ŞİMDİKİ ZAMANDAYIZ AŞKLAR KAFANIZ KARIŞMASIN😘😘😘
İLAHİ BAKIŞ...
Taehyung uçaktan iner inmez telefonunu çıkarıp eşini aradı. Kızgınlığı her an başlamış olabilirdi. Onu o halde bırakıp geldiği için zaten içi içini yiyiyordu.
"Efendim bir sorun mu var?" Korumalardan biri konuşunca Taehyung başını olumsuz anlamda salladı.
Bir alfaya eşinin kızgınlıkta olduğunu söyleyemezdi.
Taehyung Paris'in havalimanında merakla beklerken Jungkook evde kan ter içinde kalmıştı.
Kurdu içinden kültürler savuruyordu.
'Aptalsın Kook aptallık ettin eşimizi nasıl gönderirsin?'
"Sensin aptal. Mecburdu yoksa bizi bırakıp gitmezdi."
Jungkook az önce çıkmıştı duştan ama tekrar terler içinde kalmış ve ıslanmıştı...
Dolabı açıp eşinin kıyafetlerini çıkarıp kendine küçük bir yuva yaptı.
Evlendikleri günden beri ilk kez ayrı geçiyordu kızgınlığı. Kalbi sertçe çarparken o içinden kültürler ederek yuvanın üstüne çıktı.
Bir gömleğini alıp kokusunu içine çekerken telefonun sesi tüm odayı doldurmuştu. Göz devirdi Taehyung dışında kimse arıyor olamazdı. Açmaya da niyeti yoktu.
"Senden nefret ediyorum Tae seni pişman etmezsem benim de Adım jungkook olmasın." Hem Taehyung'a sövüyor hemde onun gömleğini alarak kokusunu içine çekiyordu.
Elleri alt tarafına giderken gözlerini kapattı. Sadece Taehyung'u hayal ediyordu. Daha önce geçirdiği kızgınlıklar...
Siktir şimdi çok daha zordu. Gözlerinde yaşlar birikince ne yapacağını bilmiyordu.
"Neden gittin ki?" Dedi burnunu çekerek. Aynı zamanda altındaki kıyafetlere sürtünüyordu.
Islak deliğini durdurmak istercesine bastırıyordu kendini. Ama hayır durmaya niyeti yoktu. Aksine daha da artıyordu.
"Ahm tae.." Çığlık atarcasına inleyince boğazının yandığını hissetti.
"Yetmiyor yetmiyor."
'Tabi ki yetmez. Alfamız yok.' içindeki kurdu onu darlarken nefes almakta zorlanıyordu.
"Offf Taeeee!" Dedi bu kez sitemle. Gerçekten zorlanıyordu.
Taehyung herşeyden habersizken kurdu içini tırmaladı.
'Güzel omegamızı bırakıp buralara getirdin bizi. Ne işimiz var burda!' kurtlar birbirinden uzak kalınca canları yanıyordu ve hırçınlaşıyorlardı.
"Necbur kaldık. Sence ben bu durumdan memnun muyum?"
'Peki omegam ne halde biliyor musun? Haber aldın mı? HAYIR!' Dedi tekrar sinirle.
Kurdu çok zorlanıyordu. Uzaktaki eşi istekle inlerken o burda saçma sapan insanları dinlemek zorunda kalıyordu.
"Telefonları açmıyor." Dediğinde kurt histerik şekilde güldü.
Şaka gibiydi. Herşey şaka gibi geliyordu kendisine.
Taehyung en son dayanamayıp korumalardan birini çağırdı.
"Buyrun efendim?" Dedi Alfa.
"Kapıdaki korumalara haber ver. Bizim evin içindeki omegalarla iletişime geçsinler Jungkook ne yapıyor haberdar edin beni."
"Emredersiniz efendim." Ve hızla uzaklaştı.
Ama Taehyung'un bilmediği bir şey vardı, Jungkook tüm herkesi evden kovmuş tek başına kalıyordu.
İstekli sesini kimse duysun istemiyordu...
