YORUM YAPIN DA SOHBET EDELİM AŞKLAR🧚🏼♀️🧚🏼♀️ 🧚🏼♀️
VEEEE DİĞER KİTAPLARIMA DA ŞANS VERMEYİ UNUTMAYIN🥳🥳🥳
İLAHİ BAKIŞ..
Taehyung sinirle elindeki telefonu izliyor kurdu durmadan içini pençeliyordu.
"Nasıl olur bu?" Seslice söylediği sözleri korumayı Korkutmuştu.
Ekranda üstü yarı çıplak bir şekilde canlı yayın açmış eşini görüyordu. Bir dakika bir dakika onun elindeki içki şişesi miydi yoksa Taehyung sinirden halüsinasyon mu görüyordu?
Ama hayır tam olarak doğruları görüyor ve gördükçe kan beynine sıçrıyordu.
"Hahahaa Şu an onu görebiliyorum sanırım fazla sinirlendi." Ekrandan sesler yükseldi. Jungkook onu canlı bir şekilde izlerken bir yandanda canlı yayın açmıştı.
Jimin'in ona yaptığı çaylar zaten uyuşmasına sebep olmuşken şimdi de elinde ki alkolle iyice çayır keyif hale gelmişti.
Jungkook bir yandan gelen yorumları okurken Taehyung'un gözü bir yoruma takıldı.
'üstündeki ceketi neden çıkartmıyorsun?' Taehyung'un gözleri değişmeye başlarken kurdu konuştu.
'Aptal gör işte bizi pişman edecekti biliyorduk.'
"Bende onu pişman edicem."
Telefonu çıkarıp aradı...
Jungkook ekrandaki isme bakıp tekrar kahkaha attı.
"Sanırım kocacım benden uzakta fazla sinirlendi." Şu an ne dediğinin farkında bile değildi.
"Ama kombinine bayıldım kocacım. Gömleğini o kadar açık bırakman benim de ceketimin içine bir şey giymemem için cesaret verdi." Ve evet onu gördükten sonra böyle bir kombin seçmişti.
'Neden içiyorsun?' gelen bir başka yorumu seslice okuyup cevap verdi.
"Çünkü kurdum susmuyor."
Ayağa kalkıp kendi etrafında döndükten sonra başka bir şişe daha alıp geldi.
Tekrar ekran başına oturup etrafına bakındı. Nasıl açmalıyım diye düşünürken telefonu tekrar çaldı.
Umursamadan telefonu alıp şişenin kapağını açtı. Daha sonra telefonu koltuğun herhangi bir köşesine fırlattı.
"Pekii eğlenelim hadii." Ve tekrar ayaklanıp kendi kendine dans etmeye başladı.
Taehyung uzakta delirirken Jungkook sadece acı çekmediği bu bir kaç saati değerlendirmek istiyordu...
Taehyung telefonunu çıkarıp tekrar Jimin'i aradı.
"Alo?"
"Jimin neden Jungkook'u yanlız bıraktın?"
"Uyuyacağım dediği için."
"Canlı yayın açmış!"
"Ne nasıl?"
"Lütfen hemen eve gidip durdur onu."
"Tamam haber veririm." Telefon kapandı ve Taehyung uzaktan izlemeye devam etti...
"Şu an laptopu tamamen kapatmamı istersiniz değil mi?" Jungkook'un kurduğu cümleyle Taehyung'un gözleri şokla açıldı.
Çünkü o laptopu tamda vücudunun açık kalan kısımlarını kapatmak için açıktı. Eğer kapatırsa herkes onun eşini görecekti.
"Hemen hemen sende bir yorum yap ama benim olduğumu bilmesin." Dedi yanındaki korumaya.
"Ne yazmamı istersiniz?"
Taehyung telefonu alıp yazmaya başladı.
'Yayını kapatmalısın.' ve yolladı.
Jungkook kahkaha atarak yorumu okudu.
"Sensin biliyorum ama yayını kapatmıyorum."
Yavaş yavaş başı dönerken ne yapacağını bilmiyordu. Yayını Taehyung görsün diye açmıştı ama şimdi de kapatmak istemiyordu.
"Düşündüm de Taehyung'un kıyafeti hakkında konuşabiliriz."
