Boran
" O kadar emin olma Karaca Lâl ENGİN. Yoksa artık KARADAĞLI mı demem lazımdı, Niye lal ismini kullanmıyorsun?"
Bunu öğrenmesinin imkanı yoktu hakkımda ki herşey gizliydi, buna ikinci adım da dahil lal benim için özel bir isimdi, babam koymuştu bir kere o ismi bana kimsenin ağzında kirlenemezdi ki, ben babamın laliydim ondan başka kimse bana lal diyemezdi, o isim babama özeldi. Ben abime bile lal dedirtmezdim ki kendime.
Gerçi kimseye dedirtmezdim anneme, arele, abime, hep kavga ederdik abimle sırf bunun için o hep bana lal derdi bende istemez kızardım ona sonu kavgayla biterdi, gerçi abimle tek bu isim konusunda kavga ederdik . Ne diycektim şimdi ben biyolojik aileme, ateş bey gözümün içine böyle bakarken diyemezdim ki o ismi babam koydu ondan başka kimse kullanamaz diye kırılırdı bana, evet daha yeni tanıştık ama değer veriyorum onlara ve üzülmelerini istemiyorum.
"Bunu öğrendiysen eğer normal bir savcı değilsindir ki değilsin de zaten, ayrıca o isim özel bir anısı olduğu için kullanma taraftarı değilim. Sizde kullanmayın lütfen."
Gökhan
" Niye özel, ben ortada elle tutulur bir sebeb göremiyorum."
" Anlatmak isteseydim anlatırdım gökhan,bir bildiğim var ki anlatmıyorum. "
Miran
" Offf ne uzattın ya söyle işte ne anısı olabilir ki, saçma"
" BABAM KOYDU ÇÜNKÜ, SENİN O SAÇMA DEDİĞİN ŞEY BABAMDAN BANA KALAN SON HATIRA VE SEN ONA SAÇMA DİYEMEZSİN"
Nesrin hanım
" Tamam kızım sakin ol lütfen miran öyle söylemek istemedi"
" Ne söylemek istediği umrumda bile değil nesrin hanım o ismi bana babam koydu, ilk kahramanım, ilk aşkım, ben o ismi anneme, abime, kocama ya kocama bile kullandırtmadım ve sizin oğlunuz anısı olan bir şeye saçma diyemez, dedirtmem. Size iyi geceler, hadi oğlum uyku saatin geldi. "
Odaya çıkarken ateş beyin gözlerindeki kırgınlığı görmüştüm büyük ihtimalle de kendini suçluyordu, cerenle iyi anıları olmadığı kesindi ve içinde ki kız çocuğu hasretini öz kızıyla gidermek istiyordu, benimle yaşamak istiyordu bütün hayallerini ve bu o kadar kolay bir şey değildi ki, hemen baba diyerek boynuna atlayamazdım. Benim zaten bir ailem vardı...
Odaya gelmiş ve arelle pijamalarımızı giyip yatmıştık tabi buna ne kadar yatma denirse, kabuslarla dolu bir gece beni bekliyordu.
BORAN'DAN
Düşünmekten uyuyamıyodum, ceren'in yaptıkları, karaca'nın gelişi, napıcağımı, karaca'ya nasıl davranmam gerektiğini bilmiyordum, ceren hepimizde o kadar çok yaralar bırakmıştı ki, en çok da karan abime zarar vermişti, yıllarca bizden ayrı olmasının sebebi de cerendi zaten.
Karaca'ya hemen ısınamamız bu yüzdendi, ön yargılı yaklaşmamız, evet ön yargı kötü bişeydi nefret ederdim ön yargılı insanlardan ama ceren yüzünden hepimizde vardı bu annemle babam dışında halbuki bu durumda onlar da zarar görmüştü. Oğullarıyla kızları arasında kalmışlardı ama unuttukları bişey vardı ceren asla sevgilerini haketmemişti.
