DOĞUM GÜNÜ....
İLAHİ BAKIŞ~~
Jungkook doğum için çantasını hazırlamıştı. Son kez eksik birşeyler var mı diye bakarken Taehyung arkasında dört dönüyordu.
"Hayatım sakin ol biraz." Ben doğuracaktım onun beni sakinleştirmesi gerekirken ben onu sakinleştiriyordum diye geçirdi içinden.
"Jungkook çok korkuyorum. Sen sen iyi hissediyor musun?"
"İyi hissediyorum ama böyle devam ederse iyi hissetmem için hiçbir şeyim kalmayacak."
"Öyle deme yok tamam özür dilerim."
O kadar korkuyordu ki feromonlarınından anlamak mümkündü. Jungkooku her zaman sakinleştiren kokusu şimdiyse onu köşeye sıkıştırdı.
"Taehyung lütfen sakin ol sevgilim. Ben gayet iyim bebeğimiz iyi bu gün ona kavuşucaz."
"Evet biliyorum işte çok heyecanlıyım."
"Fark ettim. Hadi Lisaya söyle de çıkalım."
Lisa da onlarla dönmüştü. Tabi bunda JENNIE'nin etkisi büyüktü. Geldikten sonra sürekli onunla kontrollere gidiyor ortak noktalar bulup konuşmak istiyordu ama Jennie yüz vermeyince ortada kalıyordu.
Jimin ise iki aylık hamileydi. Busanda ki çalışmaları işe yaramamıştı. Jimin bunu bu şekilde anlatıyordu. Neyseki geldikten sonra ikisinin de isteği üstüne hamile kalmıştı.
"Lisa hadi!" Taehyung kapıdan bağırınca Jungkook göz devirdi.
Aşağa inecekti ama elinden tutup onu daha da yavaşlatıyordu. Ama birşey söylerse olay büyürdü. Alttan alacaktı sadece. Çünkü kurdu ona Taehyung'un kurdu için çok tedirgin çok korkuyor demişti.
Çok değil bir kaç saat sonra kavuşacaktı bebeğine. Sezeryanla doğum olacaktı çünkü erkek omegalarda en sağlıklısı buydu. ( Yalan kafadan attım)
Arabaya geçerken Lisada çantaları alıp arkalarından arabaya bindi. O da çok heyecanlıydı. Sürekli Jungkookla git gel kendini artık bebeğin halası olarak hissediyordu...
"Jimin'leri de çağırdım." Dedi Jungkook sakin bir şekilde.
"Jimin orda bayılır?" Lisa haklıydı çünkü Jimin son zamanlarda sürekli bayılıyordu.
İyice kilo almış yanakları şişmişti. Sürekli Yongi'yi darlıyor güzel miyim diye sorup duruyordu.
"İyice bak ona, böyle bir günde yanımda olmasını istedim." Lisaya dönüp konuşunca Lisa göz devirdi.
"Ama ben Jennie ile sohbet edecektim."
"Jennie beni doğurtacak ne sohbeti?"
"Ama banane."
"Offf Lisa!"
Hastaneye varana kadar arada sohbet ediyorlardı ama Tae hiçbirine katılamadı. Hastane kapısında oturmuş tost yiyen Jimin'i görünce gülümseyip yanlarına gittiler.
Jungkook herhangi bir acı hissetmiyordu. Evet arada çok sert sancılar bastırırsa da onlar gidince bir melek kadar hafiflemiş hissediyordu.
"Jungkook!" Jimin kalkıp sarıldı. Tabi göbeğin izin verdiği kadarıyla...
"İyi misin?"
"O iyi Tae kötü!" Lisa araya girince Tae kendine geldi.
"Ne oldu kardeşim?" Yongi kaşlarını çattı. Gerçekten çok gergindi ve bunu kokusundan anlamak mümkündü.
"Gerginim."
Jungkook yaklaşıp ellerini tuttu. "Lütfen sevgilim, bana yardımcı olmak istiyorsan sakin ol. Ben çok iyim bebeğimiz iyi, kurdum da herşey yolunda diyor. Sende biraz sakinleş."
