Yalnızlığı kapımın önünde bırakıp kaçan biri var. Ben de aşkı ona bıraktım. Kaçmak kolaydır. Kalmak ise zordur. Önemli olan tüm duygularınla burada kalabilmektir. Benim gibi, bir sokak lambasının altında öylece kalabilmektir. Güvendiğin dağlardaki orman yangınlarına bakakalmaktır. İçimde binalar yıkılmış, bir enkaz altında gibiyim.
Bomboş sokaklarda olan anılarımız geliyor gözlerimin önüne. Tek tek sarılıp veda ettim bütün sokaklara. Ancak ben ona veda etmedim, anılara veda ettim. Ben ona değil bize aşıktım. Yüreği kadar sever herkes, benim yüreğim kapkaranlıktı. Onunla aydınlandı. Ben gece gibi karanlıkken o ay gibi kar beyazı... Bizim hikayemiz beyazın siyaha dönüşmesi, siyahın beyazı yutmasıydı.
Bir gün hiçbir şey yokmuş gibi gelip omzuma yaslansa, hayat o an akıp gitmesin isterdim. Çünkü onsuz bu kalp bir ülke ama başkenti yoktu. Hem belki de yalnızlık daha şıktır. Başıma ne geldiyse bu ruhumun yüzünden. Oysa ben ruhumun gönüllü işçisiydim. Ben yalnızlığın ta kendisiydim.
13.02.2018
Pencerenin Ardındaki Kadın