İçeriğe geç

Paris'in Love

Bölüm 9 · 6 dk okuma

Paris'in Love

Bölüm 9

DOYAMIYORUM

3 GÜN SONRA...

Koca üç gün geçmişti ama Taehyung'un kızgınlığı bitmek bilmiyordu.

O kadar yoruldum ki kendi başıma yürümek mucize gibiydi benim için.

Banyoda ılık bir duş aldım. Tae uyurken yavaşça mutfağa inip kahvaltılık birşeyler hazırlamaya başladım. Çünkü üç gündür yemek bile yemiyorduk doğru düzgün.

Dolaptan yumurtayı çıkarıp tabağa kırdım. Güzelce çırptıktan sonra kızgın yağa döktüm. Omletin kızarmasını beklerken arkamdan gelen adım sesleriyle yavaşça o yöne döndüm. Tae uyanmıştı. Altında sadece iç çamaşırı vardı. Kocaman bedeniyle tam karşımda duruyordu.

"Bebeğim ne zaman uyandın?"

"Biraz önce."

Yanıma geldi ve belime sarıldı. Mührüme dudaklarını bastırırken alt bedeni de alt bedenime baskı yapıyordu.

Zoraki şekilde yutkundum. Geri çekildi ama elleri hala belimdeyken anlıma bastırdı dudaklarını.

"Sana neden doyamıyorum?"

"Gerçekten tae neden bu kadar doyumsuzsun?" Güldü o kadar güzel güldü ki şu an doyumsuz olan bendim.

Yaklaşıp dudaklarına yapıştım. Ellerimi ensesinde birleştirip saçlarını çekiştirmeye başladım.

"Bebeğim... Omlet yandı sanırım?" Geri çekilip kurduğu cümleyle elim ayağım birbirine girdi.

Gerçekten yanmıştı omletim!!!

"Yaa Tae son yumurtamızdı!" Dedim mızmızlanarak.

"Aç değilim zaten bebeğim. Üzme kendini."

"Üç gündür doğru düzgün yemek yemedin."

"Sen bana yeterde artarsın."

"Olmaz ki. Off canım çok sıkıldı."

"Şşs bebeğim. Gerçekten sorun yok."

"Peki ama ne yicez ki?"

"Ben seni düşünmüştüm."

"Nasıl yani?"

"Yemek olarak diyorum seni yemeyi tercih ederim."

"Ama tae, gerçekten doyumsuz biri oldun."

"Naparsan böyle güzel bir eş'e karşı koymak imkansız."

Kurduğu cümleyle kurdum içimde taklalar atmaya başladı.

'duydun değil mi alfamız bize karşı koyamıyor.'

"Duydum rahat dur."

"Kurdun kurduma kur yapıyor."

"Aaa tekerleme gibi konuştun!" Dedi. Heyecanla.

"Öyle mi yaptım?"

"Evett!"

Elleri kalçamı bulup sıkarken dudakları da boynumda geziyordu. Rahat durmayacaktı. Kalçama merhamet etmiyordu maalesef.

"Jungkook odaya mı geçsek?" Sakince fısıldadı.

Odaya geçmek istemiyordum. Farklı şeyler denemek istiyordum.

"Banyoya geçelim?"

"Neden?" Dedi kaşlarını çatarak.

"Orda da deneyelim mi?" Utangaç çıkan sesimin aksine gözlerim arzuyla bakıyordu.

"Ciddisin?"

"Hım hım."

"O zaman eşimi memnun etmek benim görevim." Ve kalçamdan tuttuğu gibi beni kucağına aldı.

Kahakaha atarak boynuna sarıldım. Banyoya gidene kadar yüzümün heryerini öptü.

İçeri girdikten sonra da kapıyı sertçe kapattı.

Benim üstümdeki tişörtü tek hamlede çıkarıp köşeye attı ve beklemeden suyu ayarlamak için duşakabine girdi.

Suyu açar açmaz bedeninde akmaya başladı. Esmer teninden akan su yavaşça iç çamaşırının içine süzülürken zorla da olsa yutkunup önüme döndüm.

'neden onu izlemiyoruz?? Geniş beline baksana iştah açıcı değil mi?' kurdum tekrar önümdeki manzaraya dönmem için beni zorlasa da direnmek istedim. Yoksa her an üstüne atlayabilirdim.

