Aşklar bu bölüm Taekook'un geçmişini falan görüyoruz. Umarım beğenirsiniz🥳
ÜÇ YIL ÖNCE...
"Jimin gel bu mekana da bakalım."
Dedim Paris'in renkli sokaklarında gezerken.
"Saçmalama Jungkook, oraya girmeye bizim ne paramız ne de ünümüz yeter."
Dedi abartı bir şekilde.
"Bende ünlüyüm artık?"
"Aynen kanka aynen. Alt tarafı 100 bin takipçin var sanırsın bana Ronaldo." Alaylı sesine göz devirdim ve dikkatimi çeken mekana doğru yürüdüm.
"Jungkook dur lan." Arkamdan seslenmesini duymamazlıktan gelerek mekandan içeri girdim.
Kapıda ki çalışan bizi durdurunca Jimin tüm ciddiyetini takılarak yanıma geldi.
"Rezervasyonunuz var mı efendim?" Tam ben cevap verecekken Jimin araya girdi.
"Bizi tanımıyor musunuz?" Başladı yine başladıııı.
"Hayır?"
"Hah o da sizin eksikliğiniz. Biz Jungkook ile devri alem kanalıyız. Nasıl bilmezsiniz?"
"Afedersiniz efendim. Ama tanımıyorum. Rezervasyonunuz var mıydı?"
"Hayır yok. Çünkü biz buraya çekim yapmaya geldik." Dedim karşımdaki kibar güler yüzlü omegaya.
"Anladım. O zaman sizi şu tarafa alayım." Ve elleriyle bize yol gösterdi.
Gösterdiği tarafa doğru giderken Jimin arkamdan söyleniyordu. "Dedim ben ünümüz yetmez diye al rezil olduk."
"Biz rezil olmadık sen bizi rezil ettin. Hem neden kanalımın adını verdin ki?"
"Merak edip izler salak mısın yaaa."
Gözlerimi devirip önden yürümeye devam ettim. Mekanı incelemeye başlarken bu kadar kibar ama aynı zamanda bu kadar gösterişli olmasına hayret etmiştim.
Bar kısmına doğru giderken gözlerim renkli şişelere takıldı. Hayatım boyunca bu kadar içkiyi bir arada görmemiştim.
"Jimin şunlara bak. Kaç çeşit var acaba?"
Jimin çantadan kamerayı çıkarmaya çalışırken baktı yüzüme. Daha sonra gösteririm şişelere bakındı.
"Çok zengin olunca gelip hepsinin tadına bakalım." Gülümsedim aslında şu an bir kaç tanesini denerdik de hepsine gerçekten paramızı yetmez.
"Ben içerken Çek." Dediğimde başını salladı.
Barda duren barmene gidip en hafifinden bir içki istedim. Barmen Alfanın bakışları beni rahatsız etse umursamaya çalıştım.
Bardağı bana uzatırken elime dokunmaya çalışınca göz devirdim.
"Omega olduğuma bakma o elini kırar bacağının yanına montaj ederim." Dedim sinirle.
Bunu beklmiyor olacak ki gözleri kocaman açıldı.
Arkamı dönüp bir masaya oturdum. Jimin tam karşıma geçip kamerayı kurdu.
Kuracağım cümleleri kafamda planlarken Jimin'in bakış açısı değişti.
"Jimin hangi tarafı çekmeyi düşünüyorsun? Ben burdayım?"
"Jungkook arkana başak!!" Heyecanla konuşunca arkamı döndüm.
İki alfa oturmuş sohbet ediyordu. Biri kare gülüşünü sunarak gülerken diğeri kediye benziyordu.
"Jimin boşversene."
"Jungkook saçmalama bunlar bunlar mekandan daha harika. Gidip vlogda onları da çekebilir miyiz diye sorucam."
"Jimin hayır. Lütfen artık rezil olmak istemiyorum."
"Sen sus ya. Bıktım ben kızgınlıklarımı basit alfalarla geçirmekten. Şu kedi suratlıya bakkk."
Evet bazen gerçekten iğrenç alfalarla beraber oluyordu ama yapacak bir şey yok. Ben bir kaç kez tek başıma geçirmekte fazla zorlansam da hep direndim.
"Ben seni tanımıyorum." Dedim arkamı dönerek.
Annemi babamı kaybettikten sonra Alfalara pek inancım kalmamıştı. Babam çok içen sürekli annemi döven baskın alfaydı.
