İçeriğe geç

Papatya Güzeli

Bölüm 9 · 4 dk okuma

Papatya Güzeli

Bölüm 9

Baby Shower

Bu bölümü Barışın ağızından okuyacağız.

-

Bir çift göze aşık olursun, sonra bütün gözlere kör demiş Cemal Süreya ne güzel demiş.

Ben de onun o mavi gözlerini gördüm ve herkese kör oldum.

Gözüm ondan başkasını görmedi.

Onu, o şerefsizden de önce tanıyordum.

Üzerine uzun ipli beyaz dar bir elbise giymişti.

Bacak yırtmacı vardı o pürüzsüz bacakları meydandaydı.

İri göğüsleri gözüküyordu.

Sarı saçlarını çok sıkı olmayacak şekilde toplamıştı.

Hafif makyaj yapmıştı gelen konuklara hoş geldiniz diyordu.

Bacağım değen el ile başımı eğdiğimde.

Kaplanı gördüm kucağıma aldığımda bir kolunu boynuma sardı.

"Ne oldu yakışıklı" dedim yanağını öptüm.

"Pelin sana söyledi mi" diye sordu kulağıma sessizce.

"Çok mu merak ediyorsun" dedim onun gibi.

Kafasını salladı hızlıca.

"Ben de çok merak ediyorum Kaplanım, ama Pelin bana söylemiyor" dedim.

"Mavi duman çıkarsa erkek, pembe duman çıkarsa kız olacak tamam mı" dedim.

"Tamam" demişti.

Pınar çok güzel yetiştirmişti iki oğlunu da.

4 yaşındalar ama öyle zeki ve akıllılar ki.

Onların da doğum günü 3 gün sonraydı.

"Evet annemizi buraya alalım lütfen" dedi Pelin gülerek.

Beyaz arka plan vardı ayıcıklı konseptti.

Pınar bir elini karnına koydu ve heyecan ile arkasına bakmaya başladı.

"Bir dakika" dedi Pınar gülümseyerek bana baktı kafasını salladı.

Eli ile beni çağırmıştı yanına gittim ve Peline kafa salladı.

Elimi sıkıca tuttu ve bana döndü.

"Bu kadar süre yanımızda olduğun için teşekkür ederim" dedi gülümseyerek.

"Ben her zaman yanındayım" dedim onun gibi gülümseyerek.

"3"

"2"

"1"

Diye bağırdı Pelin ve çıkan mavi dumanlar ile Pınar dumanlara baktı ardından ise kocaman gülümseyerek bana baktı.

Kollarını heyecan ile boynuma sardığında karşılık verdim.

Papatya Güzelimdi o benim.

Her şeyimdi tek varlığım oydu.

Kokusunu içime çektim o yumuşak pudra kokusu ciğerlerime nüfus etmişti.

Ardından ise diğerleri ile sarılmıştı heyecan ile.

"Erkek mi" dedi Kaplan hayal kırıklığı yaşamış gibi.

"Sevinmedin mi" dedim saçlarını okşarken.

"Kız olmasını istiyordum" dedi ve kollarını göğsünde bağladı.

Belki bir daha ki sefere kız olur oğlum.

Belki annen ve benim bir kızımız olur diyemedim.

Sadece gülümsemiştim.

Aslanın da bundan pek haz aldığı söylenemezdi.

Erkek olduğu için çok sevinmemişlerdi.

Şimdi ise Seyranın ki belli olacaktı.

Savaşın gözlerindeki o heyecanı ve merakı görüyordum.

Biz ikizler, ikiz kız kardeşe aşık olmuştuk hem de deli divane.

Seyran da Savaşın kolundan tuttuğu gibi götürdü.

El ele tutuştular ve heyecan ile birbirlerine bakıyorlardı.

"3"

"2"

"1"

Pembe çıkan dumanlar ile Aslan ve Kaplan aynı anda kız diyerek bağırmışlardı gülerek.

Papatyamın yüzünde kocaman bir gülümseme oluşmuştu.

Gözünde ki yaşı sildi papatyam ve gülümsedi.

Tebrikler hediyeler saçma sapan cart curt şeylerden sonra ise bahçedeki oturma grubuna oturmuştuk hepimiz.

Aslan ve Kaplan ise oyun parkında oynuyorlardı.