Karaca odasına çıktıkdan sonra annemle babam da gitmişti, babamın gözlerinde ki kırgınlığı görmüştüm giderken , hem ceren'le böyle bir baba-kız ilişkisi olmadığı için üzülüyordu hem de öz kızıyla böyle bir baba-kız ilişkisi olmayacağını düşünüp korkuyordu bunun farkındaydım. Karaca ailesine çok bağlı biriydi bunu farketmiştim aşağıda, abisinden bahsettiği zaman kıskanmıştım zaten bir abisi vardı ve bizi abi yerine koymazsa diye anlamlandıramadığım bir şekilde içimde bir endişe oluşuyordu, abisi nerdeydi bilmiyorduk ve onun hakkında fazla bir bilgimiz yoktu gerçi karaca'yla ilgili de fazla bişey bilmiyorduk.
Nefes alamadığımı farketmiş ve kendimi odadan dışarı atmıştım, kardeşlerimin üstünü örtmüş odalarından çıkmıştım, bir tarafım karaca'nın da odasına git derken diğer tarafım da gitme diyodu, elim kapının kulpunda asılı kalmıştı, tam girmekden vazgeçmiş arkamı dönüp giderken sayıklama sesleri duymuştum, karaca'dan geliyordu, birden odasına dalmıştım endişeyle, karaca yatakda iki büklüm olmuş sayıklıyordu.
Karaca'yı uyandırmaya çalışırken birden sıçrayarak uyanmış ve ağlayarak bana sarılmıştı, sımsıkı sarılmış, bir taraftan da sırtını okşarken ağlamasının dinmesini bekliyordum. 1 saat sonra karaca'nın ağlaması dinmiş iç çekişlere dönmüştü, en sonunda benden ayrılmış ve
" Teşekkür ederim" demişti.
" Önemli değil, anlatmak istersen dinlerim"
" Eşim ,uzun zaman sonra ilk defa rüyama girdi. Kaza anını gördüm çok gerçekçiydi, arelin ölüm yıldönümü 3 gün sonra o tetikledi herhalde."
"Başın sağolsun, bak ne denir bilmiyorum hiç sevdiğim birini toprağa vermedim, sana seni anlıyorum desem yalan olur ama her anında seninde oğlunun da yanında olurum izin verirsen, evet ilk tanıştığımız da biraz yabani davranmış olabilirim ama bizde kolay şeyler yaşamadık, bu bizi haklı çıkarmaz ama belki abi-kardeş olabiliriz tabi sende istersen? "
KARACA'DAN
Boranın sorusu karşısında şok olmuştum, beklemiyordum böyle bir şeyi ne diyceğimi şaşırmıştım.
" Deneriz boran ama o kadar hemen boynunuza atlayamam, size kırgın ve ya kızgın değilim ama, aması var işte 17 yıl öz ailem sandığım kişilerle büyüdüm ve aramızda o kadar güzel bir bağ vardı ki onların üvey olduğunu öğrenmem bile onlar hakkında ki düşüncelerimi değiştirmedi, sanki sizle yakın olsam onlara ihanet edicekmişim gibi hissediyorum, tabi bu bir bahane değil ama zamana ihtiyacım var tek benim değil sizinde zamana ihtiyacınız var " demiştim.
Boran" karaca sen benim kardeşimsin, öz kardeşimsin hemde bizle yakın olman aileni üzmez mutlu olurlar, seni zorlayamam kendini ne zaman hazır hissedersen biz burdayız ama bak senin ailenle güzel anıların var ama bizim anılarımız hep yarım, ceren yüzünden hep bir yanımız eksik büyüdük biz, hadi biz neyse biz fazla hatırlamıyoruz annemin hamile zamanlarını ama karan abim senin zamanlarını o daha çok hatırlıyor karar verirken bunu sakın unutma olur mu? Yani nolursa olsun ama girmekden bahsetme bize. Sabah kahvaltıda görüşürüz hadi yat uyu sen, iyi geceler "demiş, anlımdan öpüp çıkmıştı odadan, bende oğluma sarılıp uyumaya devam etmiştim.
