YORUM PLASEEEEE
3 AY SONRA
Jungkook
Mide bulantısı baş dönmeleri ve yaşanan ağır duygular derken hayatımın en zor üç ayını geçiriyordum.
Bu üç ayda bende Tae de çok zorlanıyorduk. Hem kızgınlıklar ağır geçiyor hem birbirimizden uzak kalıyorduk. Bunu benim iyiliğim için yapıyorduk evet ama zorlanıyordum işte.
Bu günse Tae'nin Celine çekimleri vardı. Yanında olmayı herşeyden çok istesem de o kadar yorgundum ki ayağa kalkıp mutfağa gidecek halim yoktu.
Jimin sürekli yanıma geliyor yemek yapıp tekrar gidiyordu. Çünkü kendi yaptığım yemeği yiyemiyordum. Dışardan söylemekte istemiyordum.
İki üç gün önce hamileliğin zorluklarını anlatan kısa bir kaç dakikalık vlog çekmiştik. Çünkü ne seyahat edebilirdim ne de kameralarla ilgilenebilirdim.
Telefonum çalınca yavaşça sehpada ki telefonu elime alıp baktım. Tae arıyordu.
"Güzeller güzelim." Telefonu açtığım gibi söylediğiyle gülümsedim.
"Alfam."
"Nasılsın güzelim?"
"İyim sen?"
"Ben çok iyim bebeğim. Diyorum ki bu gün dışarda mı yemek yesek?"
"Neden ki?"
"Nedeni yok güzelim. Seninle vakit geçirmek istiyorum sadece."
"Aslında çok yorgunum ama, olur hazırlanıyorum o zaman."
"Tamam bebeğim. Ben bir saate gelirim seni almaya."
"Tamam hayatım."
"Öpüyorum bebeğim."
"Bendeeee."
Telefonu kapatıp ayağa kalktım. Odama gitmek zorundaydım. Bazen düşünüyordum acaba biraz abartıyor olabilir miyim diye?? Ama şöyle ki ben hamileyim ben abartmasam kim abartacak kiiiiii!!!!!???
Dolabın karşısında öylece durmuş kıyafetlere bakarken ne giyeceğim diye düşünüp durdum. Göbeğim çıktığından beri istediğim herşeyi gitmek imkansızdı.
Tae yanımda fazla iyi duruyordu. Geçen hafta çıktığımızda saçlarını taramasına izin vermemiştim ve o gün magazincilere yakalanmıştı.
Aklıma gelen anıyla güldüm. Elimi beyaz gömleğe uzatıp çıkardım. Baya bol olduğu için göbeğim o kadar da kötü görünmüyordu.
Gerçi ben kötü göründüğünü iddia etsem de Tae kesinlikle red ediyor ve durmadan bu hallerimin fotoğrafını çekiyordu. Baba olacağını duyduğundan beri şeker gibi adam olmuştu.
Şeker alfam...
Üstümü giyinip saçlarımı da düzelttim. Dudaklarıma hafif bir nemlendirici sürüp aynadan kendimi süzdüm. Hamilelik yüzüme renk getirmişti.
Gözlerim bile artık daha parlaktı.
"Güzel bebeğim hazırız. Babayı arayabiliriz." Kendi kendime konuşup telefonu çıkardım ve Taehyung'u aradım.
"Bebeğim?"
"Hazırım nerdesin?"
"Beş dakikaya kapıdayım."
"Tamam." Telefonu kapatıp mutfağa indim.
Canım bir anda biber çekmişti. Böyle saçma sapan aşermeleri yaşıyordum elimde değildi. Geçen gün karpuz aromalı duş Jelini yememek için kendimi zor tuttum.
Bir biber çıkarıp yıkadım. Kütür kütür yerken kapı zili çaldı. Yavaş adımlarla kapıya ulaşıp açtım. Tae üstündeki siyah takım elbiseyle o kadar çekici görünüyordu ki yutkunmakta zorluk çekiyordum.
"Bebeğim ne yiyorsun?"
"Biber."
"Şu aşermelerin ne zaman biter acaba?" İçeri geçip kapıyı kapattı.
"Şu an neye aşerdim biliyor musun?"
"Ne?"
Alt dudağımı ısırdım ve elimdeki biberi bırakıp boynuna sarıldım. "Sana."
"Ne?"
"Sana aşerdim diyorum. Seni istiyorum." İmalı sesime sırıttı.
"Hımm, zevkliymişsin."
