Kanarya elindeki çakmakla masasındaki gösterişli şamdanı yaktı.
"Niye bu kadar korkuyorsun?Otursana Hiçbir Şeyden Korkmayan Hanım.Çok cesursun.Benimle tartışmaya kimse cesaret edemez.Dört yıldır sanırım sen ilksin."
"Tartışmaya çalışmadım.Odamdaki meslek arkadaşlarımın adına konuştum.Bunun için onları kovmak zorunda mısınız?"
"Bekle.Gözünde bu kadar acımasız mıyım?"
"Hem de çok."
Kanarya bana doğru yürüdü.
"Benimle bu şekilde konuşarak kovulmak mı istiyorsun?"
Yutkundum.
"Kesinlikle hayır.Henüz burada çalışalı bir hafta oldu."
"Anlıyorum."Sarac Pop" sayfamız için ne yapalım o zaman söyle bana."
"Peki efendim.Bence iyi bir içerik parçası.Ama insanlar bu içeriği paylaşmazsa bir işe yaramaz.Bu yüzden bu okuldan çıkmış veya paylaşımlarında bu okulu konu almış olan yüz bin takipçili youtuberları ve influncerları sayfamızda konu etmeliyiz.Bu insanların çok fazla takipçisi var ve ne paylaşırsa çok izlenir.Böylece paylaşımları gören insanlar da çocuklarını bu okula yazdırırlar.Bence yatırıma değer.Sayfamızı sadece Türkçe değil İngilizce de paylaşmalıyız.Bu sayede yabancı takipçiler de sayfamıza göz atabilirler.Ayrıca okulumuz ile ilgili paylaşımları sadece Facebookta değil Instagramda,Twitterda ve Tiktokta da paylaşmalıyız.Bunları söyleyecektim.Sizin söylemek istediğiniz başka bir şey var mı?"
Kanarya bana "git" işareti yaptı.Konuşmamı yaptıktan sonra oradan ayrıldım.Öğretmenler odasına geldiğimde herkes beni bekliyordu.Sakin bir şekilde masama oturdum.Arkadaşlarım bana bir şeyler almıştı.Cem bana Kanaryanın bir şey yapıp yapmadığını sordu.Kanarya odasından çıkıp öğretmenler odasına geldi.
"Karar verdim.Yeni öğretmen "Sarac Pop" sayfasının admini olacak."
"Ne?"
"Neden bu kadar şaşırdınız?Fikirlerin parlak sayılmaz ama bakıyorum da sesin çıkıyor.Ama başarmanı istediğim bir şey var.Bir ayda sayfamız beş yüz bin kişi tarafından ziyaret edilecek ve bahsettiğin platformlarda da hesaplarımız aynı miktarda takipçiye sahip olacak."
Herkes "Ne!" diye bağırdı.
"Beş yüz bin mi dediniz?"
"Önerdiğin gibi sayfa popüler olmazsa seni kovarım."
"Anlaşıldı."
"Ayrıca artık "Sarac Pop"'un admini odama gelip çalışma planlarını sunmalı.Hem de her gün."
Kanarya bir hışımla öğretmenler odasından çıktı.Herkes bu duruma çok şaşırmıştı.
***
Öğle yemeği saati gelmişti.Öğretmenler yemekhanesinde çalışıyordum.Hâla tanımadığım öğretmen:
"Ah Merve gerçekten gelmişsin."
"Şey...Atmosfer değişir dedim.Bazı iyi fikirler iletebilirim."
"Bir şey yemedin değil mi?Sana yemek getirdim.Güzelce yediğine emin ol.Böylece içerik düşünebilmen için beynine enerji ve besin girer."
Başımı salladım.
"Her neyse sen ne yapıyorsun?"
"Sayfamız için eski içerikleri okuyorum."
"Hmm...Ah!Ne tesadüf.Burada.Bu ilk yılımızdaki içerikti.Sekreterden aldım.Eski içerikleri kullanmamak için kontrol etsen iyi olur."
"Teşekkürler Yasemin."
Neyseki artık hatırlıyorum.O tanımadığım bir öğretmen değil.
"Peki sonra yeriz."
"Doğru ya.Yemek bekleyebilir.Önce dosyalara bakalım.Not da almak lazım.Evet yazacağım."
"Buna benzer bir şey değil mi?"
"Evet."