Papatyam yanımda oturmuştu kokusu burnuma geliyordu ve bu çok güzel bir histi.

"Ee papatya güzeli yok mu biri" diye soran erkek kardeşim Kubilay ile gözlerimi çekmedim üzerinden.

"Papatya güzeli mi" diye sordu Pınar.

"Evet ne oldu ki" diye sordu Kubilay.

"Çok tanıdık geldi ya, biri daha diyordu bunu bana eskiden" dedi papatyam.

"Kim" dedi annem bana baktı kısa bir an.

"Hatırlayamıyorum ki Sibel teyze" dedi Pınar.

"Ay ben hatırlıyorum" diye yükseldi Seyran birden.

"Sen Alp Aslan ile tanışmadan önce bir çocuk vardı sürekli sana papatya güzeli diyordu ben hatırlıyorum onu ya" dedi Seyran gülerek.

"Peşinden ayrılmıyordu, mahalledekiler diyordu aşık Pınara diye" dedi Seyran.

"Ben de hala resimlerimiz duruyor" dedi Pınar gülerek.

"Sen deyince geldi aklıma" dedi Pınar.

"Dur dur odamda hatta geçen gün valizlerimin arasından çıktı" dedi Pınar.

"Ben de var ki teyzem getirmiş" dedi Seyran.

"Dur getireyim" dedi Seyran ve ayağa kalktı.

"Çekmecemde getirsene benimkini" dedi Pınar.

Savaşa baktığımda ise hafif bir gerginlik ile baktı bana.

Boğazımı temizledim ve oturduğum koltukta biraz daha dikleştim oturduğum yerde.

Bir süre sonra elinde fotoğraflar ile gelen Seyran ile, Savaşa baktım.

Benim ona sarılırken, onun bana sarılırken, gülerken, her şekilde bir sürü fotoğrafımız vardı.

İkimiz kamp sandalyesine oturmuş şekilde telefona bakıyorduk.

Arabama yaslanmıştık ikimiz de benim bir kolum omuzunda ve onun saçlarını öpüyordum.

Bilardo oynarken bir fotoğrafımız vardı o arkamdan bana sarılmıştı ben ise ona bakıyordum.

Bir kafedeydik eli ensemde bacak bacak üzerine atmış ve bana bakıyordu gülerek yüzünün yarısı gözüküyordu, ben ise gülümseyerek bakıyordum ona.

Ben onun okul çantasını taşıyordum o ise elini omuzuma koymuştu.

Bunun gibi bir sürü resim vardı.

"Bu çocuk var ya deliler gibi aşıktı Pınara" dedi Seyran gülerek.

"Hah bak dördümüzün olduğu resime" dedi Seyran.

"Ay ben çocuğun ikizine kör kütük aşıktım da işte" dedi Seyran o sırada Savaşın yüzünde oluşan gülümseme ile ben de gülümsedim.

Annem ile göz göze geldiğimde ise bize şaşkınlıkla bakıyordu.

"O çocuğun hakkını ne yapsam ödeyemem" dedi Papatyam.

"Öyle çok yardımı oldu ki bana, her anımda iyi de olsa kötü de olsa destek çıkmıştı bana"

"Sürekli arkamda durmuştu ya canım sıkkın olurdu giderdik kahve içmeye" dedi Pınar gülerek.

"Bu iki delikanlı" dedi amcam ve elindeki fotoğrafı bıraktı.

"Yanınızda zaten Barış ve Savaş bunlar" dedi fotoğrafları göstererek.

"Ne" çıkmıştı iki kardeşin ağızından.

"Nasıl" diye şaşkınlıkla konuşmaya başladılar.

"Siz misiniz o" dedi Seyran.

Pınar gözlerini benden ayırmıyordu.

Beni sev be güzelim, ben lütfen sev be papatyam.

Sensiz nefes dahi alamıyorum ben görmüyor musun?

Seni o şerefsize kendi ellerim ile verdim ben.

Ben nereden bilebilirdim ki en yakın arkadaşımın sevdiği kızı benden çalacağını.

Bilsem hiç tanıştırır mıydım sizi ha.

Pınar önüne döndü ve bir süre öylece baktı fotoğraflara.

O şokunu bitiremedi ben ise ona olan aşkımı.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.