Annem bir gün dayanamayıp evden kaçmayı planladı. Beni de götürmek istiyordu ama ben henüz o zamanlar 5 yaşındaydım. Bazı şeyleri anlamakta zorluk çekiyordum. Annemle gitmeyi red ettim.
Annem planladığı gibi çıkıp gitmiştiken içinde bulunduğu taksi kaza geçirdi ve annemi kaybettim.
Babam annemin ölümünden sonra kurdu onu o kadar çok zorladı ki intihar etti.
Ben yapayalnız kalırken Jimin'in ailesi beni yanına alabilmek için her yola başvurdu. Sonunda evlatlık alınmıştım.
Ailemin mal varlığı 18 yaşına kadar devlet yönetiminde kaldı. Bende 18 yaşına geldikten sonra elimdeki herşeyle alışveriş yaptım ve hayalimin peşinden gitmek için çekimlere başladım.
O günden sonra hayatım tamamen değişti.
Arkamdan duyduğum seslerle o tarafa dönmek istemedim. Çünkü eminim Jimin rezillik çıkarmıştır.
"Alt tarafı iki fotoğraf çekecektik ne bu ego nee?!" Evet Jimin rezillik çıkarmıştı.
"Beyefendi lütfen sakin olun."
"Olamam alt tarafı arkadaşımın vlog hesabına video çekerken sizi de çekmek istedim ne var bunda?"
"Bir saniye, nerde arkadaşın?"
Sıçtık hayır hayır beni görmeyin!
"Jungkook!!!! Jungkook!!! Bak buraya."
Duyduğum sesle dönmek istemesem de maalesef gelip beni kolumdan çekebilirdi.
"Efendim Jimin?" Dedim kibarca.
Kedi suratlı Adam Jimin'e kaslarını çatmış şekilde bakarken kare gülüşlü adam hala gülüyordu.
"Heh bak burda işte hem siz bizi tanımıyor musunuz?"
Ya Tanrı kahretsin tanımıyor kimse bizi tanımıyor Jimin yeter.
"Hayır tanımıyorum." Kedi suratlı Adam iyice sinirlendi.
"Ben, ben tanıyorum." Dedi kare gülüşlü adam. Yüzündeki hafif gülümseyle yanıma doğru geldi.
"Jungkook'tu değil mi? Çektiğin vloglara bayılıyorum." Şaşkınca bakarken zoraki gülümsedim.
Burnuma dolan ıslak toprak kokusuyla boğazım da bir düğüm hissettim.
Baskın alfa kokusuydu. Ve ben ben baskın alfalardan korkuyordum.
Bir adım geri çekilip yüzüne bakmaya devam ettim. Kusursuz bir yüzü vardı. Jimin'in neden onları çekmek istediğini çok daha iyi anlıyorum şimdi.
"Öyle mi Kim Taehyung? Peki vlogları ne içerikli mesela?" Kedi yüzlü adam sinirle ama aynı zamanda alayla konuştu.
"Kim Taehyung mu???? İnanamıyorum sen Celine markasının mankenisin!!!!" Jimin deli gibi çığlık atınca tekrar yüzüne baktım. Aksi iddia edilemezdi zaten. Böyle kusursuz bir yüzüm olsaydı bende mutlaka manken olmayı tercih ederdim.
"Size rahatsızlık verdik affedersiniz. Biz kısa birşeyler çekip gidecektik. İyi günler." Dedim ve Jimin'in kolundan tutup çekistirdim.
"Kim Taehyung bey en azından sizi çeksem?"
"Elbette hiç sorun değil." Dedi ve yanıma gelip durdu. Gerilince feromonlarım bunu anlatmak istercesine çoğalıyordu.
"Jungkook çok birşey demenize gerek yok. Kadeh kaldırıp ickilerinizi yudumlayın ben editlerim."
Başımı salladım ve çok kısa sürede çekimler bitti. Bay Taehyung o kadar profesyoneldi ki yanında heyecanlanmadan duramıyordum.
Sonunda vedalaşıp otele doğru yola çıktık. Sanırım yol biraz uzun sürecekti çünkü Jimin kedi suratlı adama bayıldığını ve onu bulması gerektiğini uzunca anlatmaya başlamıştı.
§§§
İLAHİ BAKIŞ...
Jungkook otel odasında bunalmıştı adeta. Evet çekimler kendisini yorsa da oturup boş tavanı izlemek ona hiç bir zaman makul gelmemişti.
