Belimdeki acı beni yok etmek istiyordu. Ya da ben öyle hissediyorum bilmiyorum tek bildiğim şu an beni sıkı sıkıya sarıp sarılan adama çok sinirli olduğum.
Evet dün gece çok güzel geçti ama bu onu affettiğim anlamına gelmez.
"Bırak beni!" Dedim dibimdeki kulağına doğru bağırarak.
"Güzelim?"
"Güzelin değilim. Ve bırak beni."
"Ne oldu sabah sabah?"
"Tae uzak dur benden."
Kaşlarını çattı ve başını tamam dercesine sallayıp biraz geri çekildi.
Tam o sırada kurdum deliye döndü.
'Delirdin mi sen??? Yanımızdayken ne kadar iyiz görmüyor musun ne bu şimdi?'
"SUS KIZGINIM ONA!"
Ve daha fazla konuşmadan ayağa kalkmaya Yeltendim. Evet Yeltendim çünkü kalkmam imkansızdı. Kalçamdaki acı beni hareketsiz bırakmıştı.
"Bebeğim yardım etmeme izin ver."
Yataktan kalkıp ellerimi tuttu. Ona çok kızgın olsam da duş almam gerekiyordu. O yüzden yardımını kabul ettim.
"Sadece beni banyoya götür. Daha fazlasını istemiyorum senden."
"Bebeğim ne oldu böyle?"
"Beni bu halimle üç gün yanlız bıraktın Tae. Birde ne olduğunu soruyorsun?"
"Ama dün gece telafi ettiğimi düşünüyorum?"
"Belki kızgınlıktan dolayı isteğimi telafi ettin, ama kalbim hala kırık."
Evet bedenime çok iyi gelmişti ama kalbime dokunmasını istiyorum ve şu an ondan öyle bir hamle yoktu.
"Kahvaltıdan sonra dahak detaylı konuşuruz."
Yavaş yavaş banyoya gittikten sonra onu kovdum. Yardım etmek istese de kabul etmedim etmezdim de! Sonuçta sinirliydim.
Suyu ayarladıktan sonra üstümü çıkarıp güzel bir duş aldım.
Hala da yürümeyi yeni öğrenen küçük bebekler gibi yürüyordum. Kısa bir şort üstüne de şortu kapatacak kadar uzun bir tişört giydim.
Dağılan saçlarıma ellerimle şekil verip indim mutfağa. Çok güzel bir kahvaltı hazırlamıştı hemde bu kadar kısa sürede.
"Bebeğim iyi misin?"
"İyim." Kurt gibi açtım. Beklemeden sofraya geçtim.
Bir parça ekmek alıp üstüne bal kaymak sürüp bana uzattı.
Alıp almama arasında kalsam da almasam zorla ağzıma tıkardı diye düşünüp aldım.
"Kahvaltıdan sonra Krem sürelim bebeğim."
"Kendim hallederim."
"Güzelim lütfen. Seninle ilgilenmeme izin ver."
"Cezalıydım ben unuttun mu?"
"Özür dilerim haklısın. Sadece gözüm fazla döndü. Doğru düşünemedim."
Doyduğumu hissedince birşey demeden ayağa kalkıp koltuğa geçtim.
Taehyung'ta kalktı ama yanıma gelmek yerine mutfağı toplamaya başladı.
Ben umursamadan telefonumu çıkarıp Instagrama girdim. Her yerde Taehyung'un vücudundan bahseden haberler vardı.
Esmer tenine kırmızı çok yakışmıştı. Haliyle de ilgi çekmeyi başardı. Bu durum beni delirtiyordu.
İkimiz adına da haber yapılmıştı. Ama genel olarak onun mükemmel vücudu hakkında haberler vardı. Yorumlarda çıldıran omegaları görmek beni delirtmeye yetiyordu.
Derin bir nefes aldım. Sakin ol jungkook nefes al ve ver...
"Pislik omegalara bak sen evli olduğunu bilmelerine rağmen neler yazmışlar."
"Efendim bebeğim?" Arkdamdan gelen sesle telefonu hızla kapattım.
"Yok birşey."
"Neye bakıyordun?"
"Hiç."
"Peki. Hadi uzanda kremini sürelim."
"Kendim halledebilirim."
"Ondan şüphem yok ama ben yapmak istiyorum."
Daha fazla itiraz etmek istemedim. Yüz üstü uzanıp şortumu aşağa indirdim.
Bir kaç saniye sonra soğuk kremi kalçamda hissedince kendimi sıktım.
"Rahatla güzelim."
Aşağa yukarı git gel yaparak kremi sürerken zihnimde kötü şeyler dönüyordu. O da bunu biliyormuş gibi yavaş yavaş hareketlerle masaj yaparak sürüyordu kremi.
"Hadi artık bitir." Dedim dayanamayarak.