Bir anda danışman kadın ortaya geldi:
"Bakın millet!Merve için bugün hoş geldin yemeği düzenleyecektik.Kağan Bey bizim için Japon restoranında rezervasyon yaptırdı bile.Orada görüşürüz!"
Anlamayarak:
"Ah...Kağan kim?"
"Kocacığım ah şaka yapıyorum. "
Soruma kimse cevap vermeyince tanımadığım öğretmen:
"O da müdürümüz.Kanarya Hanımın eşi.Ama kişilikleri o kadar zıt ki.Bu akşam onunla tanışırsın."
Üzgünlükle saçlarımı kulaklarımın arkasına aldım.Biraz başım ağrıyordu.
***
Pahalı,siyah bir spor arabadan hepimiz indik.Danışman kadın bağıra bağıra:
"Hepiniz toplanın!Bugün Merveye hoş geldin dilemek için okul yemeği düzenliyoruz.İşte restoran burada!"
"Siz önden gidin.Ben önce lavaboya gideceğim."
İşimi halledip ellerimi yıkıyordum.Tuvalet aynasına baktım.Birden içeriye tanıdık bir topuklu ayakkabı sesi girdi.Bu Kanaryaydı.
"Ne kadar bekleyeceğiz?"
Bir anda irkildim.Bu lavaboda tek bir musluk olduğu için sırasını bekliyordu.Hemen geri çekildim.
"Ne kadar bekleyeceğiz dedim."
Bu seferde el kurutma yerinin önüne geçmiştim.Aynısını onun içinde yaptım.Bana baka baka ellerini kuruttu.Şaka gibi ama birbirimize biraz fazla yakınlaşmıştık.Yüzümü indirdim.Dudaklarım...Dudaklarım titriyordu.Onu öpmek istiyordum ama bu hiçbir zaman olmayacaktı.O gittikten sonra ben de masaya geldim.Herkes benden Hiçbir Şeyden Korkmayan Hanım diye bahsediyordu.
"Hiçbir Şeyden Korkmayan Hanım herkesin konuştuğu yeni öğretmen değil mi?"
"Evet merhaba."
"Sana resmi olarak bir hoş geldin diyelim.Biliyorsunuz okulumuz bir geleneği var.Yeni öğretmen hesabı öder değil mi millet?"
Off...Şimdi de bununla mı karşılaşacaktım?
***
Herkes yedi içti.İçmenin de sınırını aştılar.Herkes sarhoş olup birbirine küfrediyordu.Ben de biraz içmedim değildim ama onlar kadar içmemiştim.Bir süre sonra hepimiz restorandan çıkmıştık.Herkes birbirinin kolunu tutuyor,o şekilde yürüyorlardı.Ben de danışman kadının kolunu tutmuş,gidiyordum.Konu döndü döndü Kanaryaya geldi.Danışman kadın her zamanki gibi Kanaryayı kötülerken güzel kafamla:
"Bence o bir gülüşüyle dünyayı aydınlatır.Nazik,yardımsever ve köpekleri seviyor."
dedim.Danışman kadın güldü.Aslında o kadar gülünecek bir şey söylememiştim.Eminim ki kafası güzel diye gülüyordu.Ona bir taksi ayarlayıp zorda olsa evini tarif ettim ve onu yolladım.Zaten başım ağrıyordu ve onunla daha fazla konuşup sinirimi bozmak istemiyordum.Bir an düşündüm.O köpek...Bana eski güzel anıları hatırlatıyordu.O an bana gülümseyerek bakan Kanarya,şimdi acımasız ve bana karşı sinirli biriydi.Başıboş sokaklarda yürüyordum.O şefkat dolu bakışları özlemiştim.Şu an bunu bir kez lavaboda yapmıştık.Ama o da normal bir bakışmaydı sadece.Yoldan geçerken birden bana bir araba korna çaldı.Çok korkmuştum.O sırada biri beni hızlıca kendisine doğru çekti.O kişinin kucağına düşmüştüm.O Kanaryaydı.Fark etmeseydi bana araba çarpacaktı.Onunla bakıştık.Ellerim göğsünün üzerindeydi.Onun elleri de kolumu tutmuştu.Bu sefer daha çok yakındık.Bu hissin ne olduğunu bilmiyordum.Bu hissi her yaşadığımdan titriyordum.Onun gözleri üzerime gelince heyecanlanıyorum.