"Biliyorum ama elimde değil."
"Hadi dikildik kapıda geçelim artık içeri." Jimin konuşunca herkes başını salladı ve peşinden içeri gittiler. Artık saatlerden az kalmıştı...
Jennie'nin kapısına varınca sakince tıkladılar.
"Gell!"
"Sesine hayran bee!" Lisa arkalarından fısıltı şekilde konuştu. Ama bunu Jennie hariç hepsi duydu.
"Hoş geldiniz! Nasıl hissediyorsun Jungkook?"
"İyim. Ama fazla iyim normal mi?"
"Normal tabi, merak etme herşey yolunda. Bebeğini kucağına almana saatler kaldı."
"Evet."
"Odanızı hazırlattım, Lio! Jungkooklara odalarını göster." Kapıdaki hasta bakıcısına görevini söyledikten sonra tekrar sandalyesine oturdu.
Herkes yavaş yavaş çıkarken Lisa kaldı. Jennie kaşlarını çatmış öylece Lisaya bakıyordu.
"Sorun mu var?"
"Aslında evet yani hayır hem evet hem hayır."
"Anlayamadım?"
"Neden sosyal medyadan takip isteğimi kabul etmedin?"
"Kabul etmek zorunda mıyım?"
"Hayır ama, çok mutlu olurdum."
"Bakın Lisa hanım, siz benim hasta yakınınımsınız sadece. Bunu abartmayalım lütfen."
"Tamam arkadaş olurduk?"
"Gerek bulmuyorum."
"Ama gözlerin çok güzel."
Jennie ani aldığı iltifatla hem afalladı hemde içindeki küçük sevinç biraz da olsa ışığını yüzüne yansıttı.
"Bunun takip isteğiyle alakası ne?"
"Gözlerin bir ömür içinde boğulmak isteyeceğim kadar güzel diyorum."
"Bunu gördüğünüz her omegaya söylediğinize eminim ama kanıtlayamam. Her neyse şikayetiniz falan yoksa çıkar mısınız?"
Jennie ön yargılı biri olmamıştı hiç bir zaman ama nedense Lisanın aşırı çapkın olduğunu ve ona zarar vereceğini düşünüyordu.
Lisa odadan çıktıktan sonra Jennie elini kalbine koydu. Böyle saçma sapan şeyler için bu kadar hızlı atmasına sinirlendi.
'cok güzel bir alfa işte neden böyle davranıyorsun?' omegası onu zorlayınca başını iki yana salladı. Kendine gelmeliydi.
Odadan çıkıp Jungkook'un odasına gitti. Herkes odada toplanmış şekilde bekliyordu.
"Evett öncelikle lütfen sadece bir kişi yanında kalsın."
"Ben kalırım!" Jimin bağırınca Tae kaşlarını çattı.
"Hayır Jimin. Ben kalırım."
"Bence de Taehyung Bey kalsın. Hem o çocuğun babası."
"Bende amcasıyım Jennie."
"Tamam ama her neyse bu kararı Jungkook versin."
"Jimin sende yorulma. Tae kalsa daha iyi olur."
"Peki." Ve herkes yavaş yavaş odayı boşalttı.
"Evet Jungkook hazırlan ben seni aşağıda bekliyorum." Jennie son kez konuşup çıktı odadan.
"Jungkook iyisin değil mi?"
"İyim iyim. Sen?"
"Şimdi daha iyim. Elini tutmak için dimdik ayaktayım."
"Seni seviyorum."
"Bende seni seviyorum." Ve artık doğum zamanıydı.
Jennie ameliyat odasında Jungkook'u beklerken sonunda hasta bakıcılar ve Jungkook içeri girdi. Çok geçmeden Tae de geldi ve söz verdiği gibi Jungkook'un elini tutmak için dimdik duruyordu.
"Gözlerini açtığında bebeğin sağlıkla kucağında olacak Jungkook."