Son kez aşağa yukarı yapıp geri çekildi.
Şortumu çekecekken elimi tuttu. "Bekle biraz kurusun." Omuz silkip şortumu yukarı çektim.
Kalkıp gittiğinde ellerini yıkamaya gittiğini anladım. Çünkü beni böyle bırakıp gitse onu doğduğuna pişman ederdim.
Çok geçmeden geri geldi ama elinde bir şişe iki de bardak vardı.
Şişe bana çok tanıdık gelse de çok umursamadım.
"Bu ne?."
"Sohbet ederken biraz içelim."
"Sohbet? Ben seninle konuşmak istemiyorum."
"Bebeğim, haklısın ama zaten zorunlu olmasa gitmem."
"Sadece o değil. Dün gece bana bağırdın." Gözlerim yavaş yavaş dolarken kendine kızıyordu. Pişmandı...
"Özür dilerim. Ben o anın duygularıyla ne yaptığımı bilmiyorumdum."
Alt dudağımı ısırdım. Dün gece fazla iyidi... Ama bir saniye ya benim şu an bunu düşünmemem gerekiyor. Şu kızgınlık laneti bitse de kurtulsam bipolar olmama az kaldı.
"Yapma artık."
Elindeki dolu bardağı bana uzatırken başını salladı. "Söz veriyorum bebeğim." Bende başımı salladım ve bardaktan bir yudum aldım.
Bu tat... Çok tanıdık geliyordu.
"Bunu daha önce içtik mi?" Dedim sorarcasına.
"Yaklaşık üç yıl önce evet."
"Nasıl yani?"
"Bebeğim bu bizim beraber o restoranda içtiğimiz ilk içki. Vlog kanalın için çekilen vidoeyu hatırlıyor musun?"
"İnanıyorum tae bunu nerden buldun?"
"Çok aramama gerek yoktu. Restorana dair hiçbir şey değişmemiş. İkimizin oturduğu sandalye bile."
"Peki sen bunu nerden hatırladın?"
"O güne dair hiçbir şeyi unutmadım bebeğim. Utanınca irileşen gözlerini de konuşurken kızaran yanağını da.."
İşte şimdi ağlayabilirdim. Bu kadar mükemmel bir eşe sahip olmak. Tanrım sanırım bu dünyada ki en büyük şansımdı...
'Görüyorm musun bizi unutmamış? Hadi ama teslim ol artık.' kurdum susmuyor beni durmadan dürtüyordu.
Vücudumu basan sıcaklıkla Derince ofladım. Bu kadar erken teslim olmak istemiyordum. Ama karşımdaki Kim Taehyung'tu heykel kadar heybetli bir vücudu ve pırlantalardan parlak gözleri vardı.
"Yavrum neden öyle bakıyorsun?" Yavrum... Ağzından çıkan her kelimeye eriyecek gibi hissediyordum.
"Taehyung, acaba?"
"Ne?" Dedi göz kırpıp.
Beklemeden bir bacağımı onun diğer tarafına atıp kucağına yerleştim.
Birşey demeden dudaklarına yapıştım.
‼️(BİRAZ +18)‼️
Elleri anında belimi bulurken ben çölde susuz kalmış da serin bir şelaleden su içiyormusum gibi emerken o daha yavaştı.
Altımda hissettiğim settlikle kalkıp tekrar oturdum. Kucağında bir oturup bir kalkarken aleti daha da sertleşiyor daha da hissetmeme sebep oluyordu.
"Hım... Tae."
"Bebeğim."
Dudaklarımız uyum içinde dans ederken konuşarak onu bozmak istemiyordum.
"Güzelim dur." Dedi geri çekilip.
"Ne?"
"Sabah yürüyemiyordun bile. Şimdi-"
"Benimle uğraşmak mı istemiyorsun?"
"Ben seninle bir ömür uğraşırım. Sadece acı çekmeni istemiyorum."
"Şu an dursak acı çekerim."
Beklemeden elimi üstümdeki tişörte atıp çıkardım ve bir köşeye fırlattım. Gözleri üst bedenimde gezerken sırıttı.
Başımı eğip baktığımda gördüğüm manzara beni şaşırttı. Duş alırken acıdan çok dikkat edemedim. Ama her yerim mosmordu. Ve hatta vücudum şu an bir ülkenin haritası gibi görünüyordu...
Elleri tek tek morlukların üstünden gezerken sırıtıyordu.
"Gülme.!"
"Vücudun benim izlerimle doluyken daha güzel görünüyor."
"Seninde heryerin mosmor." Kaşlarımı çattım.
"Gurur duyuyorum." Dudağımın bir köşesi kıvrılırken bende onun tişörtünü tutup çekistirdim. Yardım ederek çıkardı. Onun esmer teninde duran izler çok daha iyi görünüyordu.