Telefonu çıkarıp Jimin'e bunaldığını anlatan kısa bir mesaj attı.
Telefon hala elindeyken üstten düşen bildirime baktı.
"Kim Taehyung sizi takip etmek istiyor."
Bildirimi seslice okuyup alt dudağını ısırdı. Kabul etmememişti. Karşısında Baskın bir alfa vardı. Güvenmek istemiyordu. Daha sonra kaşlarını çattı. Peki ya kişisel hesabını nasıl bulmuştu?
Çok geçmeden Jiminden telefon geldi. Buralarda güzel bir bar varmış. Oraya gitmek için hazırlanmaya başladı. Hem belki orda da bir kaç video çekerdi.
Çok geçmeden hazırlanıp çıkmışlardı. Jungkook siyah saçlarına güzel bir şekil verip hafif bir nemlendirici sürmüştü dudaklarına. Beyaz tenini ortaya çıkaracak gri bir gömlek siyah bir pantolon giymişti.
Oldukça çekici görünüyordu. Gerek Vanilya kokusu gerek iri gözleri parlak teniye o kadar iyidi ki gören tüm alfalar dönüp tekrar bakıyordu.
Jiminse beyaz gömlek Beyaz pantolon giymişti. Uzun sarı saçlarını arkadan bağlayarak tüm güzelliğini gözler önüne seriyordu.
Bahsettikleri bara girdikten kısa süre sonra yüksek sesten rahatsız olmuşlardı.
"Jimin keşke gelmeseydik. Şu alfaların bakışına bak." Jungkook yerinde rahatsızca kıpırdandı.
"Umrumda değiller. Eğlenmene bak. Hem burda tanıdık bir koku alıyorum."
"Bu kadar insan içinde tanıdık tek koku benim kokum Jiminshii."
"Hayır jungkook. Alfa kokusu bu."
Jimin gözlerini etrafta gezdirirken şokla Jungkooka vurmaya başladı.
Jungkook ne olduğunu anlamak için baktığı yöne döndü. Kim Taehyung ve arkadaşı Min Yongi. Bu tesadüf olabilir miydi?
"Al işte bu onun kokusu. Çam ağacı gibi kokuyor." Bahsettiği koku Taehyung'a ait değildi.
"Onun kokusunu nasıl tanıdın ki?"
"Bence ruh eşim. Ben gidiyorum Jungo konuşuruz."
Ve beklemeden arkasını dönüp gitti. Jungkook arkasından bağırmak istese de yapmadı. Çünkü o zaman daha çok dikkat çekerdi.
Önündeki içki bardağına tüm odağını verdi. Herhangi biriyle göz göze gelirse Azgın alfalar yanlış anlar ve musallat olurlardı. Daha sonra öğrendiği tüm dövüş sanatlarını üstlerinde uygulamak zorunda kalırdı.
"Afedersiniz?" Yabancı bir sesle arkasını döndü. Ve evet yabancı bir Alfaydı.
"Buyrun?"
"Tüm gece gözlerimi sizden alamadım. Belki bu geceyi benimle bitirmek istersin?"
"İstemem."
"Bu kadar kaba olmana gerek. Seni pişman etmem."
"İstemiyorum."
"Hadi naz yapma." Jungkook'un elinden tutup çekerken Jungkook sakin bir tavırla içki bardağını bıraktı ve ondan daha kalıplı olmasına aldırış etmeden Alfanın bacak arasına sert bir tekme attı.
Alfa iki büklüm kalırken yakasından tutup kafa atmayı da ihmal etmedi. Alfa iki seksen yerde yatarken güvenlikler geldi.
"Bana zorla dokunamaya çalıştı." Dedi Jungkook kendini korumak isterken.
Yerde yatan adamı çıkarırken Bu kez yanına Taehyung gelmişti.
"Seni izliyordum uzaktan. Yardıma ihtiyacın olunca gelecektim fakat sen kendin halledebildin." Gayet samimi konuşma tarzına şaşırdı Jungkook.
"Beş yaşından beri herşeyi kendim halledebiliyorum." Burukça gülümsedi.
"Ailen seninle gurur duyuyor olmalı."
Taehyung'un gayet masum sorusuna Jungkook sertçe yutkundu.
"Öyleydi."
"Umarım yanlış bir şey söylemedim?"
Ve jungkook ilk kez çok düşünmek yerine akışına bırakıp konuşmaya başladı. Belki de içtiği içkilerden kafası güzeldi bilmiyordu ama gözlerine bakan yabancıya herşeyi anlatmaya başlamıştı bile...
