İçeriğe geç

Pembe Uzaylı Prenses

Bölüm 2 · 5 dk okuma

Pembe Uzaylı Prenses

Bölüm 2

Pilaxy Gezegeni

Uzayda bir yerler de yaşayan kral ve kraliçe vardı. Bu kral ve kraliçe Pilaxy adında bir gezegene hükmediyorlardı. Derken kraliçe hamile kaldı.

"Night sana bir şey söyleyeceğim." dedi Kraliçe

"Söyle Star." dedi Kral

"Ben hamileyim." dedi Kraliçe

"NE!" diye bağırdı Kral

Ertesi gün bir kutlama verildi. Herkes o kadar mutluydu ki bu gezegen çilek yemeye bayılırdı. O gün nerdeyse tüm çilekler bitmişti. Herkes gelecekteki hükümdarları için çok heyecanlı bir kutlama yapıyorlardı.

O sırada geçmiş Pilaxy hükümdarların edindiği düşmanlar yeniden savaş açmak için plan yapıyordu. Aslında o zamandaki kral ve kraliçe öldüren onlardı. Ama içlerindeki öfke bitmemişti. Pilaxy gezegenini ele geçirmek istiyorlardı. Ama bunun için doğru anı kolluyordu.

Kral ve kraliçe çok mutluydu. Bir kızları olacaktı ya da oğulları veya ikizleri çocuk düşüncesi yüreklerini ısıtıyordu.

"Night"

"Efendim Star"

"Ben çok mutluyum."

"Ben de mutluyum çileğim."

Gözleri sadece birbirlerine bakıyordu. Kral elini kraliçesinin yanağına koydu ve okşamaya başladı.

"Bir kızımız olursa ve senin kadar güzel olursa onu kimseye vermem."

"Daha çocuk doğmadı. Sen onun ergenliğini düşünüyorsun. Ayrıca kız olacağını nereden biliyorsun?"

"İçime doğuyor."

"Peki."

"Sen alınmaya mı başladın?"

"Hayır."

"Evet evet, sen bana bir baksana."

"Al baktım."

Kral o anda dudaklarını birleştirdi. Birbirlerinden ayrılınca kraliçenin yüzü gülmeye başladı.

"Sen güldün mü?"

"Belki."

"Güldün güldün."

"Of evet ne olmuş?"

"Artık alındığında ne yapacağımı biliyorum."

"Öyle mi?"

"Öyle."

"Yatıyor musun?"

"Evet."

"İyi."

Kral ve kraliçe sabah uyandıkları zaman birbirlerine bakıyordu. Bu o kadar tatlı oluyordu ki. Hizmetçiler bugün kardeş gezegen Sealaxy hükümdarları onları ziyaret etmek istediklerini söylediler.

"Merhaba Shine." dedi Kraliçe Star

"Merhaba Star." dedi Kraliçe Shine

"Bakıyorum da sizin bebek büyümüş." dedi Kral Night

"Doğalı bir ay oldu. Sana öyle gelmiştir." dedi Kral Mussel

"Belki de." dedi Kral Night

"Sizin çocuğun doğmasına daha var değil mi?" diye sordu Kraliçe Shine

"Evet." dedi Kraliçe Star

"Çocuğun adını ne koydunuz?" diye sordu Kral Night

"Lord." dedi Kral Mussel

"Çok güzel bir isim." dedi Kraliçe Star

"Evet." dedi Kraliçe Shine

"Biliyorsunuz siz bizim oğlumuzun manevi anne ve babasısınız." dedi Kral Mussel

"Siz de bizim çocuğumuzun manevi anne ve babasısınız." dedi Kral Night

"Neyse biz gidelim. Hamilelik zordur bilirim." dedi Kraliçe Shine

"Tamam görüşürüz." dedi Kraliçe Star

...

"Lord çok tatlı değil mi?" diye sordu Kraliçe Star

"Evet öyle." dedi Kral Night

"Acaba bizim çocuğumuz nasıl olacak?"

"Bilmem."

"Ayy... canım çilek istedi."

"Tamam getiriyorum."

"Tamam, teşekkür ederim."

"Al bakalım."

"Harikasın."

"Asıl sen öylesin."

Kraliçe bir oturuşta 50 tane yemişti.

"Yavaş yavaş boğulacaksın."

"Bir şey olmaz."

"Peki, sen bilirsin."

...

"Anne gitmek istemiyorum."

"Kızım."

"Anne beni bırakıp gitme!"

"Kızım!"

"Anne."

"Kızım gitme!"

"Belki beni şuan bırakırsın ama senin yanına geleceğim."

"KIZIM!"

...

"Star... Star"

"Kızım!"

"Star ... iyi misin?"

"N'oldu bana?"

"Kızım diye sayıkladın."

"Ben rüya gördüm. Bir kız çocuğu bana 'Anne beni bırakıp gitme.' diyordu."

"Merak etme sadece bir rüya gerçek değildi."

"Umarım... umarım öyledir."

"Ayrıca kız mı dedin sen?"

"Çıkara çıkara bunu mu çıkardın?"

"Hadi gidelim. Bugün cinsiyeti belli olacak."

"Doğru hadi gidelim."

"Ama ondan önce bir kahvaltı yapalım."

"Tamam getiriyorum çileğim."

"Çilek demişken..."

"Pekala getiririm."

"Harikasın."

Kraliçe belli etmese bile gördüğü rüyadan korkmuştu. Belki bebeğin başına kötü bir şey gelirse.