İki kurtta can çekişir gibi acılar içindeyken birbirlerinden haber alamıyorlardı.
"Efendim." Koruma tekrar Taehyung'un yanına geldi.
"Evet?"
"Efendim bay Jungkook evdeki herkesi kovmuş. Kapıları da açmıyor."
Taehyung derin bir nefes alarak telefonunu çıkardı. Rehberine girip Jimin yazan isme tıklayıp aradı.
Çok geçmeden açılan telefonla konuştu.
"Selam Jimin."
"Merhaba Taehyung."
"Nasılsın?"
"İyim teşekkürler. Sen?"
"İyi bende. Jungkooktan haber alamıyorum da sen bizim eve gidip bakabilir misin?"
"Elbette. Bir sorun mu var?"
"Hayır sadece kızgınlığı yakındı, bende Paris'e gitmek zorunda kaldım. Telefonumu açmıyor."
"Sanırım trip yiyorsun."
"Sanırım. Merak ediyorum benim için bakar mısın?"
"Tabi ki. Ben sana haber veririm."
"Harika, teşekkür ederim." Ve telefonu kapattı.
Sonunda stilist J hope içeri girdi ve arkasından gelen üç kişinin elleri takım elbiselerle doluydu.
"Bay Kim hazır mısın?"
"Hope zaten ne giyeceğimizi seçmiştik?"
"Ama yeni bebeklerim de var!" Dedi J Hope arkadaşına bakıp gülerek.
Yıllardır beraber çalışıyorlardı ve artık iki dost olmuşlardı. Taehyung sıkıntıyla kıyafetlere bakarken içi huzurdan çok uzaktı...
§§
"Tae seni pişman edicem!" Dedi Jungkook tekrar inleyerek. Saatler geçmişti ama Jungkook'un acısı biraz olsun dinmedi.
Jimin gelmişti ama Jungkook onu eve almamak için direniyordu. Jimin en son çareyi çilingir getiricem dediğinde Jungkook pes etmişti.
Jimin onun kızgınlık hallerini görmüştü elbette. Sadece evlendiğinden beri daha zorlu geçiyordu.
"Jungkook seni ilk kez bu halde görüyorum." Jimin artık endişeleniyordu. Arkadaşının bu kadar acı içinde kalmasına dayanamıyordu.
"Jimjim delirmek üzereyim."
Jungkook sadece şortla otuyordu ama kan ter içinde kalmıştı.
"Keşke sende gitseydin."
"İzin vermedi. O kadar insan içinde seni bu halde götürmem dedi."
Jungkook artık elleriyle kendini yelliyor biraz olsun hava almaya çalışıyordu.
"Doğru. Ne zaman dönecek?"
"3 gün."
"Keşke sana yardımcı olabilsem.."
"Senin yapacağın bir şey yok. İstersen git eşinin yanına sende."
"Yongi'de iş'te. O yüzden önemli değil."
Jungkook çığlık atmak istercesine kalktı yerinden.
"Sen git soğuk bir duş al. Ben sana Bir bitki çayı yaparım biraz olsun rahatlarsın."
"Harika olur Jim. Teşekkür ederim." Ve gidip arkadaşına sımsıkı sarıldı.
Arkasını dönerken 'Bekle tae sen yanarken ben karşında zevkle oturmazsam görürsün.' bu kaçıncı tehdidi o da bilmiyordu ama kararlıydı...
§§§
Sonunda Taehyung hazırdı. Üstündeki kırmızı gömleğe ve cekete baktı. Jungkook onu bu halde görse kızardı. Çünkü gömleğinin ilk iki düğmesi hariç hepsi açıktı.
Saçlarını düzeltip son kez süzdü kendini. Şimdi burdan çıkarken milyon tane fotoğraf çekilecek ve gülümsemek zorunda kalacak. Ama aklındaki tek kişi güzeller güzeli eşiydi...
Telefonunu çıkarıp eşine mesaj attı.