"Lütfen Jennie onu koru." Ve tam olarak orda Jungkook'un gözlerinden yaşlar süzüldü. Sabahtan beri gizlediği korku göz yaşlarıyla gösterdi kendini.
"Merak etme."
(ARKADAŞLAR BEN SEZERYANLA DOĞUM NASIL OLUR BİLMİYORUM KVKEKXKDKCKE IŞIKLAR SÖNDÜ AÇILDI VE JUNGKOOK DOĞURDU OLSUN!!!!!)
Taehyung kendini bambaşka biri gibi hissediyordu... Kucağına aldığı küçücük erkek bebekle bambaşka bir evrende gibiydi. Artık Baba olmuştu... Onun küçük bir bebeği vardı. Bakmaya kıyamayacağı ve hatta kendinden çok seveceği minik bir bebeği vardı.
Burnuna dolan çam ağacı kokusuyla alfa olacağını tahmin ediyordu ama henüz emin değillerdi. Jungkook yatağında huzurla uyurken Taehyung oturmuş bebeğini izliyordu.
"Umarım gözleri sana benzer Jungkook." Fısıltı şekilde konuştu. Onu uyandırmak istemiyordu.
Kimseyi de şimdilik odaya almamışlardı. Jungkook uyandıktan sonra alacaklardı. Taehyung ne yapması gerektiğini bilmeyerek öylece beklerken kucağındaki Bebek yavaş yavaş hareket etmeye başladı... Jungkook ta bunu hissetmiş gibi yavaşça açtı gözlerini.
Karşısındaki manzaraya hayranlıkla bakarken ellerini karnına götürdü. Boştu artık o tam olarak ona bakan adamın kucağındaydı. Tek istediği bir aileye ait olmak olan küçük Jungkook'un artık bir ailesi vardı. Hemde dünyanın en eşsiz ailesine sahipti...
Gözleri dolarken kendini tutmadan ağlamaya başladı. Taehyung şokla ne yapacağını bilmiyordu. Hemen bebeği yatağına bırakıp Jungkook'un yanına oturdu.
"Ne oldu birtanem ne oldu güzeller güzelim?"
"Tae- Taehyung bu bu bizim bebeğimiz." Hala ağlarken kekeleye kekeleye konuşuyordu.
"Evet güzelim bizim."
"Ben ben çok mutluyum Taehyung, hemde hayatım boyunca olmadığım kadar." Ellerini uzatıp boynuna sarıldı. Taehyung da eğilip beline sarıldı. Burnuna dolan vanilya kokusunu tüm hücrelerine doldurmak istercesine içine çekti.
"Bende çok mutluyum birtanem. Sen ben bebeğimiz çok mutlu olucaz."
"Ben ben off." Ve hıçkırarak ağlamaya devam etti.
Bazen tek ihtiyacınızın ağlamak olduğunu bilirsiniz ama onun neden olduğunu mutluluk mu yoksa buruk bir hüzün mü olduğunu bilemezsiniz... Jungkook çok mutluydu ama içinde uyuyan henüz beş yaşındaki küçük Jungkook'un hüznü doluyordu içi. Ve bunu nasıl anlatacaktı bilmiyordu... Kendini tamamen kaybolmuş hissediyordu. Ve tek adresi içinde bulunduğu kollardı...
Jungkook artık büyüyordu hemde baba olacak kadar tüm dünyaya nasıl baba olunur bunu gösterecek kadar büyüyordu...
"Bebeğim ağlama demiyorum ama bunlar son göz yaşların olsun. Biz bebeğimize sadece mutluluktan ağlamayı göstericez."
"Ben zaten mutluluktan ağlıyorum."
"Olsun. Sen hiç ağlama birtanem..."
"Seni çok seviyorum Taehyung."
"Bende seni seviyorum bebeğim." Yaklaşıp dudağına bir öpücük konduracakken küçük yaramaz ağlamaya başladı.
Jungkook gülümserken Tae yalancı bir sinirle konuştu.
"Eee bu şimdiden aramıza girmeye başladı?"
"Deme öyle bebeğime." Jungkook ta aynı oyunculukla karşılık verdi.