Sabah birinin odaya girmesiyle uyanmıştım, gözlerimi açtığımda miran başımda bekliyordu, uyandığımı görünce konuşmaya başlamıştı,
" Kahvaltı hazır hadi annem bekliyo"
" Tamam, areli uyandırıyım geliyoruz"
Miran odadan çıktıkdan sonra areli uyandırdım, elimizi yüzümüzü yıkadıktan sonra üstümüzü giymiş odadan çıkmıştık.
Herkes oturma odasındaydı, bizim geldiğimizi görünce ateş bey kalkmış "hadi kahvaltıya" diyerek yemek odasına girmişti.
Masaya oturdukdan sonra ateş beyin başlamasıyla başlamıştık kahvaltıya, sessiz sakin kahvaltı yaparken bu sessizliği içeri elinde benim telefonumla giren aysel hanım (evin görevlisi) bozmuştu.
" Karaca hanım telefonunuz sürekli çalınca belki önemlidir diye getirmek istedim" deyip bana uzatmıştı telefonu.
" Teşekkür ederim aysel abla, ayrıca hanım demene gerek yok, ben burda senin kızın yaşındayım" demiş ve kimin aradığına bakmıştım.
Gizli numara , kimin aradığını tahmin ediyorum ama hadi hayırlısı!
" Efendim"
"Karaca yarım saat içinde karargah da ol kızım önemli bir durum var"
"Nedir o önemli olan"
" Karaca, bak kızım bu telefon da anlatılacak bişey değil. Hızlı ol seni bekliyoruz"
"Tamam geliyorum" demiş ve aileme dönmüştüm,
"Benim acilen gitmem gerek de, arele bakar mısınız ben gelene kadar nesrin hanım? "
" Bakarım tabi kızım torunum o benim, hem yağızla da oynarlar merak etme sen hallet işlerini"
Boran
" Bişey mi oldu abicim, ben bırakıyım mı seni gidiceğin yere araban var mı?"
" Nolduğunu bende bilmiyorum gidince öğrenicem inşallah, bu arada sağol arabam var"
Efe
"Nereye gidiceksin ki abla "
" Karargaha gidicem ablacım"
" Anladım abla"
Karacaya abla dediğimde korkmuştum ceren gibi oda beni terslerse diye ama ablam ona abla dediğime mutlu olmuş ve ablacım demişti bana belki cerenle yaşayamadığım şeyleri öz ablamla yaşayabilirdim oda ceren gibi terslemezdi inşallah onla vakit geçirmek istediğimde
Boran
" Bende karargaha gidicem tek araba gidelim olur mu?"
"Olur, ben hazırlanıp geliyorum hemen"
"Tamam"
Odaya geldikten sonra üstümü giymiş makyajımı yapmış ve kabanımı aldıkdan sonra aşağı inmiştim.
Boran hazır bie şekilde beni bekliyordu kapının önünde, siyah pantolon, siyah gömlek ve siyah ceket giymişti. Farkında olmadan abimle aynı giyinmiştik.
Boranın yanına gidince " hazırsan çıkalım" demiş ve evden çıkıp arabaya binmiştik.
" Sence seni niye çağırdılar hadi ben savcıyım bir görevle alakası bir sıkıntı vardır ama sen mesleği bıraktı olarak gözüküyosun"
" Bilmiyorum boran acil gel dedi başka bişey demediler, gidince öğrenicez artık" bu konuşmadan sonrs başka konuşmamıştık. Geriye kalan süre sessizlik içinde geçmişti.
Sessiz geçen bir yolculuk sonrası karargaha gelmiştik, albay kapıdaki askerlere geliceğimizi söylemiş olmalı ki bir sıkıntı yaşamadan girmiştik içeri.
Albay postası bizi kapıda karşılamış, toplantı odasına götürmüştü. içerde albay, genelkurmay başkanı ve beni almaya gelen tim vardı. Albay bizim geldiğimizi görünce
" Hoşgeldiniz çocuklar geçin oturun" demiş ve boş sandalyeleri göstermişti.