Jimin de o sırada köşede kendi kendine içerek eğlenmeye çalışan Yongi ile ilgileniyordu.
"Mesela neden beni beğenmedin?"
"Öyle bir şey söylemedim."
"O zaman beğendin?"
"Onu da demedim."
"Ne istediğini bilmiyor musun? Henüz yeni doğan bebekler bile kararlı ne istediklerini bilirler ve annelerini emerler. Sen onlar kadar da olamıyor musun?" Jimin hızlı hızlı konuşurken Yongi göz devirdi.
"Sen benden ne istiyorsun?"
"Tanımak istiyorum."
"Gerek olduğunu düşünmüyorum."
"Aaaa sen Jiminsin?!" Başka bir alfa arkadan bağırıp Jimin'e iyice yaklaştı.
Jimin çatık kaşlarla baktı. "Sen kimsin?"
"Hiç kimse. Sen ve Jungkook'un hesabını yakından takip ediyorum sadece. Babanın restoranında tadım testi yapmıştınız. O günden beri aklımdan çıkmıyorsun. Bir içki ısmarlama şansım var mı?"
"Sonuna kadar izledin mi gerçekten?" Jimin heyecanla konuşunca Alfa güzel bir omeganın dikkatini çektiği için heyecanlandı.
"Son cümlen şuydu. Babam beni harika yaptığı gibi yemekleri de harika yapıyor deneyin millet."
Jimin kahkaha atarak gelen alfaya daha çok yaklaştı.
"Öyleydi doğru."
"İçki teklifim?"
"Gördüğün gibi benimle içiyor." Yongi soğuk bir sesle adamın cevabını verince Jimin'in içi kıpır kıpır olmuştu.
"Sıkılırsan gel." Dedi Alfa göz kırpıp gitti.
"Ukala." Dedi Yongi duyması için yüksek sesle söylendi.
"Sen tanımıyorsun ama bizde birileriyiz aslan parçası." Dedi Jimin sırıtarak.
Gece biterken Jimin ve Jungkook sarhoştu. Aslında kendileri yürüyebilirdi ama kaldıkları yeri bulamazlardı. Ve böyle güzel iki omegayı sarhoş sokakta bırakmak onları kurtlar sofrasında bırakmak kadar tehlikeliydi.
"Jungkook adresi söyledi buralara yakın bir otel. İstersen Jimin'i de ben bırakabilirim?" Dedi Taehyung.
Yongi başını olumsuz anlamda sallamıştı. Şu an kucağına tırmanmaya çalışan güzeller güzeli omega onu zorlasa da kendisi götürecekti.
Otele varınca Taehyung Jungkook'u odasına bırakıp hızla çıkmıştı.
Fakat durum Yongi için geçerli değildi. Jimin o kadar insan içinde onun kokusunu tanıdığınından bahsedince Yongi yelkenleri iyice suya bırakmıştı. Teslim olmuştu.
Şimdi onun yatağında uzanmış en saçma anılarını dinlemeye başlamıştı. Pek çok güzel omega görmüştü ama bu kadar eşsiz olanına ilk kez rastlamıştı...
1 AY SONRA..
Jungkook o gece gelen takip istediğini onayldıktan sonra konuşmaya başladılar.
Kendileri iki gün sonra Seoul'e dönmüşlerdi. Taehyunglarda bir hafta sonra.
Bir aydır konuşuyorlardı ama asla arkadaş gibi değil. Onlar birbirinden hoşlanırken arkadaş olamazlardı.
Jungkook bu duyguların sadece kendisinde olduğunu düşünürken Taehyung onun için yanıp tutuşuyordu.
Sonunda bir buluşma ayarlamışlardı. Güzel bir kafede buluşup sohbet edeceklerdi.
Jungkook ilk kez biriyle buluşacağı için çok mutluydu. Hele ki bu kişi baskın alfaydı. Jimin'in de dediği gibi herkes aynı olmazdı ama hala daha içinde delice bir korku vardı.
Derin bir nefes aldı aynadan son kez kendini süzdü. Siyah tişört siyah deri ceket ve siyah bir pantolon giymişti. Parfüm kullanmadı kendi kokusuyla gitmek istedi. En son dudaklarına bir nemlendirici sürüp çıkmıştı.
Kafeye varınca Taehyung'un kucağında bir çiçekle oturduğunu gördü. Yüzünde kocaman bir gülümseme ile yanına gidip sarıldı.