"Biraz emzirmek ister misin?"
"Evet ama nasıl yapmalıyım bilmiyorum?"
"Ben Jennie'yi çağırıp geleyim." Tae hızla kalkıp odadan çıktı ve gidip Jennie'yi çağırıp geldi.
"Evettt jungkook nasıl hissediyorsun?"
"Çok iyi."
"Sevindim. Biliyorsun ki erkek omegalarda emzirme süresi en fazla iki ay. Bu süre zarfında bol bol bebeği emzir. Şimdi sana nasıl yapman gerektiğini göstericem." Jennie konuşup bebeği kucağına aldı. Yavaşça göğsünü açıp bebeğin ağzını yumdu ve meme ucuna denk gelecek şekilde bıraktı.
Bebek kendi kendine emmeye başlayınca Jungkook şaşkınca bakıyordu.
"Vay canına Kendi kendine emiyor?"
"Aç çünkü... Sen onu emzir biz hemen gelelim." Jennie konuşup geri çekildi. Tae de peşinden gitti.
Odanın kapısına çıkınca Jennie konuşmaya başladı. " Taehyung Bey lütfen çok dikkatli olun. Jungkook stresten tamamen uzak durmalı bebeğe süt veriyor o stres ikisini de etkiler. Sürekli yanında olduğunu hissettiren şeyler söyleyin. Bu kısa sürede geçecek durum ama Jungkook en çok size ihtiyaç duyucak."
"Merak etmeyin. Elimden gelenin en iyisini yapmaya gayret edicem. Size istediğimiz zaman ulaşabilir miyiz?"
"Elbette. Size bir çocuk doktoru da önericem minik bebeğiniz için."
"Harika olur."
"Tae!!!" Jennie içerden bağırınca Tae korkuyla odaya koştu. Jennie de peşinde tabi.
"Efendim ne oldu ne? İyi misin? Ne oldu?" Tae panikle konuşunca Jungkook gülümsedi.
"Bebeğimiz alfa."
"Ne?" Taehyung kaşlarını çattı ve yanına gitti. Tamda Jungkook'un gözleri gibi iri iri gözlere baktığı. Kızıla çalan rengi görünce gülümseyip kafasını eğdi. Hafifçe öpüp geri çekildi.
"Gözleri tıpkı seninkiler gibi." Taehyung'un tek dileğiydi ve onlar da gerçek oldu.
"Evet... Alfamız oldu."
Kapı hafifçe tıklatılınca Jennie gel dedi. Mutlu aile tablosu vardı evet ama Jimin biraz daha içeri girmezse bebeği alıp kaçacaktı...
"Jungkook!!!" Jimin koşar adımlarla yanına gidip sarıldı.
"Yavaş Jimin." Yongi arkadan konuştu ama dinleyen yoktu tabi.
"Şükürler olsun iyisin. Bebek alfa?!!" Jimin gözleri görünce bağırarak konuştu. Minik bebek ise şaşkın şaşkın bakıyordu. İri gözleri gerçekten de Jungkookunkileri andırıyordu.
"Tebrik ederim Jungkook. Umarım sağlıkla büyür." Dedi Yongi sakince.
"Tebrikler Jungkook. Sana benzer umarım." Lisa da sırıttı.
"Teşekkürler yanımda olduğunuz için..."
"Adını ne koyacaksın??? Sonra drama yaparız şimdi bunu düşünelim!" Jimin hala yüksek sesle konuşuyordu.
"Jimin bağırma güzelim Bebek ağzından çıkacak." Yongi tekrar söylendi.
"Aman be tamam."
"Gelmişken seni de kontrol edelim istersen?"
"Olur. Önce isim bulalım." Jungkook kaşlarını çatıp düşünmeye başladı. Aklına hiçbir şey gelmiyordu. Biraz daha düşünürken Taehyung konuştu.
"Acaba San mı olsa?"
Herkes derin bir sessizliğe bürünüp düşünürken Jungkook başını olumlu anlamda salladı.
"Harika!"