"Ben geldim."

"Hoş geldin."

"Yine bir oturuşta 50 tane yeme."

"Benimle dalga geçme."

"Dalga denizde olur."

"Night."

"İyi tamam."

Kraliçe yine bir oturuşta 50 tane yedi.

"Her seferinde beni daha fazla şaşırtıyorsun."

Kraliçe ölümcül bir bakış atmıştı.

"Yani şey..."

"Söyle söyle."

"Bir şey yok."

"Eminim öyledir."

"Kızma, kızma benim güzel çileğim."

"Pekala."

"Seni çok seviyorum."

"Ben de seni çok seviyorum."

"Hadi gidelim."

"Evet, yoksa geç kalacağız."

"Haklısın hadi gidelim."

"Acaba ufaklığın cinsiyeti ne?"

"Umarım kızdır."

"Night."

"Efendim?"

"Hadi"

"Tamam."

...

"Bakalım cinsiyeti ne?" dedi Doktor

"Çok merak ediyorum." dedi Kral

"Ben de." dedi Kraliçe

"Evet, cinsiyet kız." dedi Doktor

"Biliyordum." dedi Kral

"Minik bir kız çocuğumuz olacak." dedi Kraliçe

...

"Adı ne olacak?" dedi Kral

"Buldum." dedi Kraliçe

"Ne?"

"Queen."

"Zaten kraliçe olacak bir kıza 'Queen' adını mı vereceğiz?"

"Neden olmasın?"

"Çünkü bu çok saçma."

"Hadi ama!"

"Tamam o zaman adı Queen olacak."

"Harika."

Kral kraliçesinin karnını okşarken "Senin adın Queen." dedi

"Biliyor musun o çok şanslı."

"Neden?"

"Çünkü o uzayın en iyi babasına sahip."

"Öyle mi düşünüyorsun?"

"Düşünmüyorum biliyorum."

"Pekala ama kendine haksızlık etme sen de tüm uzayın en iyi annesi olacağını biliyorum."

"Teşekkür ederim."

"Ben de."

"Neden?"

"Benimle evlendiğin için."

"Asıl ben seni hak edecek ne yaptım?"

Kral kraliçenin saçını öptü ve uykuya daldılar.

...

Bu sırada düşman gezegen durmuyordu. Aslında kral ve kraliçeyi öldürmeyi değil tutsak etmeyi düşünüyorlardı. Böylece gezegenlerinin eriyip gittiğini görebileceklerdi ama bebekleri kesinlikle öldürmeyi planlıyorlardı. Çünkü kral ve kraliçe acı çeksinler istiyorlardı.

"Kral'ım."

"Evet ne var?"

"İsterseniz bir savaş planına bakın."

"Tamam geliyorum."

"Kral geldi."

"Hadi, hadi anlatın."

"Sizin dediğiniz gibi yaptık. Planı bebeğin doğduğu gün yapacağız."

"Peki Sealaxy gezegeni savaşa katılırsa biliyorsun onlar kardeş gezegen."

"Bu yüzden etrafa güç kalkanı yapacağız."

"Harika böyle devam edin."

"Teşekkür ederim Kral'ım."

Kral odasına geri döndü. Tahtına oturdu.

"Bu sefer aynı şey olmayacak. Bu sefer biz güçlüyüz. Kral ve kraliçe ölmeyecekler acı çekecekler."

...

"Geliyor!" dedi Kraliçe

"Kim geliyor?" diye sordu Kral

"Queen GELİYOR!"

"Ne!... Tamam tamam sakin ol."

"Tamam!"

"Hizmetçiler!"

"Evet Kral'ım."

"Kraliçeniz doğruyor hemen doktora haber verin."

"Tamam Kral'ım."

"Hadi! Hadi çabuk."

"Night!"

"Merak etme yanından ayrılmam."

"Söz mü?"

"Söz."

"Harika."

"Ben geldim."

"Hoş geldiniz doktor hanım."

"Gereksiz konuşma yapmayın."

"Peki."

"Sizi dışarı alalım."

"Tamam."

Bir baba için en uzun bekleme zamanı gelmişti. Ne kadar sürecek bilmiyordu. Bir saat mi? İki saat mi?

"Kral'ım kızınız doğdu."

Kral içeriye girdi. Kızına baktı. Annesi kolyesini kızına taktı. "Queen Queen Queen " dedi. Böylece kolyenin arkasında Queen yazdı. Her yer bir deprem gibi sallandı. Kral en güvendiği adamını çağırdı.

"Eğer bize bir şey olursa kızımı kapsüle koy!"

"Peki."

Kral ne göreceğini bilmiyordu ama gördüğü manzara normal değildi. Gezegenine savaş açılmıştı. Peki kim açmıştı. Birden kendisinin büyük anne ve büyük babasını öldüren adamı gördü. O anı sanki tekrar yaşadı. Elinde kılıçla ona doğru koştu.

"Küçük kral gelmiş."

"O sensin değil mi?"

"İlk defa doğru söyledin."

Bir süre savaştıktan sonra kral ve kraliçe tutsak edildi. Adam kralın dediğini yaptı.

...

O sırada Sealaxy savaşa katılmak ister. Ama kalkan onları engeller.

"Ne yapacağız?" diye sordu Kral

"Bilmem." dedi Kraliçe

"O da ne?"

"Bir kapsül."

"İçinde ne var?"

"Bu Queen."

"Ne?"

Prenses Dünya'ya gider ve bir macera başlar.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.