İçeriğe geç

Patlamanın Eşiğinde

Bölüm 2 · 10 dk okuma

Patlamanın Eşiğinde

Bölüm 2

2.Bölüm:Game Over

Eylül...Olayın üstünden aylar sonra...

Gözlerimi açtığımda beyaz tavanla karşılaştım.Her yerim sanki yıllardır uyuyormuşum gibi ağırdı.Ekin?Kızlar?Ne oldu en son öyle?Sorular kafamın içinde dönüp duruyordu.

Ağzımda ki maskeyi çekip çıkardım."Kimse var mı?".Soruma karşılık bir kadın geldi yanıma.Gözlerinde ki ışıltı açıkça belli oluyordu."Uyanmışsınız efendim!".

Kadın cebinden bir telefon çıkartıp aramasını yaptıktan sonra telefonu kulağına götürdü."Alo?Efendim, kız uyandı.Gelebilirsiniz, bilinci yerinde".Ne oluyordu burada?

Doğrulmak istediğimde kadın bana yardımcı oldu.Sırtımı yastığa yasladığımda bakışlarım etrafta gezindi.Fazlasıyla lüks ve şık bir odadaydım.Üstümdeyse hastane önlüğü vardı.

"Bana ne oldu?".Kadın ellerini önüne koyup geri çekildi."Ben gideyim, efendim size her şeyi açıklayacaktır".O odadan çıkarken düşünceler yine beynime akın etmişti.

Arkadaşlarımın ve Ekin'in o kanlı görüntüleri geldi gözümün önüne.Yataktan inmek için ilk adımı atıp ayağa kalkmaya yeltendiğimde bunu beceremedim.

Yere yapışıp öbür dünyayı göreceğim esna da biri kollarımdan tuttu.Ekin'in beni tuttuğu an aklıma gelince kollarımı çekmek istedim ama karşımda ki şahıs kollarımı bırakmıyordu.

Başımı kaldırıp yavaşça adama baktım.Ay kadar beyaz teni gecenin karanlığı kadar siyah saçları ve bir kayanın sertliğini andıran boş bakışları vardı.Benimle yaşıt gibiydi.

"Kimsin sen?!Bırak beni?!".Adamın kaşları çatıldı."Benim Eylül, beni tanımadın mı?".Beni bırakması için çırpındığımda beni aniden bıraktı ve yatağın üstüne düştüm.

Sırt üstü uzandığım yatakta oturdum."Neredeyim ben?Ekin nerede?Kızlar nerede?Neredeyim ben?Sen kimsin?Ne oldu bana?O gün ne oldu?Bu önlük ne?Kaç gün oldu?Ne zamandır burdayım?Ne zaman gideceğim?Ekin nasıl?".

Adam elleriyle burnunu sıktı ve sonra bıkkın bakışlarla bana baktı."Bi' sus artık başımı şişirdin".Tanımadığım bu adam öyle korkutucu bakıyordu ki anında sustum.

"Öncelikle şu siktiğimin Ekin'i kimse artık bilincin kapanmadan önce defalarca onun ismini tekrarlardın".Ekin'e küfür etmesi beni sinirlendirse de bir şey demedim.Diyemedim.

"İkincisi onlar öldü".Dehşet içinde "Ne?!" Dedim.Böyle bir haber aniden verilir miydi?Göz yaşlarım sel gibi akarken hıçkırıklarım sesime karıştı."Hayır!Hayır!Ölmediler!Ölemezler!".

Kriz geçirdiğimi gören adam birine işaret verdi.Bir kaç kişi kollarımdan tutarken haykırışlarım durmadı."Hayır!Ölemezler!Kendim görmem lazım!Onlar ölmediler!".

Kolumda minik bir acı hissetiğimde vücuduma bir rahatlık yayıldı.Kendimi yatağa bırakırken kısa süre içinde zihnimi yine karanlık kaplamıştı.Hemde ölenlerin yüzleriyle beraber.

<<<<<<<<<<☆>>>>>>>>>>

Eylül...Aylar sonra...Olaydan 1 yıl sonra...

