Hihihiiii heloooo beybişlerr
Jungkook
"Ne duyması ne duydun güzelim?" Taehyung kaşlarını çatmış gözlerime korkuyla bakıyordu.
"Yongi'yle konuşurken duydum işte. Aile değiliz dedin. İstemiyorum sorumluluk dedin." Duymuştum şimdi yalan söylemesine gerek yoktu.
"Ne Yongi'yle mi konuştu? Sen sen nasıl bana söylemezsin?" Jimin dönüp Yongi'ye vurmaya başladı.
"Bebeğim Yok öyle bir konuşma!" Yongi kendini korumaya çalışarak geriye doğru adım atıyor yüzünü kapatıyordu.
"Duydum diyor sen benim arkadaşıma yalancı mı diyorsun?!" Ve daha da sert vurmaya başladı. Konu bu değildi. Şu an konu gerçekten bu değildi
"Jimin dur! Konu yalan söyleyip söylemem değil. Hem neden Yongi söylesin ki? İstemeyen Taehyung Bey, onun adam gibi karşıma geçip söylemesi gerekirdi." Korkaklık yapmanın bir anlamı yoktu.
"Jungkook gerçekten seni anlamıyorum. Ne olduğunu bana açıkça anlatacak mısın?"
"Peki anlatayım." Ve midem bulandı. Gerçekten sürekli böyle mi olacaktı. Kendimi ne zaman ifade edecekken midem bulanıyordu ve bu kez karnımdaki Bebek sebep olmuştu.
"Jungkook iyi misin?" Tae korkuyla yanıma gelip elimi tutmaya çalıştı. Elimi sertçe geri çekip oturdum. Dokunsun istemiyordum.
"Dokunma!" Jimin yine her zamanki gibi benim sorunlarımda benden daha çok tepki veriyor ve kendimi ifade edemediğim yerlerde sesim oluyordu.
Yanıma oturup sırtımı sıvazladı.
"Peki açık konuşalım şu an neden böyle bir durum yaşıyoruz?" Dedi Yongi sakin bir şekilde. Taehyung şokla bakıyordu bana. Daha önce beni bu halde hiç görmemişti. Belki annemin mezarından döndükten sonra ki bir kaç saat sessiz kalırdım ama sonra yine eski Jungkook oluyordum. Fakat bu kez durum farklıydı hemde çok farklı...
"Konuşalım Yongi efendi oturun!" Jimin'in sesiyle ikisi de olduğu yere oturdular.
"Jungkook sen tam olarak ne duydun?" Taehyung konuşmuyordu onun yerine Yongi sordu.
"İki gün önce Jiminle kafede oturuyorduk. Midem bulandı ve kalkıp hastaneye gittik. Orda hamile olduğumu öğrendim. Eve geldim Taehyung'a sürpriz yapacaktım. Çalışma odasındaydı kapı da aralıktı tam içeri girecekken duydum. İstemiyorum dedi aile değiliz sorumlulukları tek başıma almaktan yoruldum dedi." Son cümleleri kurarken gözlerim doldu. Ağlamayacaktım zorla da olsa yutkunup başımı önüme eğdim.
"Eğme başını!" Jimin'in bir anda bağırmasıyla korkuyla sıçradım yerimden. Hayretler içinde bakarken o kaşlarını çatmış öylece Taehyung'a bakıyordu.
"Bağırma Jimin çocuk korkuyor bebeğe zarar gelmesin."
"Sen benim yeğenimi benden daha çok mu düşünüyorsun Yongi?"
"Öyle demek istemedim."
"Ne demek istedin?"
"Jimin sırası değil."
"Tamda sırası. Ben buraya gelmeseydim Jungkook yarın herkesten habersiz gidip bebeği aldıracaktı."
"Ne?!" Bu kez bağıran Taehyung oldu.
"Ne ne? Jungkook'u istemiyorsun bebeği mi isticeksin?"
"Ne demek istemiyorsun siz delirdiniz mi? Hiç bir şey sormadan etmeden bu kadar büyük bir kararı nasıl aldınız mesela?"
"Ne diyecektim tae beni istiyor musun diye mi soracaktım?"
"Sen benim Dünyamsın ben seni nasıl istemem?"
Taehyung ayağa kalkmış iki ellini de açarak bağırıyordu.
"Delirdin mi Jungkook? Ben sensiz bir an bile nefes alamazken kalbim sadece senin isminle çarparken ben nasıl seni istemem?"
"Bağırma! Demek ki öyle hissettmiyormuşsun. Bağıracağına kendine sor bakalım iki üç cümleyle bu kadar kötü hissetti nasıl olur diye kendine sor!"
"Jimin otur sen." Yongi Jimin'in elini tutup onu oturttu.
"Kime aile değiliz dedin o zaman? Başka ailen mi var senin?!" Bu kez ben bağırdım. Beni kandırmasına izin veremezdim.