"Evet hadi."
"Ne hadi?"
"İstiyorum dedim."
"Güzelim lütfen bu konuyu konuştuk."
"Ama üç ay oldu??"
"Olsun. Doktor çok dikkatli olun dedi."
"Offff tae peki."
"Asma güzel yüzünü. Bende seni istiyorum biliyorsun sadece biraz sabır."
"Hım hım."
"Hadi çıkalım."
"Tamam ne yemeye gidiyoruz?"
"Bilmem yolda karar veririz."
"Tamamm."
§§§§
Yemekten erken kalkmak zorunda kalmıştık. Çünkü şu an benim canım Jimin'in babasının mekanından yemek çekiyordu. Ve o mekan Busan da evet biz Seoulden kalkıp Busan'a gidecektik.
Tabi tek başımıza olmazdı o yüzden Jimin ve Yongi'ye haber verdik onlarda peşimizden gelecekti.
Eve geçip kendimize bir kaç parça kıyafet almıştık. Kendi arabamızla gidecektik ve bu yaklaşık 4 5 saat sürüyordu. Yani gece yarısı orda olacaktık.
Otel bulmakla uğraşmayacaktık. Çünkü bizim için hazırlık yapmışlardı bile.
"Güzelim kaç gün kalırız?"
"Memleketimi özledim tae özlemim ne zaman biterse döneriz. Hem ben Hyun-soo babayı da çok özledim."
"Tamam neden kızıyorsun? Sordum sadece?"
"Kızmıyorum tae kızıyor muyum?" Dedim bağırarak.
"Evet şu an bağırıyorsun hatta."
"Özür dilerim sevgilim." Dedim boynuna sarılarak. Sanırım bipolar oluyordum duygularımı yönetmek çok zordu.
"Özür dilemene gerek yok güzelim."
"Yordum mu ben seni? Sıkıldın mı benden? Zorluyor muyum seni?"
"Hayır tabi ki. Söz konusu bile olamaz."
"Yalan söyleme!"
"Bak güzelim, sen bizim bebeğimizi taşırken içinde ona hayat sunarken ben senden bıkmam bıkamam."
"Haaa doğurduktan sonra bıkarsın??"
"Tanrı benim belamı versin Jungkook."
"Bela okuma!"
"Lütfen hazırlanıp çıkalım lütfen."
"İyi be. Ben hazırım zaten."
"Hadi o zaman." Ve hazırladığım çantaları alıp aşağa indi. Bende acele etmeden yavaş yavaş peşinden gittim.
Kendisi arabada otururken kaşlarımı çattım ve gidip yan koltuğa oturdum.
Arabayı çalıştırırken camı açıp dışarıyı izlemeye başladım.
"Sorun mu var güzelim?"
"Hayır."
"Emin misin?"
"Neden benim kapımı açmadın?"
"Ne?"
"Arabanın kapısını diyorum neden benim için açmadın?"
"Bilmem valizleri yükledim oturdum öyle. Aklıma gelmedi açıkçası."
"Zaten senin aklına ne gelir ki?"
"Bebeğim, her neyse haklısın üzgünüm dikkat ederim."
"Hım hım."
Kafamı arkaya yasladım ve gözlerimi kapadım. Uyumak biraz iyi gelirdi.
§§§§
Sonunda Busan'a varmıştık... Yorgunluk bütün bedenimi ele geçirmişken tek istediğim bir an önce uyumaktı.
Jimin önceden babasını aramış ve geleceğimizi haber vermişti. Umarım muhabbet etmek istemezler çünkü en son Taehyung'la bir yıl önce bir araya geldiler. Ve Taehyung Hyun-soo babayı çok seviyordu.
Çok geçmeden eve varmış kapının önünde durmuştuk.
"Tae lütfen çok konuşmayın hemen uyuyalım."
"Bebeğim tüm yol boyunca uyudun zaten?"
"Hayır ama ben yatağımda uyumak istiyorum."
"Tamam güzelim."
Kapıyı çaldığımızda Hyun-soo baba büyük bir gülüşle açtı kapıyı.
"Evlatlarım hoş geldiniz!!"
"Hoş bulduk baba." Önce Jimin sonra ben sarıldım.
Jimin beklemeden içeri girdi. "Baba annem nerde?"
"Dün arkadaşlarıyla tatile gitti. Bir hafta sonra gelir."
"Yaa neden söylemedin bana?"
