Anonim yazar: Tahtı düşmüş bir prense ne denir?
Hikayesi bitmiş bir prens denir.
Burası Paradise. Cehenneme girenlerin cennete çıkma yolculuğu. Buraya böyle bir adlandırmanın daha çok yakışacağını düşünmüştüm. Bence doğru düşünmüştüm.
Bu gördüğünüz kumral saçlı çocuk Buğra Han. Basketbol kaptanı ama bilmediğiniz bir yanı varsa kendisi kendilerine verilen lotus çiçeği grubunun en naif ve nazik üyesi.
Yanlış anlamayın kendisi gay değil bir sevgilisi bile var. Ondan bir hayli kısa o da kendi halinde popüler olmayan bir kız. Birce Sakay. Uzun kumral saçları ile okulun tüm kızlarına rakip çıkar.
Bu gördüğünüz yeşil gözlü fıstık okulun resim şampiyonu tüm okulun gözdesi olan Hakan Dinçsoy. Lotus çiçeği grubunun ikinci üyesidir. Kendisi hakkında bir bilgi olmasa da herkes onun için babasının ikinci evliliğinden olduğunu söylüyorlar.
Tüm kızların yanında duran dingil ise Yakut Alaca lotus çiçeği grubunun lideri kendisinde haz etmem ama tüm okulun kızları onun peşinde. Söylenenlere göre Paradise markasının ve akademinin tek varisi.
Aramızda kalsın ama zorba biri ve tüm kızlar parasının peşinde.
Okulun ponpon kızların takım lideri ve kendisinden haz etmem. O Açelya Soykamer. Kendisi bir gizemli tavırlar sergilemeye çalışsa bile başarısız olur çünkü kendisi aptal zengin saf kızlardan ama aklının çalıştığı tek şeytanlık herkese kötülük yapmak.
Onun yanında duran kız ise üstün tavırları ile en yakın arkadaşı olan Manolya Tansel. Turuncu saçları ve çillerinin yanında dikkat çekici bir fiziği var.
Siyah ve uzun saçları dolgun dudaklı kız ise Gizem Tansel. Manolya'nın üvey kız kardeşi ama aralarında ki durumu çözmüş değilim çünkü ne iyi anlaşabiliyorlar ne de kötü anlaşabiliyorlar. Birbirlerine karşı mesafeliler hepsi bu...
Bu sarışın sürtük okulun en şaşalı kızı Devin Yakar. Ciddi anlamda sorunları var ve Yakut'a takıntıları var duyduğuma göre ilk okuldan beri ona aşıkmış.
Düşünebiliyor musunuz? Ne kadar acizce bir duygu bu kadar düşmüş olamaz öyle değil mi?
Birde okulun gerçek anlamda zeki olan ama sürekli zorbalık gören kızı var... bence çok güzel ama sadece güzelliğini saklıyor. Genelde onunla arkadaş olmak istemiştim ama onunla konuşacak bir türlü vakit bulamamıştım. Onun ismi Bahar Kanat idi.
Aslında güzel kızdı ve tüm zıtlığına rağmen neden zorbalık gördüğünü çözememiştim.
Bu okulun psikopatıydı. Bir zamanlar lotus çiçeğinin gurubundaydı ama şimdilerde pis işlere bulaştığını söylüyorlardı onun ismi Sarp Kayalardı ciddi anlamda güçlü ve diğer popüler gruplardan uzak duran biriydi.
Beni sorar gibisiniz? Ben mi... Ben kim miyim?
Ben Melodi Karsu. Okulda görünmez gibi gözüken ama o tüm dedikodulardan haberdar olduğum için bir web site sayfası açan o güçlü kızdım.
Üstümde duran mavi gömlek ve beyaz pantolonum ile o kadar havalı gözükmesem bile burada dedikodular benden sorulurdu.
'Paradise'a hoş geldiniz bu sene epey zor geçecek gibi duruyor...'
Geçen yaz tatilinde Yeşim ve Efsun ile vakit geçirmiştim. İkisini de çok özlemiştim ama onun dışında abimi, annemi ve babamı da özlemiştim. Tüm bu okul kargaşası içinde beni mutlu eden tek kişi ailemdi.