"O konuşma oldu evet ama aileden kastımız Celine kadrosuydu. Bir ay sonra tekrar bir defile olacaktı ve benim bütün işlerle ilgilenmemi istemiş Namjoon. Bende onu red ettim bu kadar!"
"Peki ben o haldeyken arkanı dönüp gittin ve o gece saat kaçta geldiğini bile bilmiyorum!"
"Ben geldiğimde sen uyuyordun. Yorgun görünüyordun üstüne gelmek istemedim. Bu kadar."
"Tae beni kandı-"
"Kandırmak yok jungkook. Asıl sen bebeğimiz hakkında nasıl tek başına karar verebiliyorsun?!"
"Benim yaşadıklarımı yaşasın istemiyorum! Annem benim için katlandı yıllarca babama. Zaten sonra ikisi de yok oldular bir başıma kaldım. Ben sözde ailelerin altında yatan sevgisizlikle büyüyen bir çocuğum olsun istemedim!"
"Ben ben senin baban gibi değilim."
"Taehyung abartma." Yongi fısıltıyla konuştu.
"Ne var ne? Benim nasıl biri olduğumu en iyi sen bilirsin Jungkook. Şimdiyse sanki bir yabancıyım da neler yapacağımı kestiremiyorsun gibi konuşma!"
"Korkuyorum. Ailesiz kalmaktan korkuyorum." Ve daha fazla konuşamadım çünkü kendime söylemeye korktuğum yıllarca içimde yaşattığım korkuyu ilk kez kendimden duyuyordum.
"Ben ben seni ailesiz bırakmam."
Duyuyordum ama anlamıyordum... Başım dönüyor gözlerimin önü buğulanıyordu.
Kalbim maraton koşusu yaparcasına hızlanırken göğsüme sığamıyordu artık. Ve nasıl oldu bilmiyorum ama kendimi derin bir boşlukta bulmuştum...
(ARKADAŞLAR BAZI CÜMLELER BANA DA AĞIR GELDİ SORRY😔)
§§§
Gözlerimi açtığımda beyaz ışıklar tekrar kapatmam için zorluyordu beni.
"Jungkook şükürler olsun.. iyi misin su ister misin?" Taehyung korkuyla bakıyordu.
"Su."
"Evet doğru su. Özür dilerim birtanem herşey için çok özür dilerim telafi edicem söz veriyorum."
Su bardağını alıp bir yudum içtim. Uzun zamandır böyle bir durum yaşamadım şu an ne yapmam gerekiyordu nasıl davranmalıydım. Ailemi ilk kaybettiğimde sürekli bayılıyor nefes almakta zorlanıyordum.
Jimin binbir şekle girmiş beni sadece güldürmek için bile her yola başvurdu ve iyileştirdi beni ilaç olmuştu bana.
Şimdi tekrar yanlız kaldığımı düşünüyordum belki de yıllar önce korku beni bu hale getirdi.
"Sende bebeğimiz de çok iyisiniz."
"Özür dilerim..." Dedim fısıltıyla.
"Ben ben özür dilerim. Sana nasıl böyle hissettirdim. Ben ben sensiz nefes alamazken seni nasıl bu kadar yanlız hissettirdim."
"Özür dilerim."
"Jungkook lütfen yeter daha fazla özür dileme lütfen."
"Taehyung ben ben sadece geçmişim yüzünden çok korktum. Hem ya bebeğime birşey olsaydı ben ben o zaman çok kötü bir baba olurdum..."
"Sen dünyanın en iyi babası olacaksın. Biz dünyanın en mutlu ailesi olucaz korkma."
"Jimin nerde?"
"Senden sonra o da fenalaştı. Uzanıyor diğer odada."
"Biz ne zaman eve gideriz?"
"Doktor gelsin gideriz."
"Ben evime gitmek istiyorum."
"Biliyorum güzelim. Ben bir doktora bakıp geliyorum."
Başımı salladım ve arkasını dönüp gitti. Şu an ne hissetmem gerekiyor bilmiyorum. Herşeyi baştan sona yanlış anladım... Aslında içimden bir ses zaten yanlış şeyler var dese de kurdum o kadar korktu ki ben de sağlıklı düşünemedim. Peki ya ben bebeğimi aldırsaydım... O zaman kendimi affedebilecek miydim? Taehyung beni affedecek miydi?
Kafam o kadar karışıktı ki işin içinden nasıl çıkacaktım nasıl çıkabilirdim bilmiyorum. Tanrı bana tekrar bir yaşam bağışladı. Her ne kadar büyümüş olsam da yapacağım bir hata tüm hayatıma etki ederdi. Ve ben gerçekten ailesiz kalırdım.
Düşüncelerim bir bir dönerken kapı açıldı ve Jimin içeri girdi.
Ağlamaktan gözleri şişmiş burnu kızarmıştı.
"Jungoo iyisin??!!" Ve gelip sımsıkı sarıldı.
"İyim jimin asıl sen iyi misin?"