'hadiii git yanına!!!' kurdum artık içimi tırmalarken bir adım ileri gittim.

Elimi kaldırıp geniş beline dokundum. Bunu bekliyormuş gibi yavaşça bana doğru döndü ve ellerimi tutup beni kendine doğru çekti.

Bende suyun altına girdim. Ilık su saçlarımından süzülüp yüzümü yıkarken gözlerim onun ıslak dudaklarında geziniyordu.

"Güzelim benim."

"Alfam.." hülyalı çıkan sesimi umursamadan parmak ucuma yükselip dudaklarına yapıştım.

Yavaş ve sakin hareketlerle dudaklarını öperken onun altındaki şişlik beni de onu da zorluyordu.

Baskın kokusu nefesimi keserken gözlerinin an be an değişmesi benim de tüm sistemimle oynuyordu.

Dilini dilime dolayıp emmeye başladı. Bir elini kalçamda diğerini ise boynuma sarıp beni sıkıca kendine çekti.

Başımı biraz daha kaldırıp dudaklarımızı iç içe geçirirken gözleri açıktı. Sadece dudaklarımızı izliyor durmadan diliyle tekrar tekrar yalıyordu dudağımı.

"Hmm tae." Yüksek inlemem tüm banyoyu doldururken alt dudağımı ısırdı.

Ağzıma gelen metal tatla kanadığını anladım.

(‼️ +18 ‼️)

"Şşş jungkook seni burdan sömürerek çıkarmamak için kendimi zor tutuyorum böyle önleme!" Sesi tehdit gibi değil daha çok çaresiz gibi çıkmıştı.

"Lütfen bana istediğini yap." Dedim inleyerek.

Az önce ağrıyan kalçam için merhamet istiyordum değil mi? Tamam unutun onu çünkü karşımdaki Kim Taehyung varken sadece ona teslim olmak istemiyordum.

"Siktir jungkook.." dudaklarıma tekrar aynı hızla saldırı.

Alt tarafını durmadan bana sürtüyor biraz geri çekilip sertçe kendini bana ittiriyordu. Adeta iç çamaşırların üstünden beni becermek istercesine...

Elleri tüm bedenimi ilk defa keşfedercesine her yerde geziniyor kalçamda durup sertçe sıkarak devam ediyordu.

Kalbim deli gibi aterken kurdum o kadar memnundu ki resmen keyiften dört köşeydi.

"Ahm." Dudaklarımdan ayrılır ayrılmaz yüksek sesle inledim.

"Delirdim jungkook delirdim."

"Ahm sevgilim hadi hadi!"

"Hadi, doğru arkana dön güzelim."

Beklemeden arkama döndüm. İç çamaşırımı tek hamlede çıkarıp köşeye attı aynı işlemi durmadan kendine uyguladı.

Sertleşen aletini tutup kalça aramda aşağa yukarı git gel yaparak beni delirtmeye başlamıştı.

"Siktir jungkook benim için nasıl da kasılıyorsun.." sesi o kadar derindi ki tanımasam arkamdaki Taehyung değil derdim.

"Sevgilim, ilk defa senin için kasılmıyorum."

"Ben burda yokken beni düşünüp kendine dokundun mu?"

"E evet."

"Nasıl yaptın göster."

"Taehyung lütfen sevgi-"

"Göster!" Sert sesi beni gerim gerim gererken başımı salladım.

O arkamda dururken yavaşça onun tarafına döndüm. Sırtımı duvara yasladım ve gözlerine bakmaya başladım.

Çok utansam da umursamadım. Sonuçta bunu isteyen oydu öyle değil mi?

Ellerimi önce şişmiş aletime atıp biraz gelgit yaptım. Daha sonra yavaşça arka tarafıma götürdüm parmaklarımı.

Zoraki de olsa yutkunup bir parmağımı içime gönderdim.

"Ahm tae!" O burda yokken inledigim gibi yüksek sesle inledim.

Sonra diğer parmağımı ve sonra diğerini gönderdim içime.

Karşımda beni zevkle izleyen adamı bende zora sokmak istiyordum.

"Sevgilim... Benim parmaklarım yetmiyor." Ve diğer elimi onun aletine sardım.

Aldığı derin nefeslerden göğsü sertçe inip kalkıyordu. Gözlerinin içine baka baka kendime dokunurken ağzım açık inliyordum.

