Merhaba ben Parla Yıldırım bugün o gün senelerdir hayalini kurduğum gün bugün benim kafemin açılış günü saat 11 de açılışı var sabah erkenden kalkıp biran önce hazırlandım bu gün için özel olarak aldığım kırmızı elbisemi giydim makyajımı ve saçımı yapıp .kafeye geçtim her sey hazırdı içim içime sığmıyor Kafemin baristası olan en yakın arkadaşım elisa ile beraber kahve içip biran önce vaktin gelmesini sabırla bekliyorum ama sanki bir şeyler eksik gibiydi ama ne eksik olduğunu bilmiyorum kafede her şey yolunda ve tamdı o eksiklik kalbimde küçüklüğümden beri hayalini kurduğum kafemdeyim ama bir yanım bu hayali beraber kurduğum annem eksikti yanımda
O yapmadı kafemin pastalarını kurabiyeleri keşke yanımda olabilseydi .
Artık vakit gelmişti kafemin açılış vakti dışarı çıktığımda karşımda otuz kişi falan vardı açılış için ekibimiz hazırdı sıra bendeydi kurdele keserek kapıyı açma vaktiydi kabının tam önünde durdum ve kalabalığa baktım " Geldiğiniz için hepinize teşekkür ederim Düşler Kafesine hoş geldiniz " diyerek beni alkışlayanlar arkamı dönüp beyaz olan kurdeleyi kesip kapılarımızı sonuna kadar açık kalabalıkla beraber kafeye girdim ben Elisin yanına geçip beraber siparişleri yaptık ilk gün olduğu için yoldan geçenlerde geliyordu kahve yapmaktan yorulunca iş Elis ve diğerlerine bırakıp kasaya geçtim artık müşteriler azalmaya başlamıştı ve kapatma vaktimizi 15 dk vardı tam o sırada iki adam içeri gidiler kahve alıp oturdular kapatma vaktimiz geldi fakat koyu bir sohbet içindelerdi yanlarına gidip " kusura bakmayın bölüyorum ama saat 10 : 16 geçiyor kapatma saatimiz geçti bile rica etsem artık kalkabilirmisiniz ?"
Siyah saçlı olan adam bana bakarak "kusura bakmayın saati fark etmemişiz " diyerek ayağa kalktılar onlardan önce kasaya geçip ödemeyi aldım tam kasayı kapatırken az önceki adam yanıma gelip " bakar mısınız " diye seslendi " buyurun " diyip kasayı kapattım " biz İstanbula bugün geldik yakınlarda kalabileceğimiz bir otel varmı ?" Diye sordu " aslında Google dan bakabilirsiniz ama sahil kısmı burda otelden çok pansiyonlar var " dedim sırada yanıma Elis geldi adam "pansiyonda olur fark etmez bildiğiniz pansiyon varmı ?" Elis hemen cevap verdi " biraz ileride Yıldız pansiyon var orası müsaittir isterseniz yolu gösterelim " dedi yandaki adama bakarak adamlar başı ile onaylayın dışarıda biraz beklemeleri rica ettik biz kafeyi kapatıp çıktığımda bizi bekleyen adamlardan kumral gibi olana eli uzatarak " tanışmadık ben elis buda parla " diyip beni işaret etti
Adam Elisin elini tutup "ben arda oda aras " diyerek esmer olanı işaret etti kafamı biraz eğerek "memnun oldum" dedim aras olduğunu az önce öğrendiğim adam cebinden araba anahtarını çıkarıp arkalarindak8 arabanın kapılarını açtı " buyruk arabayla gidelim "dedi "yok teşekkür bizim arabamız var siz bizim arabayı takip edin çok uzak değil zaten " diyerek teklifini nazikçe reddettim ve arabama doğru yürüdüm Elis de peşimden geldi onlarda bizde arabalarımıza bindik biz otoparktan önce çıktık onlardan hemen peşimize takıldılar 15 dk sonra arabamı Elisin ailesinin olan Yıldız pansiyonu önüne park ettik ve içeri girdik beraber resepsiyonda yine İsmail amca vardı onra birar oda verdikten sonra eve gidecek gücüm olmadığı için burda kalma kararı alıp bana ayırdıkları odama geçip biran önce bu yorucu günün bitmesi için kendimi yatağa atıp gözlerimi kapadım ve sonrası güzel rüyalar