İçine dolan feromon kokusuyla huzurla soluklandı.
"Hoş geldin."
"Hoş buldum."
Kısa bir hoş geldin cümlesi ile başlayan cümleleri şimdi derinleşen bir sohbete döndü.
Gitmek için toparlanırken Jungkook'un elinden tutup gözlerine bakmaya başladı.
Jungkook sertçe yutkundu. O gece sarhoşken annesini ve babasını da anlatmıştı o yüzden Taehyung daha dikkatli davranıyordu.
"Jungkook, farkındayım henüz erken diyeceksin belki de bilmiyorum ama ben... Ben gerçekten senden hoşlanıyorum."
Jungkook şaşkındı. Çünkü karşısında Kim Taehyung vardı ve ondan hoşlandığını söylüyordu.
"Hemen cevap vermek zorunda değilsin. Ben seni beklerim."
"Sen sen ciddi misin?"
"Hemde hiç olmadığım kadar."
Jungkook heyecanla nefes alırken gözünün önünde kuşlar gidip gelmeye başladı ve o an bilincini kaybedip bayıldı.
Taehyung şokla ne yapacağını bilemezken kucağına alıp arabaya doğru gitti.
Sanırım bu onun için EVET demekti...
2 AY SONRA...
‼️(BİRAZ +18)‼️
"Bebeğim daha iyi misin?" Jungkook deli gibi altındaki bedene sürtünüyordu.
Taehyung dan sonra kızgınlıkları daha zor geçiyordu. Kurdu sürekli çok yakışıklı bir sevgilimiz var neden yardım istemiyoruz diyerek zorluyordu onu
"Hımm Taee yetmiyor üstünü çıkar." Terli bedeniyle tamamen çıplaktı. Altındaki iç çamaşırından başka bir şey yokken Taehyung pijama takımlarıyla yatakta yatıyordu.
"Güzelim... Zaten çok zorlanıyorum. Böyle idare edemez misin?"
"Neden neden zorlanıyorsun? Yoksa beni istemiyor musun? Ayhh tae~" sonda derin bir sesle inleyince Taehyung da inleyerek başını yatak başlığına yasladım.
"Güzelim.. senden hoşlandığımı söyleyince bayıldın şimdi... Başka bir şeye dayanabilir misin?"
"Şu an içimde olmana ihtiyacım var Kim Taehyung." Gözleri sararırken konuşan o değil kurduydu...
Taehyung sabrını kenara bırakıp üstündeki omegayı altına aldı.
"Seni seviyorum birtanem." Ve dudağına yapıştı. Durmak istemiyordu.
DÜĞÜN GÜNÜ~~~
"Jungkook bayılmazsın değil mi?"
"Yeter Tae bayılmam." Hala ilk günkü şakayı yaparak eğleniyordu.
Küçük bir düğün yapmak istediler. Zaten Jungkook'un jimin ve Jimin'in ailesinden başka kimsesi yoktu.
Taehyung da kendi ailesi arkadaşları ve pek çok yönetmen gazeteci davet etmişti.
Jimin heyecanla ortalıkta koşturuken Yongi onu bir köşeye çekip öpmeye başladı.
"Bayılacaksın şimdi ne bu heyecan."
"Kardeşim evleniyor tabi heyecanlı olurum." Jimin kızgındı. Çünkü son kızgınlığında Yongi ülke dışındaydı.
"Diyorum ki bu gece ortadan kaybolmasak mı?"
"İstemez."
"Hadi ama bir kaç sürprizim var." Evlilik teklifi edecekti.
"Bakarız. Bırak şimdi beni." Köşeye sıkıştırdığı yerden çekilip yol verdi güzel omegasına.
Düğün dernek işleri bitmeye yakınken güler yüzlü bir çift yaklaştı onlara doğru.
"Tebrikler Kim bey." Dedi kalıplı olan.
"Teşekkürler Kim bey." Taehyung da aynı şekilde gülerek konuştu.
"Güzelim Bu bizim Celine markasının Kore temsilcisi Kim Namjoon, ve Eşi Kim Seokjin o da tasarımcı."
"Memnun oldum."
"Bizde öyle. Çok yakışıyorsunuz tebrik ederiz tekrar." Güler yüzlü adam iyi dileklerini illetiken sonra kısa bir sohbet edip gittiler.
Artık eve gidip mühürlenme zamanı gelmişti.
