Adaya inmiştim. bana lazım olan eşyalarımı almıştım. Şuana kadar herşey normaldi ama adaya indiğimden beri
Sık sık çocuk çığlıkları ve sanki acı çeken bir insana ait çığlıklar duyuyordum. Biri kulağıma fısıldar gibi hissediyordum. Hava yağıyordu sırılsıklam olmuştum. Hemen kuru bir yer bulmalıydım kasaba eski kırık dökük bir yerdi terk edilmiş ıssız olması daha da korkunç yapıyordu herşeyi pencerelerde kanlekeleri vardı bazı evlerin. Duvarlarında yazılar yazıyordu. Dikkatimi o kahbolan gazetecının son videosundaki o evi aramaya koyulmuştum. Ve galiba bulmuştum. Kırık dökük duvarlar ve camdaki o yazı sembol o ev bu evdi. Ve tam evin kapısına giderken kapı bir anda PAT! Diye kapandı. Korktum korkmuştum. Soğuk soğuk terlemeye başlamıştım. Yere oturup çantadan su çıkardım. Bir kaç yudum aldıktan sonra kendimi toparlayıp eve girmeye karar verdim...