Yorumlar su gibi akarken jungkook okumakta zorlanıyordu. Çünkü gözleri bulanık görüyor zihniyle oyun oynuyordu.
Ve aralarından bir yorum çarptı gözüne.
'Kesinlikle çok şanslı bir Omegasın. Çok seksi bir kocan var.'
Ve Jungkook'un kasları çatıldı...
"Ne diyorsun sen bee! Utanmaz kocam hakkında nasıl böyle konuşursun." Yayını kapatmak üzereyken aklına gelen fikirle kalkıp dolaba yöneldi.
Kaybolmak istiyordu. Dolabı açıp içine girdi. Ne düşünüyordu neden yapıyordu kimse anlamazken kendisi de bilmiyordu. Sadece sarhoştu ve içmek istiyordu.
Dolaptan çıkıp kamera acısını değiştirdi. Koltuğa daha yayvan şekilde otururken şişesini bir kez daha kafasına dikti.
Ceketi iyice açılırken Taehyung deliriyor gibiydi.
Tekrar telefonu çıkarıp aradı ve tekrar açılmadı.
"Efendim artık içeri geçmeniz gerekiyor."
Taehyung sinirle korumaya bakıp başını salladı.
"Siz durmadan ulaşmaya çalışın."
"Emredersiniz efendim."
İçeri tekrar geçerken Jungkook daha rahat şekilde konuşmaya başladı.
"Tae hyungumun saçları çok güzel olmuş. Kırmızı da en çok ona yakışıyor."
İçi tekrar kıpır kıpır olurken kızgınlığına lanetler okudu.
Kalkıp dans etmek istiyordu yerinde durmak istemiyordu.
Daha sonra hesabına atmak için güzel bir dans videosu çekmeye karar verdi. Telefonu bir köşeye fırlattı tabletten yakışıklı eşini izliyor bilgisayardan yayın açtı ve laptopu da kucağından indirmiyordu.
Üstündeki ceketi biraz daha geri çıkarıp tekrar giydi. Hareket ettikçe önü iyice açılıyordu.
Aklına eşiyle yaşadığı kızgınlıklar geldi tekrar. Ateş gibi yanıyordu.
"Çok sıcak değil mi?" Dedi çığlık atarcasına.
"Yayını kapatmam gerekiyor sonra tekrar buluşalımm!" Ve yayını kapattı.
Korumalar Taehyung'un yanına gidip haber verdiler. Az da olsa rahat bir nefes alıp artık gerçekten işine odaklanmak istedi.
Röportaj yapmak için bir kaç muhabir yanına gelince gülümsedi. Aklını başına alamıyordu.
"Bu haftanın hazırlıklarında bizzat ilgilendiniz memnun kaldınız mı?" Güzel bir omega cilve yaparcasına konuşunca Taehyung kaşlarını çattı.
Kendi omegası dışında birinden cilve görmek midesini bulandırıyordu...
"Memnun kaldım. Çünkü gerçekten profesyonel isimlerle çalıştık."
"Eşinizi de görmeyi bekliyorduk?" Başka bir soruyla o yöne döndü.
"Ufak bir rahatsızlık geçirdiği için maalesef aramızda olamıyor."
"Peki bay Jungkook'un çekimleri olacaktı yani öyle iddialar vardı?"
"Olacak en kısa sürede."
Telefona gelen bildiğim sesiyle basından gözünü çekti. Jungkook'un hesabına video yüklenmişti. Kaşlarını çattı ve kimsenin görmeyeceğine emin olduktan sonra açıp izledi. Evet o kıyafetlerle video çekmiş vücudunu gözler önüne serecek şekilde dans ediyor fazla çekici görünüyordu...
Sertçe yutkundu. Ve yorum yaptı.
'Alkol mü aldın?' yorumu attıktan sonra tekrar gülümseyerek basın mensuplarına döndü...
Jungkook gelen yorumla üstündeki teri kurutmak istercesine elleriyle kendini yelliyordu.
Telefonu aldı ve "Evet dans et." Diye cevap verdi.
