyordu.
Benden sakladığı için fazlasıyla gerildim. "Erkek arkadaşım şantaj yoluyla senden para istedi sen de bana söylemedin çok aptalsın Onur."
"Korktum Hare !"Diye bağırdı.
"Ben artık hanginizi koruyacağımı şaşırdım seni mi koruyayım Hare yoksa Onur'u mu koruyayım ha bir de unutmadan şüpheli kocam var." Dedi annem bıkkınca.
"Hare'yi koru sen ben kendimi korurum." Diyerek salondan bir hışımla çıktı Onur. Erkek kardeşimin daha bizden ne sakladığın düşündükçe kemiklerime kadar stresten ağrı giriyordu. Kime güvenip kime güvenmeyeceğim artık tamamen karışıyordu her şey kayıp bir yapboz parçasına bağlanacak gibiydi. Nefesim kesiliyordu erkek kardeşimin sevdiğim adamı öldürme ihtimali nefesimi tamamen kesiyordu.
En kötüsüyse o yazı Onur'a aitti. Hiçbir şey söyleyemeden bir hışımla odama gidip kapımı kilitledim babam bile benim suçumun bedelini ödüyordu. Bilgisayarımın düğmesine bastım. Terapistim ile canlı bir görüşmeye ihtiyacım vardı. Bilgisayarımın açılmasıyla terapistimi görüntülü aramak için Terapistim yanımda uygulamasına girdim. Bu uygulamada terapistine sorular sorup haftada üç defa terapistlerine sorular sorup canlı görüsebiliyordun aynı zamanda kendin gibi sorunlu kişiler ile buradan mesajlaşıp arkadaşlık kurabiliyordun.
Mesaj kutuma girip terapistimden erken görüşme talep mesajı gönderdikten sonra uygulamadan bana gelen diğer mesajlara bakıyordum o sırada mesaj ekranımda çağrı ekranı belirdi. kullanıcılardan birisi beni arıyordu. Çağrıyı reddettiğimde üst üste sekiz kere daha arıyordu.İçime doğan garip bir merakla açtığımda tek görebildiğim bir odaydı birisi orada öylece yatağında yatıyordu uyuyor gibi gözüküyordu. Ben şaşkınca ekrana bakarken kamera yataktaki kişiye doğru yaklaşmaya başlıyordu işte o an oranın normal oda değil hastaneye ait bir oda olduğunu fark ettim. O kişinin yüzünü gördüğümde gözlerim panikle kocaman açıldı.
Yatakta yatan kişi Akel'di.
Yanağına bıçak dayanmıştı o ise uyuyordu gelen minik horlama sesinden bunu anlamıştım. "Akel uyan o yanında! "diye bağırdım sesimi duymayacağını bilmeme rağmen"
Akel 'e bir şey yapma lütfen." Dudaklarımdan dökülenlere kendim bile şaşkındım. " Neden insanları öldürüyorsun? "Korkudan saçmalamaya başlamıştım. "İnsanları öldürmeye hakkın yok " dedim.
"Senden benim için birini öldürmeni isteyeceğim bunun sonucunda da bütün cevapları alıp aklanacaksın" Sesi bütün bedenimin korkudan kasılmasına sebep oldu.
"Hayır ben katil değilim hiç kimseyi öldürmem birini öldürmektense ölmeyi yeğlerim."
" Merak etme Hare öleceksin zaten ama finalde " Korkuyla sinir karışımında dudaklarımdan kahkahalar dökülmeye başlamıştı. Psikolojim gittikçe altüst oluyordu.
Gerçeklik ve delilik arasındaki ince çizgide geziniyordum. Elindeki bıçağı Akel'in boynuna bastırdığında "uzak dur ondan!" diye bağırdım. Gözyaşlarım yanaklarımdan boynuma doğru akmaya başlıyordu. "ne istersen yaparım ama lütfen birini öldürme veya öldürmemi isteme."
Başını salladı kahrolasıca 13. Cuma maskesi yüzünden suratını göremiyordum. "Yatağa otur." Söylediğini yaptım benden ne isteyeceğini bilmiyordum.
"Şimdi ayağa kalk. "Yeniden konuştuğunda ayağa kalktım ne yapmaya çalıştığını anlayamıyordum.
"Eğer dediklerimi yapmazsan Akel'in sonu Akay'dan daha beter olur bunu biliyorsun değil mi?"dedi kalın ve tehditkâr bir sesle.
Başımı korkuyla onaylarcasına salladım zihnimde sevdiğim adamın parçalanmış bedeni belirmişti nefesim kesiliyordu. "Neden onu öldürdün?" Hıçkırarak ağlamaya başladım.
"Şimdi Hare benim için dolabının üst gözündeki tenis eteğini ve kırmızı braletini giyip dans etmeni istiyorum." Gözlerim yerinden çıkarcasına açıldı benim dolabımla ilgili nasıl bilgi sahibi olabilirdi ki? Kahretsin! Evime girmiş olabilir miydi? Güçlükle yutkundum ve korkuyla dolabıma baktım.
"Evime nasıl girdin?"
Gür bir kahkaha yankılandı ."Evine henüz girmedim sadece kardeşin ve sana gönderdiğim yazılımı alışveriş sitesi çekilişi linki sanıp tıkladınız bende böylelikle telefonunuz ve bilgisayarınıza bağlanabildim ben her zaman dürüst bir katil olmuşumdur." Elindeki bıçağı yeniden Akel'in yanağında gezdirdi.