"İyim. Doktor çıkabilirsiniz dedi. Taehyung içeri girecekti kovdum git bana su al dedim."
"Yongi nerde?"
"Onu da gönderdim."
"Jimin yaa."
"Şu an ikisinden de nefret ediyorum o yüzden sus."
"Herşeyi yanlış anlamışım."
"Biliyorum. Zaten inanmadığım için bastım evi. İyi ki de basmışım, Jungkook çok büyük hatalar yapabilirdin."
"Biliyorum ne kadar şükretsem az. Sana da çok teşekkür ederim jimin beni yanlız bırakmadığın için."
"Sen benim kardeşimsin. Abiler kardeşleri korur."
"Sen neden bu kadar ağladın?"
"Senin için değil tabi ki. Yongi'ye vicdan azabı çektirdim. Miyavla desem tamam diyecek kıvama geldi."
"Kötüsün."
"Off kes. Neyse gelir şimdi senin enayi. Gidiyorum ben."
"Peki ama enayi deme alfama."
"Bayıl istersen Feriha diyecektim de sen zaten bayıldın." Dedi kahakaha atarak.
Kaşlarımı çattım ve arkasından baktım. Herşeye rağmen iyi ki vardı...
Taehyung gelip yanı başıma oturdu. Ellerimi tutup dudaklarına götürdü ve öptü.
"Nasıl böyle hissettirdim ben sana... Ben nasıl nefesim olduğunu unutturdum?" Fısıldar gibi konuşuyordu.
"Üzgünüm tae benim de suçum var. Seninle konuşmayı hiç denemedim. Bunları daha detaylı evimizde konuşalım mı?"
"Sen zaten benim evimsin jungkook. Ne o dört duvar ne de çatı senin yanında olduğum kadar beni güvende hissettirmiyor..."
"Seni çok seviyorum sevgilim."
"Ben de seni birtanem.."
§§§
Evimize gelmiştik. Taehyung beni odamıza götürmüş yatağa bırakmıştı. Şimdiyse mutfakta çorba yapacaktı bana. Umarım zehirlenmem çünkü en son yumurta kırmak istediğinde tüm tavayı yakmıştı...
Çok geçmeden odanın kapısı açıldı. Taehyung kocaman gülümsemesiyle gelip yanıma oturdu. Kucağındaki tepsiyi de bırakıp saçlarımı geriye doğru elleriyle taradı.
"Bebeklerim acıkmış mı bakalım?"
"Evett, ne yaptın bize alfa babamız?" Bende gülümseyip konuşunca yaklaşıp dudaklarıma bir öpücük bıraktı.
"Beni dünyanın en mutlu alfası yaptığın için çok teşekkür ederim güzelim."
"Sen dünyanın en mutlu alfası olmayı hak ediyorsun sevgilim."
"Seni üzdüğüm her saatin bedelini tek tek öderim sen hiç merak etme."
"Biliyorum o yüzden de hiç merak etmiyorum."
"Hadi bakalım yemeğini ye ve sana güzel bir duş aldırıp uyutalım."
"Abartma Taehyung bunları kendim yapabilirim."
"Hayır jungkook bu gün olmaz. Ben sizinle ilgilenmek istiyorum."
"Sonra sıkılırsan?"
"İnsan canından sıkılır mı hiç?"
"Alfammm." Dedim hülyalı şekilde ve boynuna sarıldım.
O kadar huzurlu hissediyordum ki şuracıkta uykum gelmişti.
Onunla aldığım her nefes benim için bu dünyadaki cenneti. Onunla var olmak güzeldi...
AYHHH ÇIĞLIK ATACAKTIM SONDA ÇOK MIYMIY OLDULAR!!!!!!!!!
ASLINDA BÖYLE OLMAYACAKTI DAAA SİZ BİPOLAR DEDİNİZ BANA😔 KIRICI VKRKKCKEKCKRKC ŞAKA YAPIYORUM AMA GERÇEKTEN BÖYLE OLMAYACAKTI SADECE DÜŞÜNDÜM DE AİLE SORUNLARI ÇEKMİŞ BİR ADET JUNGKOOK VAR VE ONU DAHA FAZLA MUTSUZ ETMİYİM.
Aşklarım bu aradaaa Wattpadten buraya aktarıyorum O yüzden açıklamalarım birçoğu hepsini böyle kopyaladığım için aslında oradaki yorumlara cevap vermişim aklınız karışmasınn
Bide jiminin totosuna vura vura sevesim geldiii şerepsizz çocuk yaa yicemmm.
UMARIM BEĞENİRSİNİZZZZZZZZ İLGİNİZ İÇİN DE TEŞEKKÜR EDERİM🥳
SİZİ KOCAMAN LOVEEEE 🥳 🧚🏼♀️ ✨
Bölüm fotişlerimi bırakiyim

Salak çocuklarım çok seviyorum onları🧡

Bu fotoğraf çok iyiii sgrjjerkvefn