Buraya girebilmek için çok çalışmıştım. Buraya burslu girmiştim. Yanlış anlamayın zengin bir aileden geliyorum ama akademi paramı çıkarmak ve normal bir hayat yaşamak istiyorum. En çok da abimin iyileşebilmesi için para biriktiriyorum.
Herkse göre saçma gelebilir ama ben diğer zengin bebeleri gibi yetiştirilmemiştim...
Bugün akademide ilk gün olmasına rağmen herkes telaşlıydı. Yanımdan geçen Açelya ve Monalya'nı konuşmalarını duymuştum. "Bugün büyük bir parti olacak Paradise hoşgeldin partisi." Demişti Açelya.
Manolya ise "Bir sürü yakışıklı erkek olacak." dediğinde keyfim yerine gelmişti çünkü bu daha çok dedikodu demekti. Ben dedikoduları severdim.
Müdirenin etraftan gelen telaşlı sesini umursamıyordum. Tek düşündüğü topladığı galadan kazandığı paralardı. Genelde öyle olurdu.
Bahar'ın kafasına atılan topa bakmıştım. Gözlerimi şaşkınlıkla kısmak zorunda kalmıştım. Topu atan Birce'ydi. Gülerek "Ezik biraz daha dikkatli ol demişti." gözlerimi devirmek sorunda kalmıştım. Çok ergence ve çocuksu tavırları vardı.
Biraz ileride göz gezdirince Hakan'nın birinin resmini çizdiğini fark etmiştim dikkatlice eğilince gördüğüm şey ile şok olmuştum. Açelya'nın resmini çiziyordu. Çocukluktan beri arkadaş olduklarını biliyordum ama ona aşık olduğunu kırk yıl düşünsem aklıma gelmezdi.
Telefonumu alarak bir köşeye oturmuştum. Klavyerler ve cümleler yine kendiliğinden yeni bir dedikodu çıkarmak üzerydi.
Anonim Yazar: Lotus çiçeği grubununun resim çizen ve ödülleri olan Hakan Dinçsoy. Çocukluk arkadaşı Açelya Soykamer'in resmini çizdiğini biliyor mudyunuz?
Yoksa yeni bir aşk mı doğuyor?
Gönder tuşuna basınca Buğra'nın ve okulun en popüler çocuğu olan Yakut'a göz devirerek bakmıştım. Aptalların yaptıklarımdan bile haberi yoktu.
Bugün düzenlenen galada yine görünmez o kızı oynayacaktım. Gerçi artık rolüme alışmıştım. Ben ne iyi biriydim ne de kötü bir sadece onların olmamı istediği kişiydim.
Müdüre'nin sesi yankılanmıştı "Yavaş olun kırmayın." beni görünce yüzü yumuşayarak "Kuzenine selam söyle." demişti. Alp'i kastediyordu.
Alp'e gelecek olursak benden bir iki yaş büyük kuzenimdi ve müdürümüz ona aşıktı ya da onun fanı gibi bir şeydi. Ben gelmeden bir iki yıl önce mevzun olmuştu ama kimse sorsan tüm kızlar onu tanırdı.
Kuzenim ile anlaşamazdım sadece onunla kalmaktan başak çarem yoktu...
"söylerim." diyerek ellerimi ceplerimin içine katarak yürümeye başlamıştım. Telefonumu çıkarmıştım. Bugün eve geç geleceğimi haber versem iyi olurdu yoksa çok söyleniyordu.
SİZ: BUGÜN OKULUN HOŞGELDİN GALASINA KALACAĞIM. BENİ MERAK ETME.
ALP KARSU: UMRUMDA DEĞİLSİN SADECE AYAK BAĞI OLMA. SAKIN ALKOL ALMA.
Alkol kullanmadığımı biliyordu lakin niyeti beni çıldırtmaktı. Gerçi bu işi ondan daha iyi yapan yoktu. Sinir bozucu ve her işe burnunu sokan bir tipti.
Akademide kaldığım odaya doğru yürümeye başlamıştım. Akademi yatılıydı. Benim de oda numaram üçüz seksendi. Genelde sadece tek kalan ben ve zorbalık gören Bahar'ın odasıydı. Benim odama taşınmasını söyleyecektim fakat söyleyememiştim.