Artık tamamen ayağa kalkmıştım.Yürümeye başlamıştım.Eski Halime dönmüştüm.Bütün kemiklerim kırılmış olsa bile iyileşmiştim neticesinde.Ama 1 yılın yükü vardı üstümde.

1 yıldır o adamı bir daha göremedim.1 yıldır kimse sorularıma cevap vermedi.Krizler geçirdiğim, ağladığım geceler oldu.Ama kimse de bir yardım eli uzatmadı.

Artık sadece bunu yapan kimse, onu öldürmeyi isteyecek bir öfke vardı içimde.Ben intikam istiyordum.Ve bunun için ne gerekiyorsa yapacaktım.O kişiyi sadece öldürmeyecektim.

O kişiye acı çektirecektim.Bütün kemiklerini kıracaktım, onu yakacaktım, ona işkence çektirecektim.Çünkü 1 yıldır içimde büyüyen ateş önünde ki herkesi yakıp geçecek kadar büyümüştü.

Kapıyı hiç tıklatmadan Dan diye içeri daldım.Aylar önce bütün arkadaşlarımın ve ilk aşkımın öldüğünü söyleyen adam masasında oturmuş çatık taşlarla bana bakıyordu.

"Kapıyı çalmadan dalma haddini sana kim veriyor?".İlerleyip ellerimi sertçe masaya indirdim."Bütün sorularına cevap arayan, intikam ateşiyle yanıp tutuşan bir kız veriyor!".

Adam eliyle sandalyeyi gösterdi."Otur". Başımı iki yana salladım."Yapmayacağım, bana emir mi veriyorsun?!".Adam bu defa öfkeyle bağırdı."Otur!".Korktuğum için oturdum.

İlk konuşan da o oldu."Beni hatırlamadın mı?Hâlâ da mı?".Ona göz devirdim."Hatırlamıyorum, hatırlamıyorum!Şuan önemli olan şey bu mu sence?!".Omuz silkti."Benim için önemli".

Öfkem gittikçe fokurduyordu."Önceliklerin sikimde bile değil!".Adamın yumruğu masayı inletirken ben irkilmedim bile.Öfkem o kadar büyüktü ki artık korkmuyordum bile.

Ayağa kalktım."Bana, her, şeyi, tek, tek, anlatacaksın, sonra sıra senin sorularda".Her kelimeyi noktalayarak konuşup yeniden yerime oturdum.Adam konuşmaya hazırlanacak gibiydi.

"Bu yolda benimle birlikte olacak mısın?".Parmağımla kendimi gösterdim."Öncelik, benim, sorularım".Tekrar her kelimeyi noktalayarak konuştum.

"İntikam almak istiyor musun?".Bu defa soru sormasına takılmadım çünkü bu soruyu cevaplamak istiyordum."Evet, hemde fazlasıyla".Adam arkasına yaslanıp sırıttı.

"O zaman benimlesin".Başımı iki yana salladım."İntikam almak için ne gerekiyorsa yapacağım, ama bu seninle birlikte olarak değil, biz aynı yolda değiliz".

Adam başını iki yana salladı."Yanılıyorsun Eylül, biz aynı yoldayız.İkimizde, intikam, istiyoruz".Benim gibi kelimeleri noktalayarak konuşmuştu.Bu defa soru soran bendim.

"Aynı kişi mi?".Başını sallayarak beni onayladı."Aynı kişi".Bu defa ret eden bendim."Hayır, kabul etmiyorum.Ben bu yolda tekim ve tek intikam alacağım".

Adam güldü."Peki ya bunu nasıl yapacaksın?".Ayağa kalktı.Ona baktım."Her ne olursa olsun, nasıl olacaksa olsun, olacak".Adam yanıma geldi.Üstüme eğildi.Silahını çıkardı.

Silahı alnıma dayayıp konuştu."Ya bu yolda benimle olursun, ya da ölürsün.Çünkü ben aynı yolda olmadığım insanları evimde barındırmam.Bu da seni serbest bırakacağım...".