‼️(BİRAZ FAZLA+18 AMA ÇOK DEĞİL)‼️
Taehyung eve girdikleri gibi eşini kucağına alarak yatağa girmişti. İlk önce kucağında kibarca severken daha sonra kendisine sertçe sürtünen eşine daha fazla dayanamadı.
Omegasını tamamen çıplak bırakmışken kendisi de soyundu. Sırt üstü uzandırıp üstüne doğru çıktı.
Hafif dolgun göğüslerini ağzına alarak emmeye başladı.
"Hım tae~~" hülyalı çıkan sesiyle alt bedenini eşine sürttü.
"Bebeğim.. eğer istemezsen mühür bu gece olmak zorunda değil."
"Hayır istiyorum. Sadece hızlı ol."
Taehyung sertçe ısırdı ağzındaki deriyi. Onu talan etmek istiyordu. Deli gibi inletip saatlerce kucağında zıplamasını izlemek istiyordu.
Geri çekilip iki dizini iyice ayırdı. Deliğinden akan sıvıyı görünce gülümseyip kafasını oraya gömdü. Ve eşini emmeye başladı.
Islak ıslak emiyor yetmeyince elleriyle kalçalarını sertçe sıkıyordu.
"Hım ahym tae ıslak çok ıslak."
"Islak bebeğim kurutuyorum." Dedi ve tekrar emmeye devam etti.
"Yeter. Seni istiyorum." Kurdu çıldırmak üzereydi.
Sanırım kurdu biraz azgındı....
Taehyung dizleri üstünde dikleşip bebeğini kendine doğru çekti. Dikleşen aleti sırılsıklam olmuş deliğe doğru sürttü.
"Ahh." Diye bir çığlık koptu Jungkook'un ağzından.
Taehyung beklemeden içine girdi. Başını geriye atıp sertçe inledi. Dar duvarlar onu deli gibi sararken gidip gelmeye başladı.
Kalçasını yavaş hareketlerle oynatmaya başladı. Deliği deli gibi becermek istese de eşinin zarar görmesini istemezdi.
"Hızlı ahh hızlı.."
"Bebeğim ahm emin misin?"
"Evet alfam hadi hızlan."
Alfam duyduğu kelimeyle tüm ipleri Alfasına bıraktı.
Saniyeden daha hızlı girip çıkmaya başladı. Jungkook'un bedeni sallanıyorken Taehyung içinden çıktı.
Sırtını yatak başlığına yaslayıp bebeğini kucağına çekti.
"Bana tavşanların nasıl zıpladığını göster jungkook." Kontrol onda değildi. Alfası konuşuyordu.
Jungkook ilk şaşırsa da umursamadı ve tekrar aleti içine alıp zıplamaya başladı.
Başını geriye atmış ağzı açık şekilde inlerken Taehyung gördüğü manzarayla aklını yitirmek üzereydi.
"Ahm tae alfam gelmek üzereyim."
"Biraz daha dayan bebeğim. Tam gelirken mühürlemek istiyorum seni." O zaman daha az acıyacaktı canı.
Jungkook başını sallarken Taehyung inlemelerinin dozunu arttırmıştı. Baskın bir alfa için birazdan mühürleneceğini bilmek eşsiz bir durumdu.
"Ohm jungkook oh.." ve ikisi de gelmek üzereydi.
Taehyung dişlerini sivrileştirip boynuna yaklaştı. Eşinin boşalmaya başladığını görünce kendisi de boşalıp dişlerini boynuna geçirdi.
"Ahhh." Jungkook tekrar bir çığlık atarken tamamen boşalınca acının yerini zevke bıraktığını hissetti.
Artık onlar ömür boyu mühürlü eşlerdi... Onlar artık sadece birbirlerine aitlerdi...
Ve o gece tüm herşey yeniden başlamıştı...
BEBEKLERİMMMM BİTTİ BU BÖLÜMÜN SEBEBİNİ ANLADINIZ UMARIM. KAFAMIZDA SORU İŞARETİ KALMASIN DİYE YAZDIMMMMM
HEM ZATEN İLERLEYEN BÖLÜMLERDE BİLMEMİZ GEREKEN BİRŞEY OLURSA MUTLAKA ANLATIRIM.
AŞIRI TATLI OLDU UMARIM BEĞENİRSİNİZZZZZZZZ İLGİNİZ İÇİN DE TEŞEKKÜR EDERİM SİZİ KOCAMAN LOVEEEE 😘🥳🧚🏼♀️✨