Başımı göğsüne bastırdım ve inlemeye devam ettim.

"Ahm."

"Çok istedin beni değil mi?" Su an kızgınlıkta olmasaydı onu bu halde bırakıp çıkardım. Sonuçta o zaman da beni zora sokan oydu.

Şimdi onu düşünmüş olmam gururunu okşuyordu.

"Bana bak tae! Şimdi bana istediğimi vermezsen yemin ederim arkamı dönüp çıkarım. Bundan sonra ki her kızgınlığımız perişan hallerde geçer. Ölsem de sana gelmem, ölsende bana gelemezsin!"

İlk afallasa da beni kolumdan sertçe tutup döndürdü. Bu kez göğsüm duvara yaslıyken beni kalçamdan tutup kendine doğru çekti.

"Beni kendinle tehdit etme!"

"Tehdit değil. Olacaklar." Dedim aynı sertlikle.

Kalçama o kadar sert bir tokat atti ki banyoda sesi yankılandı.

"Ah."

"Şimdi benim için inle güzelim." Ve beklemeden içime girdi. Bir anda girince çığlık attım.

Başım duvara yaslıyken kalçam ona doğru çıkmış onun ise kasıkları sertçe çarpıyordu.

Tenin tene çarpma sesi tüm banyoda yankılanırken inlemekten ağzımı kapatamıyordum bile.

"Ah ah ah tae!"

"Off adımla adımla inle." Dedi içime girip çıkmaya devam ederken.

Su üstümüzden akıp giderken ıslak bedenlerimiz sertçe birbirine girip çıkıyordu.

Başımı arkaya çevirdiğimde zevkten kızarmış bir Taehyung görmeyi beklemiyordum.

Başını geriye doğru atmış ağzı açık şekilde inlerken onu izlemek beynimi eritiyordu sanki...

"Ahm sevgilim."

Başını eğdi ve giriş çıkışlarını izlemeye başladı. Sert bir tokat daha atıp alt dudağını ısırdı.

"Ah jungkook sikiyim çok iyi!"

"Alfam bacaklarım.." bacaklarımı hissedemiyordum.

"Bunu sen istemedim mı güzelim?"

Bu kadar zor olacağını tahmin etmedim.

Başımı salladım sadece. Nasıl konuşulurdu ki onu bile unutmak üzereydim.

"Konuş güzelim. İnle adımı inle."

Ellerini kalçamın her iki tarafına sabitledi. Gelgitlerini hızlandırmak için elleriyle beni yönlendirmeye başladı.

Sanırım sona yakındı.

"Ah ohm jungkook oh."

"Tae- Taehyung!" Artık inlemiyordum çığlık atıyordum.

"Siktir siktir!"

Başımı salladım artık düşünemiyordum. Beynim zevkten tüm işlevini unutmuştu.

Kalbim maraton koşusu yaparcasına hızlanırken göğsüme sığamıyordu artık.

"Az kaldı geliyorum."

Başımı salladım sadece.

Bir eli önden aletimi kavrayınca başımı geriye doğru yatırdım.

Başım onun omuzuna düşerken Derince inledim. İki yerden de aldığım zevkle dünyadan tamamen uçmuş gibiydim.

Bambaşka evrende geziyordum sanki...

"Taehyung... Alfam!"

"Söyle güzel omegam."

"Hmm."

İçime akan sıvıyla bende boşaldım. Artık ayakta durmak benim için mucizeydi.

Dizlerimin üstüne çökerken o da benim yanıma oturdu. Başımı göğsüne yaslayıp bacaklarımı uzattım.

"İyi misin bebeğim?"

"Tae bir daha yapmayalım olur mu?"

"Neyi?"

"Banyoda yapmayalım artık."

"Ben bu tada alıştım kolay kolay vazgeçemem artık."

Zorla da olsa güldüm. Onunla herşey mükemmeldi.

"Beni yıka ve çıkar burdan."

"Emrin olur güzelim."

ÖNCELİKLE SELAAAMMM!!!!!

ASLINDA BU BÖLÜM SMUT FLN OLMAZDI DA OLDU İŞTE NAPALIM FJFJEKCKEKFK

YORUM YAPMAYI UNUTMAYIN 🥳 🥳

SİZİ KOCAMAN LOVEEEE 🥳 🧚🏼‍♀️ ✨

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.