Sabah oldu ve uyandığımda sarayda uyuduğumu ve geve yağmurda Sema'yla eğlendiğimizi hatırladım.Bu güzeldi,bu gerçekten güzeldi.Hef bir zerrem ona olan aşkım ile tutuşurken böyle bişey yaşamak o kadar güzeldiki...Ama bi yandanda üzgünüm,o beni arkadaş olarak görüyor.Bu kötü,bu yerçekten kötü.
Biraz düşündükten sonra kraldan izin isteyip saraydan ayrıldım.Eve doğru giderken yolda tutuncu ile beyaz renkleriyle karışık bir yavru kedi vardı.Tabiki yanına gidicektim.Yanına gittim ve kediyi kucağıma alıverdim.Eve gitmekten vaz geçip çimenlik bir alana otrdum.Her yerde satış yapan yerliler,şarkı söyleyen gençler ve o şarkıyla dans eden insanlar.Yerin yeşillliği ve göğün mavisi bir olmuş,insanlara neşe veriyordu.Kucağımdaki kedi ile bir süre izledim kalabalığı.Sonradan yanım abaiari oturdu.Bende merak edip baktığımda Sema'yı gördüm.Kucağımdaki kediye bakıyordu.Sanırım kediyi tatlı bulmuş ve kendi kucağında istiyor gibiydi.
Kediyi Sema'nın kucağına doğru koydum ve sevmeye başladı,sevmeye başladık.
Ömer : Buralar hep böyle neşelimidir?
Sema:Evet,hep böyle neşelidir bizim halkımız.Dans ederler,şarkı söylerler,eğlenirler,oynarlar.Kimse kin tutmaz birbirine,kimse nefret etmez birbirinden.
Ömer : Burada yaşadığın için seni kıskandım açıkçası.
Sema : Peki sen? Anlatsana sizin oraları.
Ömer :Bizim ordada kültürümüze çok önem verirler.Aynı sizin gibi kimse nefret etmez,kin tutmaz birbirine lakin hergün şenlikleri çocuklar yapar bizim orda.Göklerde uçurtmalar,seksek oynayanlar,vezirbaşı oynayanlar,beş taş oynayanlar,futbol oynayanlar ve daha niceleri.Arada bi yetişkinlerinde oynadığı olur çocuklarla.Bizim oralarda kediler çoktur.Bundan dolayı dahada bi sevinçli olur çocuklar.
Sema: Peki ya yetişkinler?Onlar ne yapıyolar bu süre zarfı içinde?
Ömer : Yetişkinler pazarlarda ve dükkanlarda satış yapar,yanlarında çay ile diğrr esnaflarla konuşur.Kimi türkü söyler,kimi derdini anlatır.
Sema: Vay be,sizin oralar daha güzelmiş.Açıkçası kıskandım.