Silahı tutuşu sertleşti."Yani öldüreceğim anlamına gelir".Hâlâ da korkmuyor olmam sanki onun afallamasına sebep olmuştu.Silahı tutup kalbime indirdim."Durma, yap o zaman".

Adam bu defa gerçekten de afalladı ama ifadesini düzeltti."Bunu yapamam mı sanıyorsun?".Kocaman sırıttım."Hayır, yaparsın... biliyorum".Adam sırıttı.Ve silahı geri çekti.

"Biliyor musun?Seni öldürmeyeceğim.Çünkü seni sevdim.İyi anlaşacağız gibi duruyor".Yeniden masasına yürüyüp oturdu."İlk soru?".Bu artık aynı yolda olduğumuz anlamına geliyordu.

"Sen kimsin?"

<<<<<<<<<<☆>>>>>>>>>>

Yatakta uzanmış duyduklarımı sindirmeye çalışıyordum.Sorularımın cevabını almıştım.Kararsızdım.Ama onunla aynı yolda ilerlemek dışında başka çarem yoktu.

O adamın ismi Emirdi.Mafyaydı.Benden sadece bir kaç yaş büyüktü.Sadece bunları söyledi.Kendisi hakkında pek bir bilgi vermemişti.Bembeyaz teni ve siyah saçları ile gözleri vardı.

Ben neden buradayım?

İkimizin hedefi de tek bir mafya.Demir Eroğlu.Onun neden o adamın peşinde olduğunu sorduğumda cevaplamadı.Adamın benle derdi ise babam yüzündemiş.

İyi de babam ölmüştü ki zaten.Yine de-Emir pek açıklamasa da-adam benden intikam almak istediği için okulumuzu patlatmış ve oradan beni Emir kurtarmış.Beni tanıyormuş.

Ama nereden tanıdığını söylemedi.Her şeyin cevabını zamanla alacakmışım.Patlamadan sonra geç müdahale yüzünden okulun neredeyse hepsi ölmüş.Bense onun sayesinde yaşadım.

Kemiklerimin hepsi kırılmıştı.Komaya girmiştim.Berbat bir haldeydim.Ama o 1 yıl boyunca gerekli olan bütün müdahaleleri sağlamıştı.Bu konuda gerçekten de minnettarım.

İntikamımı alana kadar buradaydım.Üstelik bu hemen olacak bir iş değildi.Uzundu.Dediğine göre önce bir eğitim almam gerekiyormuş.Bu halde anca pazardan meyve alırmışım.

İntikam değil.

<<<<<<<<<<☆>>>>>>>>>>

Bir kaç yıl sonra...

Emir'in bahsettiği gereken bütün eğitimleri almıştım.Bıçaklar, dövüşler, silahlar.Benim bir kaç yıl önce elim kalem defter tutuyordu.Silah bıçak değil...

Artık asıl planı yapma ve uygulama vakti gelmişti.Bu süreçte Emir'le kaynaşmıştım.Genelde işleri olduğundan pek kaldığım eve-evimize-gelemesede.

"Hazır mısın?".Özgür kapıyı tıklatınca "Gel" dedim.O kapıyı yavaşça aralayıp başını ileri uzatırken ben kıvırcık saçlarımı topluyordum.Özgür önünü gösterip "Hadi" dedi.

Bugün toplantımız vardı.Emir ve bütün tanıdıklarıyla.Özgürle beraber odadan çıkıp merdivenlerden indim.Emirle aynı evde kalıyorduk.Evin toplantı odasına yürüdüm.

Toplantı kapısını açıp içeri girdim.Sandalyeler çoktan dolmuştu.Benim için ayrılan sandalyeye, yani başa oturan Emir'in yanına oturdum."Hoşgeldin Eylül".Başımı salladım.

Herkes bana bakıyordu.Emir beni gösterdi."Eylül de artık bizden biri".İkinci ekibe döndü."Onun güvenliğinden siz sorumlusunuz, başına bir şey gelirse sizden bilirim".