"Onun ölmesini istemiyorsan şimdi karşımda soyunup o braleti ve tenis eteğini giymeni istiyorum."
Başımı hayır anlamında salladım.
"Yap bunu yoksa ilk olarak Akel'in boğazını keserim sonra da sürekli her şeyle övünen erkek kardeşinin boğazını keserim Hare." Yavaşca bana denileni yapıp üzerimdeki bluzu çıkardım Onur'u da öldürmesi beni korkutuyordu sevdiğim adamı kaybetmiştim şimdide erkek kardeşimi kaybetmeye hiç niyetim yoktu. Yavaşca pantolonumun düğmesini de açıp ayaklarıma doğru indirdim. Onun karşısında iç çamaşırımla kalmıştım. Korkuyordum bunu yapmamalıydım ama sevdiğim birini kaybetmektense bunu yapmak daha mantıklı gelmişti.
Korkudan nefesim kesiliyordu...
Bir katil neden beni böyle görmek istiyordu. Amacı neydi ? Nasıl bir oyunun içindeydim ben.
"Korkuyorum. "diye mırıldandım. "Benden ne istiyorsun?"
"Dolabının üst gözündeki kırmızı bralet ve tenis eteğini getir." Yavaş adımlarla dolabımın üst gözündeki tenis eteğimi ve kırmızı braletimi aldım ve iç çamaşırlarımın üzerine geçirdim.
"Hare sütyenin üzerine giyilen bralet benlik değil senden şimdi o braleti çıkarmanı sonrada sütyenini çıkarmanı istiyorum her şey yavaşca olmalı."
Hayır anlamında başımı salladım.Bütün bedenim korkudan titriyordu. "O zaman herkes ölür butun ailen ve arkadaşlarının nefesini kolayca keserim Akay'ın nefesini kestiğim gibi."dedi zevk alan bir sesle. Gözyaşlarım boynuma kadar harita çizercesine dökülüyordu. Dayanamıyordum tek istediğim şey her şeyin bitmesi ve kimsenin ölmemesiydi.
"Göğüslerini görmek istiyorum."
Bunu yapamazdım.
"Olmaz."
"O zaman herkes ölür!" tısladığında korkudan bütün bedenim titredi. Denileni yapıp üzerimdeki braleti ve sütyeni çıkardım göğüslerimin uçlarını ellerimle ağlayarak kapatıyordum. "Ellerini çek."
"Olmaz yapamam."
" Şu an evine gelip herkesi öldürmemi istemezsin değil mi uslu kız"diye tehdite bulundu.
Başımı olumlu anlamda salladım. Ellerimi göğüslerimden çekip yere baktım utanç ve korku duygusu bütün bedenimde dolanıyordu.
"Bana dans etmeni istiyorum. "Ellerim yumruk şeklini aldı.
"Neden benden bunu istiyorsun? ."
"Dans et eğer etmezsen herkes ölür! ölür!" yeniden tısladığında korkudan sıçradım.
komodinimin üzerindeki kardeşim ile olan çerçevedeki fotoğrafımla göz göze geldiğimde kendimi buna mecbur hissettim ve dans etmeye başladım göğüslerim onun karşındayken ben ağlayarak onun için dans ediyordum işte o an tek arzuladığım ölüm olmuştu.
Mantığım korkuya karşı büyük bir yenilgi içindeydi birisinin daha ölecek olması ihtimaline dayanamıyorum benim suçum neydi? Çok iyi mi olmak yoksa yanlış adamı seven aptal bir kız mı olmak? Gözyaşlarım boynuma indiğinde kalbimin sızladığını hissettim Azrail'in avucunun içinde ezildiğimi hissediyordum.
"Bunu neden yapıyorsun? Beni cezalandırıyor musun?" Dudaklarımdan dökülen saçma soru kıkırdamasına sebep oldu.
"Evet seni cezalandırıyorum."
"Suçum ne? "diye mırıldandım gözyaşlarımın arasından.
"Bilmiyorum bunu Akay'a sormak gerekir." Dedi gür bir sesle.
"Onunla ne alakası var ki? Eğer sen onu öldürmeseydin bunun cevabını alabilirdim. "Nefesim kesiliyordu.
"Sana bunun cevabını iblislerin verecektir her insanın kendine ait olan iblisleri vardır." Sesi o an biraz yumuşamış gibi çıkmıştı.
Gözlerimi kırpıştırdım. "Ya benim iblislerim yoksa."
Elindeki bıçağı ekrana yaklaştırdı. "Herkesin zihninde iblisleri vardır Hare."
Başımı hayır anlamında sallayarak "Herkesin değil sadece ruh hastalarının zihninde iblisleri vardır." dedim yüzüne tükürürcesine. O sırada 13. Cuma Jason Voorhees maskesinin burun kısmından akan kanı farkettim.E lini o kısma götürdüğünde panikli ve kalın bir sesle "Bu kadar yeterli Hare şimdi hastaneye Akel'in yanına gitmeni istiyorum." dedi. Sesinde garip bir ton vardı sanki onunla ilgili bir ayrıntıyı bulmuşum gibi bir paniği vardı. O sırada aklıma izlediğim bir filmdeki katil geldi gerildiği zaman stresten burnu kanıyan bir katildi." Senin gerildiğinde burnun kanıyor. "Dudaklarımdan salakmışım gibi dökülenle ekranı kapatması bir oldu.
Elimde katile ilgili bir ipucu mu vardı? yoksa burnundaki kan tesadüfen olan bir şey miydi ?
Sizce katil kim ?