Herkes gibi benimde ona zorbalık yapacağımdan korkuyordu. Haklıydı benimde içimde uyuyan bir şeytan vardı...
Odadan içeriye girince gardırobumun kapağını açarak elbiselerime bakmıştım. En iyi kırmızıydı. Hem ateşli hemde intikamın rengiydi.
Üzerime giydiğim gibi saçlarımı dalgalandırmıştım ve daha sonra onunla ilgili uyumlu olacak şekilde makyaj yapmıştım. Etraf kararmıştı. Kırmızı çantamı koluma takmıştım.
"Oyun yeni başlıyor." diyerek kapıyı açmıştım. Kapımı kilitleyerek gala tarafına geldiğimde her şey çok normaldi. Partinin ilk dakikasında sarhoş olan genç öğrenciler vardı.
Birce ve Buğra dansa kalkmıştı. Bahar bir köşede sessizce oturuyordu. Hakan ise sinirle başka biriyle öpüşen Açelya'yı izliyordu. Manolya ve Gizem bir köşede içkilerini yudumluyorlardı. Devin Yakar ise Yakut'un koluna girmişti.
Dudak büzerek ikisine bakmıştım ve iğrenerek yüzümü başka tarafa çevirmiştim. Sarp kendi halinde öylece eğlenen insanları izliyordu onun kahverengi gözleri ile göz göze gelince gözlerimi kaçırmıştım.
Beni fark eden ilk kişi Sarptı. Bu akademiye geldiğimden beri bana dost olan tek kişiydi. Ona sırtımı dönemezdim ama yapmıştım ona sırtımı dönmüştüm.
Galanın ilerleyen saatleri sıkıcıydı. Sadece Yakut gergin bir şekilde sürekli saatine bakıyordu. Bu durumu gözümden kaçmamıştı.
Yukarıdan verandanın oradan düşen bir şeyle kafamı irkilerek kaldırmıştım. Yere bir ceset düşmüştü. Herkes şok olmuş bir şekilde cesede bakıyordu.
Buğra'nın ise gözleri Yakut'a dönmüştü. Birce korkuyla arkadaşına bakıyordu. Yerde kanlar içinde yatan bir erkek öğrenci vardı.
Etrafa baktığımda herkes korkmuş gibi gözüküyordu. Çığlık atan insanlar vardı. Bir anda ekranda yazılar belirmeye başlamıştı.
ANONİM YAZAR SENİN KİM OLDUĞUNU BİLİYORUM BUGÜNKÜ CİNAYETTEN SEN SORUMLUSUN.
Korkuyla etrafa bakıyordum. Kimse ben olduğumu anlamamıştı ama o yazıları yazan kişi kim olduğumu biliyordu. Beni biliyordu...,
Sarp'ın kalabalığı geçerek Yakut'un yanına koştuğunu görmüştüm. "Yakut'un ikiz kardeşi." demişti nefes nefese. Kalabalıktan bir ses ise "Yakut'un erkek ikiz kardeşi öldürülmüş." dediğinde kalabalıktan başka bir sesin "Yakut'un ikiz kardeşi mi var?"
"Yakut ve onun soyadları farklı nasıl ikiz kardeş olabilirler" demişti başka bir ses ama benim tek düşündüğüm benim olduğumu biliyordu...
Başka bir yazı daha ekranda belirince korkudan yazıya bakmıştım ama tüm bedenim istemsizce titriyordu. Ben olduğumu öğrenirlerse bana yapmadıkları zorbalık kalmazdı.
Hayır, ben olduğumu öğrenmeyeceklerdi...
Altında başka bir yazı daha belirmişti.
NOT: BU AKADEMİDE Kİ ÖĞRENCİLERDEN BİRİ BU CİNAYETTEN SORUMLUDUR. BİR KATİLLE AYNI ÇATI ALTINDA KALIYORSUNUZ.
Bir katil mi? Etrafıma bakmıştım lakin bu okulda katil olabilecek kimse yoktu. Yoksa biri ciddi anlamda oyun mu oynuyordu?
İlk bölümü nasıl buldunuz?
Bir sonra ki bölüm için teorileriniz nelerdir*