Daha sonra tekrar yatağa uzandı. Camdan dışarıyı izleyerek kafasını dağıtmak istiyordu nefes almak istiyordu ama hayır Taehyung'u kırmızılar içindeki halini vücudunu düşündükçe ateşler içinde yanıyor gibiydi.
"Lütfen hemen gel.." aciz hissediyordu. Mutsuzdu ve kurdu onu yaralıyordu...
Kapı zili çalınca kaşlarını çattı. Birden bire kim gelmişti ki?
Sıkıntıyla üstüne sabahlığını çekip indi aşağa.
"Kim o?"
"Benimm!" Jimin bağırınca gözlerini devirdi.
Muhtemelen Taehyung gönderdi onu.
Kapıyı açtı ve sırıtan Jimin'i görünce göz kıpırtı.
"Daha Yeni gitmedin mi sen?"
"Neden ben varken canlı yayın açmıyorsun da ben gittikten sonra açtın?"
"O yüzden mi geldin?"
"Hayır. Taehyung gönderdi beni."
"Neden onunla konuşuyorsun?"
"Sana ulaşamadığı için."
"Offf. Her neyse geliyor musun?"
"Hayır. Yongi'yi çok yanlız bıraktım. Sadece sana bakmaya geldim."
"İyim iyim. İstersen gel."
"Hayır. Sakın canlı yayın açma lütfen."
"Peki."
Jimin öpücük atarak arkasını döndü.
Resmen Taehyung insanları zorla kapıya gönderiyordu.
Sinirle içeri geçip telefonu aldı ve Taehyung'u aradı.
İlk çalışta açılınca şaşırdı ama bozuntuya vermedi.
"Neden kapıya insan gönderiyorsun?!"
"Telefonlarıma cevap veremediğin için güzelim."
"Güzelim deme bana! Hem sen sana cilve yapan omegalarla ilgilensene!"
"İlgimi çeken tek bir omega var. O da canlı yayın açarak sabrımı çok zorladı. Eve gelince bunun bedelini ödetmeyi düşünüyorum."
"Ha ha ve ha sen öyle san. Bir daha da kimseyi kapıya gönderme."
"Ta-" jungkook beklemeden telefonu kapattı.
Sadece biraz uyumak istiyordu.
§§§
Jungkook elini öylece etrafta gezdirdikten sonra saate baktı. Henüz sabahın ilk ışıklarında uyanmışken öylece bakakaldı.
Daha sonra aklına gelen fikirle tekrar bir canlı yayın açtı ama bu kez sesli bir yayındı.
"Herkese selamlar." Mayışık sesi sarhoş gibi çıkıyordu.
"Henüz çok erken."
"Uyandınız mı?"
Yorum yoktu çünkü sadece sesli bir yayındı. Üstü başı terliyken bu şekilde ekran başına geçmek istemiyordu.
"Bu gün Tae hyungumun saçları hakkında konuşmak istiyorum."
"Saçları o kadar yumuşak ki." Ve ufak bir kahkaha attı.
"Sürekli sevip okşamak istiyorum."
"Çok şanslıyım." Ve kıkırdadı...
Kendinde değildi. Sadece eşini fazlaca özlemişti.
"Kapatıyorum. Sadece hyungumun saçları hakkında konuşmak için açtım ve şimdi kapatıyorum." Kapattı.
Telefonu öylece bırakıp tekrar uyumaya çalıştı.
Üst üste gelen mesajlarla ekrana baktı. Taehyung'tu.
İki fotoğraf ve bir sesli mesaj.
İlk önce bir fotoğrafı açtı. Üstü çıplak bir şekilde çekilmiş bir poz. Diğeri ise saçları dağınık şekilde çekilen bir fotoğraftı.
Sesi açtığında 'Saçlarım onları okşaman için sabırsız bebeğim.' duyduğu sesten sonra tekrar ıslandığını hissetti.
"Offff Taeeee!" Yatakta tepinmeye başladı çünkü bu sabah baya uzun sürecekti...
SİZCE BÖLÜMLER KISA MI? YANİ BENCE İYİ AMA BİLMİYORUM.
VE DİĞER KİTAPLARIMA DA ŞANS VERMEYİ UNUTMAYIN 🥳 🥳 🥳
SİZİ KOCAMAN LOVE🧚🏼♀️🥳