İkinci ekip başını salladı.Birinci ekibe baktı."Ben ve Özgür'den sonra yetki onda, lafından çıkmayacaksınız".Birinci ekip başını salladı.Üçüncü ekibe baktı.

"Bir isteği olursa, anında ikiletmeden siz yapacaksınız".Üçüncü ekipte başını salladı.Emir önünde ki zarfı aldı.Zarfı açıp masanın ortasına fırlatınca fotoğraflar masaya dağıldı.

Bunlar Demir Eroğlu'nun fotoğraflarıydı.Baş düşmanımı görünce öfkeyle dişlerimi ve yumruğumu sıktım.Emir bunu anında farketmişti."Asıl adamımız bu".

Başıyla fotoğrafları işaret etti."Demir Eroğlu.Bir çoğunuz bu adamı tanıyorsunuzdur.Yeraltının en pislik ve nefret edilen mayfalarının başında gelir, bizimde onunla aramız iyi değil".

Herkes Emir'i onayladı."Bu yapacağımız, kapsamlı ve büyük plan.Tamamen Demir'i bitirmeye yönelik".Adamlarından birine başıyla işaret verince adamı başını salladı.

Adam üçüncü ekibin yanına gidip belinde ki silahı içlerinden birinin alnına dayayıp adamın beynini dağıttı.Ne ben ne de bu masada ki kimse ne irkilmiş ne de korkmuştu.

Çünkü bu masa korkakların masası değildi.

Emir ateş edilen adama ithafen konuştu."Ve eğer bana ihanet etmeye kalkıp, bilgi sızdırırsanız ya da başkasına çalışıyorsanız, şimdiden söyleyin, bizi uğraştırmayın".

O adamı aylar önce fark etmiştik.Benle Emir adamdan şüphelendikten sonra yalan bilgiler verip test etmiş, testte haklı çıkınca da hainin o olduğundan karar kılmıştık.

Toplantı da plan hakkında konuşup benle Emir odada yalnız kalınca Emir bana döndü."Bu akşam bir kumarhaneye gidiyoruz".Kaşlarım çatılırken önümdeki kahveden bir yudum aldım.

"Demir de orada olacak".Bi anda ağzımda ki kahveyi püskürtünce öksürüklere boğuldum.Ve Emir de kahveye.Emir'in üstü başı kahve olurken "Siktir" Diye fısıldadığını duydum.

Bıkkın bakışlarını bana gönderdiğinde bir anda gülmeye başladım.Ben...uzun bir aradan sonra gülüyordum.Emir gömleğini çıkartıp suratıma fırlattı."Bunu sen yıkayacaksın".

Emir'in gömleğini suratımdan çekerken bakışlarım karın kaslarına kaydı."Son zamanlarda fazla kas yapmışsın".Benim kollarımı işaret etti."Sen de yapmalısın".

Ona göz devirdim."Benimkiler bana yeter".Emir sırıttı."Bilek güreşine var mısın?".Bende sırıttım."Sen yenilmeye hazır mısın?".Emir dirseğini masaya yaslayıp öne doğru eğildi.

Bende dirseğimi masaya yaslayıp elimi öne uzatınca Emir elini elime geçirip elimi sıkıca kavradı.Biz sürekli bilek güreşi yapardık.Başlayacakken biri odaya daldı.

Bu Özgürdü.Bana ve üstü çıplak Emir'e baktı."Adamlar dışarı da sizi bekliyor, siz biriniz üstü çıplak şekilde bilek güreşi yapıyorsunuz, tiner mi çektiniz birlikte amk".

Ben kıkırdarken Emir elimi bırakıp doğruldu.Özgür ona ters ters baktı.Ve ters bakışları kucağımda ki gömleğe kaydı."Ben gelmeden önce sevişiyor muydunuz?".

Bir anlık öfkeyle "Ne sevişmesi lan!" Diye bağırdım.Özgür ellerini havaya kaldırdı."Tamam, sakin patron.Sende hiç şaka kaldırmıyon be kıvırcık!".Gömleği tutup ona fırlattım.