Genelkurmay başkanı,
"Bakın çocuklar, sizi buraya toplama sebebimiz Rasim Ozan, hepiniz kim olduğunu biliyorsunuz zaten, şirket adı altında teröre yardım ediyo çoğu zaman da tatil bahanesiyle dağa çıkıyor, aldığımız istihbarata göre bugün bir toplantı yapmışlar yunanlarla, bir anlaşma imzalıycaklar şirket üzerinden, ordan elde edilen kazançla da teröre silah, bomba aklınıza gelebilecek her türlü desteği, yardımı yunanlardan alıcaklar, tabi asıl amaçları bu değil! Asıl amaçları zamanında onun işine çomak sokan, en değerlisini alan kişiden intikam almak.
Asıl amaçları sensin karaca seni ne kadar bu operasyondan uzak tutmak istesem de kabul etmiyceğini biliyorum, bu operasyon bitene kadar kartal timinin emir komutası sende"
"Emredersiniz komutanım. Komutanım savcılık işini napıcaz herkes beni cumhuriyet savcısı olarak biliyor yani biliyordu ayrılmadan önce"
Albay
" Onu halledicez kızım ya seni geri askeriyeye alıcaz yada yıllardır yaptığın gibi savcılık kamuflajın olucak"
" Anladım komutanım, bu arada Boran savcım benim öz abim olur ailem de biliyor olayları"
" Sen güvenip anlattıysan sıkıntı yok hem bizim de işimize gelir sen görevlere gittiğinde seni saklamamız daha kolay olur"
" Ben de öyle düşündüm komutanım"
"Bişey daha var karaca ben ne kadar saklamak istesem de genelkurmay başkanı onaylamadı"
Kaşlarımı çattım içimde ki huzursuzluğun anlamı neydi ki sabahdan belli bunu arelin yıldönümünün yaklaşmasına vermiştim ama şuan daha çok artmıştı bu his,
" Rasim Ozan, eşini şehit eden, sizin kaza yapmanızı sağlayan oymuş bugün ki yapılan toplantıda bundan da bahsetmiş şerefsiz herif"
Albay gözümün içine içine bakıyordu bir tepki vermemi bekliyordu benden tek o değil şuan odadaki herkes bir tepki bekliyordu, yüzümde bir duygu kırıntısı arıyorlardı ama bulamazlardı ki ilk öğrendiğimde tepkilerimi göstermiştim zaten sinir krizi geçirmiş ve görevi mahvetmiştim, gerçi pek mahvetti sayılmam ama neyse
Genelkurmay başkanı
" Ama sen bunu zaten biliyordun demi karaca"
" Biliyordum başkanım, 2 yıl önce sizin verdiğiniz gizli görevde öğrendim, rasim tekgöze anlatmış oda ballandıra ballandıra diğer itlere anlatıyordu, siz benden o iti sağ isterken ben bütün bilgileri aldıkdan sonra sıkmıştım kafasına"
" O yüzden mi birden ortalıkdan kayboldun, ayrıca bize niye söylemedin kızım"
" Sindirmem gerekiyordu başkanım, daha ben kabullenememişken size söyleyemezdim"
" Nerdeydin 1 ay boyunca"
" Hastanede, ordan ayrıldıkdan sonra sinir krizi geçirmişim yolda köylülerden biri bulmuş beni hastaneye götürmüş uyandıkdan sonra da krize devam edince doktor salmadı"
" Bize niye söylemedin, kızım sen bana oğlumun emanetisin, hadi diğerlerini geçtim bana niye söylemedin"
" Söyleyemezdim baba, gözünün içine baka baka senin oğlunu şehit edenleri sana anlatamazdım, benim yanımda olmanız demek bana soru sormanız demekti ve buna hazır değildim"
"Anladım kızım anladım" demiş ve odadan çıkmıştı. Zordu çok zordu evlat acısı, anlıyordum turan babamı ama elimden bişey gelmiyordu ki. Odadakilerin sorgu dolu bakışlarını hissediyodum ama açıklama yapıcak gücüm yoktu.
