Ben Beyza Ertekin, 25 yaşında doktorum. Anne babam ayrılmış yıllarca onların arasında ve kavgalarının içinde büyümüş ruhu her ne kadar yaşlansa da içinde bir yerlerinde hala bir çocuk ruhu olan biriyim. Ben hayatı yirmisinden sonra değil on yaşında anlamış biriyim. Annemin çektiği eziyetleri gördükçe okumak isteyen biriydim , onun gibi olmamak için, var gücüyle çalışmış şimdi de hayallerimin önündeydim ; bir hastane girişi...
2 saat önce
Çalan alarmla telaşla kalktım. Bugün ilk iş günümdü. Çok heyecanlı bir şekilde kalkıp perdeyi açtım. Güneşi görünce mutlu oldum . Bana gülümseyen tek canlı oymuş gibi hissediyordum. Daldığım düşüncelerden sıyrılıp hızla hazırlandım.
Dışarı çıktığımda sokağın ortasında tamir işleri olduğunu fark edip diğer tarafa yöneldim. Diğer sokaktan geçerken içimi bir huzur kapladı. Nedenini çözemedim ama bu beni mutlu etti.
Tam hastane girişinde kafamı kaldırdığımda biriyle çarpışacağımı gördüm. Ben daha kenara çekilemeden birbirimize çarptık. Bugün de elbise giymiştim. Ne kadar kötü olmuştu. Elbise giydiğim için eğilemiyordum. Ne utanç verici . O sırada çoktan eğilen adam bütün dosyalarımı toplayıp bana verdi ve nazik bir şekil de " Çok özür dilerim ,sizi görmemişim. Burada ben Kerem . " dediğinde ben de gülümseyerek " Hiç sorun değil aslında ben de sizi görmedim . Bende Beyza. " dedim.
Kerem bana gülümseyerek yanımdan geçince aklımda keşke bir daha görsem düşüncesi vardı . Nereden bilebilirdim ki Kerem'in aklında da keşke Beyza'ı bir daha görebilsem düşüncesinin olduğunu ?
Yürürken saate baktığımda neredeyse geç kalacağımı fark ettiğim zaman hızlandım . Neyse ki toplantıya tam vaktinde yetişmiştim.
Yarım saat sonra
Sonun da toplantı bitmişti. Hemen odama gidip bir kahve aldım. O sırada kapı çalındı ve içeriye biri girdi...