"Bence Jimin olmalı." Jimin öylece ortaya konuşurken herkes kahkaha attı.
Kapı tekrar çalınca kaşlarını çattı. Kimseyi beklemiyorlardı. "Gel!" Taehyung merakla konuşunca Jisoo içeri girdi.
Yüzündeki kocaman gülümsemesiyle gelip elindeki fotoğraf makinesini gösterdi.
"Bu anı en güzel haliyle ölümsüzleştirmek istedim." Diye konuştu.
"Hoş geldin Jisoo. Çok iyi fikir benim nasıl aklıma gelmedi?" Taehyung konuşunca Jisoo göz devirdi.
"Siz erkeklerin düşünme yeteneği kısıtlı o yüzden ben düşünüp getirdim."
"Ooo çok iyi. Merhaba ben Lisa!" Lisa gülümseyerek elini uzattı. Jisoo baştan sona Lisayı süzdü ve daha sonra elini uzattı.
"Memnun oldum." Alfalardan pek hoşlanmıyordu.
"Bende. Fotoğrafçı mısın?"
"Celine markasının çekimlerini yapıyorum. Bu gün de Jungkook ve küçük bebeğini çekmek istedim."
"Harika bir meslek. Benimde sosyal medyam için fotoğraflarımı çeker misin?"
"Belki bir gün." Jisoo arkasını dönünce onlara kaşlarını çatarak bakan Jennie'yi görünce şaşırdı.
"Merhaba." Jennie de aynı şekilde karşılık verdi.
"Bir gün senin fotoğraflarını çekmek isterim. Harika bir yüzün var." Jisoo gülümseyerek elini kalbine koydu. Jennie bu hareketiyle kahkaha attı.
"Pek sevmem öyle şeyleri."
"Hadi ama imkansız. Bak hemen!" Ve aniden bir fotoğraf çekti. Harika çıkmıştı...
"Hey çok güzel." Jisoo yaklaşıp Jennie'ye gösterdi.
"Ben doğurdum bana ilgi verir misiniz!?" Jungkook bağırınca herkes o yöne döndü.
"Hadi o zaman çekimlere başlayalım mı?"
"Harika olur Jisoo. Vlog için de kullanırım." Jimin de konuşup köşeye çekildi. Şimdi tüm ilgi Jungkook'un üstündeydi.
O ve minik alfası haa tabi büyük alfayı da unutmamak gerekir.
Jungkook sonunda kendini sığınak gibi hissediyordu. Hep kaçacak sığınak ararken artık oydu sığınak minik bebeğinin sığınağı...
Jennie odadan çıkar çıkmaz Lisanın telefonuna bir bildirim geldi. Jennie takip isteğini onaylamıştı.
"Sonunda beee!!!" Lisa bağırınca Jisoo kaşlarını çattı.
"Ne bağırıyorsun lan alfa yaratığı?" Jisoo sinirle konuşunca Lisa içine sindi resmen.
Taehyung, Yongi, Lisa ve küçük San'da alfayı Jisoo'nun deyimiyle tüm alfalar ayağını denk alacaktı artık.
ARKADAŞLAR AYHHHH ÇIĞLIK ATACAKTIM AZ KALDI!!!!!! BÖLÜM İÇİME SİNMEDİ ASLAAA AMA YAZDIM ARTIK DAHA SİLİP TEKRAR YAZACAK GÜCÜM YOK...
FİKİR VAR
OKEY AMA BENDE İLHAM YOK! GÖZLERİM YORGUN NEYSEE SİZ YORUM YAPIN ARTIK OLMUŞ MU OLMAMIŞ MI?????
BU BÖLÜM TÜM OYUNCULARIMIN FOTOSUNU KOYMAK İSTEDİ CANIM KOYACAM~~~
SİZİ KOCAMAN LOVEEEE 🥳 🧚🏼♀️ ✨
Bölüm fotişlerimi bırakiyim

Oyşş bebişlerim

🐱🐥

My love taekookum🧡

Alfa lisa 😜

Doktorumuz jennie kim😻

Jisoom🥹