Özgür gömleği havada yakalarken tekrar Emir'e döndü."Senin niye üstün çıplak peki".Emir omuz silkti."Sevişiyorduk".O esna da tekrar kahve içen ben kahveyi tekrar Emir'in üstüne püskürttüm.

"NE?!".Emir bana göz devirip ofladı ve Özgür'e döndü."Özgür Bi siktir git, sik sik konuşup asabımı bozma".Üstü başı kahve içinde kaldığı için tekrar sinirlenmişti.Halini işaret etti.

"Eylül üstüme kahve püskürttü ondan çıkarttım sik kafalı".Özgür gömleği omzunun üstüne atıp sırıttı."Ben gidiyorum, oynaşmanız bitince gelirsiniz".Emir onu yakalayamadan çıktı.

Emir bana döndü."Özgür'ün kusuruna bakma".Kızaran yanaklarıma zıt bir şekilde omzu silktim."Problem değil, alıştım artık.Buraya geldiğimden beri öyle".

Emir başını sallayıp odadan çıkınca utançtan başımı masaya vurdum."Salak Eylül, Salak Eylül!".Kızaran alnımı masadan kaldırıp ovuşturdum ve toplantı odasından çıktım.

<<<<<<<<<<☆>>>>>>>>>>

Bir kaç saat sonra...

Aynanın karşısına geçtim.Abartılı göz makyajım ve fazlasıyla dekolteli olan siyah elbisemle fazla seksi duruyordum.Tabi ki de bu planın bir parçasıydı.Rahat şeyler genel de tercihimdir.

Kapım tıklatılınca "Gel" dedim.Kapıyı yavaşça aralayıp içeri giren Emir yutkundu.Kocaman sırıttım."O kadar iyi iş çıkardım ki az kaldı sende bana düşeceksin, ifadene bak".

Emir'in ifadesi düzelirken kapının arkasından Özgür'ün sesi yükseldi."Seni duyabiliyorum şıllık!".Bende ona seslenerek karşılık verdim."Shiplersen ağzını burnunu kırarım".

Emir kapıdan çıkmadan önce konuştu."Çabuk ol, aşağı in".O kapıdan çıkarken çantamı alıp ardından çıktım.Merdivenlerden indim ve Ben, Özgür ile Emir arabaya bindik.

Kulübe geldiğimizde korumaları ardımızda bırakıp içeri girdik.

-"Herkesin kulaklığı tamam mı?"

Konuşan emirdi.

+"Benim ki tamam"

Konuşan Özgürdü.

:"Benim ki de tamam"

Konuşan bendim.

-"Tamam öyleyse, plana sadık kalın".

+"Tamamdır"

:"Tamamdır"

Plana göre Özgür ve Emir normal insanlar gibi kumar oynamaya gideceklerdi.Öyle yansıtıyorduk.İkisi de tanındığı için onlar dikkat dağıtırken benimde görevim başkaydı.

Kulüp sahibini kendime çekecektim.Kulüp sahibinin ofisine ulaşırsam bir kaç bilgisayar dosyası ve belge alıp kanıtları yok ettikten sonra oradan ayrılacaktım.

Sonrasında da kimse bizden şüphelenmeden tüyecektik.Emir beni herkesten sakladığı için kimse beni tanımayacaktı.Ama onları herkes tanıdığı için ben tek gidecektim.

-"Biz yerimize yerleştik Eylül"

-"Sende tetikte ol"

İstemsizce başımı salladığımı fark ettiğimde bunu yapmayı bıraktım.

:"Siz merak etmeyin"

:"Avımı buldum bile"

Yeteneklerim burada devreye girerken şıp diye kulüp sahibini bulmuştum.

:"Siktir"

-"Ne oldu?"

:"Buraya dönük değil"

:"İlgisini farklı şekilde çekmem lazım"

-"Yardım lazım mı?"

Tam da fırsat ayağıma geldi.Bana doğru gelen yaşlı, amca diyebileceğim yaşta ki herife karşı sırıttım.