Cemil amcam gelip bana sarılmıştı
" Hadi kızım kalk turan başkanın yanına git sizin şuan birbirinize ihtiyacınız var" demişti.
Odadan çıkmış ve kapıda ki askere genelkurmay başkanın nerde olduğunu sormuştum, albayın odasına gittiğini söylemişti.
Cemil amcamın odasının önündeyim ama içeri giricek cesaretim yoktu, ne diycektim ki hangi sözlerim içinin soğumasına sebeb olabilirdi ki en sonunda kapıyı çalmış ve içeri girmiştim.
" Baba"
" Arel doğdunda çok korkmuştum, minicikdi ya sevmek isterken bir yerine zarar verirsem diye 3 ay boyunca kucağıma alamamıştım, ayşe çok ısrar etmişti kucağıma almam için ama yapamamıştım, 3 ay sonunda kucağıma aldığımda da bırakmak istememiştim gece gündüz demeden kucağımdaydı ondan ayrılmak istemiyordum.
Büyüdü bazen ben vardım yanında bazen yoktum askerlik işte oğlumun bazı ilklerini hep kaçırdım, ilk baba dediğinde yanında yoktum mesela ayşe videosunu çekmişti ama canlı canlı görmek gibi olmuyodu ki, ilk okula başladığında yine yanında yoktum annesi vardı, gerçi hep yanında annesi vardı ben yoktum bir tek, bir gün geldi yanıma baba bende asker olmak istiyorum dedi, gururlandım ama korktum da ona zarar gelmesinden de değildi korkum, benim gibi çocuğunun ilklerini göremiycek olmasından korktum.
Aldım karşıma areli, oğlum dedim bak ben senin çoğu zamanında yanında olamadım, askerlik güzel şey onurlu bir meslek ama iyice düşün öyle karar ver ben senin her daim arkandayım ama eğer bir gün evlenirsen çocuğun hep sana hasret büyüyecek ilk adımlarını göremiyceksin dedim, yok baba ben asker olucam diğerlerini o zaman düşünürüm dedi, tamam oğlum nasıl istersen dedim.
Asker oldu birincilikle bitirdi okulunu ama üzgündü noldu oğlum dedim mezun oldun niye üzgünsün, geldi yattı dizlerime hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladı aşık oldum baba ben dedi, ee oğlum bunun için ağlanır mı ne güzel git açıl kıza dedim olmaz baba yapamam dedi, benim canımın canını çok yakmışlar dedi, asker birini istemiyormuş dedi, nerden duydun oğlum bunu dedim arkadaşına söyledim baba asker biriyle bir ilişki istemiyormuş dedi.
" Liseden bir arkadaşım o zamanlar yakındık, arelin ona dediklerinden haberim bile yoktu, bizim liseyle yan yanaydı üniversiteleri bende onu seviyordum ama korkmuştum, arkadaşım ben konuşurum diyerekden gitmişti geri geldiğinde de, küçüklerle işim olmaz dedi sonra arkasını dönüp gitti demişti."
" Biliyorum kızm biliyorum senin de asker olduğunu öğrenince havalara uçmuştu zaten sonra beklemeden geldi sana açıldı. Evlendiniz çocuğunuz oldu ama oğlum oğlunu göremeden şehit oldu. Edizi kucağıma ilk verdiklerinde oğluma sarılıyormuş gibi hissetmiştim, kokuları aynı"
Aklıma gelen anıyla gülümsemiştim turan babama baktığımda oda hatırlamış olmali ki oda gülmeye başlamıştı...
Helllööööö şimdiye kadar ki en uzun bölüm bu oldu galiba neysem bölüm hakkındaki yorumlarınızı bekliyorum. Yorum ve oy vermeyi unutmayın ❤️ ❤️