"Eşek sıpası ben senin neyine yetmiyorum?"
"Gelmişken onu da görürdük diye demiştim hemen küsme Hyun-soo efendi."
"Gece gece size rahatsızlık verdik kusura bakmayın." Tae utangaç şekilde konuşup gülümsedi.
"Ne rahatsızlığı burası sizinde eviniz. Keşke daha erken gelseydiniz yemek yerdik."
"Biz yemek yedik Hyun-soo baba. Sadece senin enfes yemeklerini özledim o yüzden kalktık geldik bu saate."
"Jimin söyledi. Minik torunumun canı yemeklerimi çekmiş. Ona ziyafetler sunarım."
"Teşekkür ederim. Ama şimdi çok yorgunum."
"Odalar Hazır hadi bakalım geçin dinlenin."
"İyi geceler." Hepimiz tek ağızdan konuşunca Hyun-soo baba gülümseyip"Jimin jungkook siz iki dakika daha benimle kalır mısınız?"
Yongi ve Tae çok beklemeden odalara gittiler. Bizde oturup bekledik. Ne konuşacaktık acaba?
"Jungkook hamilelik nasıl gidiyor?"
"Biraz yorucu, çok zorlanıyorum nefes almakta bile."
"Karnındaki alfa mı?"
"Bilmiyoruz henüz bakmadık."
"Alfa hissettim. Şimdi sizinle konuşmam gereken konuyu hemen şimdi konuşalım ki buradayken o kocalarınızı pişman edeyim."
"Ne neden?"
"Sen sus Jimin. Jungkook tae hamileliğinde sana yardımcı oluyor mu? Bak eğer seni üzüyorsa yemeklerimle onu burda zehirler iki yıl boyunca hastanelik ederim."
"Hayır hayır Hyun-soo baba. Merak etme gerçekten herşeyle ilgileniyor yardımcı oluyor. Sen neden bu kadar sinirlisin?"
"Jimin'in annesi hamileyken ona o kadar çok yardımcı oluyordum ki eğer imkanı olsaydı Jimin'i ben doğururdum. O yüzden evlatlarımında aynı konforda olmasını isterim."
"Teşekkür ederim, ama gerçekten çok yardımcı oluyor."
Gözlerini kısıp doğru mu söylüyorum yoksa yalan mı anlamaya çalışırcasına baktı. Daha sonra başını salladı ve Jimin'e baktı.
"Sen neden hamile değilsin?"
"Ne?!"
"Bağırma seni eşek. Neden hamile değilsin diyorum?"
"Baba bu nasıl soru ya."
"Sen mi istemiyorsun yoksa Yongi mi?"
"İstemiyor diye bir şey yok. Henüz düşünmüyoruz."
"Saçmalama!! Ne demek düşünmüyoruz! Ben torun istiyorum."
"Jungkook doğuruyor işte."
"O alfa doğuracak sende bir omega doğur."
"Aman baba."
"Ben diyeceğimi dedim. Şimdi git odana hadi hadi."
"Ne diceksin Jungkook'a bana da söyle!!"
"Bağırma babana hadi uyumaya git!"
"Offf baba. Jungkook bana sonra söyler."
"Hadi hadi git."
Jimin gittikten sonra büyük bir ciddiyetle kulağıma yaklaştı ve "Yongi'nin performansımı düşük?"
"Ne?!"
"Bağırma Jungkook. Öyle olmasa Jimin çoktan iki tane doğururdu."
"Bunları konuşmuyoruz Hyun-soo baba."
"Ben biliyorum ne yapacağımı?"
"Ne?"
"Jimin'e söyleme sakın."
"Söz."
"Yongi'nin yemeğine yaptığım macundan eklerim gizli gizli."
"İnanamıyorum babaaa!!!!! Neee?!!"
"Bağırma beee. Herşey torunum için."
"Ama Hyun-soo baba?"
"Sus sus sende git uyu hadiii. Torunumun canı
ne çekerse çeksin gel kapımı çal."
"Peki Hyun-soo baba... İyi geceler."
"İyi geceler güzel oğlum."
CANIM YONMİN SMUT ÇEKTİ YAZACAM BİTTİ. RKFKEKKCEKXKEK
YONGİ'NİN SEVGİLİ İDDİALARI HAKKINDA NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ?!!!!
NEYSE SİZİ KOCAMAN LOVEEEE 🥳 🧚🏼♀️ ✨
Bölüm fotişlerimi bırakiyim