:"Gerek yok, ben halledeceğim"

Adam tam önümde durup üstüme eğilince alkol kokan iğrenç nefesi burnuma dolmuştu.Yüzümü buruşturmamak için kendimi tutarken gülümsedim."N'aber yakışıklı?".

Adam gülümsedi."Çok mütevazısın".Karşımda ki sandalyeye oturdu."Kucağıma gel şöyle".İçkimiz masaya bırakıp ayağa kalktım ve adamın kucağına oturdum.

Bunu yapmaktan nefret ediyordum ama yapmalıydım.Siktir.Altımda ki o şişliği hissedebiliyordum.Adam beni şişliğine iyice bastırmak istermiş gibi belimden kavradı.

O bunu yapınca "Bırak beni!" Deyip çığlık attım.Ayağa kalkmaya çalıştığımda belimi bırakmadı."N'apıyorsun güzelim?!".Rolümü abartıp adama tokat attım ve ayağa kalktım.

Adama tokat atmamla adam öfkelenmiş gibi saçımdan kavrayıp başımı masaya yapıştırdı.Normalde olsa ecdadını sikerdim.O beni tehdit ederken ben çığlık atıyordum.

Birden adamın eli saçımdan kalktı.Başımı kaldırdığım kulüp sahibi adamı yere itmişti."Atın şu pis herifi kulüpten".Korumalar adamı götütürken adamıma korkak bakışlarla attım.

Çünkü bu tip egosu zayıf ve yüksek erkekler güvende olmaya ihtiyacı olan korkak kızlardan haz alırdı.Adam pislikle sırıttı."Artık korkma güzelim, ben varım".

Gülümsedim ve adama yaklaşıp ellerimi omzuna koydum."Kurtarıcımız bize bir ödül vermez mi?".Adam beni kucağına aldı."Gel güzelim, sana en büyük ödülü vereceğim".

-"Siktiğimin azgın piçi"

+"Sen bi sakin olsana"

+"Kıskandım mı yoksa?"

Emir Özgür'e küfürler yağdırırken ben bir şey diyemiyordum.Adama döndüm."Umarım çığlıklarımı bastırabileceğin, sadece kurtarıcıma ve bana özel olan bir yerin vardır".

Adam gülümsedi."Ofisim bebeğim, sana özel".Ofise gideceğimizi duyunca yüzüme zafer sırıtışı eklendi ama o bunu bilmeyecekti.Ofise geldiğimiz de adam beni indirip ofise girdi.

Bende arkasından giderken yanımızda getirdiğim içkiyi masaya indirdim."Önce içelim".Ben onun dikkatini dağıtararak konuşurken içkisine ilaç kattım.

Adama elimde ki bardaklarla dönüp gülümsedim ve bardağı adama uzattım.Kulüp sahibine yaklaşıp dudağımı ısırdım ve onu duvarla kendi arama sıkıştırdım.

Ama beklemediğim bir şey oldu.Benim elim havada, elinde içki bardağı duran, eli havada olan adamın elini tutuyordum."Siktir".Ağzımdan kaçan bu cümle, iyi şeylerin habercisi değildi.

"Bu bardağı kafam indirecektin piç herif".Adam sırıttı."Oyunun farkına varmadın mı Eylül?Köşeye sıkıştınız".Adam tuttuğum elinden güç alarak bileğimi çevirip beni kitledi.

Ondan bir şekilde kurtulduğumda elbisemin altında ki tabancayı çıkardım.Siktir, siktir, siktir.Neden Emir'den ses çıkmıyordu?Silahı Adama doğrulturken biri arkamdan beni vurdu.

Sırtımdan vurulmama rağmen yere düşmezken biri arkamdan tekmeyi indirince adamın ayaklarının dibine yığıldım.Adam bana eğilip kulaklığımda ki kulaklığımı çıkardı.

:"Demir'in sana selamı var"

:"Game Over Emir"

Demir'in ismi bütün tüylerimi diken diken ederken bir adam ayağımdan tutup beni yerde sürükledi.Yerde sürüklenirken dayanmaya çalıştım ama gözlerim karardı.

Düşündüğüm son şeyse Emirdi...

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.