-/ BEBEĞİM LÜTFEN CEVAP VER BANA."
ve gönderip telefonu arkasında duran korumaya verdi.
Otelden çıktığı gibi patlayan flaşlara alışık şekilde gülümseyerek poz vermeye başladı.
'Burda tanımadığımız insanlara güleceğimize eşimizi memnun ediyor olabilirdik.' kurdu durmadan zorluyordu onu.
"Sus artık!"
'Sen sus!' kurdu köşesine çekilip susmaya başladı.
Tae hızla arabasına binip gitmesi gereken yere doğru gidiyordu. Telefonu korumadan alıp tekrar eşini aradı.
Üçüncü çalışta açılan telefonla derin bir nefes aldı.
"Sonunda güzelim. Nerdesin sen?"
"Sanane Tae?" Jungkook daha sakindi. İçtiği çaylar işe yarıyor olmalı.
"Ne demek sanane? Merak ettim seni. Sor durumdasın anlaşılan."
"Hayır. Neden zor durumda olayım?"
"Güzelim, lütfen ben bir saat sonra seni görüntülü arasam açar mısın? Sana yardımcı olabilirim."
Jungkook'un omegası deli gibi heyecanlanırken kendisi öyle değildi.
"Yardımına ihtiyacım yok." Ve telefonu kapattı.
Taehyung sabır dilercesine gözlerini kapattı ve derin nefes alıp verdi.
"İyi misiniz efendim?"
"İyim." Ve sonunda gitmeleri gereken yere varmışlardı.
Taehyung'un kapısı açıldıktan sonra zoraki bir gülümsemeyle çıktı arabadan. Flaşlar patlamaya devam ederken kendisi farklı açılardan fotoğraf çektiriyordu.
Artık gitmesi gereken salona girip onun için açılan sandalyeye oturdu.
Ufak bir iki şovdan sonra yanına Namjoon geldi.
"Dostum hoş geldin."
Taehyung ayağa kalkıp sıkıca sarıldı. "Hoş buldum. Özlemişim seni."
"Seoul'e gelebilsem görüşürüz de, burdaki işler bitmek bilmiyor."
"Beklerim her zaman. Seni ağırlamak isterim."
"Gelirim dostum merak etme. Bana dana ızgara ısmarlamak zorundasın." Namjoon gülerek konuşunca Taehyung da gülümsedi.
Jungkook'un en sevdiği yemekti dana ızgara...
"Elbette." Ve sonunda mankenler sahneye çıkmaya başladı.
Güzel takımlar eşsiz parçalar gidip gelirken Taehyung aralarından bir çantayı çok beğendi. Giderken Jungkook için alacaktı.
Uzaktan bir koruma Taehyung'a el sallayınca kaşlarını çattı ve ona gel işareti yaptı.
Koruma hızla yanına ulaşırken kulağına doğru eğildi.
"Efendim bir sorun var."
"Ne?"
"Bakmanızı tavsiye ederim." Ve elinde tuttuğu telefonu Taehyung'a doğru uzattı.
Taehyung eline aldığı telefonla kaşlarını çattı. Sonunda ekranda beliren yüzü görünce gözleri şokla açıldı.
"Bunu yapmış olamazsın!" Korkunç bir fısıltıyla çıkan sesini umursamadan salondan çıktı...
EVET AŞKLARRRR ACABA JUNGKOOK NE YAPTI GGKEKFKEKCKEK BİLEN ÇIKAR MI?????
BU ARADA BENİM AMACIM JUNGKOOK'U GÜÇLÜ BİR OMEGA YAPMAK. HANİ BÖYLE SAF ENAYİ NE BİLİM YÜRÜMEYE YENİ BAŞLAMIŞ FALAN OLMASIN KGKRKFKRKFKE BABASIZ ANASIZ BÜYÜDÜ SONUÇTA.
NEYSE İSTEKLERİNİZİ FALAN YORUMLA BELİRTİN LÜTFEN SİZİ KOCAMAN LOVEEEE 😘 🥳 🧚🏼♀️
