İçeriğe geç

Perinin Dileği

Bölüm 1 · 3 dk okuma

Perinin Dileği

Bölüm 1

SON MASAL

Bir efsaneye göre her dileği yerine getirebilen muazzam güçte harika bir peri varmış. Bu peri diyar diyar gezmiş ve bir çok varlığın dileklerini kabul etmiş. Dilenen dilekler içini ısıtırmış ve onu mutlu kılarmış. İstenen şeyler hep huzur, mutluluk ya da daimi hayatmış. Bu dilekler onun için bu işi yapmasındaki en önemli nedenmiş. Ama bu perinin yolu, bir gün, insanların diyarı olan dünyaya düşmüş. Bunu öğrenen insanlar gaddarca, iğrenç yollarla periyi aramaya başlamışlar. Peri zaten bulunmak istediği istediği için insanların karşısına çıkmış. İnsanlardan dileklerini dilemelerini istemiş.

Perinin bütün dilekler için gücü yetermiş. Bütün dilekler için zamanı da varmış. Ama insanlar hep bir ağızdan konuşmaya birbirlerinin dileklerine müdahale ederek bencilce davranmaya başlamış. Peri bu durum karşısında hayrete düşmüş ve bir çözüm yolu düşünmeye başlamış. Ardından şöyle bir çözüm yolu bulup konuşmaya başlamış:

- Ey insanlar. Herkes dileklerini kağıtlara yazsın ve bana versin.

İnsanlar bu fikre bayılmışlar ve hemen işe koyulmaya başlamışlar. Hepsi dileklerini birer kağıda yazmış ve periye vermişler. Peri herkesin kağıtlarını topladıktan sonra bir dağın en zirve noktasına çıkmış ve yazılan dilekleri okumaya başlamış. Ancak dilekler alışık olduğu gibi değilmiş. İnsanların bazıları diğerlerine besledikleri kinleri yüzünden onların ölmesini istediklerini yazmış. Bazılarıysa kendilerinin ölümünü dilemiş. Çoğu intikam istemiş, neredeyse büyük bir kısım dünyaya hükümdar olmak istemiş. Okuduğu her dilekte kalbi taşlaşan peri ilk kez bir duyguyu hissetmiş: öfke.

İnsanların dünyası alışık olduğu gibi bir yer değilmiş. burası güneşin en tepede olduğu zamanda bile soğukmuş. Kalpler nefretle kırılmış ve kimsenin kimseye güveninin olmadığı bir yermiş. Dalından koparılan meyveler tatsız, hayvanlar yabani ve korkak, insanlar ise züllümden beslenen birer canavarmış.

Peri bu insanlardan nefret etmiş. Dünyayı hiç sevmemiş ve zaten mahvolmuş bu yerde ilk kez kendi dileğini dilemiş:

-Dünyada bitmesin ot, koşmasın hayvanlar. Gezdiğim diyarların en gaddar yaratıkları büyüsün, en yavan bitkileri yetişsin bu topraklarda. İnsanların yüreklerinde büyük bir pişmanlık yeşersin. O yeşeren pişmanlık büyüsün büyüsün ve bütün benliklerini ele geçirsin. Asla istemedikleri huzura muhtaç olsunlar. Ölümünü dileyen hayata sıkı sıkı tutunsun. Başkasının ölümünü isteyen kendi ölümünü hazırlasın. Ömürleri uzun olsun. Ama hayal edemeyecekleri kadar hızlı geçsin. İntikam için değil huzur ve mutluluk için yaşamayı öğrensinler. Benim dileğim budur. Bu dilek ancak gerçekten gönülden huzuru arayan ve nerde olduğunu bulan birinin beni bulmasıyla bozulsun ve onun dileği kabul olsun. İnsanların hissedemediği güven ve sevgi ancak o zaman tekrar kalplerle buluşsun.

Kendi dileğini dileyen peri bu dileği bir kağıda yazmış ve rüzgara bırakmış. Ardından büyük bir huzursuzluk ve üzüntü hisseden peri gözlerinden süzülen yaşlarla gittiği dağın tepesinde taştan zarif bir heykele dönüşmüş. Perinin dileği kabul olmuş ve dileğini yazdığı kağıt asırlarca rüzgarla bir o şehri bir bu ülkeyi dolaşmış fakat asla yere düşmemiş. Bir gün yeni doğmuş bir bebeğin açlık ve kuraklık yüzünden ailesini kaybetmesi üzerine dilek o çocuğun evine konmuş. Dilediği dilek yüzünden yetim ve öksüz kalan bu çocuğa perinin ruhu annelik yapmış.

Çocuk büyümüş büyümüş. Peri çocuğa kendi çocuğuymuş gibi bakmış. Dokunamamış ama dilediği dileklerle onu yalnız da bırakmamış. Çocuk onu görememiş ama varlığını hep kalbinde hissetmiş. Çocuk artık diğer insanlardan çok farklıymış. Onun kalbinde farklı bir şeyler varmış. Evine o küçükken giren dilek kağıdını almış, okumuş okumuş ve bir karar almış bu dileği bozacakmış. Ve bir şekilde öğrendiği bu efsaneyi bozmak için yola koyulmuş.

"İşte bu peri masalı da böyleymiş. Nasıl beğendin mi gerçi dönüp dolaşıp bunu anlatıyorum ama?" Annem bu mahvolmuş dünyada yatmadan önce bana hep bu ve buna benzer masallar anlatırdı. Ama o gün anlattığı masal ondan dinlediğim son masal olmuştu. O artık bu dünyada değildi. Ondan geriye ısrarla anlattığı bu masal kalmıştı.

Bir şekilde asla sıkılmadan dinleyebildiğim bu masal son zamanlarda kulaklarımda yankılanıyor. Annemle yaşadığım bu evde her yer bana bu masalı anlatıyor. Ama bu sadece bir masal. Gerçek olamaz. Dünyanın şuan ki hali çok korkunç ama başka türlü olabileceğini de düşünmüyorum. Bu yüzden yatağıma yattım ve hiç bir şey düşünmek istemeyerek uyumaya çalıştım.

Bölüm sonu

3 yorum