Sabah kalktığımda bilmediğim bir nedenden dolayı yüzüm gülüyordu. Doğrulduğumda birşey farkettim yastığımın yanında bir papatya demeti vardı. Papatyaları elime aldığımda arasına bir not sıkıştırılmış olduğunu farkettim. Notu elime alıp okumaya başladım
"Günaydın güzelim aşağıda bekliyorum ama o papatyalı elbiseyi giy sana yakışıyor"
Dediği şeyi yapmıycaktım ama papatyalar güzeldi. O yüzden papatyaları kahvaltıdan sonra vazoya koyucaktım. Üstümü değiştirip aşagı indim. Burak yine benim sandalyeme oturmuştu. Yanına gidip
"Burak kalkarmısın ordan orası benim yerim."
"Hayır kalkmıyorum."
"Kalkıcaksın."
"Kalkmıycam."
"Kalk."
"Hayır."
"Ya kalk uğraşma benimle."
Kulağına eğilip sessizce
"Pardonda sen benim odama hangi hakla giyersin ayrıca ne giyip giyicegimden sanane."
"Özür dilerim hoşuna gider sanmıştım."
Diyip yerimden kalktı galiba kalbini kırmıştım. Sandalyeye oturdum kahvaltı yaparken anneme
"Anne ben bugün Elif ve erkek arkadaşıyla avmye gidicem haberin olsun."
"Kızım Beril Burak'ı da götür gezer buralara yabancıya"
"Ama anne"
Annem klasik bakışını atınca kabul ettim o sırada Burak bıyık altından gülüyordu.
Ben hazırlanıyorum diyip yukarı çıktım. Giymek için dolaba bakındım. Elime gelen en sevdiğim papatya desenli elbiseyi üzerime geçirdim.Saçlarımı iki yandan balık sırtı örüp papatya demetinden bir adet papatya alıp kulağıma taktım ve aşağı indim. Burak bana hayranlıkla bakıyordu. Arabamın anahtarımı aldım tam dışarı adımımı ataccakken annem
"Kızım harçlık almıycakmısın"
"Anne ben büyüdüm ayrıca benim kendi işyerim var"
"Ay unuttum yaşlanıyorum napıyım."
Annemin yanına gidip yanağını öpüp çıktığımızı söyledim.
Arabaya bindiğimde
"Geliyormusun yoksa ben seni almadan gidiyim mi?"
"Tamam geliyorum."
Arabaya bindiğinde arabayı çalıştırdım ve yola çıktık.