"Peki, şimdi bu şekilde canlı yayın açmak ister misin güzel omegam?"
Kahkaha atarak boynuna sarıldım. Omuzundaki morluğa bir kez daha dişlerimi geçirdim.
Elleri kalçamı bulup sıkarken geri çekilip yüzüne bakmaya başladım. Eşsizdi...
"Taehyung."
"Bebeğim?"
"Tae."
"Güzelim."
"Alfam.." dedim daha cilveli bir sesle.
"Söyle birtanem." Ne kadar kızgın olursam olayım ondan başka bir kapım evim yuvam yoktu.
O benim Dünyamdı...
"Beni seviyor musun alfam?" Bu konuşmalar sonrasında utanmama sebep olacaksa bile şu an istediğim tek şey onun ilgisi.
"Seni kendimden daha çok seviyorum."
"Hımmm. Peki ne kadar seviyorsun?"
"Hımm. Sanırım beni güzel gözlerine sığdıramadığın taşıp hayran olduğun kadar."
"Ben sana hayran değilim." Dedim gülerek.
"Ben sana hayranım. Ben sana aşığım."
"Şu an ne istiyorum biliyor musun?" Dedim arzu dolu bir sesle.
"Ne?"
"Seni. Kurdum deli gibi çığlık atıyor içimde."
"İstediğini almak ister misin peki?"
Alt dudağımı ısırdım. Canım yanacaktı. Ama bu an için cehennemde yanmaya bile razıydım...
Hafifçe yükselip altımdaki şorttan kurtuldum. Onunda altındaki eşofmanı çıkarıp köşeye attım.
Hiç bir hazırlık beklemeden yükselip onu içime aldım.
Başımı eğip inlerken onun başı çoktan geriye düşmüştü. "Deli ediyorsun beni deli!" Dedi dişleri arasında.
"Akıllı olmayı isteyen kim?"
"Zıpla tavşancık."
Kalkıp inerken derin inlemeleri kulaklarımda duymak isteyeceğim tek Melodi gibi gezerken sırıttım.
Kalçamı bir eliyle kavrayıp daha hızlı inip kalkmaya yardım ediyordu. Dizlerim titrerken zor duruyordum.
"Ahm alfam dizlerim."
"Siktir siktir." Ve belimden tuttuğu gibi ayağa kalktı. Ben ayaklarımı beline dolayıp sıkı sıkıya sarıp sarmalamıştım.
Ayağa kalkıp beni duvara yasladı. Hala içimdeyken gitgellerini hızlandırdı. Kucağında deli gibi çığlık atıyor durmadan zıplıyordum.
"Ahm tae!" Dedim çığlık atarak.
Belimi delip geçecekti parmakları. Başını eğip izlemeye başladı. Kasılıp açılan deliğim onun aletini sararken aldığı nefesin sesleri duvarlardan taşıyor gibiydi...
"Ohm jungkook siktir siktir."
O kadar hızlandı ki artık nefes alıp vermem bile zor geliyordu.
Bir eli benim de aletimi sararken iki yerden aldığım zevkle dünyadan tamamen uçmuş gibiydim.
"Geliyorum tae."
"Bende.. ahm." İçimden çıkmak için geri çekilirken beline sardığım ayaklarımı sıkıp onu kendime çektim.
"Dün gece de içine geldim yavrum. Hamile kalabilirsin?"
Başımı olumsuz anlamda salladım. Şu an konuşmak benim için mucizeydi.
İkimizde aynı anda gelirken aynı anda inledik.
Tamamen rahatladıktan sonra anlıma bir öpücük bıraktı.
"İyi misin bebeğim?"
"Sanırım benimle gerçekten bir bebek gibi ilgilenmen gerekecek."
"Zevkle bebeğim."
"Ve biliyor musun?"
"Neyi?"
"Tıpkı sana benzeyen bir bebeğimiz olsun istiyorum."
Kurduğum cümleyle başta afalladı. Daha sonra gözleri doldu ve dudaklarıma yapıştı.
"Umarım senin gibi parlayan gözlere sahip olurlar."
"Gerçekten gözlerim parlıyor mu?"
"Galaksideki bütün yıldızlar bir araya gelseler bile senin gözlerin kadar parlak olamazlar."
Gülümsedim. Benim gözlerim sadece onun için bu kadar parlaktı ve bu ikimize yeterdi...
BU BÖLÜM KISA OLDU KABUL EDİYORUM. AMA ARKADAŞLAR DKEKXKEKXLEK BAHANE BULAMADIM SORRY
ŞEY DÜŞÜNÜN BUNU ARA BÖLÜM OLSUN BİR SONRAKİ BÖLÜMDE GÖRÜŞMEK ÜZERE 😜 🧚🏼♀️
VE SİZİ KOCAMAN LOVEEEE 🥳 🧚🏼♀️ ✨
